Ana içeriğe geç
Sözlük

esna ile cümle

esna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Otto Carius, savaş esnasında 150'den fazla tankı yok etmiştir.Otto Carius destruyó más de 150 blindados​ a lo largo de la contienda.
Bu esnada Miles, Nikki ve Paulo'nun mezarındaki elmasları kazarak çıkarmıştır.Mientras tanto, Miles ha desenterrado los diamantes que estaban en la tumba de Nikki y Paulo.
Bu esnada 1. Sınıf Demir Haç madalyası aldı ama bunun tam tarihi bilinmemektedir.Recibe también la Cruz de Hierro de 1ª Clase, sin saberse con exactitud el porqué.
Bu derslerden birisi esnasında Laura' ya evlenme teklifi yaptı.Durante una de estas clases le propuso matrimonio.
Sylvia genç tiyatro okulunda beş yıl esnasında Harry Potter filmlerinin üçünde oynadı.Durante los cinco años en la Escuela de Teatro Joven Sylvia ella apareció en tres películas de Harry Potter.
Hükümet Sözcülüğü görevi esnasında Sosyalist yönetim ile GAL arasındaki ilişkiyi hep reddetmiştir.En sus intervenciones negó reiteradamente cualquier relación del Gobierno con los GAL.
Manş Adaları II. Dünya Savaşı esnasında Almanlar tarafından işgal edilen tek Büyük Britanya toprağıydı.Durante la Segunda Guerra Mundial las islas serían la única porción de suelo británico ocupada por Alemania.
Kurma (Kurbağa): Tufan esnasında suların altına batmış olan yeryüzünü suyun üzerine çıkartır.Quien hace así en la tierra deja la pista que hace el humo en el aire o la espuma en el agua.
Oyun esnadında, Kyle ana silahı olarak bir pompalı av tüfeği kullanır.A lo largo del juego, Kyle utiliza una escopeta de corredera como su arma principal.
İşte bu esnada Tanrı Krişna Bhagavad Gita vahiylerini Arjuna'ya indirdi.Es en este momento que el dios Krisna le revela el Bhagavad Guitá a Aryuna.
Zeytun’da, iki çocuk futbol oynarken, hava saldırısı esnasında öldürüldü .En Zeitoun, dos niños murieron mientras jugaban al fútbol en la calle.
Bu hanedan esnasında, Mısır dininde çeşitli önemli değişiklikler olmuştur.Durante esta dinastía, la religión egipcia experimentó varios cambios relevantes.
Ancak V2'lerin üretimi esnasındaki ölümler, V2'nin sebep olduğundan daha fazladır.Un efecto más contundente si cabe para la opinión pública, lo causó el V2.
Bu esnada Frank de sözde ara öğretmen olarak Fransızca sınıfında ders vermektedir.Mientras tanto, Frank se hace pasar por un profesor sustituto en su clase de francés.
Bu esnada kısa süreli tutuklandı.Al poco tiempo, fue arrestado.
Sorgulama esnasında işkence görmüştür.Durante los interrogatorios, fue torturado.
Hohenlohe ailesi Otuz Yıl Savaşı esnasında kaçarak Ohrdruf'a taşındı.Durante la Guerra de los Treinta Años, la familia Hohenloe huyó a Ohrdruf.
Savaş esnasında Stannis, Brienne Tarth tarafından öldürülür.En determinado momento, la Hermandad captura a Brienne de Tarth.
Mesaj Bütünlüğü : Alıcıya mesajın iletimi esnasında değişikliğe uğramadığını garanti eder.Receptor: Este será consciente de la llegada del mensaje solo cuando acceda al canal específico.
Filistinli kaynaklar, İntifada esnasında 2736 Filistinlinin öldüğünü iddia etmektedir.Las fuentes palestinas afirman que hubo 2.736 palestinos muertos durante la Intifada.
Bu esnada genellikle gitara eşlik eder.El resto suele acompañarse con guitarra.
Bu süreç esnasında yapılan basınç, zehirin çoğunu dışarıya çıkartır.En este proceso, la presión que le aplica al insecto va extrayendo la mayor parte del veneno.
Kurban esnasında mırıldanarak okunur.Lee su testamento antes de morir ahorcado.
Bu yolculuk esnasında Mustaine, 1988 tarihli Megadeth albümü So Far, So Good...En 1988 Megadeth publicó su tercer álbum de estudio: So Far, So Good...
O'Higgins bu esnada kolundan yaralanır.O´Higgins caerá ese mismo año del poder.
Titanic'in batışı esnasındaki etkileyici ve ünlü hikâyelerden birisi de Titanic orkestrasına aittir.Una de las más famosas leyendas del Titanic es la relativa a su orquesta musical.
Hastalık, hamilelik boyunca ya da doğum esnasında bulaşabilir.Tiende a empeorar después de la menstruación o durante el embarazo.
Motor birimlerdeki hasar esnasında potansiyel değerinin 450 ile 780 mV arasında olması beklenir.El daño a las unidades esperadas puede ser entre rangos de 450 y 780 mV.
Kalkış esnasında kullanıldığında uçağın yerden erken kesilmesini sağlar.Llegan al avión justo antes de que despegue.
Orton'ın ringe girişi esnasında Rusev, Orton'a saldırdı.Antes de la lucha, Rusev atacó a Orton.
Sıradan rüyalar tam uyuma veya uyanma esnasında oluşurlar.Los sueños vívidos ocurrirían mientras se comienza a dormir o al despertar.
Doktor bu esnada da ölümcül bir yara almıştır.Sin embargo, la joven ya tenía una herida mortal.
Bir gün teneffüs esnasında Bart, Milhouse ile tanıştı.Bart, mientras tanto, seguía con Milhouse en el centro comercial.
Bu esnada, tüm batı zirvesi aşağı kayar.Si, por toda Europa, este muro caerá.
Tartışma esnasında polis gelir ve grubu ailelerini beklemek üzere tutuklayarak hücreye koyar.La policía llega y son llevados a una celda para esperar a sus padres.
Ancak Alman İmparatorluğu'nda ve I. Dünya Savaşı esnasında kimseye bu rütbe verilmemişti.Durante el Imperio alemán y la Primera Guerra Mundial nadie fue nombrado nunca Reichsmarschall.
Kurekdere Muharebesi, 1854 yılında Kırım Savaşı esnasında gerçekleşmiştir.Fue desmantelada en 1854 durante la guerra de Crimea.
O esnada merdivenlerden yuvarlanır...Vedle llegar a la escalerilla...
Savaş esnasında Kerkük'te gizli operasyonlar yürüttüğü bilinmektedir.Yo sabía cómo Lyndon operaba en secreto.
Uçma esnasında buna gerek duymaz.No necesitaba enfriador durante el vuelo.
Ziyareti esnasında Şaron; “Tapınak tepesi ellerimizdedir ve ellerimiz de de kalacaktır.Ese día declaró: “El Monte del Templo está en nuestras manos y seguirá en nuestras manos.
Bu da onun muharabe esnasındaki kamp yeridir.Este es su tema a lo largo de la muestra.
Bu esnada Don Lope'ye kızkardeşinden miras kalır.Es entonces cuando Don Hernán sabe quien es su amada.
Bu esnada Sayid aniden yaşama döner.El resto puede, a partir de ahora, volver a vivir tranquilamente.
Kral Théoden bu esnada öldürüldü.El presidente Hathaway es asesinado en este episodio.
Bu göl, Maasvlakte inşaat çalışmaları esnasında oluştu.Más tarde continuo esta ocupación en las proximidades del lago durante el periodo formativo.
Bu esnada gizli bilgilerin de yazıldığı not defterini yutar.Así se elimina la información que hubiera registrada.
Ve akabinde uçuş yapan o uçak dönüş esnasında yere çakıldı.Iba solo en el avión cuando se estrelló.
Hükümdarlığı esnasında birçok tarih yıllıkları oluşturuldu.Durante su reinado se construyeron numerosos monumentos.
Son kez üçüncü oyun esnasında arıza giderilmeye çalışıldı.Esta fue la última vez de que un match por el tercer puesto fuese jugado.
İkinci Dünya Savaşı esnasında Wehrmacht için destek sağlayan yardımcı bir kuruluştu.Durante la Segunda Guerra Mundial fue una formación auxiliar que sirvió de apoyo para la Wehrmacht.
Bu esnada güvenliği için gerçek adı gizlendiğinden, ismi Jean Sales olarak değiştirilmişti.A causa de la reputación de su padre, Jean debió adoptar un nombre supuesto, Jean Sales.
Bu esnada boşanma işlemlerine başladıkları belirtilmektedir.Al parecer esta unión se encuentra en fase de divorcio.
Ramcke, Weimar cumhuriyet dönemi esnasında Reichswehr'de kaldı.Después de la guerra Harpe siguió sirviendo en el Reichswehr, durante la República de Weimar.
Üretimi esnasında bazı problemler bulunuyordu.Durante la edificación, se produjeron muchas dificultades.
Görüldü ki esnaf derhal dükkânlarını kapadı.Su libro fue inmediatamente retirado de las librerías.
Esnafın öğle yemeğidir.Servicio de Lunch.
Bu esnada geçidi izlemekte olan Bobby'ye benzer başka bir genç erkek görür.Él ve a otro hombre entre los pasajeros que parece estar siguiéndolo.
1831 yılında HMS Beagle ile seyahati esnasında Charles Darwin Chiloé Adası'nda bir tilki yakalar.En septiembre de 1835 Charles Darwin, en el segundo viaje del HMS Beagle, visitó la isla.
Sefer esnasında Özi beylerbeyliği görevine atandı.En esta ocasión Wilde se reservaba el papel del apuesto caballero.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod