Ana içeriğe geç
Sözlük

etken ile cümle

etken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Etkenler bulaşık maddelerden alimenter yolla alınırlar.Penyakit yang dapat menyebar melalui rantai makanan.
Birçok başka etken de Alman devletlerinde milliyetçiliğin yükselişini güçleştirdi.Beberapa faktor lain mempersulit kebangkitan nasionalisme di negara-negara Jerman.
Bir etken ile oynayabilir.Yang penting ia bisa berkarya.
Etkeni sularda ve toprakta bulunan Legionella bakterileridir..Menangkap mangsa baik yang ada di permukaan tanah dan perairan.
Etkenler ortadan kaldırılmazsa akciğerler kalıcı şekilde zarar görür.Bila tidak diperbaiki, kerusakan bentuk ini akan menjadi permanen.
Bir sistemin işlemsel kapalılığı sistemin dış etkenlere karşı kapalı olduğu anlamına gelmez.Suatu contoh adalah suatu sistem dengan partikel yang berinteraksi tidak terganggu oleh pengaruh luar.
HIV cinsel temas yoluyla ve enfekte kanla temas yoluyla bulaşan ciddi bir etkendir.HIV là một trong vài loại virus lây nhiễm thông qua quan hệ tình dục và tiếp xúc với máu bị nhiễm bệnh.
Viroidler bitkiler için önemli hastalık etkenleridir.Viroid là những mầm bệnh quan trọng ở thực vật.
Zaman içinde vapur seferlerinin sıklaşması kıyı semtlerinin gelişmesinde önemli bir etkendi.Jura sớm là thời điểm quan trọng trong sự tiến hóa của loài bò sát biển.
Etken Mycobacterium paratuberculosis'tir.Mycobacteria là hiếu khí .
Finlandiya'daki sosyal hareketliliği belirleyen en önemli etken eğitimdir.フィンランドの社会流動性の最も重要な要因を決めたのは教育だった。
Bu da pilot güvenliğini arttırıcı bir etkendir.このことでパイロットの安全面も大幅に向上する。
Parlamentonun dikkate aldığı tek etken kamuoyudur....議会の考慮だけが対処できる方法である。
Bunda başvuran öğrenci sayısındaki artış en büyük etkendir.彼は学生数の大幅増加が目下の最重要事項だと述べた。
Bu konuda etken olan neden çocuklarının öğrenimi idi.これが彼がダンスを学びたかった理由であった。
Bu gözlemden yola çıkılarak, olgunun oluşumunda tekrarın asıl etken olduğu sonucuna varılmıştır. ^ (4).天孫降臨では天照大御神は「此の宝鏡(八咫鏡)を視まさむこと、当に吾を視るがごとくすべし。
Etkilendiği en büyük etkenlerden biri piyanist büyükannesiydi.一番影響を受けたのは画家のおおた慶文。
Etken çatıda bir ek kullanılmaz ancak -ве- eki edilgen çatılarda kullanılır.天井の下でなく直接屋根の下にあり、倉庫などに使われる。
Bu da hızı arttıran bir etkendir.これが加速度効果である。
Bir kişinin zekâsını belirleyen üç temel etken vardır.知性を持つ3体のリーダー的存在。
Bu etkenler soğutma (y.n.二つ名は不冷(イグニス)。
Sıcaklık birinci etkendir.第一名是直温。
Örneğin bir yarışta açık olan bir araç başka bir yarışta etken olmayabilir.因此,队伍在一场比赛中的同盟者可能是另一场比赛的对手。
Kenar kararması iki etkenin sonucunda ortaya çıkar: Yıldızın yoğunluğu merkezden uzaklaştıkça azaldığından.周邊昏暗是兩種效應造成的結果: 恆星的密度由中心向外逐漸降低 恆星的溫度因為與中心距離的增加而逐漸降低。
Finlandiya'daki sosyal hareketliliği belirleyen en önemli etken eğitimdir.這場活動是芬蘭最大的社會活動。
Gerek dini etkenler, gerekse toplum yapısından ötürü dışlanmalara maruz kalmışlardır.非致命武器由于现代社會的治安需要而出现。
Birçok başka etken de Alman devletlerinde milliyetçiliğin yükselişini güçleştirdi.还有一些因素使民族主义在德意志的崛起变得复杂化。
Büyük çoğunluğu insan patojenidir ve hastalık etkenidir.大部分失智症都是退化性的。
Bu etkenlerden bir kısmı bir diğerini de etkileyebilmektedir.这样,其中一个运动就影响到另一个。
Amerika kıtası açıklarındaki korsanlığın artması da bunu etkendir.美國陸軍的史崔克裝甲車也是延伸自此型。
Barrowman, Kaptan Jack fikrinde kendisi anahtar etken olmuştur.버로우만 본인은 캡틴 잭을 구상하면서 주요한 요소였다.
Kabul edilmesindeki en önemli etken 36. eyalet olarak imzalayan Tennesse’nin onaması olmuştur.테네시 주는 결국 36번째로 개정을 찬성하는 주가 되었다.
Buna çeşitli siyasî etkenler sebeptir.정치활동이 존재하는 이유가 바로 이 때문이다.
AIDS, HIV etkeni nedeniyle insanlarda bağışıklık sisteminin çökmesine neden olan bulaşıcı bir hastalık.에이즈(AIDS): 인간 면역 결핍 바이러스에 감염됨으로써 발생하는 면역 체계 파괴 질병.
Bir etken ile oynayabilir.로부터 연역할 수 있다.
Köpeklerde en sık görülen hastalık etkeni Demodex canis’tir.מין אקרית נפוץ בכלבים מבויתים הוא Demodex canis.
Ermeni gönüllü tümenleri Rus kuvvetlerinin başarısında önemli etken olmuştur.השימוש במתנדבים ארמנים תרם רבות להצלחת הרוסים.
Viroidler bitkiler için önemli hastalık etkenleridir.וירואידים הם גורמי מחלה לצמחים.
Dış etkenlerden uzak ve kapalı alanlardır.ישנם מטווחים מקורים סגורים ומטווחים חיצוניים פתוחים.
Türkiye'deki otoyolların yakın bir geçmişe sahip oluşu yolların modern olmasında büyük bir etkendir.מערכת הכבישים המהירים בטורקיה מודרנית יחסית בשל כך שרוב הכבישים חדשים.
Bu şekilde probleme neden olabilecek etkenler belirlenmiştir.אלו סוג השאלות שמכניסות אותך לצרות.
Zaman içinde vapur seferlerinin sıklaşması kıyı semtlerinin gelişmesinde önemli bir etkendi.באותה עת החל להתפתח רעיון המייחס לפליטת מים מהרי געש תפקיד חשוב בהתפתחות האוקיינוסים.
Chlamydia suis, yalnızca domuzlarda enfeksiyon etkenidir.Везикулозна екзантема – боледуват само свине.
Daha sonra yapılan bazı araştırmalar depremin zarara yol açmasını sağlayan etkenleri ortaya çıkardı.При изследването са били открити пропуквания, които биха могли да бъдат резултат от земетресение.
Üst dönme ve geri dönme tenisteki dönme etkenleridir.Въпреки това намира сили да се върне към тениса.
Tesisat tasarımı, özellikle endüstriyel sistemlerin performansını belirleyen en önemli etkenlerdendir.Вятърът е едно от въздействията, за които се изчисляват повечето строителни конструкции.
Barrowman, Kaptan Jack fikrinde kendisi anahtar etken olmuştur.Актьорът Джон Бероумън станал един от ключовите фигури в концепцията на капитан Джак.
Konservasyonun belirlenmesinde çeşitli etkenler rol oynar.За консерватизма съществуват различни дефиниции.
Kıyaslar toplumsal ayrım ve şiddeti körükleyen etkenlerdir.Палестинските действия варират от гражданско неподчинение до насилие.
Kimyasal pestisitlerin ve etken maddelerinin akut toksik etkileri vardır.Оловните пари и оловните йони имат отровно действие.
Diğer bir etken silah konvansiyonel patlayıcı toplarıdır.Друг фактор определя дали оръжието изстрелва конвенционални или експлозивни патрони.
Enlem-sıcaklık ilişkisi Dünya üzerindeki sıcaklığın dağılışında en önemli etkenlerden biridir.Ска̀лата на Целзий е без съмнение най-разпространената температурна ска̀ла в света.
Provoke ağrı etkeni ortadan kalkınca ağrı da kaybolur.При него изчезва болката.
Hücreyi dış etkenlerden korur.Nabori vrata štite od vanjskih utjecaja.
Bu etkenler donanma partizanların oluşmasını hızlandırdı.Mornarica se nastavila razvijati iz gerilske partizanske mornarice.
Bir etken ile oynayabilir.Može borbeno djelovati.
Büyük çoğunluğu insan patojenidir ve hastalık etkenidir.Većina osoba sklonih samoubojstvu je psihički bolesna.
Dağı yazuqlarımıznı bizge boşatqıl – neçik biz boşatırbiz bizge yaman etkenlerge.Ta manjina više nikad neće gledati naše divne planine, naša rascvjetala polja.
Motor gibi bir dış etkenle tahrik ediliyorsa genellikle chain gun olarak adlandırılır.Ručná reťazová píla poháňaná motorom sa zvyčajne nazýva motorová píla.
İYTE bölgenin kalkınmasında en büyük etken olacaktır.Najlepšie sa cíti na veľkom pozemku.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod