Onun çok sığ, alaycı bir kişiliği ve espri anlayışı vardır.Він має дещо цинічне і саркастичне почуття гумору.
Şarkılarında komik ve esprili sözler dikkat çekti.Були популярними його дотепні і веселі народні пісні.
Gawker bu durumu “/b/‘yi okumak beyninizi eritecektir.” diyerek esprili bir şekilde açıklamıştır.Gawker.com jednou prohlásil: "ze čtení /b/ se vám roztaví mozek".
Aarseth'in onun hakkında konuştuğunu hatırlıyorum, bana onun espri anlayışı olmadığını söylemişti.Vzpomínám si jak mi Aarseth o něm povídal, že Dead nikdy nebyl vtipný.
İkinci yarı-final, 12 Mayıs 2011 tarihinde Düsseldorf'taki Esprit Arena'da gerçekleştirilmiştir.Druhé semifinále se konalo v düsseldorfské Esprit Aréně 12. května 2011.
Birinci yarı-final, 10 Mayıs 2011 tarihinde Düsseldorf'taki Esprit Arena'da gerçekleştirilmiştir.První semifinále se konalo v düsseldorfské Esprit Aréně 10. května 2011.
Espri yapmayi çok sever ama esprileri pek tutulmaz.Neustále vtipkuje, přestože říká že nesnáší vtipy.
Arkadaşları arasında hayat dolu, eğlenceli ve esprili bir kişi olarak tanınır.Kolegové ho znali jako vtipného, zábavného a taktního společníka.
Narsist olduğunu esprili bir biçimde itiraf etmiştir.Veřejně přiznal, že trpí narkolepsií.
Her zaman esprili ve kibardır.Buďte vždy svědomití a čestní.
İnanılmaz bir espri yeteneğine sahipti.Měl neobyčejný hudební talent.
İlk başlar'da Kaprisli iken daha sonra esprili bir kişiliğe bürünmüştür.Na pódiu se po počáteční plachosti stal velice charismatickou osobností.
Esprili bir kişiliği vardır.Are o gură foarte amuzantă.
Rahat esprili ve modern.Sentiment general: Galez și Modern.
Cömertti ve güçlü bir espri anlayışı vardı.Era înzestrat cu un deosebit simț al umorului.
Nüktedan esprili bir kişiliğe sahiptir.Are de asemenea o fire fermecătoare.
İnsanların zaaflarını esprili bir anlayış ve zarif bir mizahla eserlerinde işlemiştir.Lucrările sale se disting prin erudiție și printr-un autentic simț al frumosului.
Esprileriyle bizi güldürdü.Ne-a făcut să râdem cu glumele lui.
Oyuncu yönetmenin verdiği komutları gerçekleştirirken çeşitli espriler yapar.Sokszínű színészi játékát kihasználják a rendezők.
Donna'nın büyük poposu bazen espri konusu olur.Mike-kal mindig kész valami viccre.
Birinci yarı-final, 10 Mayıs 2011 tarihinde Düsseldorf'taki Esprit Arena'da gerçekleştirilmiştir.A zenekar előadására 2011. május 10-én az első elődöntőben került sor, a düsseldorfi Esprit Arénában.
Filmin geneli slapstick tarzdaki esprilerle örülüdür.A humor főleg a "slapstick" stílusra épül.
Perpetua değerlendirmesini bir espriyle bitirdi ve "Şarkı tüm kuaförler için bir marş olacak." dedi.Perpetua írásának összefoglalásában viccesen megjegyezte, hogy „a hajszalonok himnusza lesz majd mindenfelé.”
8. Doktor esprili bir Doktor'dur.8. Az úttörő igaz hű barát.
Espri yapmayi çok sever ama esprileri pek tutulmaz.Ugyan kissé szégyenlős, de attól még szeret barátaival viccelődni.
İnsanların zaaflarını esprili bir anlayış ve zarif bir mizahla eserlerinde işlemiştir.A fiataloknak szóló munkáit humorral és a természet iránti csodálattal töltötte meg.
Philogelos diye bilinen koleksiyon 265 esprili hikâyeden oluşur.Filogelos sisältää 265 vitsiä.
Espri anlayışı tam anlamıyla berbattır ve ördeklere karşı bir fobisi vardır.Vitsi on mauton, jos se loukkaa kohderyhmäänsä.
Ayrıca zekice espriler içermektedir.Mukana oli kuitenkin myös puhtaita vitsisarjoja.
Espri amaçlı açılımı ise "Sono pazzi questi Romani" dır.Obelixin vakiohokema on ”Hulluja nuo roomalaiset”.
Chandler sarkastik bir espri anlayışına sahiptir, zeki biri olmasına rağmen şapşalca hatalar yapar.Hollylla on sarkastinen huumorintaju ja hän on menninkäisten tapaan hyvin tunteellinen.
Rahat esprili ve modern.Brevene er modne og moderne.
Oldukça komik ve esprilidir.Og vi er humoristiske.
İnanılmaz bir espri yeteneğine sahipti.Han hadde et stort musikalsk talent.
Nabi bazı kaynaklara göre espriliydi.Mann var inspirert av flere kilder.
Espri yapamaz ve yapılınca anlamaz.Det klarer de ikke uten å bli oppdaget.
"Hikaye düzgün, espriler aynı".Tynn story, men ganske morsom enkelte ganger».
Gawker bu durumu “/b/‘yi okumak beyninizi eritecektir.” diyerek esprili bir şekilde açıklamıştır.Gawker sekali bercanda menyatakan bahwa "membaca /b/ dapat melelehkan otak Anda".
Hep espri yapıp herkesi güldürmeye çalışır.Riang gembira dan selalu berusaha membuat orang tertawa.
İkinci bölüm DVD'si esprili bir dille yazılmış bir kart içeriyor.Separuh bagian lainnya berisi sebuah mainan.
Film, televizyon, sahne ve radyoda yaptığı esprilerle tanınır.Ia dikenal karena humor slapstick-nya di film, televisi, panggung, dan radio.
Ayrıca zekice espriler içermektedir.Begitu pula pada bentuk jenaka Sunda.
Aracın ismi esprili bir şekilde bunun 4x4 bir araba olduğunu ima eder.Mobil ini terkenal dengan kemampuan 4x4 nya yang handal.
Oyun parlak ve esprili karikatür tarzı animasyonlara ve çeşitli tuhaf silahlara sahiptir.Mereka memiliki topi dan tas ajaib yang bisa mengeluarkan berbagai macam benda aneh.
Gawker bu durumu “/b/‘yi okumak beyninizi eritecektir.” diyerek esprili bir şekilde açıklamıştır.Gawker từng phát biểu rằng "đọc /b/ sẽ làm bạn chảy não".
Filmin geneli slapstick tarzdaki esprilerle örülüdür.Anh nổi tiếng nhờ cách biểu diễn hài hước theo phong cách slapstick.
Oldukça komik ve esprilidir.Thật đạo đức giả đáng tức cười.
Donna'nın büyük poposu bazen espri konusu olur.メイドちゃんジョークは時に恐ろしい。
Espri yapamaz ve yapılınca anlamaz.自説を展開するが、理解されない。
8. Doktor esprili bir Doktor'dur.諡号は宥恵妙顕禅師。
Aarseth'in onun hakkında konuştuğunu hatırlıyorum, bana onun espri anlayışı olmadığını söylemişti.オーシェトが彼について話してて、ユーモアのかけらもないやつだって言っていたことを俺は覚えているよ。
Oldukça komik ve esprilidir.極めて楽天的で陽気。
Her zaman esprili ve kibardır.常に礼儀正しく友好的にすること。
Kendi aramızda yaşadığımız anlaşmazlıkları, bazen esprisini yaparak, bazen ciddiye alarak yazmaya çalıştım.同居生活の中、時に叱咤激励し、時に喧嘩をしながらも、それぞれ必死に恋愛にもがいていく。
Ayrıca zekice espriler içermektedir.不过里面还是有一些不错的笑话。
8. Doktor esprili bir Doktor'dur.第8位是板野友美。
Nüktedan esprili bir kişiliğe sahiptir.他甚至有一点逗趣的心态。
Film, televizyon, sahne ve radyoda yaptığı esprilerle tanınır.他以喜劇電影,電視,舞台劇和廣播聞名於世。
Cömertti ve güçlü bir espri anlayışı vardı.他有良好的幽默感。
Bana biraz görsel espri ver.也會一本正經的開玩笑。