Eskiden eğitimde bilgeliği aktarmak önemliydi.În trecut educația însemna transmiterea înțelepciunii.
Eskiden eğitimde bilgeliği aktarmak önemliydi.과거에는 교육이 지혜를 전달하는 것이었습니다.
Eskiden eğitimde bilgeliği aktarmak önemliydi.No passado, o ensino tratava de transmitir sabedoria.
Eskiden eğitimde bilgeliği aktarmak önemliydi.Trong quá khứ người ta truyền đạt tri thức trong giáo dục.
Eskiden eğitimde bilgeliği aktarmak önemliydi.V minulosti se skrze vzdělávání předávala moudrost.
Eskiden eğitimde bilgeliği aktarmak önemliydi.W przeszłości wiedzę dostarczano.
Eskiden eğitimde bilgeliği aktarmak önemliydi.Στο παρελθόν η εκπαίδευση είχε σαν βάση την μετάγγιση της σοφίας.
Eskiden eğitimde bilgeliği aktarmak önemliydi.В прошлом образование означало передачу знаний.
Eskiden eğitimde bilgeliği aktarmak önemliydi.Нести мудрість -- це минуле освіти.
Eskiden eğitimde bilgeliği aktarmak önemliydi.החינוך בעבר עסק בהעברת חוכמה.
Eskiden eğitimde bilgeliği aktarmak önemliydi.كان التعليم فيما مضى يهتم بتقديم الحكمة.
Eskiden eğitimde bilgeliği aktarmak önemliydi.でも今では主体的に知恵を 生み出すことが求められています
Eskiden ekmek parası için taşaklarını gösterirdin millete. kontratımda özel bir madde var.Du hast als Beruf deiner Eier rumgezeigt. Ich hatte einen extra Paragraphen in meinem Vertrag.
Eskiden ekmek parası için taşaklarını gösterirdin millete. kontratımda özel bir madde var.Ti facevi fotografare le palle per campare. Avevo una clausola speciale nel mio contratto.
Eskiden ekmek parası için taşaklarını gösterirdin millete. kontratımda özel bir madde var.Tu gagnais ta vie en montrant tes couilles. Il y avait une clause spéciale dans le contrat
Eskiden ekmek parası için taşaklarını gösterirdin millete. kontratımda özel bir madde var.Συνήθιζες να τα δείχνεις στον κόσμο για να ζήσεις. Είχα έναν ειδίκο όρο στο συμβόλαιό μου.
Eskiden ekmek parası için taşaklarını gösterirdin millete. kontratımda özel bir madde var.Ты же снимался голым на камеру. У меня был особый пункт в контракте.
Eskiden ekmek parası için taşaklarını gösterirdin millete. kontratımda özel bir madde var.その頃から契約に入れてたの おしっこシーンはNG
Eskiden etrafımızı saran dünya hakkında çok daha az şey bilirdik.Am ști cu mult mai puțin despre lumea încojurătoare.
Eskiden etrafımızı saran dünya hakkında çok daha az şey bilirdik.Dużo mniej wiedzielibyśmy o otaczającym nas świecie.
Eskiden etrafımızı saran dünya hakkında çok daha az şey bilirdik.우리는 상당히 적게 우리 주위의 세상에 대해 알고 있을거에요.
Eskiden etrafımızı saran dünya hakkında çok daha az şey bilirdik.On en saurait beaucoup moins sur le monde autour de nous.
Eskiden etrafımızı saran dünya hakkında çok daha az şey bilirdik.Sabríamos mucho, mucho menos sobre el mundo que nos rodea.
Eskiden etrafımızı saran dünya hakkında çok daha az şey bilirdik.Sapremmo molto, molto meno sul mondo che ci circonda.
Eskiden etrafımızı saran dünya hakkında çok daha az şey bilirdik.Ta sẽ biết rất ít về thế giới quanh mình.
Eskiden etrafımızı saran dünya hakkında çok daha az şey bilirdik.Wir wüßten viel weniger. über die Welt, die uns umgibt.
Eskiden etrafımızı saran dünya hakkında çok daha az şey bilirdik.Θα ξέραμε πολύ, πολύ λιγότερα για τον κόσμο γύρω μας.
Eskiden etrafımızı saran dünya hakkında çok daha az şey bilirdik.Иначе мы бы знали гораздо меньше о мире вокруг нас.
Eskiden etrafımızı saran dünya hakkında çok daha az şey bilirdik.Щяхме да знаем много, много по-малко за света около нас.
Eskiden etrafımızı saran dünya hakkında çok daha az şey bilirdik.היינו יודעים הרבה הרבה פחות על העולם סביבנו.
Eskiden etrafımızı saran dünya hakkında çok daha az şey bilirdik.سنعرف القليل القليل عن العالم من حولنا.
Eskiden etrafımızı saran dünya hakkında çok daha az şey bilirdik.知りえることはずっと少なくなるでしょう だからあることについて
Eskiden,eylemleri bastırmayı denerlerdi- Я думаю, всё дело в том, что леваки прежде всего исполняют роль умиротворяющих участников сопротивления.
Eskiden fiyatın ne olduğunu hatırlayalım.Jestliže budeme předpokládat, že kurz je 8, a on si řekne, že to vezme za tuhle tržní cenu.
Eskiden fiyatın ne olduğunu hatırlayalım.И вспомните какой была старая цена.
Eskiden fiyatın ne olduğunu hatırlayalım.І згадайте, якою була стара ціна.
Eskiden “geleneksel bir Katarlı” olarak tanımladığım kişilere benziyordum.Avant, j'étais ce qu'on peut appeler un Qatari traditionnel.
Eskiden “geleneksel bir Katarlı” olarak tanımladığım kişilere benziyordum.Ik was toen nog een traditionele Qatari, geloofde sterk in onze cultuur en onze waarden.
Eskiden “geleneksel bir Katarlı” olarak tanımladığım kişilere benziyordum.Kiedyś byłem, jakbym to nazwał, tradycyjnym Katarczykiem.
Eskiden “geleneksel bir Katarlı” olarak tanımladığım kişilere benziyordum.Yo solía ser lo que llamaría un catarí tradicional.
Eskiden “geleneksel bir Katarlı” olarak tanımladığım kişilere benziyordum.Ήμουν αυτό που λέμε παραδοσιακός άνθρωπος του Κατάρ.
Eskiden genetic sektöründe çalısan avukatlar artık gıda düzenleme kuruluslarında çalısıyorlar.Bývalí právníci GM průmyslu, taktéž pracují pro orgány potravinových směrnic.
Eskiden genetic sektöründe çalısan avukatlar artık gıda düzenleme kuruluslarında çalısıyorlar.Ehemalige Gen- Industrie Anwälte arbeiten auch für die Nahrungsmittelkontrollämter.
Eskiden genetic sektöründe çalısan avukatlar artık gıda düzenleme kuruluslarında çalısıyorlar.전GM 산업게 변호사들이 식품 규정을 만드는 곳(FDA)에서 일하고 있으니까
Eskiden hep 7 kere 8'in 56 oluşuyla 6 kere 9'un 54'ünü karıştırırdım6x9=54(ろっくごじゅうし)をいつも間違えていました. 私はこの2つをいつも間違えていたのですが,
Eskiden hep 7 kere 8'in 56 oluşuyla 6 kere 9'un 54'ünü karıştırırdım저는 7 곱하기 8 이 56 이 되는 것과 6 곱하기 9가 54 가 되는 것을 항상 혼동하고 있습니다
Eskiden hep 7 kere 8'in 56 oluşuyla 6 kere 9'un 54'ünü karıştırırdımIn der Vergangenheit konnte ich mir nicht merken, dass sieben mal acht 56 ist und sechs mal neun 54.
Eskiden hep 7 kere 8'in 56 oluşuyla 6 kere 9'un 54'ünü karıştırırdımMan kan nemt blive forvirret, fordi 7 gange 8 er lig med 56 og 6 gange 9 er lig med 54.
Eskiden hep 7 kere 8'in 56 oluşuyla 6 kere 9'un 54'ünü karıştırırdımMi confondevo sempre tra 7 per 8 che fa 56 e 6 per 9 che fa 54.
Eskiden hep 7 kere 8'in 56 oluşuyla 6 kere 9'un 54'ünü karıştırırdımMindig összekevertem azt, hogy a hétszer nyolc, az ötvehat és hatszor kilenc az hatvannégy.
Eskiden hep 7 kere 8'in 56 oluşuyla 6 kere 9'un 54'ünü karıştırırdımSedm krát sem, čtyřicet devět. Sem krát osm-- sedm krát budu sedm plus toto číslo, to je padesát šest.
Eskiden hep 7 kere 8'in 56 oluşuyla 6 kere 9'un 54'ünü karıştırırdımSept fois huit - sept fois va être sept plus présent, il est donc cinquante-six.
Eskiden hep 7 kere 8'in 56 oluşuyla 6 kere 9'un 54'ünü karıştırırdımStále sa mi pletie, že 7 . 8 = 56 a 6 . 9 = 54
Eskiden hep 7 kere 8'in 56 oluşuyla 6 kere 9'un 54'ünü karıştırırdımYo siempre me confundía entre 7 x 8 = 56 y 6 x 9 = 54
Eskiden hep 7 kere 8'in 56 oluşuyla 6 kere 9'un 54'ünü karıştırırdımZawsze coś mi nie pasowało w tym, że 7 razy 8 jest 56 i że 6 razy 9 jest 54.
Eskiden hep 7 kere 8'in 56 oluşuyla 6 kere 9'un 54'ünü karıştırırdımΠάντα μπερδευόμουν μεταξύ του '7 φορές το 8 κάνει 56' και του '6 φορές το 9 που κάνει 54'.
Eskiden hep 7 kere 8'in 56 oluşuyla 6 kere 9'un 54'ünü karıştırırdımНавремето все бърках дали 7 по 8 е равно на 56 и 6 по 9 е равно на 54, или обратното.
Eskiden hep 7 kere 8'in 56 oluşuyla 6 kere 9'un 54'ünü karıştırırdımودائماً ما اخلط بين 7x8=56 و 6x9=54
Eskiden iki şeyden korkardım.Am fost exagerat aseară.
Eskiden iki şeyden korkardım.A múltban csak két dologtól féltem: