Çok espritüelimdir ve güzel espriler yaparım.I can tell jokes and have a good sense of humor.
Blogun adı hükümete karşı mitinglerde popüler olan bir slogan üzerine ince bir espriydi.His blog's name was a subtle play on a slogan that had become popular in anti-government rallies.
Diğer Mısırlılar ise karikatür ve espriler kullanmayı tercih etti.Other Egyptians, however, preferred using caricatures and memes.
Çizimler harika ve bilgisayar programcıların esprileri gerçekten kaliteli.Its artwork is excellent and the programmers' jokes are really cool.
Erkekler için ise bir iki espri aradaki buzları kırmak için iyi bir başlangıç olabilir.For a man, a joke or two to crash the ice is a good start. And a tip, too.
Kıvrak zekalıdır, alaycı ve anlamsız bir espri anlayışı olan ukala bir tiptir.He is a smart-aleck teenager with a lightning-fast wit and a sarcastic and deadpan sense of humor.
Kadınlar esprili erkekleri daha çekici bulur.Women find humorous men more attractive.
(Yönetmen: Esteve Polls) 1986- Antígona, Salvador Espriu.Dir. Jordi Mesalles. 1986- Romeo y Julieta William Shakespeare.
Ertesi sabah, Bullock'ların esprili hizmetçisi Molly, Godfrey'e yapması gerekenleri gösterir.Godfrey is shown what to do by the Bullocks' wise-cracking maid Molly.
Gordon, güler yüzlü ve esprili sahne varlığıyla biliniyordu.Gordon was known for his genial and humorous stage presence.
Saint Esprit Kilisesi, İstanbulHoly Spirit Cathedral, Istanbul
Dermott'un düzyazısı son derece iğneleyici ve espriliydi.Dermott's prose was bitingly sarcastic, and witty.
Oldukça komik ve esprilidir.Ernsthaft und witzig.
Espri anlamında da kullanılan şaka kavramı ise güldürücü hareketleri de kapsar.Was sie lustig nennt, hat mich auch beeinflusst.
Rahat esprili ve modern.Gedanken zu Alt und Modern.
Espri amaçlı açılımı ise "Sono pazzi questi Romani" dır.Scherzhaft wird S. P. Q. R. auch als „Sono Pazzi Questi Romani“ (Die spinnen, die Römer) gedeutet.
Peter kulüpte sarhoş olur ve sahnede espri yapmaya kalkışır.David wird daraufhin betrunken und setzt sich auf peinliche Weise öffentlich in Szene.
Her zaman esprili ve kibardır.Er habe stets nur zuvorkommend und höflich sein wollen.
Ara yazılar oldukça esprilidir.Einige Dialoge sind ausgesprochen witzig geschrieben.
Bugüne kadar yazılmış en esprili tebliğ mektubun için teşekkür ederim.Dabei handelt es sich um die erfolgreichste britische Dokumentation bis dato.
Yine de zaman zaman paradoksları ve esprili sözleri nedeniyle garipsendiği de oluyordu.Diese Arbeit war allerdings wegen ihrer Lücken und einer gewissen Subjektivität immer umstritten.
Nüktedan esprili bir kişiliğe sahiptir.Er will vor allem eine lustige Person darstellen.
İnanılmaz bir espri yeteneğine sahipti.Er wusste solche Witze meisterhaft zu erzählen.
Şarkılarında komik ve esprili sözler dikkat çekti.Im Programm waren sowohl ernste als auch lustige Lieder enthalten.
Ayrıca zekice espriler içermektedir.Reißt ununterbrochen schlechte Witze.
Philogelos diye bilinen koleksiyon 265 esprili hikâyeden oluşur.Jede dieser Hypertextseiten besteht aus exakt 253 Wörtern.
Bu kadar güzel mizahın yansıdığı bu filmde keşke belden aşağı espriler olmasaydı.Zu all diesen Themen hat der Film etwas Schlaues zu sagen, ohne dass der Witz dabei auf der Strecke bleibt.
Bunu esprili bir dilde söyledim.Je l'ai dit d'une manière blagueuse.
Tom'un harika bir espri anlayışı var.Tom a un formidable sens de l'humour.
Aarseth'in onun hakkında konuştuğunu hatırlıyorum, bana onun espri anlayışı olmadığını söylemişti.Je me souviens qu'Aarseth (Euronymous) me disait qu'il n'avait pas d'humour.
Bana biraz görsel espri ver.Suit alors un allegro scherzando.
"Hikaye düzgün, espriler aynı".Les glumes sont subégales, aigües, de même que les glumelles.
Filmin geneli slapstick tarzdaki esprilerle örülüdür.Il consiste en un sketch dans le style du slapstick.
Espri yapmayi çok sever ama esprileri pek tutulmaz.Il aurait aimé être humoriste, mais la plupart de ses blagues ne font rire personne.
Mesela 3 Aralık'ta Nermal bir espri yapar, Garfield espriyi yer.En février 1900, il met en scène et joue dans Poil de Carotte de Jules Renard.
Çünkü bu Karadenizlilerin espri anlayışına uygun bulunmuştu.Ce succès fournira matière à plaisanterie pour les caricaturistes.
Espri yapamaz ve yapılınca anlamaz.Dans le jeu, il ne parle pas, mais cela n'empêche pas de le comprendre.
Pascal, De l'Esprit géométrique eserini bir tanım teorisi geliştirmek için de kullanmıştır.Pascal développe enfin, dans De l’Esprit géométrique…, une théorie de la définition.
"Saint-Esprit Katedralinin Altındaki Tarih".Porte de la chapelle Saint-Esprit.
Sanırım Tom esprili.Creo que Tom es muy ocurrente.
Espriyi hiçbirimiz anlamadı.Ninguno de nosotros cogió la broma.
Aarseth'in onun hakkında konuştuğunu hatırlıyorum, bana onun espri anlayışı olmadığını söylemişti.Recuerdo que Aarseth estaba hablando de él y le dijo que no tenía ningún sentido del humor.
Giugiaro ayrıca Alfa Romeo Alfasud ve Lotus Esprit Mk1’in de tasarımcısıdır.Giugiaro también había diseñado el Alfa Romeo Alfasud y el Lotus Esprit Mk1.
Oyun parlak ve esprili karikatür tarzı animasyonlara ve çeşitli tuhaf silahlara sahiptir.El juego cuenta con animación brillante y humorística de dibujos animados y un variado arsenal de armas.
Annesinden de hayatı boyunca sürdürdüğü espri anlayışını kazanmıştır.De su madre adquirió el sentido del humor que tuvo toda su vida.
Donna'nın büyük poposu bazen espri konusu olur.Sin embargo, algunas bromas de Donald rara vez hacen daño.
"Hikaye düzgün, espriler aynı".««Monomarental» está bien… como chiste».
Ayrıca zekice espriler içermektedir.Además, cuentan mejores chistes.
Aracın ismi esprili bir şekilde bunun 4x4 bir araba olduğunu ima eder.Es recomendable que el carro tenga tracción 4 x 4.
Bayonne konversoları XIII. Louis tarafından St. Esprit'e atandı.Bajo Luis XIII de Francia, los conversos de Bayona fueron asignados al suburbio de Saint-Esprit.
Her zaman esprili ve kibardır.Siempre se mantuvo amable y alegre.
Hep espri yapıp herkesi güldürmeye çalışır.Siempre me hace reír y todo lo que quiero hacer es reír.
İnanılmaz bir espri yeteneğine sahipti.Tenía una capacidad de trabajo impresionante.
Gawker bu durumu “/b/‘yi okumak beyninizi eritecektir.” diyerek esprili bir şekilde açıklamıştır.Il blog Gawker ha scherzosamente dichiarato che "leggere /b/ può sciogliere il cervello".
Espri yapmayi çok sever ama esprileri pek tutulmaz.Penso che la commedia sia divertente, e non lo dico con leggerezza.
Narsist olduğunu esprili bir biçimde itiraf etmiştir.Ha dichiarato pubblicamente di essere narcolettico.
İnanılmaz bir espri yeteneğine sahipti.Aveva una capacità di lavoro impressionante.
Esprili bir kişiliği vardır.Ha una personalità allegra.
Bugüne kadar yazılmış en esprili tebliğ mektubun için teşekkür ederim.Considerato l'incantesimo più potente mai scritto.
Rahat esprili ve modern.Humour classico e moderno.