Eskiden çizerdim.Tapasin piirtää.
Eskiden çizerdim.Tôi đã từng vẽ.
Eskiden çizerdim.Una volta disegnavo.
Eskiden çizerdim.Yo solía dibujar.
Eskiden çizerdim.Когда-то я рисовала.
Eskiden çizerdim.Колись я малювала.
Eskiden çizerdim.Рисувах.
Eskiden çizgi romanları okur ve geleceğin nasıl olacağına dair hayal kurardım.만화책을 읽고 미래에 대해 꿈꾸던 그 시절부터요.
Eskiden çizgi romanları okur ve geleceğin nasıl olacağına dair hayal kurardım.lorsque je lisais des bandes dessinées et que je m'abandonnais à des rêveries futuristes.
Eskiden çizgi romanları okur ve geleceğin nasıl olacağına dair hayal kurardım.Toen ik stripboeken las en droomde over hoe de toekomst eruit zou zien.
Eskiden çizgi romanları okur ve geleceğin nasıl olacağına dair hayal kurardım.Zaczytywałem się komiksami i wyobrażałem sobie przyszłość.
Eskiden çizgi romanları okur ve geleceğin nasıl olacağına dair hayal kurardım.Колись я читав комікси і мріяв про те, яким буде майбутнє.
Eskiden çizgi romanları okur ve geleceğin nasıl olacağına dair hayal kurardım.בתקופה בה הייתי קורא ספרי קומיקס וחולם על איך העתיד עשוי להיות.
Eskiden çizgi romanları okur ve geleceğin nasıl olacağına dair hayal kurardım.ولكن لم تكن تلك الروايات التي إعتدتم عليها
Eskiden çizgi romanları okur ve geleceğin nasıl olacağına dair hayal kurardım.未来はどうなるんだろうと 想像を巡らせていました アメリカのプロデューサーは この映画を見ると
Eskiden çok tatlı ve masumdu.Obisnuia sa fie inocenta si atat de draguta
Eskiden çok tatlı ve masumdu.Sie wurde benutzt um unschuldig und süß zu sein
Eskiden çok tatlı ve masumdu.נהגה להיות כלכך תמימה ומתוקה
Eskiden de gaydin.Dat was je toen ook.
Eskiden de gaydin.Du warst damals schwul.
Eskiden de gaydin.Lo eri anche allora.
Eskiden de gaydin.T'étais déjà gay à l'époque.
Eskiden de gaydin.Wtedy też byłeś gejem.
Eskiden de gaydin.Ήσουν γκέι και τότε.
Eskiden de gaydin.Ты и раньше им был.
Eskiden de gaydin.あの時のアメフトの奴の顔ったらさ!入ってよ
Eskiden de pek çok insanı "takip" ettiniz değil mi?- Da, asta faceţi dvs: urmăriţi, nu-i aşa?
Eskiden de pek çok insanı "takip" ettiniz değil mi?- Nem tartott szemmel minket eddig is?
Eskiden de pek çok insanı "takip" ettiniz değil mi? Paul!Vervolgde u hen vroeger niet ambtshalve?
Eskiden de pek çok insanı "takip" ettiniz değil mi? Paul!- Vous ne les avez pas suivi professionnellement auparavant?
Eskiden de pek çok insanı "takip" ettiniz değil mi? Paul!?לא עקבת אחריהם קודם באופן מקצועי !פול -
Eskiden de pek çok insanı "takip" ettiniz değil mi?- Ранее вы следили за этим профеcсионально, не так ли?
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.Ai vecchi tempi, se eri ricco avevi gente che lavorava per te.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.Antigamente, quando se era rico, tinha-se literalmente pessoas a prestar serviços.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.Dans le passé, si vous étiez riche, vous aviez littéralement des personnes qui travaillaient pour vous.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.Dawniej, jeśli byłeś bogaty ludzie dosłownie pracowali dla ciebie.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.En las épocas antiguas, si eran ricos, literalmente tenían personas trabajando para ustedes.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.I gamle dage, hvis man var rig, havde man bogstavelig talt folk til at arbejde for sig.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.In de oude dagen, als je rijk was, had je letterlijk mensen die werkzaam waren voor jou.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.In früheren Tagen, wenn Sie reich waren, besaßen Sie buchstäblich Menschen, die für Sie arbeiteten.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.Jaman dahulu, jika Anda kaya, secara tidak langsung orang bekerja untuk Anda
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.옛날 옛적에, 만약 여러분이 부자였다면 말 그대로 여러분은 사람들이 여러분을 위해 일하도록 할 수 있습니다.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.Pe vremuri, dacă erai bogat, erau oameni care lucrau literalmente pentru tine.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.Régen, aki gazdag volt, szó szerint embereket dolgoztatott.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.Thời xưa, nếu bạn giàu có, bạn có nhiều người làm việc cho bạn.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.To je to, čeho jsme jako druh dosáhli.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.V dávnych vekoch, keď bol človek bohatý, ľudia pre neho pracovali doslova.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.Στα παλιά τα χρόνια, αν ήσουν πλούσιος, είχες κυριολεκτικά ανθρώπους που εργάζονταν για σένα.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.В миналото, ако сте богат, вие буквално имате хора, които работят за вас.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.В старые времена, если вы были богаты, то на вас работали люди в буквальном смысле.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.פעם, אם הייתם עשירים, היו לכם אנשים שעבדו בשבילכם תרתי-משמע.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.في الأيام الخوالي , لو أنك غني , فبالفعل كان هناك ناس تعمل من أجلك .
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti.大勢いました 人を使うことで金持ちになったのです
Eskiden eğitimde bilgeliği aktarmak önemliydi.A múltban az oktatás a készen kapott bölcsesség kiszolgáltatásából állt.
Eskiden eğitimde bilgeliği aktarmak önemliydi.Dans le passé, on se souciait du rôle de l'éducation comme fournisseur de sagesse.
Eskiden eğitimde bilgeliği aktarmak önemliydi.En el pasado la educación se basaba en entregar conocimiento.
Eskiden eğitimde bilgeliği aktarmak önemliydi.Förr handlade det om visdom som levererades med utbildning.
Eskiden eğitimde bilgeliği aktarmak önemliydi.In der Vergangenheit ging es um die Weitergabe von Wissen.
Eskiden eğitimde bilgeliği aktarmak önemliydi.In het verleden ging het in het onderwijs om overgeleverde wijsheden.
Eskiden eğitimde bilgeliği aktarmak önemliydi.In passato si trattava di fornire saggezza nell'istruzione.