Bununla beraber gece uykusu esnasında sık sık uyanma durumları görülür.Under vandringen finns övernattningsmöjligheter med jämna mellanrum.
Bu esnada Gelibolu, Bizansli Tekfur Kantakuzen’in elinde bulunuyordu.Av Sparassodonta fanns vid denna tidpunkt bara släktet Thylacosmilus kvar.
Çünkü drift esnasında motorun bayılmaması önemlidir.Det vill säga att utveckling av motorerna är inte tillåtet under tävlingssäsongen.
Erkek arılar çiftleşme esnasında ölürler.Även hanarna dör strax efter fortplantningen.
Yine aynı savaş esnasında, ABD, bu kez İsrail'in İran'a silah satmasına izin verdi.Efter kriget visade det sig att även Israel hade i hemlighet sålt en del vapen till Iran.
Oyma esnasında oluşan alet izlerinden yapım teknikleri hakkında henüz yeterli bir bilgiye sahip değiliz.Förr fanns inte den kunskap om materialteknik som ligger till grund för hur dagens utrustning är utformad.
Gülay Aslıtürk'ün soyadı görevi esnasında iki kez değişti.Månsarps namn har under tiderna ändrats i båda leden.
Kaza esnasında bir patlama sesinin duyulduğu ve iki helikopterin havada çarpıştığı açıklanmıştır.Bevis från explosionen pekade på ett försök att spränga två trafikflygplan samtidigt.
Pompeius ve Lukullus savaşları esnasında Pontos şehirleri tahrip olmuştur.Ruinstäderna Pompeji och Herculaneum höll som bäst på att utgrävas.
Bu esnada Japon ordusu Beijing'deki Yasak Şehri ele geçirmişti.Тим часом японська армія захопила Заборонене місто в Пекіні.
Bu esnada Roma'da, praetorian prefect'i Maximinus öldürüldü ve isyan başarılı gibi oldu.Тим часом в Римі було вбито префекта Максиміна і, здавалося. повстання буде успішним.
Yere iniş esnasında paraşüt kullanılmaktadır.Для приземлення використовується парашут.
Fakat maç esnasında sadece 5 oyuncu değiştirebilirler.Під час гри дозволяється 5 разів міняти гравців.
İskenderiye Kütüphanesi 641 yılında şehrin ele geçirilişi esnasında Müslüman Ordusu tarafından yok edilmedi.Александрійська бібліотека не була знищена мусульманською армією під час захоплення міста у 641 році.
Savaş esnasında yapılan 19 hava bombardımanına katılmıştır.Брав участь у 19 повітряних боях.
Bu esnada 1. Sınıf Demir Haç madalyası aldı ama bunun tam tarihi bilinmemektedir.Він отримав Залізний хрест 1-го класу протягом решти періоду війни, але точна дата невідома.
İspanyol-Amerikan savaşı esnasında Küba'da Tennessee'li gönüllü askeri birlikte yüzbaşı olarak bulunmuştur.Під час Іспано-американської війни служив на Кубі капітаном теннессійської піхоти.
Bu esnada kısa süreli tutuklandı.На короткий час був арештований.
Bu esnada grup üyeleri arasındaki soğuklukta hala devam etmekteydi.У цей час усередині групи вже відчувається охолодження між її членами.
O esnada dokuz çocuklu dul kadın gelmiş.Згодом в родині з'явилося ще дев'ятеро дітей.
Uçuş esnasında kanatlarının “pırpır” sesi duyulmaz.Під час польоту лежневі звуків не видають.
Bu esnada orgazm oldu.Тим часом у Адама трапляється оргазм.
Alkarısı o esnada göğsüne dizleriyle çökerek soluğunu keser.Вільний його кінець вони перекидають зі спини на груди.
Prenses Peach bu esnada umutsuzca bir dilek diler, Mario için.Принцеса Піч дуже прихильно ставиться до Маріо.
Bu esnada ben iki ateş arasında yatmaktaydım.Він опинився між двома вогнями.
Güzel ve alımlı bir kız olan Nesrin'e esnaftan sataşanlanlar da olur.Захопили вони в неволю й дуже гарну дівчину Славку.
Viril esnasında bir kanat diğerinden daha fazla kaldırma yaratır.Вважається, що саме цей вулкан викидає лаву довше за інших.
Av esnasında attan düştü.Помер в результаті падіння з коня.
Bu esnada sıkça kanlı yaralanmalar meydana gelir.Тому при цій формі часто виникають вторинні ерозивні кровотечі.
Mebusluk müddeti esnasında müruru zaman cereyan etmez.Під час сплячки їжі не вживають.
Anlatım esnasında, dört bardak şarap tüketilir.Я бачила всього два рази, як тато пригубив келих вина.
The Polonya Sürgün Hükümeti, Müttefiklerin bu ihanetini, yaptıkları bir Moskova seyahati esnasında öğrendiler.Польській поліції через зрадника стало відомо про підготовку демонстрації.
Bu esnada hastanede kapsamlı bir genişleme ve modernizasyon gerçekleştirdi.В цей час на заводі провадився процес докорінної модернізації та реконструкції.
Görüldü ki esnaf derhal dükkânlarını kapadı.Незабаром магазин довелося закрити.
Ancak geçiş esnasında nötron yerçekimi ile karşı karşıya gelir.При поділі ядер виділяються нейтрони.
Bu esnada büyücülük dünyası savaş halindedir ve her gün yeni bir kayıp veya ölüm haberi duyulmaktadır.Після тяжких років війни чи буде комусь потрібна ця стара повість про любов і смерть?
Bu ziyaretler esnasında “comité provisoire” kurulmuştur.Під час однієї з таких нарад було засновано «тимчасовий комітет».
Bu esnada genç kız onun yatağında uyuyakalmıştır.В таких випадках молодь спала зверху.
Sovyet dönemi esnasında burası Bilokamiansk olarak bilinirdi.Для радянських часів то було дивне видовище.
Hastalık, hamilelik boyunca ya da doğum esnasında bulaşabilir.Інфікування може відбутися під час вагітності або ж під час пологів.
Bu yolculuk esnasında Mustaine, 1988 tarihli Megadeth albümü So Far, So Good...Разом з гуртом в 1988 році він записав платиновий альбом So Far, So Good...
İkinci Dünya Savaşı esnasında da ihtiyaç sahiplerine yardım etti.Під час Другої світової війни вона брала участь у допомозі біженцям.
Kaldığı sürece, keşif esnasında zorlanmamak için afrika dilleri üzerine çalıştı.Після приїзду в Україну вчив українську, але повністю засвоїти мову не встиг.
Bu esnada grup hem kişisel hem de müzikal farklılar nedeniyle dağılmaya başladı.Як повідомлялося, це відбулося з особистих причин і через музичні розбіжності.
Bu premoların görevi çiğneme esnasında mandibular birinci molara yardım etmektir.У разі защемлення грижі спочатку розрізають грижовий мішок.
Bu esnada grubun eski menajeri isim hakkından dolayı gruba dava açtı ve davayı kazandı.Так, наприклад, колишня ведуча телеканалу подала в суд на нього за невиплату зарплати, і виграла процес.
Birçok ilçe ve illerin pazarlarında bezirganlık ve esnaflık yapanlar bulunmaktadır.У багатьох селах з наймитів й бідноти створюють колгоспи.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi de bu kongre esnasında kurulmuştu.Mezinárodní olympijský výbor (MOV), vznikl také v průběhu tohoto kongresu.
Migren esnasında meydana gelen baş ağrısının mekanizması tam olarak bilinmemektedir.Přesný mechanismus bolesti hlavy, která migrénu provází, není znám.
Migren eğilimi genellikle gebelik esnasında azalır.Náchylnost k migrénám se obvykle snižuje během těhotenství.
Üretimi esnasında bazı problemler bulunuyordu.Během výstavby se vyskytly několik problémů.
Japon İmparatorluk Donanması'nın Pearl Harbor'a yaptığı saldırı esnasında görevde bulundu.Byla potopena při útoku japonského císařského námořnictva na Pearl Harbor.
Hasta ayrıca tedavi esnasında istediği takdirde terapist ile konuşabilir.Pokud je to potřeba, může s terapeutem komunikovat.
Bunlar tam uyuma veya uyanma esnasında oluşurlar.Objevují se v jeho průběhu nebo při probouzení.
Zeytun’da, iki çocuk futbol oynarken, hava saldırısı esnasında öldürüldü .V Gaze byly při hraní fotbalu zabity dvě děti.
Apgar ailesi, Güney Doğu Asya'nın bütün bölgelerinde esnaflık ve tüccarlık yapmaktadır.Rodina Abgarů se stala úspěšnými obchodníky po celé jihovýchodní Asii.
Bu esnada yapısal ayrıntının kalitesi ön planda bulunmaktadır.Přitom stojí v popředí kvalita konstrukčního detailu.
Anlatım esnasında, dört bardak şarap tüketilir.Při sederové večeři se pijí čtyři poháry vína.
Yönetimleri esnasında Atina'da basitçe Oligarşi veya Otuzlar olarak bilinirlerdi.Tehdejší Athéňané mluvili o vládě jako o oligarchii nebo o Třicítce.
Bu esnada genellikle gitara eşlik eder.Obvykle doprovází poezii.