Her ne kadar eskiden susuz bir köy idi ise, şimdi bol suyu olan bir mahale olmuştur.它以前是一个古老的渔村,现在有一个现代化的镇中心。
Eskiden toplu olarak din adamına verilen ad(isim) = Şaman.早從古代,合成宗教儀式用的樞要寶石就是煉金術師的聖杯。
Bunların yanında fildişinden heykel yapmak, eskiden olduğu gibi günümüzde de biblo şeklinde devam etmektedir.请允许他谈那旧时的巴黎,好象它现在仍然存在一样。
İbiza'da çok eskiden beri deniz tuzu elde edilir.可见潮州菜中海鲜由来已久。
Eskiden bir insan avcısıdır.曾是一名海盜獵人。
Eskiden kentte iki hareketli çarşı vardı.過去曾有2次運行。
Burada eskiden harap bir kale vardı.以前曾經是一座城堡。
Aktif CEO ve başkanlık rolü eskiden Siemens, Orange ve HTC'de görev yapan Florian Seiche tarafından yapıldı.Florian Seiche将担任总裁职位,他曾于诺基亚、西门子、Orange股份有限公司和HTC任职。
Ayrıca eskiden kilise çanının bulunduğu yermiş.以前隸屬於教會暗部。
Bazı organizasyonlar eskiden kullanılan koşullardan farklı olanları kullanmaktadır.其中一些组织过去使用过其他标准。
Eskiden pek bilinmeyen Kerpe, tanıyanların kıskançlıkla kendilerine sakladıkları bir yerdi.起初對經常一擊殲滅Secrets的蒼存有對抗和嫉妒的心,不停以前輩的身份自居。
Eskiden Kim'in babasını tanır.以前就認識真木的父親。
Ücretsiz olarak kullanıma sunulan Netscape eskiden ağ tarayıcılarının lideriydi.配偶為呂智明,是前無綫電視新聞報導員。
Eskiden ise Fenerbahçe'de de görev yapmıştır.他也曾經效力於博洛尼亞。
Eskiden Fiji'nin başkentiydi.曾經是跋耆國首都。
Burada eskiden kullanılan boş bir ev bulurlar.住在以前沒有空襲的西風早。
Eskiden köleydi.以前是流氓。
Tuvada eskiden söylenegelen bir halk şarkısı.那時候學到了在人前唱歌的時候重要的東西。
İsim eskiden oradaki dereden akan sudan geldiğini bilinir.이 곳의 지명은 옛날부터 바닷물이 넘어 들어왔다고 하여 붙여진 이름이다.
Eskiden Yeni Zelanda'da bulunurken, 1950'lerden beri görülmemiştir.그러나 1950년대 이후 뉴질랜드에서 한 마리도 목격되지 않고 있다.
Eskiden İlkbahar'da yapılıyordu fakat 1955'ten beri Eylül ayında yapılmaktadır.예전에는 봄에 열렸지만, 1995년 이후로는 9월에 열린다.
Eskiden Kandıra ilçesine kadar devam ederdi.선대 때에 전라도 고부로 이주하여 살았다.
Eskiden Clachotin adıyla anılırdı.예전에는 캘커타라고 불렸다.
Yoğurma, eskiden teknelerde ayakla yapılırdı.운하의 큰 부두는 배들로 항상 북적거렸다.
Eskiden tavşanı bol olduğu için Tavşanadası adı da kullanılmıştır.예전에 토끼를 방목한 적이 있어서 토끼섬으로도 불린다.
Çölden gelen bu kavim kendilerine eskiden “Azteca” diyen kavimdir.에바라 지구(荏原地区) : 이전의 에바라 정(荏原町)에 해당한다.
Çünkü eskiden Asya'da yaşamış ilkel tavşanlardan geriye sadece Amami tavşanı kalmıştır.흔히 살아있는 화석으로 불리는 아마미토끼는 한때 아시아 대륙에 살았지만 지금은 멸종한 토끼의 원시적인 형태가 보존되어 있는 종이다.
Rüzgar enerjisi başka amaçlarla eskiden beri kullanılmaktadır.생강은 고대부터 의약 목적으로 사용되었다.
Eskiden bekçi kulesi olarak kullanılan kule, sonraları kadın hapishanesi olarak kullanılmıştır.오스만 제국 시대 탑은 처음에는 요새로 사용된 후 나중에 감옥으로 사용되고 있었다.
Kızıl kurt eskiden ABD'nin tüm Güneydoğusunda yaygındı.회색늑대는 원래 북위 20°이북의 모든 지역에 서식지가 있었다.
Eskiden pek bilinmeyen Kerpe, tanıyanların kıskançlıkla kendilerine sakladıkları bir yerdi.당시 신시내티 레즈는 유망주들이 꽤 많았지만 노장들의 텃세가 심했던 것으로 알려진 팀이었다.
Eskiden başkent Rey'in yakınlarında küçük bir köydü.영국 식민지기 이전에 악간의 오두막이 있는 작은 마을이었다.
Bu alt türler eskiden bayağı çıvgın (Phylloscopus collybita) türünün bir alt türü olarak sınıflandırılıyordu.이 볏망가베이는 이전에는 회색뺨망가베이(L. albigena)의 일종으로 간주되었다.
Çankırı çok eskiden bir kale kentiydi.서창동은 옛날 조동면 설래마을이었다.
Eskiden yüzyıllar boyunca Yahudilerin varlğı süren Umman'da bugün bir Yahudi cemaati bulunmamaktadır.그러함은 유대인들이 오늘날까지도 양뿔 나팔을 부는 이유가 된다.
Bu belitlerden bazıları çok eskiden ifade edilmiştir, bazıları daha yenidir.And there's another country, I've heard of long ago, 그리고 또 하나의 나라가 있네.
Eskiden keşkek günleri yapılırdı ama artık yapılmıyor.예전에는 손님을 접대하였으나 지금은 사용하지 않는다.
Eskiden 08:00-10:00 arası yayın yapıyordu.오후 8시에서 오후 10시 사이에 방송되었다.
Eskiden çok gelişmiş bir köydü.개발되기 이전에는 대표적인 농촌 마을 이었다.
Eskiden arkadaşımken!전 남자친구인 듯.
Sırkâtibi: Eskiden hükümdarların yanlarında bulundurdukları hususi kâtip.그는 아라타의 주인으로 알려져 있으며, 이전의 인간 언어의 혼돈이 언급되어 있다.
Baby Bash, bu lakabını eskiden kullandığı Mitsubishi marka arabasından aldı.미쓰비시 GTO - 미쓰비시 자동차가 예전에 생산하던 쿠페형 승용차.
Eskiden inek bir öğrenciydi.예전에는 그 학교 학생이었다.
Aynı sekilde eskiden kalma degirmeni ve taş evleri bulunmaktadır.한반도에도 백제 시기부터 있어왔던 벽골제와 같은 저수지가 남아 있다.
Çok daha eskiden ise bu alanda tuz üretiliyordu.이곳도 옛날에는 대량의 용암 분출이 있었다.
Kadinlar eskiden canfes (üç etek) de giyerlerdi.의복은 항상 삼의(三衣)를 걸치는 것뿐이었다.
Eskiden Sind Eyaleti'nin başkenti idi.옛날에는 빠따니 왕국의 영토였다.
Eskiden bir sesim vardı.예전에 연인이 한 명 있었다.
Eskiden 5 m uzunluğunda bireylere rastlanabiliyordu, ancak şu an bunlar oldukça nadir görülebiliyorlar.בעבר היו פרטים בוגרים שהגיעו אף לאורך 5 מטר, אך כיום הם נדירים מאוד.
Eskiden bir sesim vardı.פעם היה לי לב.
Fakat bu eskiden düşünülenden daha yaygındır.זה מסובך כנראה יותר ממה שחשבנו.
Eskiden Hristiyanlara aitti.בעבר היה שייך לליכודניקים החדשים.
Google Play (eskiden Android Market), Google'ın Android sertifikalı cihazlarıyla birlikte kullanılır.פלטפורמה אחרת, Google Play (בעבר "Android Market"), משתמשת בשילוב עם מערכת ההפעלה אנדרואיד של גוגל.
Eskiden bağımsız bir köydü.בעבר הייתה סדיגורה עיירה עצמאית.
Park 1873 yılında eskiden Kan'ei-ji tapınağına ait bir arazide inşa edilmiştir.הפארק הוקם בשנת 1873 על אדמות שהיו שייכות בעבר למקדש קאניי-ג'י.
Eskiden balgam söktürücü olarak kullanılmıştır.באיטליה נעשה בעבר שימוש בלוסיט כדשן.
Eskiden bu familyanın üyeleri kedigillerin ataları olduğu düşünülmüştür.בעבר משפחה זו נכללה במשפחת התולעניים.
Cıva pilleri eskiden bu boyutta üretildi.בני הסוג קאק (Coloeus) נכללו בעבר בסוג זה.
Eskiden yaşayan insanların bulunmadığı bir mahalledir.בשטח שומם שבו לא היו יישובים בעבר.
Kürek cezasına çarptırılan suçlular eskiden gemilerde kürek çekerek cezalarını tamamlarlardı.במעצמות הים-תיכוניות היה נהוג שפושעים שהורשעו נשלחו, כעונש, לחתור בספינות משוטים.