Biri espri yapınca hep gülerim.I always laugh when someone tells a joke.
Espriyi hiçbirimiz anlamadı.Neither of us got the joke.
Espriyi ikimiz de anlamamıştık.Neither of us got the joke.
Tom espriden zerre anlamaz.Tom has absolutely no sense of humor.
İnternet esprileri hoşuna gidiyor mu?Do you like memes?
Peter kulüpte sarhoş olur ve sahnede espri yapmaya kalkışır.At the club, Peter becomes drunk and attempts to tell jokes on stage.
Aarseth'in onun hakkında konuştuğunu hatırlıyorum, bana onun espri anlayışı olmadığını söylemişti.I remember Aarseth was talking about him and said he did not have any humor.
Gawker bu durumu “/b/‘yi okumak beyninizi eritecektir.” diyerek esprili bir şekilde açıklamıştır.Gawker once jokingly claimed that "reading /b/ will melt your brain".
Küçük espriler de var ama albüm özellikle kadın-erkek ilişkilerine dair....There are also small jokes, but the album is about women and men and their relationships....
Pascal, De l'Esprit géométrique eserini bir tanım teorisi geliştirmek için de kullanmıştır.Pascal also used De l'Esprit géométrique to develop a theory of definition.
"Tankero esprileri", Fin kültürünün bilinen bir parçası haline geldi."Tankero jokes" ended up becoming a widely known part of Finnish culture.
Rahat esprili ve modern.Fun, Ancient and Modern.
Bana bazı görsel espriler ver.Give me some visual gags.
İkinci yarı-final, 12 Mayıs 2011 tarihinde Düsseldorf'taki Esprit Arena'da gerçekleştirilmiştir.The second semi-final took place in Esprit Arena in Düsseldorf on 12 May 2011.
Espriler birbirini kovalıyor, kahkahalar yüksek sesle atılıyor.We would joke about the same things and laugh at the same shit.
Annesinden de hayatı boyunca sürdürdüğü espri anlayışını kazanmıştır.From his mother, he gained the sense of humor that he had throughout his life.
Espri yapmayi çok sever ama esprileri pek tutulmaz.He enjoys pulling pranks on people but the jokes are either too small or too big.
Ya da Blade" esprisini yapmıştır."Blake Tekotte".
Birinci yarı-final, 10 Mayıs 2011 tarihinde Düsseldorf'taki Esprit Arena'da gerçekleştirilmiştir.The first semi-final took place in Esprit Arena in Düsseldorf on 10 May 2011.
Her zaman esprili ve kibardır.He always seems to be very calm and polite.
Sonra Willow bir espri yapar ve herkes güler.Soon Edward arrives, and they all get the joke.
Ara yazılar oldukça esprilidir.The government's numbers are very shaky.
Ayrıca zekice espriler içermektedir.There's an intentional inside joke there.
Philogelos diye bilinen koleksiyon 265 esprili hikâyeden oluşur.Formed from dolerite, there are around 65 known routes.
Espri yapamaz ve yapılınca anlamaz.Sometimes we joke and we don't mean it.
Hep espri yapıp herkesi güldürmeye çalışır.He always laughed and made others laugh.
Onun çok sığ, alaycı bir kişiliği ve espri anlayışı vardır.He has a somewhat cynical and sarcastic sense of humor.
Donna'nın büyük poposu bazen espri konusu olur.Doyle's poems were sometimes humorous.
Spielberg bunun, "sadece espri amaçlı yazıldığını" belirtti.Medill replied: "This must have been meant for one of his waggish jokes."
Bugüne kadar yazılmış en esprili tebliğ mektubun için teşekkür ederim.It is the longest running investment text ever published.
Oldukça komik ve esprilidir.He is funny and shy.
Esprili bir kişiliği vardır.He has a joking personality.
Anlattığı hikâyeler samimiyetle yazdığı esprili ve mütevazı olan günlüğünden alınmıştır.He has said that his character gets a balance of serious and humorous storyline which he enjoys.
Onun şarkıları genelde Almanca espriler içerir.Occasionally they represented inside jokes.
İnanılmaz bir espri yeteneğine sahipti.He had a phenomenal musical talent.
Espri anlamında da kullanılan şaka kavramı ise güldürücü hareketleri de kapsar.The only reason we leave in any jokes is for the rotten canned laughter.
Chandler sarkastik bir espri anlayışına sahiptir, zeki biri olmasına rağmen şapşalca hatalar yapar.Chandler has a very good sense of humor, and is notoriously sarcastic.
Bu herhalde duyduğum en iğrenç espriydi.-That was quite possibly the worst joke I've ever heard.
Ve burda bu şekil çıktı şimdi. Kareyi tamamlamanın bütün esprisi budur.And here we have that pattern now.
Kızım -- bunu kızım yazdı, bana "Konuşmana daima espri ile başla" dedi.My daughter -- my daughter wrote that, she told me, "Always start your speech with humor."
Ve işin esprisi tabii ki sadece borsada ilerlemiyolar.And the gag is that, of course, these aren't just running through the market.
Ben ve Tangles saçma sapan konuşmayı ve birbirimize espri yapmayı çok severiz.Me and Tangles were mucking around a bit -- we like to play jokes on each other.
Bu en kötü esprindi.That's your worst one yet.
Grafiğimle ilgili atladığım bir espri vardı, bu matematiği görüyor musunuz?There was a joke, originally, about my graph that I left out, which is:
Bilge bir insandı doğru ama aynı zamanda harika bir espri anlayışı vardı.Wise he was, indeed, but he also had a wonderful sense of humor.
Bununla ilgili bir esprim yok.I had no joke for that.
Bu bir espriydi. Çünkü bunun Yunanca'da çift anlamı vardı.It was a kind of joke, because it's got a double derivation from the Greek.
Kafanı dağıtacak bir espri ister misin?No idea.
Bir kaç sene sonra, büyük bir kemancı Jascha Heifetz hakkında bir espri duydum.A few years later, I heard a joke about the greatest violinist, Jascha Heifetz.
Bu bir espri, ben biyologum, anlasildi mi?This is a joke. I'm a biologist, OK?
Esprili cümlesi?The punch line?
Esprilerin de telif hakkıyla korunamayacağını biliyor musunuz bilmiyorum.I don't know if you know that jokes also can't be copyright protected.
Tek cümlelik espriler çok popülerken herkes birbirinden çalıyordu.So when one-liners were really popular, everybody stole them from one another.
Eğer biri, örneğin Larry David'in bir esprisini çalarsa, Larry David'inki kadar komik olmuyor.If somebody steals a joke from Larry David, for instance, it's not as funny.
Espriler, telif hakkı koruması yok.Jokes, no copyright protection.
Ancak ilginç bir şekilde, onların da bir espri anlayışları var.But interestingly, they have a sense of humor.
FIFA, vuvuzela, ahtapotla ilgili garip espriler.FlFA, vuvuzela, weird jokes about octopi.
Kötü bir espri olacak ama hakikaten epuise idi.Not to make a bad joke, but it was really épuisé.
Espri anlayışı vardı.And she has a sense of humor.
Sorulardan kaçmanın en iyi yolu espri yapmaktır.The best way is to avoid answering by telling a joke.