Eskiden Arap Yarımadası, Suriye ve Irak’ta çok yaygın olarak bulunurdu.Κάποτε ήταν είδος κοινό στη Συρία και στο Ιράκ.
Eskiden rasathane olarak da kullanılmıştır.Στο παρελθόν χρησιμοποιήθηκε και ως ψυκτικό.
Eskiden bağımsız bir köydü.Παλαιότερα αποτελούσε ανεξάρτητη κοινότητα.
Bu köyde eskiden Ada halkını korsanlardan koruyan bir kale bulunmaktadır.Παλαιότερα στο χωριό υπήρχε ένα κάστρο που χρησίμευε για την προστασία των ανθρώπων από τους πειρατές.
Eskiden belediye seçimleri her üç senede bir yapılsa da, günümüzde seçimler dört yılda bir yapılmaktadır.Η εκλογή δημοτικών συμβουλίων γινόταν αρχικά κάθε τρία χρόνια, αλλά τώρα γίνεται κάθε τέσσερα χρόνια.
Eskiden Polygonum cinsi altında sınıflandırıldığı da olmuştur.Επίσης, κάποια εποχή είχε ταξινομηθεί υπό το γένος Pseudogryphus.
Araba eskiden coupe, Sedan ve Station wagon(Arjantin) de satılmıştır.Διατέθηκε σε τρεις εκδόσεις: Coupe, Sedan και Avant (station wagon).
Eyalet ekonomisi eskiden beri madenciliğe dayanır.Η οικονομία της πολιτείας βασίζεται στην βιομηχανία, ενώ παλιά κυριαρχούσε η εξόρυξη αργύρου.
Eskiden bir melekti.Όταν θέλω γίνομαι άγγελος.
Eskiden Yeni Zelanda'da bulunurken, 1950'lerden beri görülmemiştir.Στην Νέα Ζηλανδία, υπήρξε ένας πληθυσμός, ωστόσο δεν έχει θεαθεί από τη δεκαετία του 1950.
Öyle ki eskiden bu iki türün türdeş oldukları kabul edilmekteydi.Για πολύ καιρό αυτά τα δύο είδη εθεωρούντο ένα.
Burada eskiden cirit oyunları oynanırmış, bayram yeri olarak kullanılırmış.Ο χώρος που βρίσκεται είχε χρησιμοποιηθεί στο παρελθόν ως ένα βικτοριανό πάρκο ψυχαγωγίας.
Norveç'in eskiden beri arkadaşıdır.Είναι φίλος με την Κόνο από παλιά.
Çivi yazısı çok eskiden bulunmuştur.Το πλάγιο ξύλο εμφανίστηκε πολύ παλιά.
Eskiden köleydi.Παλαιότερα ήταν έλος.
Eskiden Meydan Köprüsü de denmekteydi.Παλαιότερα ήταν σε χρήση και η κλίμακα Ρεωμύρου.
Ekonomisi eskiden beri kürk ticaretine dayanmaktadır.Η οικογένειά του διατηρούσε από παλιά το επάγγελμα της εμπορίας νομισμάτων.
Eskiden, su polosu ve futbol branşları da vardı.Παλαιότερα είχε και τμήματα Ποδοσφαίρου και Επιτραπέζιας Αντισφαίρισης.
Eskiden Hristiyanlara aitti.Οι κάτοικοί τους ήταν χριστιανοί.
Liste eskiden günlük olarak yapılırdı ama artık haftalıktır.Αρχικά αποτελούσε μηνιαία έκδοση, στη συνέχεια όμως μετατράπηκε σε εβδομαδιαία.
Bu belitlerden bazıları çok eskiden ifade edilmiştir, bazıları daha yenidir.Μερικές από αυτές ήταν νέες, ενώ άλλες μετονομάστηκαν.
Yapıldığı yerde eskiden bir Rum Ortodoks rahibe manastırı bulunmaktaydı.Στη θέση της εκκλησίας υπήρχε παλαιότερα γυναικείο μοναστήρι.
Eskiden doşpulduur biraz farklı yapıdaydı.Η διαμόρφωση γινόταν παλαιότερα σε χαμηλόκορμα σχήματα.
Onlar her şeyi eskiden beri biliyordur.Φυσικά και ήξερε από πάντα.
Bazı organizasyonlar eskiden kullanılan koşullardan farklı olanları kullanmaktadır.Τα σκάφη αυτά θα κατασκευαστούν με πολύ διαφορετικό τρόπο από αυτά που χρησιμοποιούνται τώρα.
Eskiden Birleşmiş Kuvvetler İkinci Kısım komutanıydı.Κατά την τελευταία διετέλεσε διοικητής της ΙΧ Μεραρχίας.
Bunlar eskiden yeniye göre şu şekildedir.Ονομαζόντουσαν έτσι παλαιότερα κυρίως.
Eskiden ismi “Nazende” diye bilinirdi.Παλαιότερα ονομαζόταν "Τσερέσνιτσα".
Muallak Taşının bulunduğu tepe üzerinde eskiden Kudüs Tapınağı vardı.Στο λόφο όπου βρίσκεται υπήρχε αρχαίος ναός.
Eskiden Kandıra ilçesine kadar devam ederdi.Παλαιότερα υπήρχε και στα Σινχάλα ως ළ.
"Fear Her" (2006) ve "The Doctor's Daughter" (2008) bölümlerinde ise Doktor'un eskiden baba olduğu söylendi.I både Fear Her (2006) og The Doctor's Daughter (2008), siger han at han havde, før i tiden, været far.
OMX Helsinki 25 (OMXH25, eskiden HEX25), Helsinki Borsası'nın borsa endeksidir.OMX Helsinki 25 ( OMXH25, tidligere HEX25) er et aktieindeks for Helsinki Stock Exchange.
Eyalet ekonomisi eskiden beri madenciliğe dayanır.Byens økonomi har historisk været afhængig af minedriften.
Eskiden bağımsız bir köydü.Tidligere var den en selvstændig landsby.
Eskiden WWE'de güreşirdi.Han har tidligere wrestlet i WWE.
Eskiden Hakkâri sınırları içerisindeydi.Tidligere var der ingen grænser.
Eskiden bu ev bir restorandır.Huset er i dag restaurant.
Eskiden bir melekti.Touched by an Angel.
Eskiden ismi Knevichi Havalimanıydı, Knevichi köyünden ismini almıştı.Lufthavnen var tidligere kendt som "Knevitji Lufthavn", opkaldt efter landsbyen Knevitji.
Eskiden bağımsız bir krallıktı.Nubien var tidligere et uafhængigt kongedømme.
Korece Vikipedi eskiden MediaWiki'nin eski sürümlerinden birisini kullandı.Koreansk Wikipedia benyttede en ældre version af MediaWiki.
Ülke eskiden İsveç'e aitti.Tidligere tilhørte den Sydafrika.
Luke Garroway (asıl adı Lucian Graymark), eski bir Gölgeavcısı ve eskiden halkanın bir üyesiydi.Luke Garroway (Lidian Graymark) er en tidligere shadowhunter og medlem af Cirklen.
Google Play (eskiden Android Market), Google'ın Android sertifikalı cihazlarıyla birlikte kullanılır.Google Play – tidligere Android Market – er en applikation, der er udviklet af Google til systemet Android.
Eskiden tamircilik yapıyordu.Tidligere arbejdede han som mekaniker.
O benim eskiden beri arkadaşım.Hun har været medlem siden.
Çünkü eskiden gözler ateşle dağlanarak kör edilirdi.Vi var således nærmest omringet af ild.
Öyle ki eskiden bu iki türün türdeş oldukları kabul edilmekteydi.Indtil for nylig blev de to arter anset for at være identiske.
Eskiden de burada küp yapıldığına dair söylentiler vardır.Som man tidligere også havde prøvet at ryge ned igennem.
Ayrıca şehir eskiden Venedik Cumhuriyeti'nin başkentiydi.Byen var Venezuelas første hovedstad.
1: Eskiden OFC üyesiydi.L.O.C.: Har været voldelig før.
Saçları eskiden dalgalı iken sonradan daha düz bir hal almıştır.I starten havde han tykt, hvidt hår, det blev siden erstattet af et langt tjavset hår.
Eskiden başkent Rey'in yakınlarında küçük bir köydü.Omkring slottet fandtes tidligere en lille by på holmen.
Eskiden bir sesim vardı.Tidligere havde der kun været en red.
Eskiden kalabalık olan köyde sıkı akrabalık ilişkileri mevcuttu.Tidligere har der ligeledes været en meget aktiv beboerforening.
Eskiden Birleşmiş Kuvvetler İkinci Kısım komutanıydı.Han har tidligere været dommer i 2. division.
Eskiden yaşayan insanların bulunmadığı bir mahalledir.I har bygget byer, hvor der ikke var nogen før.
Ekonomisi eskiden beri kürk ticaretine dayanmaktadır.Mange stammer var blevet økonomisk afhængige af pelshandel.
En son lig şampiyonluğunu 1968-69 sezonunda çok eskiden kazanmıştır.Klubbens første titel blev vundet 19 år tidligere i sæsonen 1968-69.
O da eskiden bu okulda okuyordu.Tidligere var her også en skole.