Marie onun eskiden Marie'nin hayatını kurtarmış olan bir yerel Tirollu genç olduğunu söyler.Viene liberato da Marie che afferma che il ragazzo le ha salvato la vita.
Saçları eskiden dalgalı iken sonradan daha düz bir hal almıştır.Le donne portavano inizialmente i capelli molto corti, poi le acconciature si allungarono sempre di più.
Köy su yönünden zengin olduğu için insanlar çok eskiden beri yerleşim yeri olarak kullanmışlardır.La ricchezza di acqua nella valle ha favorito fin da allora l'insediamento umano.
Eskiden bir şehrin azim ve kalei kadim imiş.Fu un'antica città e porto dell'Apulia.
Eskiden insanların yük taşımak için kullandıkları araç.Vettura pensata per il trasporto di persone.
Bu durum ateşli silahlarla eskiden beri donanmış olan Yeniçerilerin önemini arttırdı.Prima di tutto, cambiarono la relativa preponderanza di armi inastate sopra le armi da fuoco.
Eskiden bağımsız bir köydü.In passato fu un comune autonomo.
Çivi yazısı çok eskiden bulunmuştur.Il codice era conosciuto da tempo.
Burada eskiden harap bir kale vardı.Una volta c'era anche un castello.
Eskiden parkın yerinde Akçiçek Açık Hava Sineması bulunmaktaydı.Nel cortile dell'edificio vi era il cinema all'aperto.
Bu terimin eskiden küçültücü bir nitelik taşıdığı düşünülmüştür, fakat artık öyle algılanmamaktadır.Precedentemente, il ritardo mentale è stato considerato un sintomo principale, ma non è ora non lo è più.
Mahalle eskiden kasaba olarak da bilinmekteydi.Il quartiere era noto in città come The District.
Ayrıca eskiden bir de Counter-Strike takımı vardı.C'era una volta una bottiglia di plasitica.
Eskiden mahallesimüzde üzüm bağları bulunmaktaymış.Nel passato erano presenti oceani?
Eskiden bir devlet ajanıydı.In passato fu un agente della CIA.
Eskiden yaşayan insanların bulunmadığı bir mahalledir.In un quartiere dove difficilmente la gente collabora.
Eskiden daha geniş olan alanı drenaj çalışmaları sonucunda daralmıştır.Il problema fu risolto definitivamente tramite opere di drenaggio.
Ayni zamanda da eskiden oldugu gibi Köy Odası olarak da hizmet vermektedir.Da allora la stanza è stata conservata così come era.
Bence Rusya'da insanlar eskiden bugüne kıyasla daha güzel giyiniyormuş.Я думаю, что раньше в России люди одевались намного лучше, чем в наши дни.
Bence Rusya'da eskiden insanlar şimdiye göre daha iyi giyiniyormuş.Я думаю, что раньше в России люди одевались намного лучше, чем в наши дни.
Kanımca Rusya'daki insanlar günümüze kıyasla eskiden daha iyi giyinirlerdi.Я думаю, что раньше в России люди одевались намного лучше, чем в наши дни.
Eskiden gıda maddelerini koymaya yarayan tahta kaplara külek denirdi.Раньше, деревянные ёмкости, в которые можно было положить продукты питания, назывались "кюлек".
Eskiden (Diyarbakır dahil) şehirde oturanlar Memela Mahalleninde bağ tutardı.Престол в селении, в котором они жили раньше, было Воздвижение.
Eskiden Fiji'nin başkentiydi.В прошлом город являлся столицей Фиджи.
Fakat bu eskiden düşünülenden daha yaygındır.Умнее, чем обычно кажется.
Eskiden hala oldukça popüler bir içecektir.С тех пор он стал очень популярным напитком.
Eskiden her yerde yerel gazeteler olurdu.Когда-то работали местные СМИ.
Eskiden Arjantinli model Luciana Salazar ile aşk yaşadığı söylentileri de çıktı.В прошлом он также состоял в отношениях с аргентинской моделью Лусианой Саласар.
Bu yüzden eskiden, değirmenin müşterileri öğütülen undan ona da pay bırakırlarmış.Тогда же и начали ставиться на донышках сосудов клейма изготовлявших их мастеров.
Lezzetli kımız yapma sanatı eskiden beri çok önemsenir ve nesilden nesile aktarılır.Умение делать вкусный кумыс издавна ценилось и передавалось от поколения к поколению.
Ayrıca eskiden bir Victoria's Secret mankeniydi.Также была одной из Ангелов Victoria's Secret.
Eskiden viva adayları mülakatın sonrasında kolejin 75 üyesiyle birlikte akşam yemeğine çağrılırdı.Затем они приглашаются на ужин со всеми 75 членами колледжа.
Eskiden Itakuza Hava Üssü olarak bilinmekteydi.Ранее был известен как авиабаза Итадзукэ.
Eskiden "yabancı kayıt kartı" veya "yabancı kayıt makbuzu kartı" olarak adlandırıldı.Данные полки получили название «полки иноземного строя» или «полки нового строя».
Kızıl kurt eskiden ABD'nin tüm Güneydoğusunda yaygındı.Рыжие волки когда-то были распространены по всему юго-востоку США, включая Флориду.
Cüce gezegen Pluto (eskiden gezegen kabul edilen) ise tüm teorilere aykırıdır.Карликовая планета Плутон (ранее считавшийся планетой) тоже имеет аномальное вращение.
Her ne kadar eskiden susuz bir köy idi ise, şimdi bol suyu olan bir mahale olmuştur.Изначально на месте, где сейчас расположено село Крутое, был большой пустырь.
Eskiden bekçi kulesi olarak kullanılan kule, sonraları kadın hapishanesi olarak kullanılmıştır.Нижний этаж башни использовался в качестве тюрьмы.
Şirket eskiden Yugoslavya'nın millî havayolu şirketi idi.УТВА — авиационное предприятие Сербии, а ранее Югославии.
Mahallenin düğünleri eskiden mahalle aralarında yapılırdı.Хозяева свадеб заранее делили его время между собою.
Eskiden korsanlık yapmıştır.В прошлом — грабитель.
Eskiden burada ceviz ağaçları varmış.Здесь стояли вековые деревья.
Supercars Championship (eskiden V8 Supercars), Avustralya'da düzenlenen bir binek otomobil yarışı serisidir.V8 Supercars (V8 Supercars Australia, V8SCA) — разновидность туринговых гонок в Австралии.
Eskiden dinler veya etnik gruplar arası evlilikler yasak olabiliyordu.Межэтнические и межрелигиозные браки были запрещены.
Mahallede eskiden bu günümüze kadar gelmiş çok yemek vardır.В прошлом и ныне в кухне большое место занимает чуду.
Eskiden Hakkâri sınırları içerisindeydi.Оказалось в границах промзоны.
Eskiden kuskuğuk diye adlandırıldı.Ранее именовалась сопкой Клыкова.
Eskiden bir sesim vardı.Когда-то имел свой собственный барай.
Eskiden başka Slav dillerinde de kullanılmıştır.Когда-то носовые гласные были и в славянских языках.
Burada eskiden beri yaşayan insanlara sığınırlar.Её приветствуют другие обитательницы, живущие здесь уже давно.
Şimdi yaşadığım topraklar eskiden Bulgarlarındı.Городе́ць, ранее польск.
Şapkacı pergeli Buna eskiden Fes Pergeli denilirdi.Тупейными художниками раньше называли парикмахеров.
Liste eskiden günlük olarak yapılırdı ama artık haftalıktır.Раньше был один фильм в месяц, теперь один – в неделю.
Eskiden arkadaşımken!Он был моим другом.
Aktif CEO ve başkanlık rolü eskiden Siemens, Orange ve HTC'de görev yapan Florian Seiche tarafından yapıldı.Президентом был — Флориан Сейше, который работал в Nokia, Siemens, Orange и HTC.
Eskiden bir karış tarla kalmazdı ekilmedik, ancak 15 yıldır kimse tarımla uğraşmıyor.Когда я начал заниматься архитектурой, около 30 лет назад, никто не говорил об окружающей среде.
Yahudilerin geri dönmeleri ancak eskiden Yahudi camialarının yaşamış oldukları mevkilere olabilecekti.Как и раньше, евреи имели право жить только в пределах своего квартала.
Bu iş eskiden el ile yapıldığı için pek bir zahmetliymiş.Труд был нелегким, так как многое приходилось делать вручную.
Eskiden atla yapılan adetlerin yerini arabalar almıştır.Раньше в качестве передвижных катафалков использовали конные повозки.
Çok daha eskiden ise bu alanda tuz üretiliyordu.Раньше здесь добывали соль.