Aktif CEO ve başkanlık rolü eskiden Siemens, Orange ve HTC'de görev yapan Florian Seiche tarafından yapıldı.La presidencia está en manos de Florian Seiche, el cual ha trabajado en Nokia, Siemens, Orange y HTC.
Eskiden sosyal ağ hizmeti web sitesiydi.En un momento ofreció un servicio de redes sociales .
Eyalet ekonomisi eskiden beri madenciliğe dayanır.Antiguamente, su economía se basaba en la minería.
Bizde de eskiden kız çocukları erken evlendirilirdi.Como niños se habían prometido casarse algún día.
Eskiden bu tür değişikliğe uğrayan yerler vardır.Estoy acostumbrado a estos cambios tan repentinos.
Eskiden LOEN Music olarak bilinen Şubat 2014 tarihinde 1theK oldu.Anteriormente conocido como LOEN música , se convirtió en 1theK de febrero de 2014.
Eskiden bir karış tarla kalmazdı ekilmedik, ancak 15 yıldır kimse tarımla uğraşmıyor.Nunca le he tenido miedo a nadie: desde los 15 años peleó como profesional.
Dick: Allan'ın eskiden beri tanıdığı en iyi arkadaşıdır.Es el hombre más guapo que he visto en Etiopia.
Supercars Championship (eskiden V8 Supercars), Avustralya'da düzenlenen bir binek otomobil yarışı serisidir.El Commodore es participante del V8 Supercars, la competición de automovilismo más importante de Australia.
1: Eskiden OFC üyesiydi.Es miembro de la AFC, aunque anteriormente lo fue de la OFC.
Eskiden Avrupa'da da 4 yıl idi.Cuatro años permaneció en Europa.
Eskiden Al Capone burada güneşlenirmiş.Al Capone era la extensión de la Camorra en los EE. UU..
Eskiden Karsantı adıyla Karaisalı ilçesine bağlı bir bucak olan ilçe, 1987 yılında ilçe olmuştur.Es un tenista venezolano ya retirado que se convirtió en profesional en 1987.
Öyle ki eskiden bu iki türün türdeş oldukları kabul edilmekteydi.En el pasado ambas especies se consideraban conespecíficas.
Bu devasa alan eskiden yıllarca bölgesel havalimanı olarak kullanılmıştı.El antiguo aeródromo fue utilizado como parte de varios ejercicios militares.
Eskiden köy civarında oldukça fazla hayıt bulunurmuş.Antes era todo un acontecimiento en el pueblo.
Bunlar eskiden yeniye göre şu şekildedir.Anteriormente estaba definida solo como esto último.
Orada eskiden Ak meşe ağaçları olduğundan dolayı bu adı almıştı.Llamado así porque antiguamente había lobos de mar.
Toyama, eskiden Etchū vilayetinin merkeziydi.Históricamente, la prefectura de Toyama formaba la provincia de Etchū.
Eskiden hidropati olarak isimlendirilirdi.Fue previamente conocida como reticulosis inflamatoria.
Eskiden köydü.Fue habitada anteriormente.
Eskiden kentin dışında kalan Likavittos Tepesi, kentin bir parçası oldu.El anterior teatro de La Higuera ubicado en un local, no era lo que la ciudad demandaba.
Eskiden İlkbahar'da yapılıyordu fakat 1955'ten beri Eylül ayında yapılmaktadır.La construcción comenzó en septiembre de 1955 y se completó en octubre de 1957.
Eskiden pek bilinmeyen Kerpe, tanıyanların kıskançlıkla kendilerine sakladıkları bir yerdi.Fue en su día una máquina secreta que se guardó celosamente del conocimiento de otros pueblos.
Safari portre modunda Tam ekran tarama (eskiden sadece manzara mevcut).Repertorio de todos los caminos de España (hasta agora nunca visto).
Eskiden burada ceviz ağaçları varmış.Antiguamente en este valle existían osos pardos.
Eskiden örme sepet ya da oyma kütük gibi malzemeden yapılmış kara kovan denilen kovanlar kullanılmaktaydı.Antiguamente se utilizaban lonas de algodón tratadas con alquitrán o cera.
FNC Entertainment, eskiden FNC Müzik, CJ E&M Music and Live'e bağımlı olan bir şirketti.FNC Entertainment (에프엔씨 엔터테인먼트), formada por FNC Music, con el nombre de "fish and cake".
Bu taşlar sayesinde geçmişe gidebilir ve eskiden yaşanmış tüm olayların seyrini değiştirebilirlerdir.Piensan que pueden haber viajado en el tiempo, para cambiar lo ocurrido.
Eskiden takım, Championnat de France Formula Renault 2.0 ve Formula 3 Euro Series'de mücadele etmiştir.El equipo comenzó a competir en la Eurocopa de Fórmula Renault 2.0 y la Fórmula Renault 2.0 Alemania en 2002.
Her ne kadar eskiden susuz bir köy idi ise, şimdi bol suyu olan bir mahale olmuştur.Entonces ellos despiertan, y lo que antes era un exuberante tierra verde con agua es ahora un desierto.
Kelimelerin eskiden kullanılan fakat sonradan unutulan anlamlarına yer verilmiştir.Sus pensamientos se derivan de un pasado olvidado.
Sirmium, eskiden Roma İmparatorluğu'nun Pannonia bölgesinde yer alan antik bir şehirdir.Emona fue una antigua ciudad romana de la provincia de Panonia.
Eskiden bu kent güzeldi.Una volta questa città era bella.
Eskiden cadıların gerçek olduğunu düşünürdüm. Bugün onların gerçek olduğunu biliyorum.In passato pensavo che le streghe esistessero veramente. Adesso ne sono certo.
Eskiden derelerinde çok çeşit balık vardı.In passato c'erano tante tipologie di pesci.
Eskiden (Diyarbakır dahil) şehirde oturanlar Memela Mahalleninde bağ tutardı.Anteriormente erano installati dei sedili a divanetto, e gli interni erano bicolore.
Eskiden yörede Hamitoğulları ve Tekeoğulları egemendi.Poi hanno avuto un figlio, prima che egli (Geirmundr) annegasse.
OMX Helsinki 25 (OMXH25, eskiden HEX25), Helsinki Borsası'nın borsa endeksidir.L'OMX Helsinki 25, abbreviato in OMXH25 (in precedenza HEX25), è un indice azionario della Borsa di Helsinki.
Eskiden köydü.Era precedentemente abitato.
Eskiden Al Capone burada güneşlenirmiş.Pete era soprannominato l'Al Capone del Colorado meridionale.
Eskiden Kim'in babasını tanır.È stato lui ad uccidere in passato il padre di Nick.
Bizde de eskiden kız çocukları erken evlendirilirdi.Neppure le ragazze si sposano troppo precocemente.
Eskiden adı "pigeon berry" (Türkçesi:Güvercin üzümü) olarak da bilinirdi.Storicamente fu definita "pigeon berry" (bacca dei piccioni).
Tatarahmet divanı eskiden üç mahalleden (Delihasanlar, Karamanlı ve Çakmaklar) oluşmaktaydı.L'edificio è preceduto da un loggiato a tre campate, nel mezzo del quale esisteva l'ingresso.
Fakat bu eskiden düşünülenden daha yaygındır.Innanzi tutto è più raro di quel che si creda.
Numara 5'le eskiden çok yakın arkadaşlardı.Pitlor, fossero in passato amici intimi.
İlçe eskiden Ceghatu ilçesi'ne bağlıydı.In precedenza era un bene ademprivile.
Eskiden Budizm'in Tendai mezhebi ile ilişkiliyken II. Dünya Savaşı'ndan sonra bağımsız hale geldi.Un tempo appartenente alla setta Tendai, si rese indipendente dopo la seconda guerra mondiale.
Bunun için eskiden bir kale ile tahkim edilmişti.Era forse già allora difeso da un castello.
Bu devasa alan eskiden yıllarca bölgesel havalimanı olarak kullanılmıştı.Questa grande base aerea fu poi utilizzata per anni come aeroporto regionale, con un servizio giornaliero.
Eskiden bir insan avcısıdır.In passato è stata una riserva di caccia privata.
Eskiden bir sesim vardı.C'era una volta il telefonino.
Bu belitlerden bazıları çok eskiden ifade edilmiştir, bazıları daha yenidir.Quelle certe sono tre, ma secondo alcuni ve ne furono di più.
O benim eskiden beri arkadaşım.Da allora è stato un amico fedele.
Eskiden Sind Eyaleti'nin başkenti idi.Un tempo era la capitale dello Stato.
Bataryaların eskiden de bilindiğine dair birtakım iddialar mevcuttur.Ben presto si sentì la necessità di un batterista.
Eskiden İlkbahar'da yapılıyordu fakat 1955'ten beri Eylül ayında yapılmaktadır.Iniziato nel tardo 1953, il programma fu completato nel settembre del 1955.
Eskiden ipek ve kahve ticareti yapılmıştır.Un tempo era nota in particolare per la produzione e il commercio del caffè.
Eskiden Kandıra ilçesine kadar devam ederdi.Precedentemente si teneva in Campidoglio.