Ana içeriğe geç
Sözlük

eskiden ile cümle

eskiden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eskiden korsanlık yapmıştır.היה פיראט בעברו.
Liste eskiden günlük olarak yapılırdı ama artık haftalıktır.במקור, לא הייתה זו רשימה יום-יומית, והיא עודכנה רק כל כמה ימים בשבוע.
Kızıl kurt eskiden ABD'nin tüm Güneydoğusunda yaygındı.בעבר הפומות היו נפוצות ברחבי כל יבשת אמריקה.
Eskiden erkekler gibi giyinirdi ve kendisini erkek zannederdi.היא לבשה בגדי גברים, והסתפרה כמו גבר.
Eskiden bu bölgenin bir av bölgesi olduğu söylenmektedir.בעבר סברו שהיא שייכת לסוג חתול.
Eskiden peştamalların iki ucuna enlemesine işlemeler yapılırdı.בעבר היו שני מנהגים בנוגע לחיוב המזונות לאחר מות הבעל.
Bu şarkıyla beraber "Perişanım" ve "Eskidendi, Çok Eskiden" parçalarına da remiks yaparlar.הן תיארו את השיר כ"סיכון" ואמרו שהוא שונה לחלוטין ממה שהן עשו בעבר.
Bizim yurdumuz da eskiden o yerlerde imiş.בעבר הייתה שם נסיכות באותו שם.
Çünkü onların babası eskiden aynı gruptadır.אביו היה חבר מקורי בקבוצה.
Sonraki gün öleceğini anladığı için Eragon'a onun da eskiden bir Ejderha Süvarisi olduğunu söyler.בידיעה שהוא עומד למות, ברום מגלה לאראגון שהוא עצמו היה פעם רוכב דרקונים.
Eskiden Kim'in babasını tanır.בעבר הוא עבד עם אביו של ליאו.
Köyün adı eskiden 'Agveran' dır.שמו הקודם של האי היה, לדבריו, אוֹינוֹנֶה.
İlçe eskiden Ceghatu ilçesi'ne bağlıydı.היה לה בעבר קשר קרוב אל נוזומי.
Eskiden külhanbeyi ağzı denirdi.בעבר היה הסריג צבוע.
Çivi yazısı çok eskiden bulunmuştur.מרבית ספריו מתרחשים בעבר.
Eskiden çok gelişmiş bir köydü.Навремето селото е било добре развито.
İç tüzük, eskiden dâhilî nizamname.Стрелча от известните досега.
Eritre'de eskiden çok sayıda fil yaşardı.Навремето Еритрея поддържала голяма популация на слонове.
Onlar her şeyi eskiden beri biliyordur.Казват, че отдавна така го знаят.
Çünkü onların babası eskiden aynı gruptadır.Преди това баща му има същата служба.
Annesi Sarie Kessler bir fizyoterapisttir, babası Doug Robbie'nin ise eskiden bir çiftliği bulunmaktaydı.Родителите ѝ са Сарий Кеслер, физиотерапевт, и Дъг Роби, бивш собственик на ферма.
Tarihi köyden kalıntı bulunmayışının bir sebebi de eskiden yapıların çoğunlukla ağaç yapılar olmasıdır.Основите на селището не могат да бъдат установени, защото в по-голямата си част са били дървени.
Eskiden Kim'in babasını tanır.Не са известни дори родителите на Ким.
Böylece eskiden çok canlı olan yayla hayatı da terk edilmiş oldu.Преди това е имало и стара джамия, която е била съборена.
Eskiden bir devlet ajanıydı.В миналото е бил армейски отбор.
Eskiden başka Slav dillerinde de kullanılmıştır.Изполвала се е и в църковнославянския език.
Şirket eskiden Yugoslavya'nın millî havayolu şirketi idi.Фирмата е първата частна компания за летателни апарати в Югославия.
AB normlarındaki gıda katkı maddesi kodu eskiden E441 numarasıydı.Класифициран е като хранителна добавка с номер E441.
Rahmetli Pastırma Dursun Ali vardı eskiden o da öldü.Взел си хранениче - момиче, което също починало.
Bu topraklar eskiden Venedik Cumhuriyeti'ne bağlıydı.В този смисъл бил от ключово значение за Венецианската република.
Eskiden parkı Six Flags Holland, Walibi Flevo ve hatta daha uzun Flevohof önce önce aradı.Носил е имената Flevohof, Walibi Flevo и Six Flags 'Holland.
Şimdi yaşadığım topraklar eskiden Bulgarlarındı.Според предание някога селището било българско.
Kızıl kurt eskiden ABD'nin tüm Güneydoğusunda yaygındı.Саблерогият орикс някога е бил широко разпространен из цяла Северна Африка.
Eskiden mensupları çoğunlukla Irak ve Suriye'de bulunurdu.Този тип е често срещан в Сирия и Ливан.
Rastgele sayı üretim yöntemleri eskiden bu yana ilgi konusu olmuştur.Методи за генериране на случайни числа съществуват отдавна.
Davos Seaworth - 6 bölüm : Eskiden bir kaçakçı olan Kral Stannis Baratheon'ın şövalyesi.Сер Давос Сийуорт, крадец, направен на рицар, за да служи на Крал Станис Баратеон.
Eskiden bağımsız bir krallıktı.U drevna vremena bila je nezavisno kraljevstvo.
Eskiden burada ceviz ağaçları varmış.Tu su nekoć bile podzidane njive.
Fakat bu eskiden düşünülenden daha yaygındır.U prosjeku su bili uvijek velikodušniji nego što se tražilo.
Bu saha, 1908'de ilk kez yapıldı ve eskiden boğa güreşi için kullanılmaktaydı.Dvorana je izgrađena 1908. i predviđena za borbu s bikovima.
Köyü'ün eskiden bu yana geçim kaynağı hayvancılıktır.Katinac je od svojeg postojanja tradicionalno bilo stočarsko selo.
Eskiden Afrika yaban eşeği Mısır, Sudan ve Libya'da da yaşardı.U novije vrijeme afrički divlji magarci živjeli su u Etiopiji, Eritreji, Somaliji i Sudanu.
Eskiden insanların yük taşımak için kullandıkları araç.Za prijevoz se koriste već izgrađenim prometnicama.
Ülke eskiden İsveç'e aitti.U prošlosti je grad bio pod vlašću Mađarske.
O benim eskiden beri arkadaşım.Od tad je stalno u prvoj momčadi.
Eskiden bugüne kadar neler değişmemiş ki bu mahallede eskiden demir-çelik fabrikası varmış.Na tom području se nalazila nekadašnja tvornica opeka.
Çankırı çok eskiden bir kale kentiydi.Gaza je dugo ostala poganska utvrda.
Eskiden Hakkâri sınırları içerisindeydi.U njenim su granicama bili, npr.
Eskiden Walter'ın kaldığı odada kalmış ve cadıyla karşılaşmıştır.U staroj kući koju je Walter srušio nalazila se spomenuta gostionica.
Eskiden takım, Championnat de France Formula Renault 2.0 ve Formula 3 Euro Series'de mücadele etmiştir.Nakon toga osvojio je mnogo prvenstava u kategorijama kao što su Formula Renault 2.0 UK, Formula 3 i GP2.
Ancak eskiden bu köye göçmüş ve artık buranın yerlisi olmuş pek çok insan da vardır.Ovaj grad je nekada imao, a i danas ima još puno drugih sportaša.
Çok eskiden düğünün bir gün sonrası paça düğünü de yapılırmış.Istu bi na dan vjenčanja skidao tek mladoženja.
Atabarı, eskiden “Artvin barı” adıyla bilinirdi.Okrug je nekada bio poznat pod nazivom Vardøhus amt.
UEFA Intertoto Kupası, eskiden UEFA tarafından yaz aylarında düzenlenen futbol organizasyonu.UEFA Intertoto kup je bivše klupsko europsko nogometno natjecanje koje je vodila UEFA.
Öyle ki eskiden bu iki türün türdeş oldukları kabul edilmekteydi.Njezine dvije podvrste nekada su smatrane posebnim vrstama.
Eskiden kuskuğuk diye adlandırıldı.Nekada su ga nazivali uljem gorkih badema.
Eskiden bu kule yerinde şehrin tarihsel merkezi ve eski katedrali bulunmaktaydı.Na ovom je mjestu nekad bila stara starorimska katedrala.
Eskiden şehri ele geçirmeye çalışır ama Efendi Yo onu durdurmuştur.Nekoć je radila u banci, ali ju je baka natjerala da odustane.
Eskiden Hazar Gölü'nden beslenirdi.Prije je bilo dopušteno kupanje na jezeru Kozjak.
Şapkacı pergeli Buna eskiden Fes Pergeli denilirdi.Odjeća od baršuna, u prošlosti smatrala se luksuznom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod