Ana içeriğe geç
Sözlük

esna ile cümle

esna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Esnafın öğle yemeğidir.Das Mittagsmahl.
22 İsrailli de çatışmalar esnasında kendi tarafındaki insanlardan yanlışlıkla öldürüldü.Auf der israelischen Seite kamen 22 Menschen durch Eigenbeschuss ums Leben.
Çıkartma esnasında Arjantin donanması geldi.Kurz darauf requirierte die argentinische Marine das Schiff.
Bu esnada eski Ahlat Valisi Hacip Ali de kaybettiği Ahlat Kalesi'ni yeniden ele geçirmişti.Währenddessen hatte der alte Gouverneur Ahlats, Hacip Ali, die Festung in Ahlat zurückerobert.
Fransa Cezayir Bağımsızlık Savaşı esnasında yarı başkanlık sistemine geçti.Er war während der Unabhängigkeitsbemühungen Algeriens von Frankreich ein nationaler Führer.
Bu esnada genç kız onun yatağında uyuyakalmıştır.Ein Frau war schlafend in ihrem Bett.
Bu esnada Residenztheater Hannover'den gelen teklifi kabul eder.Als ihm in dieser Situation das Residenztheater Hannover ein Angebot unterbreitete, nahm er es sofort an.
Margareth Molesworth ile Esna Boyd ile oynadığı finali 6-3 ve 10-8'lik setlerle kazanarak zafere ulaştı.Das Finale gewann Margaret Molesworth mit 6:3 und 10:8 gegen Esna Boyd.
Yere iniş esnasında paraşüt kullanılmaktadır.Zur Landung wird ein Fallschirm benötigt.
Özellikle doğum esnasındaki ve doğum sonrasındaki rolü önemlidir.Dies tritt insbesondere unmittelbar nach der Geburt auf.
Bununla beraber gece uykusu esnasında sık sık uyanma durumları görülür.Häufig kommt es beim Einschlafen auch zu speziellen Einschlafzuckungen.
Orton'ın ringe girişi esnasında Rusev, Orton'a saldırdı.Als Orton auf dem Weg zum Ring war, wurde er bereits von Rusev angegriffen.
O esnada dokuz çocuklu dul kadın gelmiş.Am Start waren elf Rodlerinnen.
İkinci Dünya Savaşı esnasında da ihtiyaç sahiplerine yardım etti.Auch der Zweite Weltkrieg forderte seine Opfer.
Bu esnada sağ bek pozisyonunda daha iyi işler yapmaya başladı.Danach begann sein Aufstieg in höhere Positionen.
Bu esnada ofis satın alınıyor.Mittlerweile steht das Gebäude zum Verkauf.
Ayrıca bu çöküş esnasında yüzlerce kurtarma görevlisi de öldü.Die Befreier fanden auch in diesem Lager Hunderte von Toten vor.
Kısa süreli yangın koruma gereksinimi için savaş esnasında önce kanıtlandı.Man habe nur Sekunden vor dem Abwehrfeuer gestanden.
Bu esnada akım durur.Zu diesem Zeitpunkt knackt es.
Muhsinzâde Mehmet Paşa Küçük Kaynarca Antlaşması'nın imzalanması esnasında birden hastalandı.Alles läuft gut, als plötzlich der kleine Kirk an Diphtherie erkrankt.
Çatalca'da savaş esnasında yaralandığı için istifa etmek zorunda kaldı.Musste in Montreal aber nach dem Reißen wegen Verletzung aufgeben.
Ateşleme mekanizması kalkış esnasında yaklaşık olarak 60 metre (200 ayak) uzunluğunda alev oluşturdu.Nach einigen Sekunden kippte die Rakete um etwa 30°.
Bu esnada yedi şarkı daha kaydedildi.Sieben Lieder waren bereits aufgezeichnet worden.
Bu esnada orgazm oldu.Dieser Prozess ereignet sich während des Orgasmus.
Bu esnada yaşadığı maceralar onu daha uzaklara yolculuk etmeye sevk etti.Die Abenteuer, die sie dabei erlebt, stärken sie in ihrer Entwicklung.
Birinci Dünya Savaşı esnasında Kışla işgale uğramıştır.Sie wurden im Laufe des Ersten Weltkrieges zum Einschmelzen abgegeben.
Köy genelinden genellikle çevre il ve ilçelerde esnaf ticaret ve inşat üzerine çalışanlarvar.Besonders Zuwanderer aus Zentralasien und dem Kaukasus arbeiten häufig in der Baubranche und im Handel.
Aynı esnada, özgünlüğünü daha o zamandan belli eden bir okul kurar.Sie kehren heute aber als von der Schule selbst bestimmtes Schulprofil wieder.
Londra'lı bir esnafın oğlu olduğu sanılır.Ich war ein kleiner schwarzer Junge in London.
Bu esnada yavaşlamak istese de kamyonun frenleri çalışmadığından kaza yapar.Bei der Bergung des Fahrzeugs stellt sich heraus, dass die Bremsen des Wagens nicht reagiert haben.
Maç esnasında eşinin ailesinin maçı terk etmeleri istendi.Bereits zu Lebzeiten des Vaters war das Spiel in der Familie gepflegt worden.
Esnaf kredileri 150 bin TL'ye çıkarıldı.Die Ablöse wurde auf 150.000 Pfund festgelegt.
Filmdeki konser görüntülerinin tamamı My World Tour esnasındaki Madison Square Garden konserine aittir.Außerdem zeigt der Film Auftritte von dem Konzert SMTown Live World Tour in Madison Square Garden in New York.
Bu esnada polis memuru Schierke Bayan Knobbe' nin kaybolan bebeğini aramaktadır.Sergeant Burns sucht die vermisste Gina.
Zaten mahkûmlardan biri bu esnada duvardan düşerek ölür.Kurz darauf stürzt er sich von einer Mauer in den Tod.
Esnaf Sarayı Alışveriş MerkeziEinzelhandel, Shopping Center
Doktor bu esnada da ölümcül bir yara almıştır.Der Mann habe dabei tödliche Verletzungen erlitten.
Sinirlerin gerilme esnasında onarılmamaları önemlidir.Es ist möglich, dass sich die Nervenschäden trotz der Korrektur der Blutveränderungen nicht heilen lassen.
McCain ise Obama'nın küçük esnafın gelir vergilerini arttıracağını iddia etti.Yongle hätte die niedrigen Steuern seines Vaters erhöhen müssen, um die Finanzprobleme zu lösen.
World Gazetteer - Esna, Mısır Falling Rain Genomics, Inc. - Esna, MısırVentersdorp, South Africa Page (englisch) Falling Rain Genomics, Inc..
İflas koruma esnasında yeniden yapılanan GM; Cadillac, Chevrolet, Buick ve GMC markalarına odaklanmıştır.Die Marken Chevrolet, Cadillac, Buick und GMC blieben erhalten.
Kocaoğlu, bu esnada altyazı koymayı önerdi.Der Schwiegersohn hat danach noch Schlagsahne auf das Kompott gegeben.
Sembölü kırık çift kefeli bir esnaf terazisidir.Das eingeschossige zweiachsige Bauwerk ist traufständig.
Londra’da sahneleyecekleri bir oyunun hazırlıkları esnasında Brecht 1956 yılında öldü.Inmitten der Vorbereitungen einer Gastspielreise nach London starb Brecht.
Aynı esnada Fransa daha büyük sorunlarla boğuşuyordu.Umso mehr forderten sie größere Sicherheit vor Frankreich.
Uçuş esnasında kanatları beyaz bir çizgi halinde görünür.Im Flug ist auf den runden Flügeln eine weiße Binde sichtbar.
Seçim esnasında etrafınızdaki kullananlara danışmanız yararınıza olacaktır.Während des Bewerbungsprozesses werden sie von ihren Mentoren unterstützt.
Fakat iki nokta arasındaki uzaklık nedeniyle dinlenme esnasında sabittirler.Bis Mühlacker besteht aufgrund der Überlagerung beider Linien ein Stundentakt.
Bu esnada Prusya Kralı I. Wilhelm ile yaşanan çekişme savaşa dönüştü.Seine Beziehung zu König Wilhelm I. war schwierig.
Hastalık, hamilelik boyunca ya da doğum esnasında bulaşabilir.Diese kann entweder vor Wehenbeginn oder in jeder Geburtsphase springen.
Bu esnada annesi yeniden bir Kenny doğurur.Diesmal darf Jeremy eine neue Mutter aussuchen.
Esnaf ve köylü halk demir para kullanmayı tercih eder.Die Grasartige Schwertpflanze besiedelt bevorzugt die Uferbereiche großer Flüsse.
E vitamini aynı zamanda pişirmeye ve sıcağa dayanıklıdır, böylece pişirilme esnasında tahrip olmazlar.Sie sind hitzebeständig, können also beim Kochen nicht zerstört werden.
Bu esnada kraterde yeni bir lavadom (lav patlamasıyla oluşan tepe şeklinde yükselti) oluşur.Im Krater bildete sich vorübergehend ein neuer Lavadom.
Müzeyyen hanım bu esnada uyanır.L'artiste se réveille.
Oyun esnadında, Kyle ana silahı olarak bir pompalı av tüfeği kullanır.Durant le jeu, Kyle a pour arme principale un fusil à pompe.
Herhangi bir sorun esnasında çok kolay bir şekilde yardım alınabilir.Il est donc très facile de trouver de l'aide en cas de problème.
Cezayir Savaşı esnasında kariyer astsubaylarının eğitiminden sorumlu olmuştur.Pendant la guerre d'Algérie, il est chargé de l'enseignement des sous-officiers de carrière.
İki savaş esnasında da ses ile düşman silahlarının mesafesini bulmak üzerine çalışmıştır.Pendant ces deux guerres, il a travaillé sur des méthodes de localisation des fusils ennemis par le son.
2004-05 sezonu esnasında Sheffield Wednesday ve Stoke City kulüplerine kiralandı.En 2004 puis 2005, il est prêté aux clubs de Sheffield Wednesday et Stoke City.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod