Ana içeriğe geç
Sözlük

eskiden ile cümle

eskiden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eskiden mahallede güveç çömlekleri üretilirdi.Dříve se v Hraničné nacházela výrobna skleněných knoflíků.
Düğünleri: Köy halkı eskiden düğünlerini üç gün üç gece davul zurna çalmak suretiyle yaparlardı.V témže roce ochotníci sehráli ještě hry Tři hodiny před svatbou a Loupež.
Eskiden belediye seçimleri her üç senede bir yapılsa da, günümüzde seçimler dört yılda bir yapılmaktadır.În trecut, consiliile locale se alegeau o dată la trei ani, dar astăzi alegerile se țin o dată la patru ani.
Eskiden bağımsız bir krallıktı.În antichitate a fost un regat independent.
Bu topraklar eskiden Venedik Cumhuriyeti'ne bağlıydı.Această insulă aparținea în acea perioadă Republicii Venețiene.
Bizde de eskiden kız çocukları erken evlendirilirdi.Fetele se căsătoreau de la o vârstă timpurie.
Eskiden Rakim'in yaptığı gibi Madonna hâlâ kalabalıkları harekete geçirebiliyor." yorumunu yaptı.Precum Rakim înainte, Madonna încă poate antrena o mulțime.”
Toruń eskiden Toruń Voyvodası (1975-1998) ve Pomeranya Voyvodası'nın (1921-1939) başkentiydi.Anterior, acesta a fost capitala Voievodatului Toruń (1975-1998) și Voievodatul Pomerania (1921-1945).
Fakat bu eskiden düşünülenden daha yaygındır.Dar a fost mult mai mult decât avusese vreodată nevoie.
Polisten kurtulmuştur fakat eskiden iş yaptığı kişiler peşine düşmüştür bu sefer.Proiectul a fost oprit, iar oamenii care lucraseră la el au fost trimiși la viețile lor de dinainte.
Eskiden Kandıra ilçesine kadar devam ederdi.Mai înainte a ținut și de Tămășeni.
Halkın rivayetine göre bu cami eskiden kilise imiş tadil ile cami haline getirilmiş.Potrivit tradiției populare, biserica servea în trecut drept pulberărie.
Ancak eskiden yapılan birçok yemek günümüze maalesef gelememiştir.Până acum am avut ce mânca, de aici înainte nu vom avea.
Çünkü onların babası eskiden aynı gruptadır.Ca și tatăl său a fost conservator.
Çivi yazısı çok eskiden bulunmuştur.Harta era căutată mai demult.
Köyün adı köyde eskiden üretilen Bezir Yağından gelmektedir.Își trage numele de la satul în care a fost produs prima dată.
Eskiden 08:00-10:00 arası yayın yapıyordu.Acesta a difuzat între orele 8:00 și 3:00 de la început.
Eskiden yaygın bir şekilde köyde arıcılık da yapılmaktaydı.Ele erau deseori precedate de torturare în public de către același elefant.
Köyün ekonomisi çok eskiden tarım ve hayvancılığa dayalı idi.Ocupațiile de bază ale sătenilor au fost și au rămas până în prezent agricultura și creșterea animalelor.
Eskiden korsanların saklanma yeri olduğu söylenir.În trecut, la găsirea lor se foloseau porcii.
Eskiden, bu eserler narsisizm ya da aşırı derecede cinselleştirilmiş ifade biçimleri olarak görülürdü.Pe de altă parte, nu i-a fost întotdeauna ușor să înțeleagă acest copil, atât de vioi și excentric.
Eskiden Al Capone burada güneşlenirmiş.Deschanel este succedat în același an de Al.
Ülke eskiden İsveç'e aitti.Localitatea a aparținut în trecut de Austria.
Eskiden rasathane olarak da kullanılmıştır.A fost folosit în trecut ca și pesticid.
Mahallede eskiden Süryani ve Ermenilerde yaşamaktaydı.În trecut a trăit la Târgu Frumos și o comunitate armeană.
Aynı zamanda eskiden turnusol kağıdı yerine zerdeçal kağıdı kullanılmaktaydı.A fost folosită odinioară, în loc de hârtie.
Jake: 34 yaşında (eskiden 28 yaşındaydı) sarı renkte Bulldog türü bir köpektir.El are 28 de ani (în anii magici ai câinilor).
Eskiden takım, Championnat de France Formula Renault 2.0 ve Formula 3 Euro Series'de mücadele etmiştir.În cariera lui a pilotat în competiții precum British Formula Three sau Formula Renault 3.5 Series.
Eskiden fahişelerin sık çalıştığı bir bölge idi.De cele mai multe ori, matroana era o fostă prostituată.
Balgat, eskiden şehir dışında kalan bir köydü.În trecut a fost un sat separat, care nu făcea parte din oraș.
Bunlardan biri eskiden beri tanıdığı ve evlenme teklif ettiği Bahardır.El caută o fată pe care o întâlnise mai demult și de care se îndrăgostise.
Günümüzde en çok kullanılan sikke alaşımı, eskiden “yeni gümüş” olarak adlandırılan bakır nikeldir.Această piatră este cel mai probabil ceea ce azi numim turmalină.
Eskiden korsanların saklanma yeri olduğu söylenir.Eszerint régen kalózok itt rejtették el kincseiket.
Eskiden Arjantinli model Luciana Salazar ile aşk yaşadığı söylentileri de çıktı.Ezt követően egy argentin modellel, Luciana Salazarral járt.
Eskiden parkı Six Flags Holland, Walibi Flevo ve hatta daha uzun Flevohof önce önce aradı.Korábbi nevén a park Six Flags Holland, Walibi Flevo, még régebben Flevohof.
Eskiden Tess'in düşmanıydı.Gyakran Tess ellensége.
Eskiden bir sesim vardı.Volt egyszer egy Fellegvár.
Ekonomisi eskiden beri kürk ticaretine dayanmaktadır.A gazdaság alapjait a szőrmekereskedelem fektette le.
Ülke eskiden İsveç'e aitti.Utóbbi korábban szövetségese volt Svédországnak.
Eskiden atla yapılan adetlerin yerini arabalar almıştır.Édesapja autóra cserélné az addig használt lovakat.
Balgat, eskiden şehir dışında kalan bir köydü.A Tihamér valaha a városfalon kívül fekvő, különálló falu volt.
Eskiden arkadaşımken!A barátom volt.
Supercars Championship (eskiden V8 Supercars), Avustralya'da düzenlenen bir binek otomobil yarışı serisidir.A V8 Supercars egy ausztrál székhellyel rendelkező túraautó-bajnokság.
Eskiden burada ceviz ağaçları varmış.Egykor gabonaőrlő malmok álltak itt.
Eskiden köy civarında oldukça fazla hayıt bulunurmuş.Régen nagyon sok ilyen növény volt a falu körül.
Öyle ki eskiden bu iki türün türdeş oldukları kabul edilmekteydi.Korábban e két fajt összetévesztették.
Fakat bu eskiden düşünülenden daha yaygındır.Sokkal szórakoztatóbb volt, mint ahogy az emberek gondolnák.
Eskiden sokak sanatçısı olan Guy Laliberté ve Daniel Gauthier tarafından 1984 yılında kuruldu.A társulatot 1984-ben Guy Laliberté és Daniel Gauthier alapította.
Çok eskiden Karahüyüğün etrafını bir sur sarıyordu.A múltban volt némi bizonytalanság a padok kora körül.
Bu dönemde genellikle eskiden hazırladığı güzel eserleri dolayışyla beğenilmekteydi.Már az ókorban kedvelt építőanyag volt.
Eskiden Hristiyanlara aitti.Korábban macedónok laktál.
Eskiden bu ev bir restorandır.Egykoron ebben az épületben volt a kórház.
Bizde de eskiden kız çocukları erken evlendirilirdi.A lányokat sokszor már serdülőkorukban férjhez adták.
XScale, Marvell Technology Group'un (eskiden Intel'in) ARMv5 mimarisiyle uyumlu bir mikroişlemci çekirdeğidir.Az XScale egy mikroprocesszor-mag típus, az ARMv5 architektúra Intel és Marvell általi megvalósítása.
Eskiden tamircilik yapıyordu.Régen műkorcsolyázó volt.
Saçları eskiden dalgalı iken sonradan daha düz bir hal almıştır.A későbbiekben szőrös kecskelábbal ábrázolták.
Eskiden Al Capone burada güneşlenirmiş.A Le Joola délutánra elsüllyedt.
Çok eskiden meşelikte, meşe ağaçları çokmuş.Régen sok kisnemes lakta.
Eskiden Pupin bobini olarak adlandırılmaktaydı.Régebben a Bufo nembe sorolták Bufo kandianus néven.
Eskiden köy nüfusu yoğun olan bir köydü.Az ókorban gyéren lakott vidék volt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod