Ana içeriğe geç
Sözlük

eskiden ile cümle

eskiden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eskiden bağımsız bir krallıktı.Певний час було незалежним князівством.
Eskiden burada ceviz ağaçları varmış.Колись тут дійсно було багато яблуневих садів.
Eskiden bazı kralların hayvan koleksiyonu olurdu.Колись частину села займали королівські маєтки.
Yaren (eskiden Jarren; Makwa veya Moqua), Nauru Cumhuriyeti'nde iktidarın bulunduğu bölge.Яре́н (англ. Yaren), попередня назва Мокуа (Makwa або Moqua) — один із гау (округів) Республіки Науру.
Eskiden derelerinde çok çeşit balık vardı.Раніше він був багатий рибою різних видів.
Muallak Taşının bulunduğu tepe üzerinde eskiden Kudüs Tapınağı vardı.Раніше тут стояв Єрусалимський Храм.
Şanzelize eskiden büyük bir tarla alanıydı.Часом їхнього складання був Великий піст.
Eskiden insanların yük taşımak için kullandıkları araç.Везли в товарних вагонах, в яких возили худобу.
Eskiden Japonya'nın resmi diniydi.Раніше була майбутнім представником Японії.
Şimdi yaşadığım topraklar eskiden Bulgarlarındı.Землі, які раніше були родючими, тепер були пустками.
Mahallenin bilinen ilk ismi Başviran olup, eskiden bir rum yerleşkesi olduğu tespit edilmiştir.Сама ж назва поселення засвідчує: тут колись плавили чи варили скло.
San Hui, eskiden pazarların bulunduğu bir bölge üzerine kurulmuştur.Cuprum Arena збудована на місці, де раніше знаходився ринок.
Eskiden hala oldukça popüler bir içecektir.Це дуже корисний напій.
Eskiden köleydi.Раніше був залісений.
Annesi, eskiden bir basketbolcuydu.Його мати була баскетбольним рефері.
Eskiden Al Capone burada güneşlenirmiş.До сюжету неодноразово звертався Ель Греко.
Eskiden ormanlık olan bölgede çeşitli vahşi hayvanlar yaşarmış.В останні роки деякі групи тварин почали постійно населяти ліси.
Tom eskiden Mary ile çalışırdı.Том раніше працював із Мері.
Eskiden et yerdim.Колись я їв м'ясо.
Eskiden Arjantinli model Luciana Salazar ile aşk yaşadığı söylentileri de çıktı.V minulosti byl také spojován s argentinskou modelkou Lucianou Salazar.
İkinci ve Üçüncü çağlarda eskiden Ossiriand ve Thargelion olarak bilinen diyarlar Lindon ismiyle anıldı.Ve Druhém a Třetím věku se staly země, které dříve patřily Ossiriandu, známými jako Lindon.
"Fear Her" (2006) ve "The Doctor's Daughter" (2008) bölümlerinde ise Doktor'un eskiden baba olduğu söylendi.V epizodách Kdo se bojí Chloe z roku 2006 a Doktorova dcera z roku 2008 pronesl, že v minulosti byl otcem.
Ancak, Rusça'da "kızıl"ın karşılığı olan krasnaya sözcüğü (eskiden) "güzel" anlamına da gelirdi.V ruštině slovo krasnyj (červený respektive rudý) kdysi také znamenalo hezký, krásný.
O benim eskiden beri arkadaşım.Již předtím byli dlouholetými přáteli.
Eskiden Sind Eyaleti'nin başkenti idi.Dříve byla sídlem panství.
Bu topraklar eskiden Venedik Cumhuriyeti'ne bağlıydı.Ostrov v té době patřil Benátské republice.
Çok daha eskiden ise bu alanda tuz üretiliyordu.V minulosti zde byla vyvařována sůl určená k prodeji.
Eskiden bu ev bir restorandır.Jednou z těchto budov je restaurace.
Eskiden bağımsız bir köydü.Dříve býval samostatnou obcí.
Fakat bu eskiden düşünülenden daha yaygındır.Ovšem exploze mohou být častější, než se dříve myslelo.
Eskiden Cermanya ile arkadaşlardı ama en sonunda Cermanya onu öldürdü.Zpočátku s ním bojoval Cserhalmi, ale ten nakonec zvolnil.
Çok eskiden Avrupa'nın büyük bölümünden de görülebilmekteydi.Dříve žil na většině území Evropy.
Eskiden köleydi.Dříve závodně vesloval.
Kelimelerin eskiden kullanılan fakat sonradan unutulan anlamlarına yer verilmiştir.Tam objevuje své zapomenuté a kdysi prodané věci.
Eskiden küçükbaş hayvancılık yapılmasına rağmen 2007 itibarı ile sadece büyükbaş hayvancılık yapılmaktadır.Reálný chov však byl založen až v roce 2007, kdy přišel pár těchto brodivých ptáků.
Köyün adı eskiden Kovay olarak bilinirdi.Kopec byl tehdy znám jako Větrov.
Köyün adı eskiden "KARBUZ" muş fakat zamanla değişerek "KARPUZ" olmuş.Dříve se hoře říkalo Pecova hora, nicméně v čase se název změnil na Pacova hora.
G4S plc (eskiden Group 4 Securicor), Birleşik Krallık merkezli bir güvenlik şirketidir.Společnost G4S Cash Services (CZ) je dceřinou společností mezinárodní Group 4 Securitas.
İnsanlar çok eskiden beri mantarlarla ilgilenmişlerdir.Lidé se zabývali rostlinami již od pradávna.
Karft eskiden bir Katolikti ama daha sonra Protestan mezhebine dönmüştür.Maxmilián byl původně protestant, ale poté přestoupil na katolictví.
PTT şubesi ve PTT acentesi eskiden vardı ancak daha sonra kapanmıştır şu an yoktur.V minulosti se zde vyskytoval i prstnatec májový nebo topol černý, dnes už je tu ale nenajdeme.
Eskiden de burada küp yapıldığına dair söylentiler vardır.Dnes káže, kdysi fáral.
Her ne kadar eskiden susuz bir köy idi ise, şimdi bol suyu olan bir mahale olmuştur.Okolo tvrze suchý příkop, dříve naplněný vodou.
Eskiden dinler veya etnik gruplar arası evlilikler yasak olabiliyordu.Sňatky mezi příslušníky árijské a neárijské rasy byly zakázány.
Burada eskiden kullanılan boş bir ev bulurlar.Společně navštíví prázdný dům, kde kdysi bydlel trenér.
Kozak bucağı, eskiden Karesi Sancağı'na bağlı bir ilçe idi.A je to škoda, když tato obec bývala kdysi opravdu malebným koutem karvinského okresu.
Tabi bunları eskiden görürlermiş.Chtěli jste ji vidět dřív?
Eskiden sinagog olan bina bugün depo, iş yeri ve bilardo salonu olarak kullanılmaktadır.Dnes synagoga slouží jako místo setkávání, koncertní a výstavní sál.
Eskiden burada ceviz ağaçları varmış.Dříve zde bývaly jesle.
Eskiden mahalle halkının önemli bir kısmı Devlet Demiryolları'nda çalışırdı.Část obyvatel pracovala na železnici.
Eskiden Siam kentinin yarısı bambu sandalların üzerinde suda yüzen evlerden oluşurdu.Ve středověkém Japonsku se luky vyráběly z bambusových stromků.
Evler genelde beton yapı tarzında olup eskiden kalma kerpiç ve taş evlerde mevcuttur.Základy bývaly kamenné, dnes obvykle betonové a větší domy jsou podsklepené.
Mahallenin düğünleri eskiden mahalle aralarında yapılırdı.Jaké bývaly svatby v okolí služovském.
Daha eskiden burası Atlı top-Golf Meydanı imiş.Dříve zde jezdila Metropolitan Line.
Eskiden kuskuğuk diye adlandırıldı.Kdysi se mu říkalo Ľadová kopa.
Bu alt türler eskiden bayağı çıvgın (Phylloscopus collybita) türünün bir alt türü olarak sınıflandırılıyordu.Monotypický druh, dříve spojovaný do jediného druhu s budníčkem balkánským (Phylloscopus orientalis).
Eskiden bekçi kulesi olarak kullanılan kule, sonraları kadın hapishanesi olarak kullanılmıştır.Spodní místnost věže přitom byla využívána jako vězení.
Eskiden Odişi olarak adlandırılıyordu.Dříve se nazývala Uherka.
Güneye açılan kapısı eskiden bir demir kapı ile korunuyormuş.Jižně od západní budovy byla brána chráněná předbraním.
Eskiden bazı Avrupa ülkeleri işaret olarak nokta kullandı.Obec Bačetín používala v dřívějších dobách velmi pěkná pečetní znamení místních částí obce.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod