Ana içeriğe geç
Sözlük

eskiden ile cümle

eskiden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Çok eskiden, 500 yıl önce, Chesapeake Körfezi'nde gri balinalar vardı.Pada masa lalu ada ikan paus kelabu di Teluk Chesapake -- 500 tahun yang lalu.
Çok eskiden, 500 yıl önce, Chesapeake Körfezi'nde gri balinalar vardı.Rất lâu trước đây ở vịnh Chesapeak có loại cá voi xám 500 năm trước.
Çok eskiden, 500 yıl önce, Chesapeake Körfezi'nde gri balinalar vardı.Vor langer Zeit gab es dort Grauwale - vor 500 Jahren.
Çok eskiden, 500 yıl önce, Chesapeake Körfezi'nde gri balinalar vardı.Υπήρχαν γκρίζες φάλαινες στο Τσέζαπικ κάποτε -500 χρόνια πριν.
Çok eskiden, 500 yıl önce, Chesapeake Körfezi'nde gri balinalar vardı.Давным-давно в Чесапикском заливе водились серые киты, 500 лет назад.
Çok eskiden, 500 yıl önce, Chesapeake Körfezi'nde gri balinalar vardı.Преди много време в Чесапик бей имаше сиви китове - преди 500 години.
Çok eskiden, 500 yıl önce, Chesapeake Körfezi'nde gri balinalar vardı.במפרץ צ'ספיק היו לוויתנים אפורים לפני זמן רב -- לפני 500 שנה.
Çok eskiden, 500 yıl önce, Chesapeake Körfezi'nde gri balinalar vardı.كانت هناك حيتان رمادية في خليج تشيسبايك قبل وقت طويل -- قبل 500 سنة.
Çünkü eskiden 700 tutuyordu, geçen hafta 700 dolar olan bir şeye hayatta 1,500 vermem.1500달러짜리 밖에 남지 않았습니다. 사실껀가요? 대부분 사람은 안 사죠.
Çünkü eskiden 700 tutuyordu, geçen hafta 700 dolar olan bir şeye hayatta 1,500 vermem.De reis kost nu 1.500 dollar.
Çünkü eskiden 700 tutuyordu, geçen hafta 700 dolar olan bir şeye hayatta 1,500 vermem.Est-ce que vous l'achetez?
Çünkü eskiden 700 tutuyordu, geçen hafta 700 dolar olan bir şeye hayatta 1,500 vermem.Kúpili by ste ho?
Çünkü eskiden 700 tutuyordu, geçen hafta 700 dolar olan bir şeye hayatta 1,500 vermem.L-aţi mai cumpăra?
Çünkü eskiden 700 tutuyordu, geçen hafta 700 dolar olan bir şeye hayatta 1,500 vermem.Lo comprereste?
Çünkü eskiden 700 tutuyordu, geçen hafta 700 dolar olan bir şeye hayatta 1,500 vermem.Почивката вече е 1500.
Çünkü eskiden 700 tutuyordu, geçen hafta 700 dolar olan bir şeye hayatta 1,500 vermem.ועכשיו החבילה עולה 1500 דולר. תקנו? רוב האנשים יאמרו לא.
Çünkü eskiden 700 tutuyordu, geçen hafta 700 dolar olan bir şeye hayatta 1,500 vermem.العرض الآن يكلف 1500 دولار. هل ستأخذه؟ سيقول معظم الناس، لا.
Çünkü eskiden 700 tutuyordu, geçen hafta 700 dolar olan bir şeye hayatta 1,500 vermem.なぜでしょう?それは つい先週まで700ドルだったものに
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Albowiem i to, co chwałę miało, nie miało chwały w tej części, co się tknie onej przewyższającej chwały.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Denn auch jenes Teil, das verklärt war, ist nicht für Klarheit zu achten gegen die überschwengliche Klarheit.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Et, sous ce rapport, ce qui a été glorieux ne l`a point été, à cause de cette gloire qui lui est supérieure.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.for det herlige har i dette stykke ingen herlighet mot hin overvettes rike herlighet.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Ja, det herlige er jo i dette Tilfælde endog uden Herlighed i Sammenligning med den endnu større Herlighed.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.영광되었던 것이 더 큰 영광을 인하여 이에 영광될 것이 없으나
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Nebo to, což oslaveno bylo, aniž oslaveno bylo v té částce, u přirovnání převýšené slávy nového přisluhování.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Pois na verdade, o que foi feito glorioso, não o é em comparação com a glória inexcedível.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Pues lo que había sido glorioso no es glorioso en comparación con esta excelente gloria
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Şi în privinţa aceasta, ce a fost slăvit nici n'a fost slăvit, din pricina slavei care o întrece cu mult.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Sõt a dicsõített nem is dicsõséges ebben a részben az õt meghaladó dicsõség miatt.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Διοτι ουδε εδοξασθη εν τουτω τω μερει το δεδοξασμενον ενεκεν της υπερβαλλουσης δοξης.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.Бо й не прославилось прославлене в тій мірі, задля переважуючої слави.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.То прославленное даже не оказывается славным с сей стороны, по причине преимущественной славы последующего .
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.כי אף הנכבד איננו נחשב לכבוד לעמת הכבוד הנעלה הזה׃
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.فان الممجد ايضا لم يمجد من هذا القبيل لسبب المجد الفائق.
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.那 從 前 有 榮 光 的 、 因 這 極 大 的 榮 光 、 就 算 不 得 有 榮 光 了
Çünkü eskiden yüceltilmiş olanın, şimdi yücelikte aşkın olana göre yüceliği yoktur.那 從前 有 榮光 的 、 因這極 大 的 榮光 、 就算 不得有 榮光了
Çünkü ikisi eskiden ayrı yaşayan bakterilerdi ve biraraya gelerek bir süperorganizma oluşturdular.Dat is omdat ze afzonderlijke, vrij levende bacteriën waren die samenkwamen om een superorganisme te vormen.
Çünkü ikisi eskiden ayrı yaşayan bakterilerdi ve biraraya gelerek bir süperorganizma oluşturdular.Dlatego, że mitochondria były osobno żyjącymi bakteriami, które połączyły się i stworzyły superorganizm.
Çünkü ikisi eskiden ayrı yaşayan bakterilerdi ve biraraya gelerek bir süperorganizma oluşturdular.왜냐하면 그 개체들은 한때는 독립적으로 사는 독립 세균이였으나 함께 모여서
Çünkü ikisi eskiden ayrı yaşayan bakterilerdi ve biraraya gelerek bir süperorganizma oluşturdular.Protože to bývaly samostatné volně žijící bakterie, které se spojily a stal se z nich superorganismus.
Çünkü ikisi eskiden ayrı yaşayan bakterilerdi ve biraraya gelerek bir süperorganizma oluşturdular.Επειδή παλαιότερα ήταν ξεχωριστά ανεξάρτητα βακτήρια και ενώθηκαν και έγιναν ένας υπερ-οργανισμός.
Çünkü ikisi eskiden ayrı yaşayan bakterilerdi ve biraraya gelerek bir süperorganizma oluşturdular.Защото са били отделни самостоятелни бактерии, които са се свързали и са станали суперорганизъм.
Çünkü ikisi eskiden ayrı yaşayan bakterilerdi ve biraraya gelerek bir süperorganizma oluşturdular.Потому что они были отдельными независимыми бактериями, которые объединились и стали суперорганизмом.
Çünkü ikisi eskiden ayrı yaşayan bakterilerdi ve biraraya gelerek bir süperorganizma oluşturdular.זה משום שהם פעם היו חיידקים שחיו בנפרד והם התחברו
Çünkü ikisi eskiden ayrı yaşayan bakterilerdi ve biraraya gelerek bir süperorganizma oluşturdular.ذلك لأنها بكتيريا مستقلة تعيش بذاتها وتجمعت مع بعضها
Çünkü ikisi eskiden ayrı yaşayan bakterilerdi ve biraraya gelerek bir süperorganizma oluşturdular.自由生活性のバクテリアであり 一緒になって 超個体となったからです。
Çünkü sermayedarlar, eskiden 500 milyon hisseyle kurumun %100'üne sahiptiler.Protože držitelé vlastního jmění měli 100% společnosti prostřednictvím svých 500 milionů akcií.
Çünkü sermayedarlar, eskiden 500 milyon hisseyle kurumun %100'üne sahiptiler.保有していました。 現在、彼らが所有しているのは何でしょう?
Dave Grohl, eskiden Nirvana'da bateristti, şimdi ise Foo Fighters'ta vokalist ve푸 파이터스(Foo Fighters)의 "I'll Stick Around" 인데요, 이 노래의 리더가 너바나의 드러머였던
Dave Grohl, eskiden Nirvana'da bateristti, şimdi ise Foo Fighters'ta vokalist ve"I'll stick around" של ה- Foo Fighters, שהסולן שלה הוא דייב גרוהל,
Dave Grohl, eskiden Nirvana'da bateristti, şimdi ise Foo Fighters'ta vokalist ve"سأبقى في الجوار" لفرقة the Foo Fighters التي بها ديف غروهل كمغن رئيسيّ،
Dave Grohl, eskiden Nirvana'da bateristti, şimdi ise Foo Fighters'ta vokalist veリード・シンガーのデイヴ・グロールは ニルヴァーナのドラマーをしていました
Deneyler çok eskiden beri mevcutlar.A kísérletek nagyon régiek.
Deneyler çok eskiden beri mevcutlar.Experimente sind sehr alt.
Deneyler çok eskiden beri mevcutlar.Försöken är väldigt gamla.
Deneyler çok eskiden beri mevcutlar.Gli esperimenti sono molto antichi.
Deneyler çok eskiden beri mevcutlar.Ideen bag et forsøg er meget gammel.
Deneyler çok eskiden beri mevcutlar. İncil'de Daniel 1:12'de ilk deney anlatılıyor.실험은 아주 오래되었습니다. 첫번째 실험은 다니엘서 1장 12절에 나오는 성경책에서였죠
Deneyler çok eskiden beri mevcutlar. İncil'de Daniel 1:12'de ilk deney anlatılıyor.ניסויים הם מאוד ותיקים. הניסוי הראשון היה בתנ"ך, דניאל א', י"ב.
Deneyler çok eskiden beri mevcutlar. İncil'de Daniel 1:12'de ilk deney anlatılıyor.التجارب قديمة جداً .. أول تجربة ذكرت في الإنجيل -- دانيال الأصحاح الأول عدد 12
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod