Ana içeriğe geç
Sözlük

eskiden ile cümle

eskiden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.והעומס הנגיפי שלו די נמוך אז אני יחסית מוגן." והסיבה השניה היא שאנשים פשוט לא מפחדים מ-HIV
Diğeri de şu ki, insanlar HIV'den eskiden AIDS'den korktukları kadar korkmuyorlar, ve haklılar da.エイズを怖がっていたほどHIVを 怖がっていないということです これは当然です エイズは醜くなって死ぬ病気でしたが
Diplomat olmak, eskiden ve şimdi olduğu gibi, inanılmaz bir iş, ve ben bunun her dakikasını sevdim.A diplomataság, mind akkor, mind most, egy hihetetlen munka, imádtam is minden pillanatát.
Diplomat olmak, eskiden ve şimdi olduğu gibi, inanılmaz bir iş, ve ben bunun her dakikasını sevdim.A fi diplomat, și atunci și acum, este un job incredibil și mi-a plăcut la nebunie.
Diplomat olmak, eskiden ve şimdi olduğu gibi, inanılmaz bir iş, ve ben bunun her dakikasını sevdim.Diplomat zu sein, früher und heute, ist ein unglaublicher Beruf, und ich liebte jede Minute.
Diplomat olmak, eskiden ve şimdi olduğu gibi, inanılmaz bir iş, ve ben bunun her dakikasını sevdim.Dyplomacja od zawsze jest dla mnie niesamowitym zajęciem, uwielbiałem ją w każdym calu.
Diplomat olmak, eskiden ve şimdi olduğu gibi, inanılmaz bir iş, ve ben bunun her dakikasını sevdim.Een diplomaat zijn, zowel toen als nu, is een ongelofelijke baan, en ik heb van elke minuut genoten.
Diplomat olmak, eskiden ve şimdi olduğu gibi, inanılmaz bir iş, ve ben bunun her dakikasını sevdim.Essere un diplomatico, allora come oggi, è un lavoro incredibile e mi è piaciuto in ogni istante.
Diplomat olmak, eskiden ve şimdi olduğu gibi, inanılmaz bir iş, ve ben bunun her dakikasını sevdim.Etre diplomate, hier et aujourd'hui, est un boulot incroyable, et j'ai adoré chaque minute.
Diplomat olmak, eskiden ve şimdi olduğu gibi, inanılmaz bir iş, ve ben bunun her dakikasını sevdim.외교관은 그때나 지금이나 멋있는 직업이죠. 매 순간 순간이 좋았고,
Diplomat olmak, eskiden ve şimdi olduğu gibi, inanılmaz bir iş, ve ben bunun her dakikasını sevdim.Làm một nhà ngoại giao, từ trước tới nay, luôn là công việc phi thường, và tôi yêu từng phút được làm việc
Diplomat olmak, eskiden ve şimdi olduğu gibi, inanılmaz bir iş, ve ben bunun her dakikasını sevdim.Práce diplomata, tehdy i teď, byla a je neuvěřitelná a miloval jsem ji každičkou chvíli.
Diplomat olmak, eskiden ve şimdi olduğu gibi, inanılmaz bir iş, ve ben bunun her dakikasını sevdim.Ser un diplomático, en ese entonces y ahora, es un trabajo increíble y amé cada minuto.
Diplomat olmak, eskiden ve şimdi olduğu gibi, inanılmaz bir iş, ve ben bunun her dakikasını sevdim.Η δουλειά του διπλωμάτη, τότε και τώρα, είναι απίθανη και μου άρεσε κάθε της στιγμή.
Diplomat olmak, eskiden ve şimdi olduğu gibi, inanılmaz bir iş, ve ben bunun her dakikasını sevdim.Быть дипломатом для меня -- и тогда и сейчас -- это невероятная работа, и я люблю каждое её мгновение.
Diplomat olmak, eskiden ve şimdi olduğu gibi, inanılmaz bir iş, ve ben bunun her dakikasını sevdim.Да бъдеш дипломат, тогава и сега, е невероятна работа, и аз обичам всяка една минута от нея.
Diplomat olmak, eskiden ve şimdi olduğu gibi, inanılmaz bir iş, ve ben bunun her dakikasını sevdim.Тоді і тепер можу сказати, що професія дипломата - дивовижна, я люблю кожну її хвилину.
Diplomat olmak, eskiden ve şimdi olduğu gibi, inanılmaz bir iş, ve ben bunun her dakikasını sevdim.להיות דיפלומט, גם אז וגם כיום, זה עבודה מדהימה, ואני אהבתי כל דקה ממנה.
Diplomat olmak, eskiden ve şimdi olduğu gibi, inanılmaz bir iş, ve ben bunun her dakikasını sevdim.أعتبر كوني دبلوماسيا ، عندئذٍ كما الآن، مهنة مدهشة ، إذ أنني أستمتع بكل دقيقة فيها.
Diplomat olmak, eskiden ve şimdi olduğu gibi, inanılmaz bir iş, ve ben bunun her dakikasını sevdim.とても素晴らしく 私はその全てを堪能し その社会的地位を満喫しました
Doğu Afrika'da, eskiden Etiyopya'nın bir parçası olanEritrea, Horn of Africa.
Doğu Afrika'da, eskiden Etiyopya'nın bir parçası olanEritreje v Africkém rohu.
Doğu Afrika'da, eskiden Etiyopya'nın bir parçası olan이끌어냈습니다.
Doğu Afrika'da, eskiden Etiyopya'nın bir parçası olanמצאתי עצמי מכל המקומות באריתריאה אשר בקרן אפריקה.
Doğu Afrika'da, eskiden Etiyopya'nın bir parçası olanفي اريتريا ، في منطقة القرن الأفريقي.
Doğu Afrika'da, eskiden Etiyopya'nın bir parçası olanもとはエチオピアの一部だったエリトリアは
Doğuda, eskiden bulunduğum yerler çok güzeldir.Ad est, dov'ero. Quello è un bel posto.
Doğuda, eskiden bulunduğum yerler çok güzeldir.No Este, onde eu estive. É um lugar agradável.
Doğuda, eskiden bulunduğum yerler çok güzeldir.Olin idässä. Siellä oli mukava paikka.
Doğuda, eskiden bulunduğum yerler çok güzeldir.Österut där jag var. Det är ett trevligt ställe.
Doğuda, eskiden bulunduğum yerler çok güzeldir.Østpå, hvor jeg var. Det er et dejligt sted.
Doğuda, eskiden bulunduğum yerler çok güzeldir.Tam, gdzie byłem, na wschodzie, jest bardzo ładnie.
Doğuda, eskiden bulunduğum yerler çok güzeldir.Vaya al este, donde yo estaba. Es un sitio muy bonito.
Doğuda, eskiden bulunduğum yerler çok güzeldir.Εκεί που ήμουν, στην Ανατολή. Ήταν ωραίο μέρος.
Doğuda, eskiden bulunduğum yerler çok güzeldir.На востоке, там, где я был. Это красивое место.
Doktorlar eskiden hamilelik için orgazm öneriyorlardı."Burlac care sughiță.
Doktorlar eskiden hamilelik için orgazm öneriyorlardı."Független csuklók.
Doktorlar eskiden hamilelik için orgazm öneriyorlardı."Mam czkawkę".
Doktorlar eskiden hamilelik için orgazm öneriyorlardı."[Médicos receitavam o orgasmo para a fertilidade]
Doktorlar eskiden hamilelik için orgazm öneriyorlardı."Nezadaný škytající.
Doktorlar eskiden hamilelik için orgazm öneriyorlardı."Ongebonden hikker.
Doktorlar eskiden hamilelik için orgazm öneriyorlardı."Penderita cegukan yang belum menikah.
Doktorlar eskiden hamilelik için orgazm öneriyorlardı."Schluckauf-Single.
Doktorlar eskiden hamilelik için orgazm öneriyorlardı."Single. Non sposati.
Doktorlar eskiden hamilelik için orgazm öneriyorlardı."Необвързан хълцащ.
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.Chegámos a um ponto neste mundo em que não temos a mesma relação com o progresso que já tivemos.
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.Dospeli sme k bodu, keď náš vzťah k pokroku už nie je to, čo býval.
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.Egy olyan korban élünk ezen a világon, amikor már nem ugyanaz a kapcsolatunk a haladással, mint régen.
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.Estamos en un punto en este mundo en el que no tenemos la misma relación con el progreso que solíamos tener.
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.Jesteśmy już w takim punkcie, że nie mamy już tego samego stosunku do postępu jaki mieliśmy kiedyś.
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.우리는 더는 "진보"와의 관계가 예전 같지 않은 시대에 살고 있습니다.
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.Suntem în punctul în care nu mai avem aceeaşi relaţie cu progresul ca până acum.
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.V této době nemáme stejný vztah k pokroku, který jsme mívali.
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.Wir sind an einem Punkt angelangt, an dem wir nicht das selbe Verhältnis zum Fortschritt haben wie früher.
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.אנחנו נמצאים בנקודת זמן בה אין לנו את אותו היחס לקידמה שהיה פעם.
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.نحن في موقف الآن في هذا العالم حيث لم يعد لدينا نفس العلاقة السابقة بالتقدم الذي إعتدنا أن نحققه .
Dünyada öyle bir noktadayız ki artık "ilerleme" ile aramızdaki ilişki eskiden olduğu gibi değil.今までとは変わりつつあるのです 進歩についての意見が相反するようになってきて
Dünyanın eskiden olduğu şekilden yeni bir duruma geçişin olduğu böyle bir hattın şu an üzerindeyiz demektir.En esta línea estamos en una transición de lo que solía ser el mundo, a una nueva forma.
Dünyanın eskiden olduğu şekilden yeni bir duruma geçişin olduğu böyle bir hattın şu an üzerindeyiz demektir.Estamos nesta linha, numa transição entre a forma como o mundo era e a forma como o mundo é.
Dünyanın eskiden olduğu şekilden yeni bir duruma geçişin olduğu böyle bir hattın şu an üzerindeyiz demektir.Jesteśmy na tym odcinku, w trakcie zmiany z tego jaki świat był, do pewnej nowej formy, jaką przybiera.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod