Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Kiedyś wyglądało tak, a teraz wygląda tak. Wszędzie owoce, warzywa i zioła.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...이전에는 이런 모습이었는데요, 지금은 이렇게 변했고, 도시 곳곳에 과일, 채소, 허브 등이 자라나고 있습니다.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Korábban így nézett ki, és most inkább így, gyümölcsök, zöldségek és évelők nőnek mindenfelé.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Predtým vyzeralo takto a teraz skôr takto, ovocie, zelenina a bylinky rastú všade.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Prima era così, adesso è così; con frutta, verdura e erbe che spuntano da tutte le parti.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Solía verse así y ahora tiene este aspecto; con una irrupción de frutas, vegetales e hierbas en todos lados.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...So sah sie mal aus, jetzt sieht sie eher so aus, Obst, Gemüse und Kräuter gedeihen überall.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Έτσι ήταν, και τώρα είναι έτσι, με φρούτα και λαχανικά και μυρωδικά που φυτρώνουν παντού.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Изглеждаше така, а сега изглежда така, с плодове и зеленчуци и билки, които растат навсякъде.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...Раньше он выглядел так, а сейчас вот так, утопающий в растущих повсюду фруктах, овощах, зелени.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...בעבר היא נראתה כך, והיום היא נראית יותר כך, פירות, ירקות וצמחי תבלין נובטים בכל פינה.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...كانت تبدوا هكذا، والآن تبدو هكذا، فواكه وخضار وأعشاب تنتشر في جميع أرجاء المكان.
Eskiden böyle görünürdü; şimdi daha çok böyle, her yerden biten meyve ve sebze ve otlarla...今はこんな感じです 町中にフルーツや野菜や ハーブが茂っています プロパガンダ・ガーデニング と呼ばれています(笑)
Eskiden böylesine fakir ve bunalımlı olan bu alana gelmeyi gerçekten istiyorlar.Realmente quieren venir a esta área que solía ser muy pobre y deprimido.
Eskiden böylesine fakir ve bunalımlı olan bu alana gelmeyi gerçekten istiyorlar.Sie wollen wirklich zu diesem Platz kommen, der zuvor eher karg und nicht schön war.
Eskiden böylesine fakir ve bunalımlı olan bu alana gelmeyi gerçekten istiyorlar.הם באמת רוצים להגיע לאזור זה, שהיה מאוד עלוב ומדכא.
Eskiden Broadmoor Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak bilinirdi.Antes era conocido como el manicomio de Broadmoor para criminales dementes.
Eskiden Broadmoor Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak bilinirdi.Avant, c'était l'asile de Broadmoor pour les fous criminels.
Eskiden Broadmoor Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak bilinirdi."Broadmoor Elmegyógyintézet a Beszámíthatlan Bűnözőknek" néven volt ismert.
Eskiden Broadmoor Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak bilinirdi.Era conhecido por "Asilo de Broadmoor para os Criminalmente Insanos".
Eskiden Broadmoor Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak bilinirdi.Era noto come Istituto Psichiatrico Broadmoor per i pazzi criminali.
Eskiden Broadmoor Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak bilinirdi.Es war früher bekannt als die Broadmoor Irrenanstalt für kriminelle Wahnsinnige.
Eskiden Broadmoor Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak bilinirdi.여기는 형사적으로 정신이상 판정을 받은 사람들을 수용하는 곳이라고 알려져 있어요.
Eskiden Broadmoor Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak bilinirdi.Ook bekend als het Broadmoor Asiel voor Criminele Psychiatrische Patiënten.
Eskiden Broadmoor Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak bilinirdi.Pred tým sa volala Broadmoorský útulok pre kriminálne šialených.
Eskiden Broadmoor Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak bilinirdi.Từng được biết đến dưới cái tên "Trại tập trung Broadmoor cho những tội phạm tâm thần"
Eskiden Broadmoor Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak bilinirdi.Ήταν γνωστό ως το Άσυλο Μπρόντμορ για τους παράφρονες εγκληματίες.
Eskiden Broadmoor Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak bilinirdi.В своё время она была известна как Бродмурская тюрьма для душевнобольных преступников.
Eskiden Broadmoor Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak bilinirdi.Раніше вона була відома як Бродмурська психіатрична лікарня для душевнохворих злочинців.
Eskiden Broadmoor Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak bilinirdi.Тя е известна като лудницата Бродмур за криминално лудите.
Eskiden Broadmoor Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak bilinirdi.הוא היה מוכר פעם כביה"ח "ברודמור" לפושעים חולי-נפש.
Eskiden Broadmoor Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak bilinirdi.وكانت معروفة باسم "ملجأ برودمور لمرتكبي الجرائم غير العاقلين".
Eskiden Broadmoor Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak bilinirdi.連続殺人犯や
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.2ヶ月半使っています
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.이건 예전에 '직접생명장치(Direct Life Device)'라고 불렸던 건데요.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.Eerder werd al verwezen naar dit directe levensapparaat.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.Há bocado, referiu-se este dispositivo DirectLife.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.Mai devreme au amintit de acest dispozitiv direct de viaţă.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.Más temprano refería a este dispositivo cotidiano.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.Plus tôt, je parlais de cet appareil de Philips : DirectLife.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.Si parlava di un dispositivo che misura i parametri in tempo reale.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.Vorhin war die Rede von diesem Direct-Life-Gerät.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.Wcześniej było mówione o tym przyrządzie.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.По-рано това беше отдавано на това пряко жизнено устройство.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.Я уже упоминал об этом приспособлении для наблюдения за жизнью.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.מוקדם יותר התיחסו לזה כהתקן חיים ישיר.
Eskiden bu durumda bu küçük hayat cihazına yöneliniyordu.أشرنا في وقت سابق إلى جهاز تنظيم الحياة
Eskiden bu eleştirilerden çok rahatsız olurdum, ama sonradan düşünmeye başladım, ve dedim ki, dur bir dakika.A já tím mám být vyveden z míry, ale potom se zamyslím, počkejte chvilku.
Eskiden bu eleştirilerden çok rahatsız olurdum, ama sonradan düşünmeye başladım, ve dedim ki, dur bir dakika.Dat vond ik vervelend, en toen besefte ik, wacht even.
Eskiden bu eleştirilerden çok rahatsız olurdum, ama sonradan düşünmeye başladım, ve dedim ki, dur bir dakika.Ennen se vaivasi minua ja aloin ajatella, että hetkinen.
Eskiden bu eleştirilerden çok rahatsız olurdum, ama sonradan düşünmeye başladım, ve dedim ki, dur bir dakika.Et avant ça m'ennuyait ces commentaires, mais après j'ai réfléchi. attendez une minute.
Eskiden bu eleştirilerden çok rahatsız olurdum, ama sonradan düşünmeye başladım, ve dedim ki, dur bir dakika.Eu costumava ficar chateado com isso, e depois comecei a pensar:
Eskiden bu eleştirilerden çok rahatsız olurdum, ama sonradan düşünmeye başladım, ve dedim ki, dur bir dakika.Ez zavart egy időben, de aztán elgondolkodtam.
Eskiden bu eleştirilerden çok rahatsız olurdum, ama sonradan düşünmeye başladım, ve dedim ki, dur bir dakika.I trapiło mnie to, ale potem zacząłem myśleć.
Eskiden bu eleştirilerden çok rahatsız olurdum, ama sonradan düşünmeye başladım, ve dedim ki, dur bir dakika.그것 때문에 전 괴로웠고 생각하게 되었습니다.
Eskiden bu eleştirilerden çok rahatsız olurdum, ama sonradan düşünmeye başladım, ve dedim ki, dur bir dakika.Mă deranja asta și apoi m-am gândit, ei bine, ia stai puțin.
Eskiden bu eleştirilerden çok rahatsız olurdum, ama sonradan düşünmeye başladım, ve dedim ki, dur bir dakika.Und früher hat mich das auch gestört, aber dann dachte ich mir, Moment mal.
Eskiden bu eleştirilerden çok rahatsız olurdum, ama sonradan düşünmeye başladım, ve dedim ki, dur bir dakika.Y antes me molestaba eso, pero luego me puse a pensar, bueno, esperen un minuto.
Eskiden bu eleştirilerden çok rahatsız olurdum, ama sonradan düşünmeye başladım, ve dedim ki, dur bir dakika.Και με ενοχλούσε αυτό, αλλά μετά σκέφτηκα, για κάτσε ένα λεπτό.
Eskiden bu eleştirilerden çok rahatsız olurdum, ama sonradan düşünmeye başladım, ve dedim ki, dur bir dakika.И меня, как правило, беспокоило это, и тогда я начинал думать. Ну что ж, погодите минутку.