İkinci Dünya Savaşı esnasında Danimarka Boğazı Muharabesi 24 Mayıs 1941 tarihinde burada gerçekleşmiştir.第二次世界大战时,丹麦海峡海战发生于1941年5月24日。
Ancak satrap o esnada karşısına çıkan bir pars ile mücadeleye hazırlanmaktadır.惟曾與玄而共見,曠古之所希聞。
Gün esnasında ağaçlar veya çalılıklarda dinlenirler.白天它们在树上或灌木丛上休息。
Üretimi esnasında bazı problemler bulunuyordu.生產時的問題。
Bunun yanında esnaf ve halkın derdini de dinlerdi.衆首領和百姓“都聽從耶和華的話”。
Uçma esnasında buna gerek duymaz.这并不利于飞行时使用。
Manş Adaları II. Dünya Savaşı esnasında Almanlar tarafından işgal edilen tek Büyük Britanya toprağıydı.在第二次世界大戰的時候,海峽群島是唯一被德軍所佔領的英國領土。
Kaliforniyumun kullanımı esnasında radyolojik endişeler de dikkate alınmalıdır.但在處理鉲的時候,也因此必須考慮到放射性的問題。
Müzeyyen hanım bu esnada uyanır.輝石在此時覺醒。
Campton Eylül 1944'te ilk reaktörün çalıştırılması esnasında Hanford alanındaydı.康普顿1944年9月到达汉福德区,监看反应堆运行的启动。
Ara sıra evsiz kaldığı yıl esnasında iş için dansçı şirketlerini ziyaret etti.接下来的一年里,他时常无家可归,为了找到工作挨个拜访唱片公司和舞蹈团。
Bu esnada genç kız onun yatağında uyuyakalmıştır.女孩就在這張床上睡了一夜。
Bu esnada genellikle gitara eşlik eder.現在多半用吉他伴奏。
Bu göç esnasında soğuktan ve açlıktan çok sayıda insan yollarda hayatını kaybetmiştir.许多人在这一路上因为寒冷、饥饿而丧命。
Bu eserde birçok güzel esnalar bulunmaktadır.得此數家,已為竒妙。
Roma İmparatoru Diocletian döneminde Hristiyanların gördüğü zulüm esnasında tutuklandı.据说在罗马皇帝戴克里先迫害基督徒期间被杀。
Bu Esnafspor için yepyeni bir dönemin başlangıcıdır.这只是一系列食人事件的开始。
Çünkü drift esnasında motorun bayılmaması önemlidir.所以還是不要在渦輪還在運轉時把引擎關閉。
Doktor bu esnada da ölümcül bir yara almıştır.從而使獵命師一族元氣大傷。
Su ve diğer sıvılar üretim işlemi esnasında bir ürün üzerinde birikebilir.水及其他液體可能會在製造過程中累積在產品上。
Üstelik bu kişiler çeşitli esnaflardı.而且,他们都是坏家伙。
Bu nedenle dönüş esnasında perdövites hücum açısına daha yüksek süratte (daha erken) ulaşılır.從更復更,從受復受,令身意念更苦。
Bu esnada Oscar Wilde da aynı hapishanede bulunuyordu.當天,薩娜·奧斯本在監獄中死亡。
İlk esnada arc vurması yaşanır.初玄謨將見殺。
Bu esnada grup üyeleri arasındaki soğuklukta hala devam etmekteydi.自此之後,國共摩擦不斷發生。
Bunun yanında söz kesme esnasında taahhüt edilen eşyalar alınır.然壞劫時彼性潛隱至成劫位彼性復顯。
Bu esnada, tüm batı zirvesi aşağı kayar.低潮时整个礁平台出露。
Kalkış esnasında kullanıldığında uçağın yerden erken kesilmesini sağlar.所以当一架飞机落地时,他们必须尽快为回程做好准备。
İnfilak eden Challenger Uzay Mekiği STS-51-L görevi fırlatma esnasında hayatını kaybetmiştir.这部电影向在STS-51-L航天飞机任务中罹难的宇航员们致敬。
Köleler ayrıca esnaf ve tüccar olarak kullanılmıştır.奴隶们也常成为手工业者和工匠。
Mebusluk müddeti esnasında müruru zaman cereyan etmez.陪都严格意义上不计入建都时间。
Ama şov esnasında erkek öğrencilerden birinin kalbi sökülür.當日節目內容由學生表演。
Ergenlik esnasında kızların vücudunda önemli değişiklikler meydana gelir.女孩的身體在青春期時會有逐漸的變化。
Esirci esnafının iyi tanınması gerekiyordu.以弟孫襲之繼宣之紹封。
Bu esnada ağır derecede yaralandı.當時身上受了不少傷。
O esnada TSK birlikleri (not: yanlışlıkla Askerî İnzibat gösgerilmektedir.) hotelin odasını basarlar.中華民國空軍成立「經國號戰機接受小組辦公室」。
“Evvel Allah sonra Demokrat Parti” ve benzeri şarkılar yapar.Bu esnada 27 Mayıs Darbesi olur.然後12月26日,會有親戚來作客,或去拜訪親戚家,有點像中國春節的拜年。
Bu esnada Adana da Fransızların işgali altındaydı.當時法國定居者的另一個挫折是氣候。
Şarkı, Rihanna'nın Last Girl on Earth turu esnasında kaydedildi.歌曲在蕾哈娜举行地球上最后的女孩(英语:Last Girl on Earth)巡回演唱会时录制。
I.Dünya Savaşı esnasında tabur karargâh subayıydı ve üç kere yaralandı.第一次世界大戰期間,他擔任西線德軍的砲兵軍官,有2次負傷,且表現良好。
O esnada merdivenlerden yuvarlanır...以後分階段再開通。
Kısa mesafede kalkış gerçekleştirebilen uçaklarda kalkış esnasında açılır.開始緊急下降及在可能情況下降落。
Yolculuk esnasında aralarında duygusal bir yakınlaşma başlar.在米兰,他们之间开始了一段感情。
Bunun yanında esnaf ve halkın derdini de dinlerdi.그곳에서 선정을 베풀어 높은 치성(治聲)을 들었으며 청백리로 뽑혔다.
Uçma esnasında buna gerek duymaz.사실 비행기에서 굳이 통행증을 제시할 필요는 없다.
Hac ibadeti esnasında Kâbe yedi kez tavaf edilir.숙종 때 무과에 급제하여 칠원현감을 지냈다.
Ancak 1973'te İspanyolca resmî dil olma özelliğini Ferdinand Marcos rejimi esnasında kaybetmiştir.그러나 1973년 페르난도 마르코스 시대에 스페인어는 공용어에서 제외되었다.
Fakat, geliştirim esnasında mutlaka bir metodoloji veya framework kullanmalısınız.다만 나고야 행은 시간대에 따라 야마토야기 또는 쓰에 정차하는 경우가 있다.
Bu esnada dişiler de döner ve yavruların yetiştirilmesinde yardımcı olurlar.주공(declarer) 및 프렌드(파트너)가 외우는 것이 필수이며, 야당(defenders) 역시 외우는 것이 도움이 된다.
Çoğunluğu esnaftır.대부분은 빈곤에 살았다.
İlk görevi uçuş esnasında uzay gemisinin içindeki radyasyonu karakterize etmekti.첫 번째 역할은 항행하는 동안 우주선 내의 광범위한 방사선 환경을 특성화시키는 것이다.
Bununla beraber gece uykusu esnasında sık sık uyanma durumları görülür.휴일이 되면 자주 낮잠을 잔다.
Üretimi esnasında bazı problemler bulunuyordu.제작에 있어서 현지 취재도 이루어졌다.
Bu esnada genç kız onun yatağında uyuyakalmıştır.침대 위에서는 어제의 그 소녀가 잠자고 있었다.
Bu esnada belirli süreler içerisinde oyun alanı daralır.특정 기간의 특정 시간대에 이벤트성으로 가끔 등장한다.
I. Dünya Savaşı esnasında 1917'de 9. Bavyera piyadelerine girdi ve Batı Cephesinde savaştı.제1차 세계 대전 당시, 바이에를라인은 1917년에 바이에른 9 보병연대에 입대하여 서부 전선에서 싸웠다.
Bu sefer esnasında VI. İoannis (Kantakuzen) ile tanışıp dost oldu.대증현은 동평현(東平縣)으로 개명되어 기장현(機張縣)과 함께 동래군의 관할현이 되었다.
Prenses Peach bu esnada umutsuzca bir dilek diler, Mario için.별의 축제 날 밤, 피치 공주는 마리오에게 줄 선물이 있다며 초대한다.
Bu esnada bölgede sıcaklık artar.이렇게 되면 이 지역의 기온이 상승한다.
Bu esnada orgazm oldu.난 궤양에 걸렸습니다.