Cıva pilleri eskiden bu boyutta üretildi.Mercury batteries were formerly made in this size.
PTT şubesi ve PTT acentesi eskiden vardı ancak daha sonra kapanmıştır şu an yoktur.Moss Airport was one but is now closed.
Şehir eskiden Güney Sulawesi iline bağlıydı.The town was formerly part of South Sulawesi province.
Eskiden halkı reçberlikle geçinmekteydi.In those days people had to be versatile.
Modern terminoloji olan Rusya eskiden kullanılan Moskova Knezliği tanımlamasının yerini almıştır.The missile will replace the current obsolete Russian system used by India.
Çünkü onların babası eskiden aynı gruptadır.His parents belonged to the same ethnic group.
Cüce gezegen Pluto (eskiden gezegen kabul edilen) ise tüm teorilere aykırıdır.The dwarf planet Pluto (formerly considered a planet) is anomalous in this and other ways.
Tabi bunları eskiden görürlermiş.We've seen it before.
Eskiden olduğu gibi olmasa da birçok gelenek devam etmektedir.As the years go by, many things were no longer what they used to be.
Bizim yurdumuz da eskiden o yerlerde imiş.Even before that there were inhabitants here.
Eskiden İngilizcede Copper River ya da Mednovskiy (< медновский) adlarıyla da bilinirdi.The language is also known as Copper River or Mednovskiy.
Eskiden Al Capone burada güneşlenirmiş.His subsequent nickname Al Capone came from this time in the USA.
Burada eskiden beri yaşayan insanlara sığınırlar.I visit with people that have long since been dead.
Çok eskiden bir kadının çiftliği olarak bilinirmiş.It was formerly known as Company's Land.
Eskiden Hristiyanlara aitti.Both were formerly Christians.
Öyle ki eskiden bu iki türün türdeş oldukları kabul edilmekteydi.These two forms were previously thought to be separate species.
Bu devasa alan eskiden yıllarca bölgesel havalimanı olarak kullanılmıştı.This massive field was then used for years as a regional airport, with daily airline service.
Hint takvimi, Eskiden Hinduizm'de kullanılan bir takvimdir.The surname is now common to Hindus in Assam.
Eskiden erkekler gibi giyinirdi ve kendisini erkek zannederdi.She still dressed herself as a man and called herself Hervarðr.
Eskiden her yerde yerel gazeteler olurdu.All times were local.
Aurier'nin kardeşi, Christopher, eskiden Lens için oynardı.Aurier's younger brother, Christopher, plays for his former club Lens.
Eskiden İlkbahar'da yapılıyordu fakat 1955'ten beri Eylül ayında yapılmaktadır.The event was established in 1955, and it was originally held in September.
Eskiden harap durumda olan yapı 20. yüzyılın sonlarında restore edilmiştir.This was imaginatively restored in the late 20th century.
Eskiden kütüphane olarak hizmet veren ilk kat, bugün kolejin ortak salonudur.The first floor was originally the library, but is now the Graduate Common Room.
Eskiden kervan yol güzergahı üzerinde bulunması ve kervanlar burada konakliyordu.They had taken over a house on the road and had been lying in wait.
Tarımda eskiden beri şekerkamışı en önemli ürünlerden olmuştur.Historically, sugar has been one of the State's most important agricultural commodities.
Eskiden bekçi kulesi olarak kullanılan kule, sonraları kadın hapishanesi olarak kullanılmıştır.It is thought that the cellar of the tower was used as a prison.
Koleksiyon, eskiden restoran olarak kullanılan küçük bir binaya yerleştirildi.The school was established in a small log house formerly used as a store.
Eskiden denge kalasları geleneksel olarak cilalanmış tahtadan yapılırlardı.These were traditionally candles made of resin.
Bu kumaş daha çok eskiden bayanların giydikleri bir elbise türünde kullanılmaktadır.I've never seen a model dressed the way these guys dress.
Eskiden bira ve şarap üreticileri tarafından kullanılırdı.Beer and wine were regularly consumed.
Bu çadırlar eskiden göçebe insanların barınmak için kullandıkları çadırlardır.These are guys whose ashtrays I used to clean.
Eskiden WWE'de güreşirdi.Previously released on Weir Here.
Eskiden büyük bir kovboydu.He was a COBOL man at that time.
Köyde eskiden kalma kilise ve eski ev ve eşya bulunur.There are old churches and old houses and things in the village.
Eskiden frengi tedavisinde kullanılmıştır.O received medical treatment in France.
Brindisi ili 1927de eskiden Terra d'Otranto adı ile bilinen arazilerden ortaya çıkartılmıştır.It was established in 1927 from the ancient Terra d'Otranto.
Eskiden beri var olan seyyar manifaturacılığa biraz daha hız verildi.Half-speed mastering had been done before.
(İzmit körfezinde eskiden çokça yakalanan Istakoz nedeniyle bu adı aldığı düşünülmektedir.(This hill has in it some caves which is believed to have been used by human ancestors.
Eskiden mahalle halkının önemli bir kısmı Devlet Demiryolları'nda çalışırdı.In times past, much of the populace was involved with the railway.
Eskiden başkent Rey'in yakınlarında küçük bir köydü.There was once a powerful village chief near Mt.
Öğle yemeği Le déjeuner: Eskiden 2 saat süren uzun ve zengin bir öğündü.Le déjeuner (lunch) is a two-hour mid-day meal or a one-hour lunch break.
Mısırlıoğlu eskiden Çamlık Tren İstasyonu'nda çalışmış bir sinyal memurunun oğludur.He is the son of the first signalman serving at the Çamlık railway station.
Ancak, Rusça'da "kızıl"ın karşılığı olan krasnaya sözcüğü (eskiden) "güzel" anlamına da gelirdi.In old Russian the word krasny meant "beautiful", but today it means "red".
Sağlık ocağı ve sağlık evi eskiden vardı.(1982) yılında yandı.The Smoking (Public Health) Ordinance came into effect in 1982.
Eskiden Japonya'nın resmi diniydi.It was the Japanese record at that time.
Fakat eskiden mahallede tarım da vardı.Would have been rural agricultural at the time.
Eskiden Yeni Zelanda'da bulunurken, 1950'lerden beri görülmemiştir.Our role hasn’t previously existed in New Zealand.
Eskiden köyde 5 yıllık eğitim veren ilköğretim okulu (ilkokul) vardır, fakat kapalıdır.There was another primary school in the area known as Cynon Infants but it has now closed.
Ülke eskiden İsveç'e aitti.They had previously belonged to Norway.
Liste eskiden günlük olarak yapılırdı ama artık haftalıktır.The newspaper was previously published twice weekly but is currently a weekly newspaper.
Eskiden mensupları çoğunlukla Irak ve Suriye'de bulunurdu.Recent migration comes mostly from Lebanon and Syria.
Bu belitlerden bazıları çok eskiden ifade edilmiştir, bazıları daha yenidir.There's quite a few of them, some of them are newer.
Eskiden Kim'in babasını tanır.He also used to know Jim's father, as well.
İsmini, eskiden sınırları içinde bulunan bezir yağı fabrikasından almıştır.Its name derives from the cream desserts it served in former decades.
Eskiden yapılıpta sonradan bırakılan çeltik tarımı da son yıılarda yeniden başlatılmıştır.The old single seats which had been installed during earlier renovation were also replaced.
Kız eskiden kış bir dönem için bir kişiye aşık olmuş olduğunu itiraf eder.She is against the Once Upon a Wintertime Team.
Ayrıca eskiden bir Victoria's Secret mankeniydi.She has also modelled for Victoria's Secret.
Eskiden Pupin bobini olarak adlandırılmaktaydı.It had previously been called Baptist Pond.
Eskiden tek yönlü olan cadde şimdi çift yönlü trafiğe açıktır.The track through the station is now double track.