Ana içeriğe geç
Sözlük

esna ile cümle

esna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sitokinez, hücre bölünmesi esnasında sitoplazmanın bölünmesi.Cytokineza – podział cytoplazmy w procesie podziału komórki.
Gelinlik, gelin tarafından düğün ya da nikah esnasında giyilen bir kıyafettir.Suknia ślubna – ubiór zakładany przez pannę młodą podczas ceremonii ślubnej.
Kısıtlı konvertibiliteye sahip dövizler değişim esnasında kısıtlamalar ile karşılaşmaktadır.W tym przypadku (ang. limited convertibility) występują istotne restrykcje w procesie wymiany walut.
Bu Esnafspor için yepyeni bir dönemin başlangıcıdır.Staje się to początkiem koszmaru...
Bu esnada Ruslar askerlerini takviye etmeye devam ettiler.W tym czasie Rosjanie w dalszym ciągu przeprowadzali mobilizację do wojska.
Savaş esnasında İngiltere kralı Harold Godwinson öldü.W walce ginie król Harold.
Üretim esnasında 3 ile 5 kata kadar çekimle iplik yapısına eklenebilir.Dzięki doświetlaniu można zwiększyć tempo wzrostu rośliny nawet 3 do 5 razy.
Üyelik işlemi oyun esnasında çıkan bir üyelik formunda gerçekleştirilebilir.W trakcie odgrywania postaci może wystąpić zjawisko immersji.
Sorgulama esnasında işkence görmüştür.W czasie przesłuchań był torturowany.
Japonya'ya ganimet taşıyan bazı gemilerin bu esnada battığı da söylenmektedir.Być może niektóre statki, wiozące część skarbów do Japonii, zostały zatopione.
Diyastol esnasında ikinci kalp sesi duyulmaktadır.Podczas przesłuchania doznał drugiego zawału.
İmam Cezûlî başından geçen ilginç olaylar esnasında bir takım kerametler görmüştür.Gdy tam przebywaliśmy, poznaliśmy wielu ciekawych bohaterów.
Savaş esnasında, Gardiyanlar bitkilerden her türlü yardımı talep edebilirler.W ten sposób chłopi mogli liczyć na pomoc innych oddziałów w razie potrzeby.
Bu uygulama esnasında ülke çapında sokağa çıkma yasağı uygulanmıştır.W tej wariacji dozwolona jest interwencja z zewnątrz.
Yalnız bu esnada, İmparatorluk'a karşı acemice bir başkaldırı şekillenmektedir.W rezultacie, Solo zostaje wplątany w rebelię przeciwko Imperium.
Kaplıca turizmine bağlı olarak esnaf faaliyetleri de gelişmiştir.Jako oficjalne powody podawano wspólne działania na rzecz rozwoju turystyki.
Belgesel filmleri esnasında televizyon dizilerinde görüntü yönetmenliği yapmaya devam etmiştir.W ciągu dnia jego dane uzupełniały obrazy kamer telewizyjnych.
Kış esnasında Prestvannet Güneybatıya doğru görüntü.W okresie zimowym na półkuli południowej przeważa pasat południowo-wschodni.
YMCA'nın silahlı kuvvetlerdeki çalışmaları Amerikan İç Savaşı esnasında başladı.Służbę w milicji rozpoczął w czasie wojny o kolonie amerykańskie.
Bu esnada Sayid, adaya nasıl getirildiğini anlatan Dogen ile yüzleşir.W tym czasie Doug niespodziewanie zjawia się na wyspie.
Birçok kişi çarpma esnasında ölmüştür.Wielu zginęło podczas walk.
Bu esnada genç kız onun yatağında uyuyakalmıştır.Po czym udaje, że zasypia przy jej łóżku.
Kullanım esnasında tehlikeli dumanlar ortaya çıkar.Podczas termicznego rozkładu tworzy się gryzący dym.
Ramcke, Weimar cumhuriyet dönemi esnasında Reichswehr'de kaldı.Pozostał w Reichswehrze po utworzeniu Republiki Weimarskiej.
Bölünme esnasında her iki taraf da kendi hakkını saklı tuttu.W momencie zawierania porozumienia, obie strony zachowały jednak przed sobą tajemnice.
Vaftizi esnasında Meryem onuruna "Maria" ismi verildi.Przeszła na wiarę prawosławną, otrzymując imię „Maria”.
Homer ile Bart, bu esnada, video boks oyunu oynamaktadırlar.Senare spelar Homer och Bart ett boxningsvideospel.
Migren esnasında meydana gelen baş ağrısının mekanizması tam olarak bilinmemektedir.Den exakta mekanismen för huvudvärken som uppstår vid migrän är okänd.
Hitler'in son günleri esnasında Axmann, Führerbunker'deydi.I andra världskrigets slutskede befann sig Axmann i Führerbunkern i Berlin.
Varşova Gettosu Ayaklanması esnasında, 19 Nisan 1943 - 16 Mayıs 1943.Upproret i Warszawas getto startade den 19 april 1943 och pågick till mitten av maj.
Bu esnada Don Lope'ye kızkardeşinden miras kalır.Först nu överlämnar don Antonio dottern åt Pery.
Karşılaşma esnasında oyuncu ölürse bir sonraki rauntu beklemelidir.När man dör måste man vänta till nästa rond för att spela igen.
Sorgulama esnasında işkence görmüştür.Tortyr har förekommit vid förhör.
Bu kriz esnasında yüzlerce Amerikan bankası battı.Under den stora depressionen gick många amerikanska banker i konkurs.
Birinci dünya savaşı esnasında Britanya Kraliyet Ordu Sağlık Kuvvetlerinde tıbbi görevli olarak çalışmıştır.Under första världskriget tjänstgjorde han i Royal Army Medical Corps.
25 Mart 2007 tarihinde başbakanlığı esnasında kalp krizi geçirerek ölmüştür.Han avled på sin post i en hjärtattack den 25 mars 2007.
O esnada dokuz çocuklu dul kadın gelmiş.Till final gick nio flickor.
Oyuncunun arabasına yarıştan önce sabotaj yapılmıştır ve yarış esnasında arıza yapar.Han har saboterat spelarens bil och strax efter att tävlingen är igång går hans bil sönder och Razor tar den.
Bu esnada hastanede kapsamlı bir genişleme ve modernizasyon gerçekleştirdi.Sjukhuset utökades och moderniserades i flera etapper.
Köleler ayrıca esnaf ve tüccar olarak kullanılmıştır.Dessutom har smycken använts som valuta eller handelsvara.
Bu esnada bazı politik yazılar yayınladı.Hon utgav flera politiska skrifter.
Bu esnada, servis hala eski hücrenin baz istasyonu tarafından verilir.I den underjordiska stationen visas också rester av grunden till det gamla fängelset.
Likyalılar, Truva Savaşı esnasında Truvalıların müttefikleri arasında yer almışlardır.Lykien var allierade med Troja under Trojanska kriget.
Bu esnada chig chig chig gibi benzeri sesler çıkarır.För andra betydelser, se Chughak Ghar.
Buffy ile Anyanka arasında gerçekleşen yüzleşme esnasında Willow D'Hoffryn'i çağırır.Mitt i slagsmålet anländer D'Hoffryn efter att han pratat med Willow.
Hastalık, hamilelik boyunca ya da doğum esnasında bulaşabilir.Överföringen kan ske under graviditeten och vid förlossningen.
Dövüş esnasında, Starkaður hile yapar ve Gunnar kendini yepyeni bir kavganın içinde bulur.De ställer sig utanför för att vänta ut honom och Gunnar befinner sig en ganska förlägen situation.
Ziyareti esnasında Şaron; “Tapınak tepesi ellerimizdedir ve ellerimiz de de kalacaktır.Sen sa han: - Jag vill att min fars boskap skall komma och de kom med en gång.
Birçok kişi çarpma esnasında ölmüştür.Många av dem dog i slaget.
Kadışehri'nde tarımsal faaliyetlerin dışında esnaf kolları da ekonomide önemli yer tutmaktadır.På grund av det osäkra läget i Kashmir har vägen även militär betydelse.
Türkiye'de her yıl çok sayıda hayvan Kurban Bayramı esnasında kesilmektedir.Årligen dör miljontals fåglar under flytten.
Görev esnasındaki fikre artan bir ilgiyle itibar edildi.Platsen för bruket hade valts med omsorg.
İlçe merkezinde ihtiyaçların tümünü karşılayabilecek esnaf işletmeleri bulunmaktadır.I städer äter den i princip allt människan efterlämnar.
Bu esnada, dış dünyada da bir değişim yaşanmaktaydı.Även i det yttre gjordes stora förändringar.
Migren eğilimi genellikle gebelik esnasında azalır.Infektionen börjar vanligen under barndomen.
Yine bu tatil esnasında zamanın ABD Başkanı John F. Kennedy ile tanıştı.Han fick även träffa USA:s dåvarande president John F. Kennedy.
Son kez üçüncü oyun esnasında arıza giderilmeye çalışıldı.Man slog för tredje gången ut samma lag ur slutspelet.
Sinirlerin gerilme esnasında onarılmamaları önemlidir.Det är mycket viktigt att ingen smärta uppstår under rehabiliteringsperioden.
Dizi, bu esnada bir üçüncü amigoyu canlandıracak birini arıyordu ve Morris, rolü aldı.Han letade en passande partner för att snabbt släppa ett nytt AmigaOS och erbjöd MorphOS att ta den rollen.
Bu esnada sağ bek pozisyonunda daha iyi işler yapmaya başladı.Härvid kom rätt man på den rätt plats.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod