Onlar her şeyi eskiden beri biliyordur.かなこのことは以前から知っていた。
Her ne kadar eskiden susuz bir köy idi ise, şimdi bol suyu olan bir mahale olmuştur.最盛期には芸奴衆もいる温泉街であったが、現在では鄙びた温泉地になっている。
Eskiden, su polosu ve futbol branşları da vardı.かつては花火や足袋も製造されていた。
Eskiden bağımsız bir krallıktı.かつては、独立した自治体であった。
Çok eskiden beridir süregelen bir ata yadigari meslektir.あれだけ魅力的な常歩をする馬が、かつていただろうか?
Eskiden harap durumda olan yapı 20. yüzyılın sonlarında restore edilmiştir.現存している構造は、20世紀初期に復元された結果である。
Sağlık ocağı ve sağlık evi eskiden vardı ama şimdi yoktur.かつては城があったが、今は無い。
Eskiden tarımsal üretim önemsenirken son dönemlerde işlenen arazi alanı burada da daralmıştır.かつて農業に利用されていた麓の土地もここに含まれる。
"Eskiden Utnapiştim bir insandı ama şimdi o ve karısı bizim gibi tanrı haline geldi.それまでは独神であったが、この代ではじめて男女一対の神となった。
Eskiden bu taşıma «Mirnı» istasyonundan yapılmaktaydı.かつては特急「有明」の発着駅であった。
Kelimelerin eskiden kullanılan fakat sonradan unutulan anlamlarına yer verilmiştir.単語の後に用いられて省略を表す。
Eskiden bağımsız bir köydü.これらは、以前は独立した町村であった。
Arazisi düz olduğundan eskiden burada at üzerinde Cirit oynanırmış.前作で馬面という理由で、馬扱いをされてはよくいじられるキャラだった。
Eskiden köy civarında oldukça fazla hayıt bulunurmuş.かつて砂漠地方に多く見られた。
Çünkü onların babası eskiden aynı gruptadır.父親は同地の楽長であった。
Eskiden fahişelerin sık çalıştığı bir bölge idi.ふみ かつて一味屋で働いていた女性。
Eskiden üyesi olduğu Red Hot Chili Peppers grubunun gitaristi olarak tanınmıştır.レッド・ホット・チリ・ペッパーズの元ギタリストとして知られる。
Eskiden köy yeri Gevedere denilen yerdeyken çıkan salgın hastalık sonucu günümüzdeki yere taşınmıştır.これはかつてこの地に病気が蔓延した際に平癒を願った村人らの発願によるという。
Kızıl kurt eskiden ABD'nin tüm Güneydoğusunda yaygındı.かつてはアメリカ合衆国南東部の全体に生息していた。
Babası eskiden Öğretmenlik yapıyordu ama sonradan bir gazete muhabiri oldu.創刊時は週刊紙だったが、後に日刊紙に変更された。
Eskiden sosyal ağ hizmeti web sitesiydi.以前は株式会社三愛の企業サイトであった。
Eskiden yüzyıllar boyunca Yahudilerin varlğı süren Umman'da bugün bir Yahudi cemaati bulunmamaktadır.1年前までユダヤ教徒が住んでいた部屋を異教徒に貸してはならない。
Ulaşım eskiden beri trenle sağlanmaktadır.過去に旅客列車が入線したことはある。
Eskiden tapınak dansı olarak yapılan bu dans, günümüzde sahnede tek kişi tarafından sergilenir.この際に奉納された踊りが起源で、男性のみが踊る。
Liste eskiden günlük olarak yapılırdı ama artık haftalıktır.かつては月2回発行であったが、現在は隔週誌になっている。
Eskiden Pupin bobini olarak adlandırılmaktaydı.昔、紫子が名付けた。
Mahallenin adı eskiden "Çerkes Sultaniye" idi.本人いわく、かつての通り名は「砂塵の狼」。
Dick: Allan'ın eskiden beri tanıdığı en iyi arkadaşıdır.ヴァレン かつて存在した最強のエイオン。
Eskiden Hristiyanlara aitti.一時期はキリシタンでもあったという。
Eskiden korsanların saklanma yeri olduğu söylenir.昔、海賊船に乗っていたことがあると語る。
Bu kent çok eskiden varken, tanrılar bu kentin yanındaydılar.有史以前、まだ神々がこの世界を導いていた時代。
Günümüzde şehrin bulunduğu alan eskiden bir bataklıktı.現在の水田地帯がかつて沼だったことによる。
Bu topraklar eskiden Venedik Cumhuriyeti'ne bağlıydı.しかし実際には、この王国はヴェネツィア共和国の属国だった。
Eskiden 350-400 civarında olan Fransız peynir çeşitleri günümüzde 1.000'i aşmıştır.フランスでは21世紀初頭現在、350から400種のチーズを生産している。
Yani eskiden büyükçe bir yerleşim yeridir (2).社名はかつて本社があった吾嬬町(あずままち。
Bu yüzden eskiden, değirmenin müşterileri öğütülen undan ona da pay bırakırlarmış.この頃、諸将や食客の中には後を継いだばかりの孫権を軽んずる者もあった。
Ancak eskiden yapılan birçok yemek günümüze maalesef gelememiştir.昔は食べられないものがいろいろとあったらしい。
Eskiden Araç ilçesine bağlı idi.以前は車両を停泊していた。
Kahramanmaraş ise, eskiden Maraş ismi ile bilinmekteydi.従軍以前は名の知れた吟遊詩人。
Buranın eskiden büyük bir yerleşim yeri olduğu söylenir.これは、かつてはこの公園がはるかに広かったことを推測させる。
Bu taşlar sayesinde geçmişe gidebilir ve eskiden yaşanmış tüm olayların seyrini değiştirebilirlerdir.それを通して人間が重要な時点に到達し、過去の出来事を変えることができた。
OMX Helsinki 25 (OMXH25, eskiden HEX25), Helsinki Borsası'nın borsa endeksidir.OMXヘルシンキ25(OMXH25)は、フィンランドのヘルシンキ証券取引所における株価指数。
Öyle ki eskiden bu iki türün türdeş oldukları kabul edilmekteydi.だが、これらはかつて別種と考えられていた。
Eskiden içme suları buralardan sağlanırdı.これらはかつて飲料水として用いられていた。
Marie onun eskiden Marie'nin hayatını kurtarmış olan bir yerel Tirollu genç olduğunu söyler.かつてのトーマスの上官で彼に命を救われたことがある。
Eskiden gyobutsu (İmparatorun serbeti)'lardandı.オーバーコッツァウにはかつて「皇帝の隠れ家」があった。
Eskiden yaylaya göçen köylüler konakladıkları yerlere bir isim vermişler.地名はかつてこの地方を治めていたクマン人にちなむ。
Japonya’da eskiden sadece yeni öğütülmüş Maçça tozu içilirdi.日本ではかつて、もっぱら振り子式の掛時計が普及していた時代があった。
Ayrıca şehir eskiden Venedik Cumhuriyeti'nin başkentiydi.这个城市历史上曾经是威尼斯共和国的首府。
Eskiden bir sesim vardı.这里曾经有一个神谕。
Eskiden ipek ve kahve ticareti yapılmıştır.以往他曾經做過紅酒以及凍肉生意。
Supercars Championship (eskiden V8 Supercars), Avustralya'da düzenlenen bir binek otomobil yarışı serisidir.V8 Supercars(英语:V8 Supercars):澳洲賽車活動之一。
Eskiden kuskuğuk diye adlandırıldı.以前也稱作鳥羽通。
Daha eskiden burası Atlı top-Golf Meydanı imiş.此地区以前曾是一个旧高尔夫球场。
(Eskiden mho birimi kullanılırdı.)(在以前需要使用MSConfig。
Burada eskiden beri yaşayan insanlara sığınırlar.在很早以前就有人生活在這裡。
Eskiden bu sınav Telekomünikasyon Kurumu tarafından yapılmaktaydı.以往曾用在電視中頻放大器中。
Eskiden (Diyarbakır dahil) şehirde oturanlar Memela Mahalleninde bağ tutardı.早前於市內潛伏的武裝分子與他們裡應外合,加入戰鬥。
Eskiden burada ceviz ağaçları varmış.以前這裡曾是木材舖集中的地方。
Eskiden buna "efradını cami ağyarını mani" denilmiştir.一向被稱為「黑道裏的白道」。