Kültür İhtilali esnasında kadroların öldürdüğü 1,2 milyon insan.1,2 milioni di persone uccise dai militari durante la Rivoluzione Culturale.
Kültür İhtilali esnasında kadroların öldürdüğü 1,2 milyon insan.1,2 miljoonaa ihmistä tapettu virkamiesten toimesta kulttuurivallankumouksen aikana.
Kültür İhtilali esnasında kadroların öldürdüğü 1,2 milyon insan.1.2 millió embert öltek meg a káderek a Kulturális Forradalom idején.
Kültür İhtilali esnasında kadroların öldürdüğü 1,2 milyon insan.1,2 Millionen Menschen, die während der Kulturrevolution von den Kadern ermordet wurden.
Kültür İhtilali esnasında kadroların öldürdüğü 1,2 milyon insan.1.2 millions de personnes tuées par les cadres lors de la révolution culturelle.
Kültür İhtilali esnasında kadroların öldürdüğü 1,2 milyon insan.1,2 millones de personas asesinadas por los grupos más poderosos durante la Revolución Cultural.
Kültür İhtilali esnasında kadroların öldürdüğü 1,2 milyon insan.1,2 triệu người đã chết trong chiến tranh giai đoạn Cải cách Văn hóa.
Kültür İhtilali esnasında kadroların öldürdüğü 1,2 milyon insan.1.2 милиона души убити от войниците по време на Културната революция.
Kültür İhtilali esnasında kadroların öldürdüğü 1,2 milyon insan.1,2 миллиона людей, убитых политическими работниками в ходе Культурной Революции.
Kültür İhtilali esnasında kadroların öldürdüğü 1,2 milyon insan.1,2 мільйони людей вбито військами під час Культурної революції.
Kültür İhtilali esnasında kadroların öldürdüğü 1,2 milyon insan.1.2 מיליון איש נהרגו ע"י הקאדרים במהלך מהפכת התרבות.
Kültür İhtilali esnasında kadroların öldürdüğü 1,2 milyon insan.تم قتل 1.2 مليون شخص بواسطة السلطات خلال الثورة الثقافية
Kültür İhtilali esnasında kadroların öldürdüğü 1,2 milyon insan.紅衛兵に殺されました
Kundağı motorlu silahlar için, savaş esnasında pozisyon değiştirmek inanılmaz derecede önemlidir.Es ist für Selbstfahrlafetten äußerst wichtig, während des Gefechts die Stellung zu wechseln.
Kundağı motorlu silahlar için, savaş esnasında pozisyon değiştirmek inanılmaz derecede önemlidir.Es muy importante que la artillería autopropulsada cambie de posición durante la batalla.
Kundağı motorlu silahlar için, savaş esnasında pozisyon değiştirmek inanılmaz derecede önemlidir.Il est extrêmement important pour les canons automoteurs de changer de position au cours de la bataille.
Kundağı motorlu silahlar için, savaş esnasında pozisyon değiştirmek inanılmaz derecede önemlidir.To je ale zcela špatně. Pro samohybná děla je změna pozice během bitvy extrémně důležitá.
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.à Lod et à Ono, la vallée des ouvriers.
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.e Lod e Ono, nella valle degli Artigiani
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.em Lode, e em Ono, vale dos artífices.
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.로드와 오노와 공장 골짜기에 거하였으며
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.la Lod, şi la Ono, valea lucrătorilor.
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.Lódban, Onóban, s a mesteremberek völgyében.
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.Lod, Ono dan di Lembah Tukang-tukang
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.Lod, Ono, och Timmermansdalen.
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.Lod, Ono og Håndværkerdalen.
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.Lod, Ono og Tømmermannsdalen.
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.Lô-đơ , và Ô - nơ , tức_là trũng của các thợ .
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.Lô-đơ, và Ô-nơ, tức là trũng của các thợ.
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.Lodu in v Onu, dolini obrtnikov.In od levitov nekateri oddelki Judovi so se pridružili Benjaminu.
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.Lod und Ono im Tal der Zimmerleute.
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.Lod y Ono, en el valle de Jarasim
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.Loodissa, Oonossa, Seppäinlaaksossa.
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.v Lóde, Onó-ve a na doline remeselníkov.
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.V Lod, v Ono a v údolí řemeslníků.
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.W Lod, i w Ono, i w dolinie rzemieślników.
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.Λωδ, και Ωνω, τη φαραγγι των τεκτονων.
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.Лоде, Оно, в долине Харашиме.
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.Лод, Оно и в долината на дърводелците.
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.לד ואונו גי החרשים׃
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.ولود واونو وادي الصناع.
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.羅 德 、 阿 挪 、 匠 人 之 谷
Lodda, Onoda ve Esnaf Vadisinde yaşıyordu.羅德 、 阿挪 、 匠人 之 谷
Mutlular çünkü savaş esnasında bir okapi korundu ve bu haberi iletmekten mutlular.사람들은 전쟁중에도 우리가 Okapi를 보호했다는 뉴스를 보낸 것에 기뻐했어요
Mutlular çünkü savaş esnasında bir okapi korundu ve bu haberi iletmekten mutlular.Теперь они счастливы и отправляют сообщения, что это они спасли окапи от войны.
Mutlular çünkü savaş esnasında bir okapi korundu ve bu haberi iletmekten mutlular.כעת הם שמחים לומר בחדשות שהם הגנו על הג'ירפים במלחמה,
Mutlular çünkü savaş esnasında bir okapi korundu ve bu haberi iletmekten mutlular.أنهم الآن سعيدين بالآخبار المرسلة اليهم وأنه تم حماية الآوكابي خلال الحرب
Mutlular çünkü savaş esnasında bir okapi korundu ve bu haberi iletmekten mutlular.闘争の際にも、オカピを守っていました 私たちが、オカピーを殺したニュースを流したからです
Napolyon ise bu esnada sürekli ilerleyip gücüne güç, topraklarına toprak katmaktaydı. . .잇따라서 계속 도전해 왔지요. 그리고 나폴레옹은 계속해서 그들을 무찔렀고, 점점 더 많은 땅과 영토와 세력을 그들로부터 빼앗아 왔습니다.
Napolyon ise bu esnada sürekli ilerleyip gücüne güç, topraklarına toprak katmaktaydı. . .Napoleona A Napoleon ciągle je zwycięża, przejmuje coraz więcej ziemi, terytorów i władzy od nich.
Napolyon ise bu esnada sürekli ilerleyip gücüne güç, topraklarına toprak katmaktaydı. . .Napoleona porazit. A Napoleon je pokaždé rozdrtí, zabírá stále další a další území, a získává větší sílu.
Napolyon ise bu esnada sürekli ilerleyip gücüne güç, topraklarına toprak katmaktaydı. . .Рейснкия съюз.
O esnada elbette biriClaro que si alguien me preguntase entonces
O esnada elbette biriBien sûr, si quelqu'un m'avait demandé à ce moment-là
O esnada elbette biriCerto, se qualcuno all'epoca mi avesse chiesto,
O esnada elbette biriDan tentu, ketika seseorang bertanya kepada saya sewaktu itu,
O esnada elbette biri "Evin neresi?" diye sorsa, somut bir mekândan söz etmem mümkün değildi.Als iemand me toen vroeg waar mijn thuis was, kon ik niet een fysiek huis aanwijzen.
O esnada elbette biri "Evin neresi?" diye sorsa, somut bir mekândan söz etmem mümkün değildi.Gdyby mnie wówczas zapytano, gdzie jest mój dom, nie potrafiłbym wskazać żadnego miejsca.
O esnada elbette biriHvis nogen havde spurgt mig dengang,
O esnada elbette biri당연히, 그 때 누군가가 저에게