Belki de babamın eskiden geceleri bize okumasındandır.아마도 제 아버지가 밤에 저희들에게 시를 읽어주곤했기 때문이겠죠.
Belki de babamın eskiden geceleri bize okumasındandır.Lehet hogy azért, mert apám olvasott nekünk esténként.
Belki de babamın eskiden geceleri bize okumasındandır.Może dlatego, że ojciec zwykł czytać nam przed snem.
Belki de babamın eskiden geceleri bize okumasındandır.Možno preto, že otec nám ju zvykol čítať pred spánkom.
Belki de babamın eskiden geceleri bize okumasındandır.Mungkin karena ayah saya dulu selalu membacakannya kepada kami setiap malam.
Belki de babamın eskiden geceleri bize okumasındandır.Peut-être parce que papa avait l'habitude de nous en lire le soir.
Belki de babamın eskiden geceleri bize okumasındandır.Poate din cauză că tata obişnuia să ne citească seara.
Belki de babamın eskiden geceleri bize okumasındandır.Talvez porque o meu Pai costumava ler para nós à noite.
Belki de babamın eskiden geceleri bize okumasındandır.Tal vez sea porque papá solía leernos en la noche.
Belki de babamın eskiden geceleri bize okumasındandır.Vielleicht weil uns mein Vater abends immer vorgelesen hat.
Belki de babamın eskiden geceleri bize okumasındandır.Ίσως γιατί ο πατέρας μου συνήθιζε να μας διαβάζει ποίηση το βράδυ.
Belki de babamın eskiden geceleri bize okumasındandır.Може би защото татко ни четеше вечер.
Belki de babamın eskiden geceleri bize okumasındandır.Может быть, из-за того, что отец читал нам перед сном.
Belki de babamın eskiden geceleri bize okumasındandır.Можливо, тому що її нам читав тато на ніч.
Belki de babamın eskiden geceleri bize okumasındandır.אולי זה משום שאבא נהג להקריא לנו בלילה.
Belki de babamın eskiden geceleri bize okumasındandır.لربما كان ذلك, لأن والدي تعود ان يقرأءه لنا في الليل.
Belki de babamın eskiden geceleri bize okumasındandır.ランプを灯して--電気はなかったからね
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Dawno temu cała ta wyspa mogła być dnem morza.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.For længe siden lå denne ø måske på havets bund.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.För länge sen låg den här ön kanske på havets botten.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Hace mucho tiempo, esta isla quizá estaba en el fondo del mar.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Há muito tempo, talvez esta ilha estivesse no fundo do mar.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Molto tempo fa, forse quest'isola si trovava in fondo al mare.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Tämä saari on joskus saattanut olla merenpohjaa.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Παλιά, αυτό το νησί μπορεί να ήταν στο βυθό της θάλασσας.
Belki de çok eskiden bu adanın tümü denizin dibindeydi.Когда-то, давным-давно, весь остров мог лежать на дне моря.
Belki eskiden burada oturan cüceydi,şimdi anlıyorum balkonun niye bu kadar küçük olduğunuÉrthetetlen. Az előző lakó biztosan egy hobbit volt.
Belki eskiden burada oturan cüceydi,şimdi anlıyorum balkonun niye bu kadar küçük olduğunuPourquoi ? Peut-être que l'ancien locataire était un lutin.
Ben de eskiden senin gibi kokardım...AMK: Ich habe einmal wie du gerochen.
Ben de eskiden senin gibi kokardım...Avevo anch'io lo stesso odore.
Ben de eskiden senin gibi kokardım...HSG cũ: Tớ cũng từng thơm như cậu.
Ben de eskiden senin gibi kokardım...Ik rook vroeger ook zo.
Ben de eskiden senin gibi kokardım...Kiedyś pachniałem tak, jak ty.
Ben de eskiden senin gibi kokardım...나도 젊을땐 그랬지.
Ben de eskiden senin gibi kokardım...Odată și eu miroseam ca tine.
Ben de eskiden senin gibi kokardım...Yo olía como tú.
Ben de eskiden senin gibi kokardım...Някога миришех като теб.
Ben de eskiden senin gibi kokardım...Старый пакет молока: Я тоже пах, как ты, когда-то.
Ben de eskiden senin gibi kokardım...פעם הרחתי כמוך.
Ben de eskiden senin gibi kokardım...كانت رائحتي مثلك قبلا.
Ben de eskiden senin gibi kokardım...(ナレーター)「フレッシュ・ウォッチ」 インベンタブルズ・デイリー・ファームズより
Ben Taze Süt'üm! Ben de eskiden senin gibi kokardım...Je suis le Nouveau Lait. avant, je sentais comme vous .
Ben ve zil çaldı kadar gösterildi eskiden parçası olmuştu oda benim kendi.Aku membunyikan bel dan ditampilkan ke ruang yang sebelumnya ada di bagian saya sendiri.
Ben ve zil çaldı kadar gösterildi eskiden parçası olmuştu oda benim kendi.Én csengetett, és kimutatták, egészen a kamrában amely korábban már részben az én saját.
Ben ve zil çaldı kadar gösterildi eskiden parçası olmuştu oda benim kendi.Ich klingelte und wurde bis zu der gezeigten Kammer, die früher zum Teil waren meine eigenen.
Ben ve zil çaldı kadar gösterildi eskiden parçası olmuştu oda benim kendi.Ik belde aan en werd getoond aan de kamer die vroeger was voor een deel mijn eigen.
Ben ve zil çaldı kadar gösterildi eskiden parçası olmuştu oda benim kendi.Jag ringde på klockan och visades fram till kammare som tidigare hade delvis mitt egen.
Ben ve zil çaldı kadar gösterildi eskiden parçası olmuştu oda benim kendi.J'ai sonné la cloche et a été montré à la chambre qui avait été autrefois en partie mon propre.
Ben ve zil çaldı kadar gösterildi eskiden parçası olmuştu oda benim kendi.Jeg ringede og blev vist op til kammer, der tidligere havde været i en del min egne.
Ben ve zil çaldı kadar gösterildi eskiden parçası olmuştu oda benim kendi.나는 벨을 울리는까지 보여 줬던 이전에 일부 있었다 챔버 내 소유하고있다.
Ben ve zil çaldı kadar gösterildi eskiden parçası olmuştu oda benim kendi.Sem pozvonil in je bila prikazana do komoro, ki so bile prej v mojem delu lastna.
Ben ve zil çaldı kadar gösterildi eskiden parçası olmuştu oda benim kendi.Soitin kelloa ja näkyi asti kammioon, joka oli aiemmin ollut osa minun oma.
Ben ve zil çaldı kadar gösterildi eskiden parçası olmuştu oda benim kendi.Suonai il campanello ed è stato mostrato fino alla camera che prima era in parte mia proprio.
Ben ve zil çaldı kadar gösterildi eskiden parçası olmuştu oda benim kendi.Zadzwoniłem i wykazano do komory, który wcześniej był w części moje własnych.
Ben ve zil çaldı kadar gösterildi eskiden parçası olmuştu oda benim kendi.Zazvonil jsem na zvonek a byl uveden do komoru, která byla dříve v části mé vlastní.
Ben ve zil çaldı kadar gösterildi eskiden parçası olmuştu oda benim kendi.Zazvonil som na zvonček a bol uvedený do komoru, ktorá bola predtým v časti mojej vlastné.
Ben ve zil çaldı kadar gösterildi eskiden parçası olmuştu oda benim kendi.Χτύπησα το κουδούνι και παρουσιάστηκε μέχρι την θάλαμος που άλλοτε αποτελούσαν μέρος μου δικές.
Ben ve zil çaldı kadar gösterildi eskiden parçası olmuştu oda benim kendi.Аз позвъни и беше показано до камера, която е била преди това в моята част собствена.
Ben ve zil çaldı kadar gösterildi eskiden parçası olmuştu oda benim kendi.Я подзвонив і був показаний до камери, що раніше було в моїй частині власні.
Ben ve zil çaldı kadar gösterildi eskiden parçası olmuştu oda benim kendi.Я позвонил и был показан до камеры, что раньше было в моей части собственные.