Bazı cemaatlerde, din adamları, bu duayı Musaf ayini esnasında yapar.Для этого верующие даже собираются под колокольней, когда в неё звонят.
Şeker üretimi esnasında melasta toplanır.Затем настала пора сбора урожая.
Bu esnada yaşadığı maceralar onu daha uzaklara yolculuk etmeye sevk etti.Чуткость, с которой она к ним отнеслась, еще более расположила его к ней.
Çıkartma esnasında Arjantin donanması geldi.Началось восстание аргентинского военно-морского флота.
Çatışma esnasında bir çift lazer tabancası kullanır.Он владеет парой лазерных пистолетов для боя.
Kargaşa esnasında Kate Austen (Evangeline Lilly), Claire'i aramaya çıktığı ormandan geri döner.Посреди хаоса Кейт Остин возвращается в храм в поисках Клер.
Balıklar bu esnada gözle sürekli muayene edilmelidir.Поплавок при этом следует всегда держать в поле зрения.
Yalnız bu esnada, İmparatorluk'a karşı acemice bir başkaldırı şekillenmektedir.И здесь нельзя не заметить стремление встать на одну ступень с императором.
Sahildekilerin birleşmesi esnasında Charles Widmore'un (Alan Dale) bir denizaltı ile adaya vardığı gösterilir.Во время встречи к Острову на подводной лодке подплывает Чарльз Уидмор.
Bu esnada Hassenreuter aniden gelir.Неожиданно мистер Дарси возвращается.
Birinci dünya savaşı esnasında Britanya Kraliyet Ordu Sağlık Kuvvetlerinde tıbbi görevli olarak çalışmıştır.В годы Первой мировой войны служит в Королевском медицинском корпусе действующей армии.
Bu esnada Fripp, Talking Heads ile turnede olan gitarist Adrian Belew’i gruba davet etti.Кроме того, Фрипп позвал в группу гитариста Адриана Белью (гастролировавшего с группой Talking Heads).
Yine bu tatil esnasında zamanın ABD Başkanı John F. Kennedy ile tanıştı.Во время этой поездки он был удостоен встречи с президентом США Джоном Кеннеди.
Hazırlanışı esnasında pandispanya adı verilen kekin üzerine dökülen şerbette üç farklı süt kullanılmaktadır.Во время обряда Три пирога, чтобы умилостивить Аларды, возносится обязательный шестой тост в его честь.
İkinci Dünya Savaşı esnasında da ihtiyaç sahiplerine yardım etti.Во время Второй мировой войны она принимала участие в помощи беженцам.
Evde kavga esnasında kendi babasının resmini görür.В третьем сезоне в доме его дочери можно увидеть его фотографии.
Emekli olduktan sonra Esnaf Hastanesi'nde çalışmaya devam etmiştir.Демобилизовавшись, продолжал работать в ресторане.
Bu esnada Romalılar İranlılara Kafkasya'daki istihkamların bakımı için para yardımında bulundu.Сюда приезжали римляне в поисках лечения.
Normal çalışma esnasında 4 teker döndürülür.Тогда белым надо вернуть всего 4 хода.
Çünkü drift esnasında motorun bayılmaması önemlidir.Водитель не должен переутомляться во время движения.
Oyun esnasında puanlama 15, 30, 40 şeklinde ilerler (tiebreak hariç).Способ подсчета очков, принятый в игре (15, 30, 40, игра) используется в современном теннисе.
Bu davada faaliyet gösteren hukukçuların bir bölümüde bu esnada tutuklanmıştır.В этот период в его адвокатской практике был сделан перерыв.
Antisosyal davranış, sadece “şizofreni” nöbeti veya “manik nöbet” esnasında meydana gelen türden olmamalıdır.Антисоциальное поведение должно отмечаться не только в течение эпизодов шизофрении или мании.
Bir hapşırma esnasında 40.000 adet sprey damlacık üretilebilir.С помощью одной пресс-формы можно изготовить десятки тысяч грампластинок.
Av esnasında genellikle kükremezler.Козе обычно ничего не дают.
Savaş esnasında kimyasal silahlar her iki tarafça da yoğun bir şekilde kullanıldı.Да, да, в то время уже широко используются пороховые пушки.
Bu esnada Adana da Fransızların işgali altındaydı.Но вообще в то время и сама Агриппина была падка на мужчин.
Doktor bu esnada da ölümcül bir yara almıştır.По-видимому, эта рана все же была смертельной.
Mahallenin ekonomisi ticarete ve esnaflığa dayalıdır.Сам район делится на торговую часть и склад.
Bushingler dingile dönüş esnasında yastık görevi görür.Юрий выжил только благодаря подушкам безопасности.
Bu esnada ısının sabit tutulabilmesi (soğutabilmek) için sürekli çevrilir.При нажатии на него (если он обведен стрелочками) происходит перезарядка.
Her zaman uyur, maç esnasında bile .Много тренируемся, даже спим с мячом.
Bu ziyaret esnasında, Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında bir iş birliği antlaşması imzalandı.Во время её правления было подписано таможенное соглашение между Турцией и ЕС.
Bu esnada sıkça kanlı yaralanmalar meydana gelir.При них отходят часто кровяные сгустки.
Medine'ye hicret esnasında Suriye'deydi ve daha sonra Medine'deki Müslümanlara katılmıştır.Обе девушки приняли ислам и вошли в Медину будучи верующими мусульманками.
Ve akabinde uçuş yapan o uçak dönüş esnasında yere çakıldı.Самолет, на котором он летел, врезался в землю.
Muhtemelen ayağının sakatlanması da bu çarpışma esnasında olmuştur.Его нога была ампутирована в тот же день.
İlk uçuş tüyleri, yaz esnasında kararmıştır.Первые боевые столкновения произошли летом.
Vaftizi esnasında Meryem onuruna "Maria" ismi verildi.Здесь ей, в честь бабушки, дали второе имя — Мария.
Onun ölümü esnasında hizmetçilerin hepsi dizleri üzerine çökerler.При словах, повествующих о смерти Христа, все прихожане становятся на колени.
Bazı yiyecekler kızartma esnasında çok miktarda yağ emerler.Лапшу недолго жарят в большом количестве масла.
Savaş esnasında cephelerde bulundu.Во время боя был контужен.
Migren esnasında meydana gelen baş ağrısının mekanizması tam olarak bilinmemektedir.Точный механизм мигренозной головной боли неизвестен.
Kısa süreli yangın koruma gereksinimi için savaş esnasında önce kanıtlandı.فقد تجلت الحاجة من الوقاية من الحرائق لمدة قصيرة في وقت مبكر خلال تلك الحرب.
Ayrıca bu çöküş esnasında yüzlerce kurtarma görevlisi de öldü.إضافةً إلى أن المئات من العاملين بالإنقاذ قد ماتوا عند انهيار البرج.
İkinci Dünya Savaşı esnasında Danimarka Boğazı Muharabesi 24 Mayıs 1941 tarihinde burada gerçekleşmiştir.خلال الحرب العالمية الثانية, معركة مضيق الدنمرك بدأت في 24 مايو, 1941.
Köleler ayrıca esnaf ve tüccar olarak kullanılmıştır.استُخدم العبيد كذلك للقيام بمهنة الحرفيين والتجار.
O'Higgins bu esnada kolundan yaralanır.كان أوبراين قد سقط على ذراعه.
Tito, iç harp esnasında muhalifi olan Dragoljub Mihailović'i 1946 yılında idam ettirdi.وفي أثناء الحرب الأهلية أمر تيتو بإعدام عدوه Dragoljub Mihailović في عام 1946 ميلاديًا.
Uçma esnasında buna gerek duymaz.بينما الطيران لا تحتوي ذلك.
Yolculuk esnasında Rus denizaltısı Tyulen konvoya saldırarak kömür gemilerinde birini batırdı.وأثناء الرحلة، هاجمت الغواصة الروسية تيولين (Tyulen) واحدة من تلك الناقلات وأغرقتها.
Kasırga esnasında Tanrıyla barışan komutan Dan, sonunda Forrest’a hayatını kurtardığı için teşekkür eder.وفي أثناء احتفالهم بعيد الغطاس خلال الإعصار، شكر دان أخيراً فورست لإنقاذ حياته.
Bu esnada saldırgan, üzerinde taşıdığı patlayıcıları infilak ettirdi.أثناء هذا فجر المهاجم المفرقعات التي كان يحملها.
Osmanlı şehir halkını; Askerler, Tacirler (tüccarlar) ve Esnaflar (Ahiler) oluşturuyordu.وجبال: ومدينتها عرندل، وأهلها قوم من غسان، ومن بلقين وغيرهم.
Örneğin buz erimesi esnasında ısıda bir azalma olmaksızın sistem ısıyı tutar.فمثلا عند تسخين الثلج يكتسب الثلج حرارة في هيئة حرارة انصهار من دون أن ترتفع درجة حرارته.
Migren esnasında meydana gelen baş ağrısının mekanizması tam olarak bilinmemektedir.ما تزال الآلية الدقيقة لحدوث آلام الصداع خلال الصداع النصفي غير معروفة.
Bu esnada genç kıza gerçekten aşık olur.كيف تعرف ان البنت تحبك بصدق
İlçe merkezinde ihtiyaçların tümünü karşılayabilecek esnaf işletmeleri bulunmaktadır.وفّر الإسعاف الأولي لكل من يحتاجه.
Okyanusya'da yaptığı keşifler esnasında kaybolmuştur.ضاع وهو في رحلة استكشافية في أوقيانوسيا.
Bu esnada, arkada ve farkında olmadan televizyonda bir Bart Simpson balonu kısa bir sürede gözükür.وفي هذه الأثناء فقد ظهر بالون بارت سيمبسون في التليفزيون لفترة قصيرة وذلك بدون علمه ومن وراءه.