Ana içeriğe geç
Sözlük

esna ile cümle

esna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aynı zamanda film şeritleri esnasında eğlenceli zamanlarda çığlık atabilen genç bendim.Tevens was Drost te zien in de speelfilm Rokjesdag.
Tutuklama esnasında bilgisayarını da el konuldu.Bij zijn arrestatie was zijn persoonlijke archief aangetroffen.
Doğu kıyısındakiler tek hatlı bir demiryolu yapımı esnasında kısmen tahrip edilmiştir.De oostelijke grafheuvel is bij de aanleg van de weg deels afgegraven.
Mahkemeler esnasında, konuşmaya ait yazı bilinmiyordu.Tijdens de bezetting was het verboden naar de programma's te luisteren.
Yine bu esnada Gelibolu istihkâmları da yıkıldı.En dat heeft de narcoticabrigade nu weer eens gemist.
Bu esnada, beton daha çok basınç gerilmelerini karşılar, çelik ise daha çok çekme gerilmelerini karşılar.Beton is makkelijker beschikbaar dan staal, en de prijs is minder onderhevig aan schommelingen.
Üstelik bu kişiler çeşitli esnaflardı.Dit waren overigens neven.
Düğün esnasında başlarına istenmeyen birçok komik olay gelir.Op hun trouwdag spelen zich vele intriges af.
A7V tankları Birinci Dünya Savaşı esnasında Almanya'nın kullanabileceği tek tankdı.De A7V is de eerste tank die door Duitsland werd gebouwd en ingezet tijdens de Eerste Wereldoorlog.
Arama esnasında bir geyikle karşılaşırlar, Carl ona yaklaşmak isterken vurulur.Rick start een grootschalige zoektocht naar haar, maar tijdens de zoektocht wordt Carl neergeschoten.
Kısa mesafede kalkış gerçekleştirebilen uçaklarda kalkış esnasında açılır.Voor lichte vliegtuigen wordt volle kracht gebruikt tijdens het opstijgen.
Bu esnada ise Bovver'ın Matthew'un başını okşadığı görülür.Die is ondertussen met Matthew haar kluis aan het plunderen.
Ailenin ilk kızı Terane, Mahmudnizhad'ın doğumu esnasında yedi yaşındadır.De jongste van de Baratheon-kinderen, Tommen, is zeven jaar oud aan het begin van de serie.
Bu esnada, servis hala eski hücrenin baz istasyonu tarafından verilir.Naast het station is de voormalige woning van de stationschef nog aanwezig.
Kullanım esnasında alevlenir hale gelebilir.Het kan bij verstopping gebruikt worden.
Birçok eseri de bu esnada yok olur.Veel bezienswaardigheden zijn toen ook verloren gegaan.
Bununla beraber gece uykusu esnasında sık sık uyanma durumları görülür.Sommigen zijn in periodes de gehele nacht wakker.
Şarkı, Rihanna'nın Last Girl on Earth turu esnasında kaydedildi.S&M werd ook toegevoegd aan het programma van Rihanna's tournee The Last Girl on Earth in Australië.
Savaş esnasında kimyasal silahlar her iki tarafça da yoğun bir şekilde kullanıldı.Chemische wapens werden al snel en op grote schaal ook door de geallieerden gebruikt.
İkinci Dünya Savaşı esnasında da ihtiyaç sahiplerine yardım etti.Tijdens de Tweede Wereldoorlog steunde hij de geallieerden.
Bu ziyaretler esnasında “comité provisoire” kurulmuştur.In de tussentijd werden door postmeesters "Provisionals" uitgegeven.
Tucholsky öğrenimi esnasında edebiyata karşı da çok ilgiliydi.Reeds tijdens zijn universitaire studies toont Grabowski een diepgaande interesse voor literatuur.
Homer ile Bart, bu esnada, video boks oyunu oynamaktadırlar.Ondertussen houden Bart en Homer een durfwedstrijdje.
Migren eğilimi genellikle gebelik esnasında azalır.Groeipijn verdwijnt meestal in de late kindertijd.
Her zaman uyur, maç esnasında bile .Meestal slaapt hij, maar tijdens een gevecht komt hij naar buiten.
Ders esnasında konuşma.Spreek niet tijdens de les.
Faruk Özgüneş VTM televizyonu Noel geçit töreni esnasında Genk 2008Faroek Özgünes tijdens de VTM-kerstparade in Genk, 2008
Otto Carius, savaş esnasında 150'den fazla tankı yok etmiştir.Otto Carius w czasie II wojny światowej zniszczył ponad 150 czołgów.
Dövüş esnasında, Starkaður hile yapar ve Gunnar kendini yepyeni bir kavganın içinde bulur.Ponieważ w trakcie potyczki, jego oponenci oszukują, Gunnarr wdaje się w nową sprzeczkę.
İkinci Dünya Savaşı esnasında da ihtiyaç sahiplerine yardım etti.W czasie II wojny światowej pomagał uchodźcom.
Dövüş esnasında on dört saldırgan ile Gunnar'ın erkek kardeşi Hjörtur ölür.Podczas walki ginie czternastu napastników oraz jego brat Hjörtr.
Üretimi esnasında bazı problemler bulunuyordu.Podczas produkcji napotkano jednak na wiele problemów.
Bu esnada zaman zaman birbirlerini ısırdıkları görülür.Okazjonalnie mogą gryźć się nawzajem.
Av esnasında attan düştü.Podczas polowania spadła z konia.
1915’te Birinci Dünya Savaşı esnasında HMS Dreadnought savaş gemisi Almanlara ait bir denizaltıyı batırdı.W roku 1915, podczas I wojny światowej, HMS „Dreadnought” staranował i zatopił niemiecki okręt podwodny.
Bunlar tam uyuma veya uyanma esnasında oluşurlar.Odpoczywają, stojąc lub leżąc.
Bu esnada bazı politik yazılar yayınladı.Wydał wówczas szereg pism politycznych.
Bu esnada Japon ordusu Beijing'deki Yasak Şehri ele geçirmişti.Rozpoczęcie budowy Zakazanego Miasta w Pekinie.
Bu esnada Almanlar Stalingrad Muharebesi içinde hazırlık yapıyorlardı.W tym samym bowiem czasie Niemcy przygotowywali się do bitwy pod Stalingradem.
Uçuş esnasında kanatlarının “pırpır” sesi duyulmaz.Różnica też polega na tym, że w czasie jego lotu nie słychać szumu skrzydeł.
Eğitimi esnasında, Boston Danışmanlık Grubu’nda çalıştı .W czasie studiów pracował jako doradca w firmie Boston Consulting Group.
Ayrıca bu çöküş esnasında yüzlerce kurtarma görevlisi de öldü.Na skutek zawalenia wieży zginęły także setki ratowników.
Müzik klibi çekimleri esnasında Kjærgaard ayağını kırdı.Podczas kręcenia teledysku do piosenki Kjærgaard złamała sobie stopę.
Bu esnada, Yoda da, Darth Sidious'un karşısına çıkar.Yoda zaś ponosi porażkę w walce z Darthem Sidiousem.
Bu yolculuk esnasında Mustaine, 1988 tarihli Megadeth albümü So Far, So Good...W lutym 1988 roku Megadeth rozpoczął światowe tournée promujące So Far, So Good...
Kurma (Kurbağa): Tufan esnasında suların altına batmış olan yeryüzünü suyun üzerine çıkartır.Oddzielisz ziemię od ognia, subtelne (lotne) od gęstego, z wolna, z wielką zręcznością.
Bu esnada çıkan arbedede Boromir öldürüldü.W walce z nimi poległ Boromir.
Dönüş esnasında hücum açısının düz ve yatışsız uçuşa nazaran daha fazla olması gerekir.Gdziekolwiek zwrócę lot, tam czekać będzie Gniew nieskończony, nieskończona rozpacz!
Boğuşma esnasında Bride ateşçiyi belinden yakalamış, Phillips'de ateşçiye yumruk atmıştır.Po drugim ostrzeżeniu Grayson otworzył ogień, zabijając filipińskiego porucznika.
Bu esnada ben iki ateş arasında yatmaktaydım.W tym czasie doszło do dwóch pożarów.
Aynı esnada, özgünlüğünü daha o zamandan belli eden bir okul kurar.Kolejnym jest szkoła publiczna najprawdopodobniej z tego samego okresu co wyżej wymieniony kościół.
Anlatım esnasında, dört bardak şarap tüketilir.Po każdym przesypaniu się piasku wybijane było pół szklanki.
Ziyareti esnasında birçok iş birliği anlaşması imzaladı.W trakcie wizyt podpisał szereg umów międzypaństwowych.
Birinci dünya savaşı esnasında Britanya Kraliyet Ordu Sağlık Kuvvetlerinde tıbbi görevli olarak çalışmıştır.Podczas pierwszej wojny światowej służył w armii carskiej jako lekarz polowy.
Bu esnada Cebrail kucağında bir koç ile gelir.Kiedy wobec tego pojawia się na jego głowie łysina?
Bu yemek esnasında, Mısır’dan göç hikâyesi anlatılır.Podczas uczty sederowej konieczne jest opowiedzenie historii Wyjścia z Egiptu.
Yaz dönemi köye gelen nüfus genel olarak esnaflardan oluşur.Pożywienie kalandry czarnej w lecie składa się głównie z insektów.
Bu esnada Gas Kamarov'dan telefon alır ve Karamov'un askerlerde birlikte yardıma geldiğini öğrenir.Gaz otrzymuje wiadomość od Kamarowa, który informuje go, że jego żołnierze wkrótce przybędą z pomocą.
Bu esnada grup hem kişisel hem de müzikal farklılar nedeniyle dağılmaya başladı.Opuścił zespół z powodów osobistych oraz różnic na tle muzycznym.
İşgal esnasında kral Dharmawangsa öldürüldü.W tym samym czasie zginął kpr.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod