Bizim burada temel olarak iki sistemimiz var, ve ikisi de çok eskiden kalma.Grundsätzlich gibt es hier zwei uralte Systeme.
Bizim burada temel olarak iki sistemimiz var, ve ikisi de çok eskiden kalma.우리는 기본적으로 여기에 적어도 두개의 시스템이 있고, 그것들은 둘 다 매우 오래되었습니다
Bizim burada temel olarak iki sistemimiz var, ve ikisi de çok eskiden kalma.Nous avons essentiellement au moins deux systèmes ici, et tous deux sont très anciens.
Bizim burada temel olarak iki sistemimiz var, ve ikisi de çok eskiden kalma.Pada dasarnya kami memiliki setidaknya dua sistem di sini, dan kedua sistem tersebut sangat kuno.
Bizim burada temel olarak iki sistemimiz var, ve ikisi de çok eskiden kalma.Principalmente abbiamo qui almeno due sistemi, e sono entrambi molto antichi.
Bizim burada temel olarak iki sistemimiz var, ve ikisi de çok eskiden kalma.Tenemos, basicamente, dos sistemas, y ambos son muy antiguos.
Bizim burada temel olarak iki sistemimiz var, ve ikisi de çok eskiden kalma.We hebben hier in principe ten minste twee systemen. Beiden zijn zeer oud.
Bizim burada temel olarak iki sistemimiz var, ve ikisi de çok eskiden kalma.Zasadniczo mamy tu co najmniej dwa systemy, obydwa ewolucyjnie bardzo stare.
Bizim burada temel olarak iki sistemimiz var, ve ikisi de çok eskiden kalma.В общи линии имаме поне две системи, и двете от които са доста стари.
Bizim burada temel olarak iki sistemimiz var, ve ikisi de çok eskiden kalma.Имеются по крайней мере две системы. Обе они очень древние.
Bizim burada temel olarak iki sistemimiz var, ve ikisi de çok eskiden kalma.Тут у нас є щонайменше дві системи, і обидві вони дуже давні.
Bizim burada temel olarak iki sistemimiz var, ve ikisi de çok eskiden kalma.יש לנו כאן למעשה שתי מערכות, ושתיהן קדומות מאד.
Bizim burada temel olarak iki sistemimiz var, ve ikisi de çok eskiden kalma.لدينا في الأساس على الأقل نظامين هنا، وكلاهما قديم جدا.
Bizim burada temel olarak iki sistemimiz var, ve ikisi de çok eskiden kalma.どちらとも とても古いものです ひとつは報酬系で
Broadmoor, Broadmoor Hastanesi. Eskiden Broadmoor Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak bilinirdi.Broadmoor e spitalul Broadmor, cunoscut ca Azilul Broadmoor pentru criminalii nebuni.
Broadmoor, Broadmoor Hastanesi. Eskiden Broadmoor Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi olarak bilinirdi.Czyli w Szpitalu Broadmoor, znanym dawniej jako szpital psychiatryczny dla obłąkanych przestępców.
Bu, bana eskiden Hollywood'da gördüğümüz, kim bir yazarsa yapımcıdır durumunu hatırlatıyor.헐리우드의 오래된 속담중, 프로듀서란 작가를 아는 어떤 사람이라는 말이 생각나네요.
Bu, bana eskiden Hollywood'da gördüğümüz, kim bir yazarsa yapımcıdır durumunu hatırlatıyor.Me recuerda aquella vieja máxima de Hollywood de que un productor es cualquiera que conoce a un guionista.
Bu, bana eskiden Hollywood'da gördüğümüz, kim bir yazarsa yapımcıdır durumunu hatırlatıyor.Nó làm tôi nhớ đến việc đã xảy ra ở Hollywood về một nhà sản xuất đồng thời là nhà văn.
Bu, bana eskiden Hollywood'da gördüğümüz, kim bir yazarsa yapımcıdır durumunu hatırlatıyor.To przypomina mi stare powiedzenie że producent to ktoś, kto zna scenarzystę.
Bu, bana eskiden Hollywood'da gördüğümüz, kim bir yazarsa yapımcıdır durumunu hatırlatıyor.Знаете ли, напомня ми за онази стара сентенция в Холивуд, че продуцент е който и да е, който познава писател.
Bu, bana eskiden Hollywood'da gördüğümüz, kim bir yazarsa yapımcıdır durumunu hatırlatıyor.Мне это напоминает старую голливудскую пословицу: режиссёром может быть любой, кто знаком с писателем.
Bu, bana eskiden Hollywood'da gördüğümüz, kim bir yazarsa yapımcıdır durumunu hatırlatıyor.אתה יודע, שזה מזכיר לי את האימרה הישנה בהוליווד, שמפיק הוא מישהו שמכיר כותב..
Bu, bana eskiden Hollywood'da gördüğümüz, kim bir yazarsa yapımcıdır durumunu hatırlatıyor.فذلك يذكرني بالمثل القديم في هوليوود القائل: أن المنتج هو الشخص الذي يعرف كاتبا.
Bu beni çok güldürdü çünkü eskiden yaptığım okumaların çoğu kesinlikle feminist değildi.Das hat mich amüsiert, denn eine Menge meiner frühen Lektüren waren ausgesprochen unfeministisch.
Bu beni çok güldürdü çünkü eskiden yaptığım okumaların çoğu kesinlikle feminist değildi.Esto me asombró, porque muchas de mis primeras lecturas eran claramente no-feministas.
Bu beni çok güldürdü çünkü eskiden yaptığım okumaların çoğu kesinlikle feminist değildi.흥미로운 부분은 제가 어린 시절 읽었던 책 대부분이 완전히 반페미니즘적이라는 것이죠.
Bu beni çok güldürdü çünkü eskiden yaptığım okumaların çoğu kesinlikle feminist değildi.Lucru care m-a amuzat, fiindcă multe din primele mele lecturi nu erau deloc feministe.
Bu beni çok güldürdü çünkü eskiden yaptığım okumaların çoğu kesinlikle feminist değildi.Это позабавило меня, потому что многое из моего раннего чтения было решетельно нефеминистским.
Bu beni çok güldürdü çünkü eskiden yaptığım okumaların çoğu kesinlikle feminist değildi.وكان كلامها ممتع لأن أغلب قرائاتي بالبداية لم تكن نسوية
Bu beni çok güldürdü çünkü eskiden yaptığım okumaların çoğu kesinlikle feminist değildi.確実にフェミニストじゃないからです ミルズ&ブーン社の恋愛小説を 16歳までに全て読破したはずです
Bu, bilgisayar arayüzü DOS'un eskiden nasıl göründüğü.Así es como el entorno de una computadora se veía, DOS.
Bu, bilgisayar arayüzü DOS'un eskiden nasıl göründüğü.Đây là những gì đã từng xuất hiện trên giao diện máy tính, DOS.
Bu, bilgisayar arayüzü DOS'un eskiden nasıl göründüğü.Este é o aspeto que a interface do computador costumava ter — DOS.
Bu, bilgisayar arayüzü DOS'un eskiden nasıl göründüğü.Iată cum arăta interfata unui computer, DOS
Bu, bilgisayar arayüzü DOS'un eskiden nasıl göründüğü.Így nézett ki a számítógép kezelőfelülete DOS alatt.
Bu, bilgisayar arayüzü DOS'un eskiden nasıl göründüğü.Questo è come appariva l'interfaccia del computer, DOS.
Bu, bilgisayar arayüzü DOS'un eskiden nasıl göründüğü.So sah die Bedienfläche des Computers einmal aus, DOS.
Bu, bilgisayar arayüzü DOS'un eskiden nasıl göründüğü.이것은 예전에 컴퓨터 UI 가 생겨먹은 모습입니다. DOS죠
Bu, bilgisayar arayüzü DOS'un eskiden nasıl göründüğü.Voici à quoi ressemblait l'interface d'un ordinateur, DOS.
Bu, bilgisayar arayüzü DOS'un eskiden nasıl göründüğü.W ten sposób wyglądał kiedyś interfejs komputera, w DOS-ie.
Bu, bilgisayar arayüzü DOS'un eskiden nasıl göründüğü.Zo zag een computerscherm er vroeger uit, DOS.
Bu, bilgisayar arayüzü DOS'un eskiden nasıl göründüğü.Εδώ βλέπουμε πως ήταν παλιά ένα υπολογιστικό περιβάλλον, το DOS.
Bu, bilgisayar arayüzü DOS'un eskiden nasıl göründüğü.Вот так раньше выглядела операционная система, это DOS.
Bu, bilgisayar arayüzü DOS'un eskiden nasıl göründüğü.Ето така изглеждаше интерфейса на компютрите, ДОС.
Bu, bilgisayar arayüzü DOS'un eskiden nasıl göründüğü.כך נראה ממשק של מחשב פעם, DOS.
Bu, bilgisayar arayüzü DOS'un eskiden nasıl göründüğü.هذا هو شكل السابق لواجهة الكمبيوتر، DOS.
Bu, bilgisayar arayüzü DOS'un eskiden nasıl göründüğü.年を経てコンピュータは使いやすくなっていきました
Bu CDO'lar, en azından eskiden, piyasada işlem görüyorlardı.Laten we zeggen dat deze CDO's, en vroeger was dat ook zo, dat ze verhandeld worden op een markt.
Bu CDO'lar, en azından eskiden, piyasada işlem görüyorlardı.Řekněme, že tyto zajištěné dluhové obligace se obchodují na nějakém trhu.
Bu CDO'lar, en azından eskiden, piyasada işlem görüyorlardı.لنقل أن التزامات الديون المجمعة هذه وعلى الأقل يتم استخدامها لنقل أنه يتم تداولها في بعض الأسواق.
Bu CDO'lar, en azından eskiden, piyasada işlem görüyorlardı.いくつかのマーケットで取引されているとします。 実際には市場価格を割り当てられている。
Bu da eskiden 5 köşeli olan 2 yıldızın oluşumu.もちろんアスタリスク星は数に入れません.そうだとすると 8 は 2 つの 4点星,または 4 つの 2 点星,または 2 つの 2 点星と 1つの4点星です.
Bu, eskidenEs verwendet, um die
Bu, eskiden sandığımızdan çok daha yaygın bir şey.Bem, isto é muito mais comum do que pensávamos na altura.
Bu, eskiden sandığımızdan çok daha yaygın bir şey.Das ist viel weiter verbreitet, als wir zuvor dachten.
Bu, eskiden sandığımızdan çok daha yaygın bir şey.Điều này có lúc phổ biến hơn chúng ta nghĩ
Bu, eskiden sandığımızdan çok daha yaygın bir şey.Dit komt veel vaker voor dan we destijds dachten.
Bu, eskiden sandığımızdan çok daha yaygın bir şey.E mult mai răspândit decât credeam la vremea aceea.
Bu, eskiden sandığımızdan çok daha yaygın bir şey.Esto sucede mucho más frecuentemente de lo que pensábamos.