Eskiden bu eleştirilerden çok rahatsız olurdum, ama sonradan düşünmeye başladım, ve dedim ki, dur bir dakika.Раніше мене це непокоїло, а потім я подумав: "Стривайте-но хвильку.
Eskiden bu eleştirilerden çok rahatsız olurdum, ama sonradan düşünmeye başladım, ve dedim ki, dur bir dakika.וזה הפריע לי עד שחשבתי על זה עוד קצת.
Eskiden bu eleştirilerden çok rahatsız olurdum, ama sonradan düşünmeye başladım, ve dedim ki, dur bir dakika.و كنت عادة أنزعج لذلك, ثم فكرت.
Eskiden bu eleştirilerden çok rahatsız olurdum, ama sonradan düşünmeye başladım, ve dedim ki, dur bir dakika.でも、考えてみてください。1978年にアップルのパソコンを
Eskiden bunu zor yollarla yapmak durumundaydık.그러나, 옛날에는 자손들 중에서 특정한 방식으로 보이는 것들을
Eskiden bunu zor yollarla yapmak durumundaydık.אך בימים ההם היה עלינו לעשות זאת בדרך הקשה
Eskiden bunu zor yollarla yapmak durumundaydık.لكن كان علينا القيام بذلك بالطريقة الصعبة قديما
Eskiden bunu zor yollarla yapmak durumundaydık.選んで交配するという
Eskiden bu parçalar ayrılıp, tek tek satılırmış.Tyto věci se totiž často rozebraly a po částech rozprodaly.
Eskiden bu parçalar ayrılıp, tek tek satılırmış.Зазвичай, такі речі розділяють і продають частинами.
Eskiden bu parçalar ayrılıp, tek tek satılırmış.Такие картины часто разбирались и продавались по частям.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.A saber, que cuando funden las campanas, les hacen inscripciones.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.Dizia que, quando fabricam os sinos, gravam inscrições neles.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.Dřív, když odlévali zvony, vyrývali do nich poselství.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.E cioè che quando si fondono le campane, vengono fatte delle iscrizioni.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.Hogy amikor a harangot öntik, feliratot is vésnek rá.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.그게 뭐냐면, 종을 만들 때, 종에 무언가가 새겨진다는 거에요.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.Ko obesijo zvonove, nanje zapišejo posvetila.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.Mianowicie, że gdy odlewają dzwony, to umieszczają na nich inskrypcje.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış."Que ceux qui fabriquent les cloches, écrivent quelque chose dessus."
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.Si anume,ca dupa ce termina de fabricat clopotele, ei scriu niste inscriptii pe ele.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.Δηλαδή, όταν γίνεται η χύτευση καμπάνας, γράφεται μια επιγραφή επάνω της.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.А именно, че когато леели камбани, пишели посвещения върху тях.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.Когда отливают колокола, на них пишут посвящения.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.שכשיוצקים פעמונים, חורטים עליהם איזה כיתוב.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.حين يصبّون الأجراس في القالب، يكتبون عليها نقشاً.
Eskiden çanları imal ederlerken üzerlerine yazıtlar yazarlarmış.銘を刻むのだと それで私は鐘からハトの糞をぬぐい取って 見てみました
Eskiden Chicago'da internetin kesintisiz çalıştığı bir yerde yaşıyordum.Auparavant, je vivais à Chicago, où il y avait un accès pléthorique à Internet.
Eskiden Chicago'da internetin kesintisiz çalıştığı bir yerde yaşıyordum.Eu morava em Chicago onde o acesso à Internet era abundante.
Eskiden Chicago'da internetin kesintisiz çalıştığı bir yerde yaşıyordum.Ezelőtt Chicagóban éltem, ahol szakadatlan internetelérés volt.
Eskiden Chicago'da internetin kesintisiz çalıştığı bir yerde yaşıyordum.Ich hatte in Chicago gelebt, wo es Internet-Zugang im Überfluss gab.
Eskiden Chicago'da internetin kesintisiz çalıştığı bir yerde yaşıyordum.Ik had nooit te maken met stroomuitval.
Eskiden Chicago'da internetin kesintisiz çalıştığı bir yerde yaşıyordum.Înainte locuiam în Chicago, unde aveam acces neîntrerupt la internet.
Eskiden Chicago'da internetin kesintisiz çalıştığı bir yerde yaşıyordum.저는 인터넷 접속에 전혀 문제가 없는 시카고에 살았던 적이 있는데
Eskiden Chicago'da internetin kesintisiz çalıştığı bir yerde yaşıyordum.Saya dahulu tinggal di Chicago dimana terdapat akses internet yang luas.
Eskiden Chicago'da internetin kesintisiz çalıştığı bir yerde yaşıyordum.Vivevo a Chicago dove c'era ampio accesso a Internet.
Eskiden Chicago'da internetin kesintisiz çalıştığı bir yerde yaşıyordum.Wcześniej mieszkałam w Chicago, z nieograniczonym dostępem do Internetu.
Eskiden Chicago'da internetin kesintisiz çalıştığı bir yerde yaşıyordum.Yo solía vivir en Chicago donde hay abundante acceso a Internet.
Eskiden Chicago'da internetin kesintisiz çalıştığı bir yerde yaşıyordum.Žila som predtým v Chicagu, kde bolo bohaté internetové pripojenie.
Eskiden Chicago'da internetin kesintisiz çalıştığı bir yerde yaşıyordum.Ζούσα στο Σικάγο όπου η πρόσβαση στο διαδίκτυο ήταν άπλετη.
Eskiden Chicago'da internetin kesintisiz çalıştığı bir yerde yaşıyordum.Бях живяла в Чикаго, където навсякъде имаше Интернет в излишък.
Eskiden Chicago'da internetin kesintisiz çalıştığı bir yerde yaşıyordum.До этого я жила в Чикаго с лёгкодоступным интернетом.
Eskiden Chicago'da internetin kesintisiz çalıştığı bir yerde yaşıyordum.Колись я жила у Чикаго, де був чудовий доступ до Інтернету.
Eskiden Chicago'da internetin kesintisiz çalıştığı bir yerde yaşıyordum.היכן שהיתה הרבה מאוד גישה לאינטרנט.
Eskiden Chicago'da internetin kesintisiz çalıştığı bir yerde yaşıyordum.حيث كان الإتصال بالأنترنيت أمرا متوفرا.
Eskiden Chicago'da internetin kesintisiz çalıştığı bir yerde yaşıyordum.停電など経験したことが ありませんでした
Eskiden çizerdim.Én rajzoltam.
Eskiden çizerdim.Eu obisnuiam sa desenez.
Eskiden çizerdim.Ich habe früher gemalt.
Eskiden çizerdim.Ik tekende veel.
Eskiden çizerdim.J'ai dessiné.
Eskiden çizerdim.Malowałam.
Eskiden çizerdim. Ressam olacağımı düşünürdüm.Eu costumava desenhar.
Eskiden çizerdim. Ressam olacağımı düşünürdüm.저는 그림을 그리곤 했습니다. 저는 제가 예술가가 될거라고 생각하곤 했어요.
Eskiden çizerdim. Ressam olacağımı düşünürdüm.Och jag hade en dvärgpudel.
Eskiden çizerdim. Ressam olacağımı düşünürdüm.Ζωγράφιζα συχνά, νόμιζα πως θα γινόμουν καλλιτέχνης.
Eskiden çizerdim. Ressam olacağımı düşünürdüm.פעם ציירתי. חשבתי שאהיה אמנית.
Eskiden çizerdim. Ressam olacağımı düşünürdüm.كنت ارسم. ظننت اني سأصبح فنانة.
Eskiden çizerdim. Ressam olacağımı düşünürdüm.ミニチュアプードルを飼っていたのです。
Eskiden çizerdim.Saya dulu menggambar.