Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Ma come ha detto Mike ieri, durante il flusso, non senti nulla.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Mais ce que Mike vous disait hier : quand vous êtes focalisé, vous ne ressentez rien.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Men det Mike fortalte jer i går -- under flow, kan man ikke føle noget som helst.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Men som Mike sa igår, under flow - känner man ingenting.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Mutta kuten Mike kertoi eilen, flow'n aikana ei voi tuntea mitään.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Nhưng điều mà Mike đã nói cho các bạn hôm qua, trong khi phiêu, bạn không cảm thấy bất cứ điều gì.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Pero como Mike les dijo ayer: cuando estás en flujo no sientes nada.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Tapi apa yang Mike katakan kemarin, ketika mengalir, Anda tidak dapat merasakan apa pun.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Αλλά ο Μάικ σας είπε χθες ότι κατά τη διάρκεια της ροής δεν μπορείς να αισθανθείς τίποτα.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Але, як говорив вчора Майк, у момент занурення у певну діяльність ви не можете нічого відчувати.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Но, как вчера здесь говорил Михай, в потоке поглощённости вы не в состоянии чувствовать.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Но онова, което Майк ви каза вчера - по време на потока не усещаш нищо.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.אך מה שמייק אמר לכם אתמול, כשזורמים, לא יכולים להרגיש דבר.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.و لكن مايك أخبركم أمس أنه أثناء تقدمك فأنت لا تشعر بأي شئ.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.音楽と一体になり 時間が止まるというわけです
Ama tam olarak bilmiyorum. O esnada kaç yaţýnda?Probablemente más de un millón de dólares, pero no lo sé. - ¿Qué edad tenía entonces?
Ama yine de, bizim görüşmelerimiz esnasında, ilişkimizi salt röportaj yapmaktan, sohbet etmeye taşımıştık.하지만 우리가 도착 했던 생각을... 우리는 이러한 조우 했다 인터뷰 관계에서 이동 대화 들은 관계.
" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi."Chcę byś był twórczy podczas tej operacji"
" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi."Chcem, aby ste boli tvorivý počas operácie."
" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi."Doresc sa fii creativ in timpul operatiei."
" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi."Eu quero que você seja criativo durante a cirurgia."
" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi."Ich möchte gerne, dass Sie bei meiner OP kreativ sind."
" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi."Ik zou willen dat je creatief bent tijdens de operatie."
" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi."Je veux que vous soyez créatif pendant l'opération."
" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi."저는 정말 선생님께서 수술하는 동안 창조적이길 바래요."
" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi."Quiero que sea creativo durante la cirugía".
" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi."Vorrei che fosse davvero creativo durante l'intervento."
" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi."Наистина искам да бъдете креативни по време на операцията."
" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi."Подходите к операции творчески".
" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi."אני ממש רוצה שתהיה יצירתי בזמן ניתוח."
" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi.وقال لي .. اريدك ان تكون مبدعاً اثناء قيامك بالعملية الجراحية ..
" Ameliyat esnasında yaratıcı olmanı istiyorum " demedi.少し皮肉な感じがします
Anlamadığımız başka bir şey de fakir insanların sadece üretim esnasında zarar görmediğidir.A másik dolog, amit ritkán ismerünk fel, hogy a szegények nem csak a gyártás fázisában szenvednek.
Anlamadığımız başka bir şey de fakir insanların sadece üretim esnasında zarar görmediğidir.Celălalt lucru pe care adesea nu îl apreciem este că săracii nu suferă doar din cauza producţiei ca atare.
Anlamadığımız başka bir şey de fakir insanların sadece üretim esnasında zarar görmediğidir.Điều khác mà chúng ta thường không tính đến
Anlamadığımız başka bir şey de fakir insanların sadece üretim esnasında zarar görmediğidir.Een andere foute inschatting van ons is dat arme mensen niet alleen lijden bij de productie.
Anlamadığımız başka bir şey de fakir insanların sadece üretim esnasında zarar görmediğidir.Hal lain yang tidak kita pikirkan adalah orang miskin dirugikan bukan hanya pada tahap produksi.
Anlamadığımız başka bir şey de fakir insanların sadece üretim esnasında zarar görmediğidir.우리가 흔히 인식하지 못하는 또 다른 것은 제품을 생산할 때, 가난한 사람들이 고통을 받는다는 것입니다.
Anlamadığımız başka bir şey de fakir insanların sadece üretim esnasında zarar görmediğidir.Następną rzeczą, której nie doceniamy że ubodzy ludzie cierpią nie tylko w momencie produkcji.
Anlamadığımız başka bir şey de fakir insanların sadece üretim esnasında zarar görmediğidir.Outra coisa que não temos em conta é que não é só no momento da produção que as pessoas pobres sofrem.
Anlamadığımız başka bir şey de fakir insanların sadece üretim esnasında zarar görmediğidir.Ένα ακόμα πράγμα που συχνά δεν εκτιμούμε είναι ότι οι φτωχοί άνθρωποι δεν υποφέρουν μόνο στο σημείο παραγωγής.
Anlamadığımız başka bir şey de fakir insanların sadece üretim esnasında zarar görmediğidir.Другото за което не мислим е, че има засегнати не само при производството.
Anlamadığımız başka bir şey de fakir insanların sadece üretim esnasında zarar görmediğidir.И еще мы в полной мере не понимаем, что бедные люди страдают не только при производстве.
Anlamadığımız başka bir şey de fakir insanların sadece üretim esnasında zarar görmediğidir.הדבר השני שאיננו מרבים להעריך הוא שהעניים סובלים לא רק בשלב הייצור.
Anlamadığımız başka bir şey de fakir insanların sadece üretim esnasında zarar görmediğidir.والامر الآخر الذي لا نقدره أيضاً ان معاناة الفقراء لا تتوقف فحسب على الانتاج
Anlamadığımız başka bir şey de fakir insanların sadece üretim esnasında zarar görmediğidir.製造過程だけではないのです。 使用段階でも、貧しい人たちは、
Apollo kurtarma operasyonu esnasında kanatlarına metal bantlar takılanlardı.물고기를 받아먹는 방법을 더 먼저 배운다는 것을 알았죠
Apollo kurtarma operasyonu esnasında kanatlarına metal bantlar takılanlardı.là những con có mang một tấm kim loại trên cánh của chúng từ vụ tràn dầu Apollo Sea sáu năm trước đó.
Apollo kurtarma operasyonu esnasında kanatlarına metal bantlar takılanlardı.היו אלה שהיתה להם את רצועת המתכת על הכנף מאסון האפולו שש שנים מוקדם יותר.
Apollo kurtarma operasyonu esnasında kanatlarına metal bantlar takılanlardı.هي التي على جناحها شريط معدني من عملية (أبوللو) قبلها بست سنوات
Apollo kurtarma operasyonu esnasında kanatlarına metal bantlar takılanlardı.アポロ=シー号作戦で救出された鳥たちです ペンギンたちも やはり過去の事例から
Aslında böyle bir komünist prensibinin Soğuk Savaş esnasındaĐiều đó thật sự rất thú vị đối với kiểu nguyên tắc cộng sản
Aslında böyle bir komünist prensibinin Soğuk Savaş esnasında사실 이렇게 공산주의적인 방식이
Aslında böyle bir komünist prensibinin Soğuk Savaş esnasındaובעצם מעניין שעקרון קומוניסטי כזה
Aslında böyle bir komünist prensibinin Soğuk Savaş esnasındaكان لافتا أن مثل هذا المبدأ الشيوعي
Aslında böyle bir komünist prensibinin Soğuk Savaş esnasında冷戦時代に防衛省によって開発されたのは
Avrupa medeniyetleri esnasında yaşanmışları var fakat burda biraz farklı bir durum görüyoruz.유럽이 문명화되는 동안 이동했습니다 하지만 지금은 좀 다릅니다
Avrupa medeniyetleri esnasında yaşanmışları var fakat burda biraz farklı bir durum görüyoruz.בזמן התרבויות האירופאיות. אבל עכשיו אנו רואים משהו שונה.
Avrupa medeniyetleri esnasında yaşanmışları var fakat burda biraz farklı bir durum görüyoruz.خلال الحضارات الأوروبية -- ولكن بدأنا نرى شيئا مختلفا قليلا.
Avrupa medeniyetleri esnasında yaşanmışları var fakat burda biraz farklı bir durum görüyoruz.しかし今日私たちが目撃している変移は これとは異なります 覇権は国から国へと水平方向に