Tabi bunları eskiden görürlermiş.Olyat, amit már sokszor látott korábban is.
Sirmium, eskiden Roma İmparatorluğu'nun Pannonia bölgesinde yer alan antik bir şehirdir.Iovia egykori város volt az ókori Római Birodalom Pannonia tartományában.
Kshatriyalar eskiden çok önemliydiler; ancak günümüzde artık eskisi kadar önemli değiller.A textilipar még mindig része a gazdaságnak, de már nem akkora a jelentősége, mint egykor volt.
Eskiden mensupları çoğunlukla Irak ve Suriye'de bulunurdu.Az Omajjádok hívei is gyakorta lázongtak Szíriában és Egyiptomban.
Eskiden başka Slav dillerinde de kullanılmıştır.Emellett még jellemző a többi szláv nyelvben is meglévő igeszemlélet is.
Bu odalar eskiden gelen misafirlerin ağırlandığı yerlerdi.Korábban ezeken a helyeken gyakoribb vendégnek számított.
Eskiden bağımsız bir krallıktı.Korábban önálló község volt.
Burada eskiden kullanılan boş bir ev bulurlar.A kinézett telken már állt egy korábban épített ház.
Eskiden de burada küp yapıldığına dair söylentiler vardır.Még mindig ismert az egykor itt készült kerámiákról.
Çok daha eskiden ise bu alanda tuz üretiliyordu.Már az ókorban is sót bányásztak ezen a helyen.
Bataryaların eskiden de bilindiğine dair birtakım iddialar mevcuttur.Bár az egykori bányamunkások minden bizonnyal tudtak róla.
Ayrıca şehir eskiden Venedik Cumhuriyeti'nin başkentiydi.Egykor a Velencei Köztársaság legnépesebb települése volt.
Eskiden liseyi bitiren oyuncular 18 yaşına geldiklerinde seçmelere girebilmekteydi.Ez lehetett az oka annak, hogy a tanító intézmények már 8 éves koruktól elfogadták belépésüket.
Bu, bakterilerin sınıflandırılmasında çok eskiden beri kullanılan bir testtir.A név a baktériumfajok osztályozására régóta használatos Gram-festés eredményére utal.
Bu devasa alan eskiden yıllarca bölgesel havalimanı olarak kullanılmıştı.Sokáig ezt a módszert használták a területbombázásra.
Eskiden Hakkâri sınırları içerisindeydi.Határában már ekkor rézlelőhelyek voltak.
Bunlar eskiden yeniye göre şu şekildedir.Ez főleg a régi időkben volt így.
Imperial Brands plc (eskiden Imperial Tobacco Group plc), Birleşik Krallık merkezli bir tütün şirketidir.Imperial Brands plc (aiemmin Imperial Tobacco Group plc) on brittiläinen tupakkayhtiö.
Eskiden içme suları buralardan sağlanırdı.Aikaisemmin paikalla oli sijainnut olutpanimo.
Şehir eskiden Güney Sulawesi iline bağlıydı.Kaupunki kuului aiemmin Etelä-Sulawesin maakuntaan.
Tabi bunları eskiden görürlermiş.Olen nähnyt sen tyypin kerran!
OMX Helsinki 25 (OMXH25, eskiden HEX25), Helsinki Borsası'nın borsa endeksidir.OMX Helsinki 25 (OMXH25, aiemmin HEX25 ja FOX) on Helsingin pörssin osakeindeksi.
Eskiden bağımsız bir köydü.Aikaisemmin se oli itsenäinen kaupunki.
Eskiden Hristiyanlara aitti.He olivat jo silloin kristittyjä.
Eskiden ormanlarla kaplı olduğu bilinmektedir.Aiemmin se on ollut metsien peittämä.
Kızıl kurt eskiden ABD'nin tüm Güneydoğusunda yaygındı.Tuolloin rotusorto oli yleistä Yhdysvaltain etelävaltioissa.
Eskiden köyün adı "Kışla" olarak bilinmekteydi.Kylän keskus tunnettiin aikaisemmin nimellä Talvio.
Hint takvimi, Eskiden Hinduizm'de kullanılan bir takvimdir.Hindukalenteri on hindulaisuudessa käytetty kalenteri.
Eskiden bekçi kulesi olarak kullanılan kule, sonraları kadın hapishanesi olarak kullanılmıştır.Kellotornia on aiemmin käytetty kansanedustajien vankilana.
Eskiden mahalle halkının önemli bir kısmı Devlet Demiryolları'nda çalışırdı.Kauko Jouppila työskenteli Seinäjoella Valtion Rautateiden palveluksessa.
Tarihi köyden kalıntı bulunmayışının bir sebebi de eskiden yapıların çoğunlukla ağaç yapılar olmasıdır.Tuolta ajalta on vain vähän jäänteitä, sillä rakennukset oli tehty enimmäkseen puusta.
Eskiden zengin kişiler taş lahitlerde kilisenin içinde gömülürlerdi.Aikaisemmin oli tapana haudata varakkaampien sukujen vainajia kirkon lattian alle.
Eskiden boğa güreşi için kullanılmaktaydı.Niitä käytettiin härkätaisteluissa.
Eskiden bir melekti.Se on aikoinaan kuulunut Angelniemeen.
Çünkü onların babası eskiden aynı gruptadır.Myös hänen isänsä oli orkesterien sellisti.
Eskiden külhanbeyi ağzı denirdi.Aikaisemmin sen yläjuoksua sanottiin Katangaksi.
Rüzgar enerjisi başka amaçlarla eskiden beri kullanılmaktadır.Ihminen on käyttänyt tuulen energiaa hyödykseen jo pitkään.
Eskiden kalanların dışında bu tür diyotlar artık kullanılmamaktadır.Somerolla näitä aikalaisten aikoinaan käyttämiä nimiä ei enää käytetä.
Eskiden Jag Panzer'in gitaristi ve klavyecisiydi.Hän oli aiemmin Imperanon-yhtyeen laulaja ja kitaristi.
Eyalet ekonomisi eskiden beri madenciliğe dayanır.Seudun talous perustui aikaisemmin kaivosteollisuuteen.
Eskiden İlkbahar'da yapılıyordu fakat 1955'ten beri Eylül ayında yapılmaktadır.Se valmistui syksyllä 1945 ja oli käytössä lokakuulle 1955.
Çok eskiden Karahüyüğün etrafını bir sur sarıyordu.Ne lienevät kaikki olleet aikoinaan maakumpujen ympäröimiä.
Eskiden Soul Society'de 5. takımın kaptanlığını yapmıştır.Hän toimi joukkueenjohtajana 5. komppaniassa.
Öyle ki eskiden bu iki türün türdeş oldukları kabul edilmekteydi.Toisinaan näitä kahta alalajia pidetään omina lajeinaan.
Ülke eskiden İsveç'e aitti.Sitä ennen maa oli ollut Tanskan osa.
Çok eskiden beridir süregelen bir ata yadigari meslektir.Hevosurheilua on harjoitettu kauan.
Eskiden her yerde yerel gazeteler olurdu.Tiloissa toimi aiemmin Media.
Eskiden parkın yerinde Akçiçek Açık Hava Sineması bulunmaktaydı.Säästöpankin talon paikalla sijaitsi aiemmin elokuvateatteri Imatra.
Marcus'un eski eşi Didyme'nin de diğerlerini mutlu edebilme gücü vardı ve eskiden liderlik etmiştir.Marcuksen vaimo oli Didyme, Aron sisko, ja hänellä oli voima tehdä toiset onnellisiksi.
Daha eskiden burası Atlı top-Golf Meydanı imiş.Se oli ennen osa Viipuri–Joensuu-rataa.
Supercars Championship (eskiden V8 Supercars), Avustralya'da düzenlenen bir binek otomobil yarışı serisidir.V8 Supercars on australialainen Touring Car -autourheilusarja.
Çivi yazısı çok eskiden bulunmuştur.Käsikirjoitukset olivat pitkään kateissa.
Eskiden makaraya ip sarılırdı.Aiemmin pukinkarvoista solmittiin jopa köysiä.
Babasını eskiden çok sevmesine karşı, şimdi içinde ona karşı bir nefret oluşmuştur.Isäänsä hän sen sijaan alkoi tapahtumien takia vihata.
Eskiden bayramlarda şenlikler olurdu.Bu da son yıllarda tamamen kalktı.Kukkakasvit ilmestyivät kauden alussa, ja runsaslajistuivat kauden edetessä.
Eskiden takım, Championnat de France Formula Renault 2.0 ve Formula 3 Euro Series'de mücadele etmiştir.Talli on aiemmin kilpaillut World Series by Renault ja Formula 3 Euroseries sarjoissa.
Eskiden köleydi.Elettiinpä ennenkin.
Çok daha eskiden ise bu alanda tuz üretiliyordu.Aikaisemmin tilalla oli oma viinanpolttimo.
Burada eskiden cirit oyunları oynanırmış, bayram yeri olarak kullanılırmış.Hän oli aikaisemminkin näytellyt tilannekomedioissa, kuten sarjassa Hulluna sinuun.
Eskiden köyde 20 tane bıçkı ve 20 tane kahvehanenin olduğu söylenmektedir.Lisäksi kokouksessa annettiin 20 kanonia eli sääntöä.