Ana içeriğe geç
Sözlük

etki ile cümle

etki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Senden etkilendim.I'm impressed with you.
Ben Mary'den etkilendim.I'm attracted to Mary.
Etkileyici, değil mi?Impressive, isn't it?
Tom etkilenmemişti.Tom was unimpressed.
Etkilendin mi?Are you impressed?
Tom beni etkiledi.Tom impressed me.
Beni etkilemene gerek yok!You don't need to impress me!
O neden beni etkilemek ister ki?Why would he want to impress me?
Neden onu etkilemek ister ki?Why would he want to impress her?
Beni etkilemeye mi çalışıyorsun?Are you trying to impress me?
Alkol onu etkiledi.Alcohol influenced him.
Dinlenmenin onun üzerinde harika bir etkisi vardı.Getting rest had a wonderful effect on him.
Bektaşi üzümü hayatı uzatmada etkili meyvelerdir.Gooseberries are fruits that are effective at extending life.
Bu kitap etkili bir şekilde yazmana yardım edecek.This book will help you write effectively.
İlacı tercih etmedim, çünkü ilacın yan etkisinden korkuyorum.I prefer not to take medicine, because I am afraid of drug side effect.
Tom gerçekten Mary'nin konuşmasından etkilenmiş gibi görünüyordu.Tom seemed really impressed with Mary's speech.
Tom ve Mary etkilenmemişti.Tom and Mary weren't impressed.
Tom çok etkili olmayacak.Tom won't be very effective.
Tom ve Mary etkilenmişti.Tom and Mary were impressed.
Tom tamamen etkilendi.Tom was totally impressed.
Tom gerçekten etkilenmiş görünüyordu.Tom seemed really impressed.
Tom çok etkileyiciydi.Tom was very impressive.
Tom çok etkilendi.Tom was very impressed.
Tom'u etkilemek kolay.Tom is easy to impress.
Bu sorun hepimizi etkiliyor.This problem affects us all.
Dışkı nakli, antibiyotik ile ilişkili ishal için etkili bir tedavi yöntemidir.Fecal transplant is an effective treatment for antibiotic-associated diarrhoea.
Şimdiye kadar gördüğüm hiçbir şeyden etkilenmedim.I'm not impressed with anything I've seen so far.
Sponsor etkinlik, hayır için çok para topladı.The sponsored event raised a lot of money for charity.
Söylediklerin artık beni etkilemiyor.What you say does not affect me anymore.
O ya deli ya da uyuşturucu etkisi altında.He's either crazy or on drugs.
Onun yöntemi bizimkinden çok daha etkili.His method is much more effective than ours.
Alkol onun konuşmasını etkilemeye başlıyor.The alcohol is beginning to effect his speech.
Tom otobanda çok hızlı araba kullanarak Mary'yi etkilemeye çalıştı ama işe yaramadı.Tom tried to impress Mary by driving very fast on the Autobahn, but it didn't work.
Tom çok hızlı araba kullanarak Mary'yi etkilemeye çalıştı.Tom tried to impress Mary by driving very fast.
Tom, Mary'yi etkilemeyi denedi.Tom tried to impress Mary.
Bence küreselleşmenin pozitif olduğu kadar negatif etkileri de var.I think that globalization has negative effects as well as positive.
Bence küreselleşmenin olumlu olduğu kadar olumsuz etkileri de var.I think that globalization has negative effects as well as positive.
Küreselleşmenin olumlu olduğu kadar olumsuz etkilerinin de olduğunu düşünüyorum.I think that globalization has negative effects as well as positive.
Küreselleşmenin pozitif olduğu kadar negatif etkilerinin de olduğunu düşünüyorum.I think that globalization has negative effects as well as positive.
Sistemik hastalıklar tüm organizmayı etkilerler.Systemic diseases are those that affect the entire organism.
Ben o etkinliğe katılmam gerektiğini düşünmüyorum.I don't think I should attend that event.
Tom Batılı yaşam tarzı ile ilgili çevresel etkileri anlamıyor.Tom doesn't understand the environmental impacts associated with a Western lifestyle.
Öğrencilerle iyi iletişim etkili öğretim için gereklidir.Good communication with students is essential for effective teaching.
Bunu oldukça etkileyici buldum.I found it quite impressive.
Kedim etkilenmedi.My cat wasn't impressed.
O hiçbir şeyi etkinleştirmedi.He activated nothing.
O, hesabı etkin hale getirdi.She activated the account.
Suriye'deki istikrarsız güvenlik durumu Türkiye'yi de etkilemektedir.The unstable security situation in Syria also affects Turkey.
O çağlayanlar etkileyici bir şekilde büyüktür.Those rapids are impressively large.
Biz öğrenmeyi, etkili, ilginç ve etkileyici yapmak istiyoruz.We want to make learning effective, interesting, and fascinating.
Program bu gecikmeden sadece biraz etkilenir.The schedule is only slightly affected by this delay.
Onun konuşması tüm meslektaşları üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir.His speech has a positive influence on all the colleagues.
İyi bir programcı etrafındaki herkesi etkileyecektir.A good programmer will influence everyone around him.
Bu olay, projenin ilerleyişi üzerinde büyük bir etki yaptı.This incident has made a great impact on the progress of the project.
Benim üzerimde çok derin bir etkisi vardı.It had a profound effect on me.
Tom'un onun davranışlarının başkalarını nasıl etkilediği hakkında hiçbir fikri yoktu.Tom has no idea how his behaviour affects others.
Tom'un davranışlarının onun iş arkadaşları üzerinde çok olumsuz etkileri vardı.Tom's behaviour had very negative effects on his workmates.
Alkolün etkisi altındayken asla yüzme.Never swim while under the influence of alcohol.
Etkili antibiyotikler olmadan, herhangi bir ameliyat, küçük olanı bile, ölümcül olabilir.Without effective antibiotics, any surgery, even a minor one, could become fatal.
Bu kadar iyi yapmandan etkilendim.I'm impressed you've done so well.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod