Oldukça komik ve esprilidir.낙천적이고 농담이 많다.
Özellikle esprili türden televizyon çalışmalarına ağırlık vermiştir.특히 텔레비전 드라마 활동이 두드러진다.
Hep espri yapıp herkesi güldürmeye çalışır.항상 농담을 하고 혼자서 웃는다.
Annesinden de hayatı boyunca sürdürdüğü espri anlayışını kazanmıştır.그는 또한 그의 삶을 통틀어 따라다녔던 악습인 도박을 했다.
Bana biraz görsel espri ver.진지한 표정으로 농담을 잘 한다.
Küfürlü esprilerden çok diğer her şeye kahkahalarla güldük.그 때문에 많은 그론기들로부터 비웃음과 업신여김을 샀다.
How to Become an Elite Warez Trader – 90'ların örgütlerine esprili bir bakış.애니메이션〈메이드 웨이트리스★미노리〉의 열성팬이다.
Espri yapamaz ve yapılınca anlamaz.어른은 이해되지 않지만, 싸우지 않고 진행될 수 있다.
Her zaman esprili ve kibardır.늘 친절하고 싹싹하게 대접한다.
Pascal, De l'Esprit géométrique eserini bir tanım teorisi geliştirmek için de kullanmıştır.פסקל נעזר גם ב-De l'Esprit géométrique כדי לפתח תאוריה של הגדרה.
Bana biraz görsel espri ver.מרבה לספר בדיחות מילוליות.
Bu kadar güzel mizahın yansıdığı bu filmde keşke belden aşağı espriler olmasaydı.במופע "פליטת פה" נתן טופז דוגמות לבדיחות שכביכול לא הורשה לספר במהלך השעשועון.
Annesinden de hayatı boyunca sürdürdüğü espri anlayışını kazanmıştır.אמו תרמה לאישיותו את חוש ההומור שלו, שנשאר איתו כל חייו.
Espri yapmayi çok sever ama esprileri pek tutulmaz.אוהבת לבשל, אף על פי שטעמה מעט מוזר.
Ve espri yaptığını söylemiştir. ^ soruşturmaבדיחה היא אמרה שמטרתה להצחיק.
Mesela 3 Aralık'ta Nermal bir espri yapar, Garfield espriyi yer.לפיכך, ב-13 באפריל הדיחה מפלגת השלטון את פילד.
Espriler genellikle çok basitti ve fiziksel birçok espri vardı.לרוב בפינה זו יש הרבה הומור ובדיחות.
Aarseth'in onun hakkında konuştuğunu hatırlıyorum, bana onun espri anlayışı olmadığını söylemişti.Помня, че Aarseth беше споменал, че е нямал никакво чувство за хумор.
Cömertti ve güçlü bir espri anlayışı vardı.Притежавал е особено силно изразено чувство за хумор.
Aracın ismi esprili bir şekilde bunun 4x4 bir araba olduğunu ima eder.Препоръчително е колата да бъде 4 x 4.
Ayrıca zekice espriler içermektedir.Включва в тях и много хумор.
Donna'nın büyük poposu bazen espri konusu olur.Често става обект на шегите на Анди.
Annesinden de hayatı boyunca sürdürdüğü espri anlayışını kazanmıştır.Od majke je stekao smisao za humor koji ga je pratio cijeli život.
Espri anlamında da kullanılan şaka kavramı ise güldürücü hareketleri de kapsar.Vježbaj svoj smisao za humor - smijeh ukazuje na to da si realan!
Oldukça komik ve esprilidir.Nikdy nemal dosť vtipov a humoru.
Annesinden de hayatı boyunca sürdürdüğü espri anlayışını kazanmıştır.Matka mu vštepila silný zmysel pre humor, ktorý mu zostal počas celého života.
Joey bundan rahatsız olduğunu söylediğinde Katie onun minyon tipiyle ilgili espri yaptığını sanır.Keď Monica vidí, že Joey sa trápi, povie mu, že iba žartovala.
16 yaşında radyo ve televizyon programlarına espriler yazmaya başladı.Okolo veku 11 rokov vystupoval v hudobnom programe v rádiu a televízii.
Ayrıca zekice espriler içermektedir.Ide o ďalší z humorných prvkov.
"Saint-Esprit Katedralinin Altındaki Tarih".História Kostola svätého Ducha .
İnanılmaz bir espri yeteneğine sahipti.Mala výborné schopnosti vyšetrovateľa.
Onun çok sığ, alaycı bir kişiliği ve espri anlayışı vardır.Obsahujú príliš hrubú žilu humoru a paródie.
Espri yapmayı çok sever ama esprileri pek tutulmaz.Rad se je šalil, čeprav so bile njegove šale pogosto krute.
Rahat esprili ve modern.(COBISS) Med Trubarjem in moderno.
Roger, eğlenceye ve bireysel zevklerine düşkün, espritüel bir karakterdir.Je politični vodja, ki mu ni mar nič drugega kot lastna dobrobit in zabava.
Yine de zaman zaman paradoksları ve esprili sözleri nedeniyle garipsendiği de oluyordu.Žal je zaradi tega včasih tudi izkoriščena za razna podpihovanja in sovražne govore.
Aarseth'in onun hakkında konuştuğunu hatırlıyorum, bana onun espri anlayışı olmadığını söylemişti.Prisimenu, Aarseth kalbėjo apie jį ir sakė, kad jis visiškai neturi jokio humoro jausmo.
Hep espri yapıp herkesi güldürmeye çalışır.Neretai mėgdžiojama siekiant pasišaipyti, pajuokti.
Espri yapmayi çok sever ama esprileri pek tutulmaz.Nemėgsta niurkymo, tačiau suerzintos skaudžiai nesidrasko.
'Alacakaranlık' adını verdiklerinden biri. Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.A piada é que eles não andam apenas no mercado.
Anayasanýn birinci maddesindeki ifade özgürlüđünün esprisi de budur zaten.C'est la base du 1er Amendement sur la liberté d'expression et d'association !
Anayasanýn birinci maddesindeki ifade özgürlüđünün esprisi de budur zaten.Ξέρετε, αυτό είναι ένα καλό πράγμα:
Anayasanýn birinci maddesindeki ifade özgürlüđünün esprisi de budur zaten.كما تعلمين، هذا شيء جيد ،هذا هو غرض كل حقوق التعديل الأول لحرية التعبير ،وحرية التجمع وما إلى ذلك
Anayasanýn birinci maddesindeki ifade özgürlüđünün esprisi de budur zaten.だからネットを遮断しようというこの考え方は 基本的なアメリカの原則に反していると思う。
Ancak ilginç bir şekilde, onların da bir espri anlayışları var.Aber sie haben interessanterweise einen Sinn für Humor.
Ancak ilginç bir şekilde, onların da bir espri anlayışları var.Ale co interesujące, mają poczucie humoru.
Ancak ilginç bir şekilde, onların da bir espri anlayışları var.Ale čo je zaujímavé, majú zmysel pre humor.
Ancak ilginç bir şekilde, onların da bir espri anlayışları var.Ale kupodivu mají smysl pro humor.
Ancak ilginç bir şekilde, onların da bir espri anlayışları var.Dar interesant, au simțul umorului.
Ancak ilginç bir şekilde, onların da bir espri anlayışları var.De érdekes módon van humorérzékük.
Ancak ilginç bir şekilde, onların da bir espri anlayışları var.근데 흥미롭게도 그들은 유머스러워요.
Ancak ilginç bir şekilde, onların da bir espri anlayışları var.Maar -- interessant -- ze hebben gevoel voor humor.
Ancak ilginç bir şekilde, onların da bir espri anlayışları var.Mais c'est intéressant, ils ont le sens de l'humour.
Ancak ilginç bir şekilde, onların da bir espri anlayışları var.Mas, curiosamente, eles têm um sentido de humor.
Ancak ilginç bir şekilde, onların da bir espri anlayışları var.Ma, stranamente, hanno un senso dell'umorismo.
Ancak ilginç bir şekilde, onların da bir espri anlayışları var.Men interessant nok så har de en humoristisk sans.
Ancak ilginç bir şekilde, onların da bir espri anlayışları var.Namun, menariknya mereka memiliki selera humor.
Ancak ilginç bir şekilde, onların da bir espri anlayışları var.Pero, curiosamente, tienen sentido del humor.
Ancak ilginç bir şekilde, onların da bir espri anlayışları var.Έχει ενδιαφέρον όμως οτι, έχουν αίσθηση του χιούμορ.
Ancak ilginç bir şekilde, onların da bir espri anlayışları var.Но интересното е, че те имат чувство за хумор.