Ana içeriğe geç
Sözlük

etki ile cümle

etki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bunun nasıl bir etkisi olacak?What effect will that have?
Deneyimin Tom üzerinde derin bir etkisi vardı.The experience had a profound impact on Tom.
Şu anda, bu alanda etkin silahlı çatışma yok.Currently in this area there are no active hostilities.
Birçok nemlendirici krem, anti-aging etkileri olduğunu iddia eder.Many moisturizing creams claim to have an anti-aging effect.
Mary'nin annesi, Mary'nin yeni erkek arkadaşı Tom'dan çok etkilendi.Mary's mother's very impressed with Mary's new boyfriend, Tom.
Ondan etkilenmem gerekiyor mu?Am I supposed to be impressed by that?
Tom'u en çok ne etkiledi?What impressed Tom the most?
Neden Tom beni etkilemek istiyor?Why would Tom want to impress me?
Tom genellikle çok etkili, değil mi?Tom is usually very efficient, isn't he?
Tom çok etkili, değil mi?Tom is very efficient, isn't he?
Tom etkili, değil mi?Tom is efficient, isn't he?
Tom hiç kimseyi etkilemeye çalışmıyor.Tom isn't trying to impress anyone.
Tom ya deli ya da uyuşturucu etkisi altında.Tom is either crazy or on drugs.
Tom kimi etkilemeye çalışıyor?Who's Tom trying to impress?
Tom etkilemek için oldukça zor bir adam.Tom is a pretty hard guy to impress.
Tom etkilemek için oldukça sert bir adam.Tom is a pretty tough guy to impress.
Tom etkilenmedi.Tom was not impressed.
Etkilenmem mi gerekiyor?Am I supposed to be impressed?
Tom kolayca etkilenir.Tom is easily influenced.
Bu ne kadar etkili?How effective is it?
O beni etkilemiyor.That doesn't impress me.
Tom Jackson çok etkili bir adam.Tom Jackson is a very influential man.
Tom'u nasıl etkileyeceğim?How am I going to impress Tom?
Tom açıkça sizden etkilendi.Tom is clearly attracted to you.
Tom'u etkilemeyi nasıl başardın?How did you manage to impress Tom?
Bu etkileyici. Ama sen henüz bir Jedi değilsin.That's impressive. But you're not a Jedi yet.
Tom kötü bir etkimin olduğunu söyler.Tom says I'm a bad influence.
Hem Tom hem de Mary etkilenmişti.Both Tom and Mary were impressed.
Onu ne kadar etkilemeye çalışırsan çalış o sadece seni görmezden gelir.No matter how much you try to impress her, she just ignores you.
Maria'nın babası kolayca etkilenir.Maria's father is easily influenced.
Yediğin her şey vücudunu etkiler.Every single thing that you eat affects your body.
Çok etkilenmiş görünmüyorsun.You don't seem very impressed.
Bu gerçekten etkileyici.This is really impressive.
Dalgakıranların tsunamiye karşı hiçbir etkisi yoktu.The breakwater had no effect against the tsunami.
Sen doğduğundan beri uyuşturucunun etkisindesin.You've been high on drugs since you were born.
Etkilendiğimi itiraf etmek zorundayım.I have to admit that I'm impressed.
Tom'un tekniği etkileyici.Tom's technique is impressive.
Halk, Tom tarafından müthiş etkilenmiştir.The public has been tremendously impressed by Tom.
Tom, halkı müthiş etkilemiştir.The public has been tremendously impressed by Tom.
Tom Mary'nin becerisinden etkilendi.Tom was impressed by Mary's skill.
Tom etkilenmişti fakat bunu göstermemeye çalıştı.Tom was impressed, but he tried not to let it show.
Uyku eksikliği yavaş yavaş sağlığı etkileyebilir.Lack of sleep can gradually affect health.
İkna genellikle zorlamaktan daha etkilidir.Persuasion is often more effectual than force.
Bu onu hiç etkilemez.This doesn't affect him at all.
Fransızca'nızdan çok etkilendim.I'm impressed with your French.
Fabrikanın kapanması, şehrin ekonomisine önemli ölçüde darbe etkisi yapacak.The closure of the factory will have significant knock-on effects for the town's economy.
Otobüs şoförü, Tom'un bilet ücreti için elli dolar uzatmasından etkilenmedi.The bus driver was not impressed when Tom pulled out a $50 note to pay his fare.
Sen hipoksinin etkilerini yaşamaya başlayacaksın.You'll begin to experience the effects of hypoxia.
Etkili bir şey yapmalıyım.I must do something drastic.
Tom kolayca etkilendi.Tom was easily influenced.
Grup etkilendi.The group was impressed.
Tom derinden etkilendi.Tom was deeply impressed.
Ben özgeçmişinizi gördüm ve çok etkilendim.I've seen your resume and am very impressed.
Tom Mary'nin kötü bir etki olduğunu söyledi.Tom said Mary was a bad influence.
Beni etkilemek zorunda değilsin.You don't have to impress me.
Tom'un özgeçmişi etkileyici.Tom's resume's impressive.
Bu, Tom'u etkileyecek gibi görünmüyor.This doesn't seem to affect Tom.
Ben senin tasarından etkilendim.I'm impressed by your design.
Ben bağış toplama etkinliğini iptal ettim.I've canceled the fundraiser.
İlerlemenizden etkileniyorum.I'm impressed by your progress.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod