Ana içeriğe geç
Sözlük

eski ile cümle

eski kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O eski bir şaka.That's an old joke.
Onu artık istemiyorsan başka birisi senin eski masanı isteyebilir.Someone else might want your old desk if you don't want it anymore.
Eski arabam şimdi hurdalıkta.My old car is now in the junkyard.
Belki bu eski piyanoyu isteyip istemediğini Tom'a sormalıyız.Maybe we should ask Tom if he wants this old piano.
O asla eskimez.It never gets old.
Neredeyse her şey eski günlerde olduğu gibi.Almost everything is as it was in the old days.
Eskisi gibi Tom ile iletişim kuramıyorum.I can't communicate with Tom like I used to.
Ben bu eski TV'yi çalıştıramam.I can't get this old TV to work.
Tom'un o eski kamyonu sürmesine izin veremezsin. O senin yeni arabanı sürsün.You can't let Tom drive that old truck. Let him drive your new car.
O partide bu eski takımı giyemem.I can't wear this old suit to that party.
Bu eski sandalyeyle ne yapmak istiyorsun?What do you want to do with this old chair?
Tom bize bunun eski bir gemi olduğunu söyledi.Tom told us it was an old ship.
Tom'un babasının eski bir arkadaşıyım.I'm an old friend of Tom's father.
Eski kız arkadaşımla birlikte geri dönüyorum.I'm getting back together with my ex-girlfriend.
Aslında, Mary şimdi benim eski kız arkadaşım.Actually, Mary is now my ex-girlfriend.
Dört bilgisayarım var ama çok eski oldukları için ikisini artık kullanmıyorum.I have four computers, but two of them are so old I don't use them anymore.
Mitt Romney Massachusetts'in eski valisiydi.Mitt Romney is the former governor of Massachusetts.
Tepede duran ev çok eski.The house standing on the hill is very old.
Kitap eskidir.The book is old.
Eski işimi geri istiyorum.I'd like my old job back.
Eski işini geri ister misin?Do you want your old job back?
O eski şeyi ne için istiyorsun?What do you want that old thing for?
Eğer istersen bu eski araba senin.This old car is yours if you want it.
Elbiseler insan yapar, eski püskü elbiseler bit yapar.Clothes make people, rags make lice.
Tom eski kamyonumu satmamı istemedi.Tom didn't want me to sell my old truck.
Her şeyin eskisi gibi olmasını istiyorum.I want everything back to the way it was.
Hayatın tekrar eskisi gibi olmasını istiyorum.I want life to go back to the way it was before.
Tom ve Mary eski zamanlar hakkında konuşmak istediler.Tom and Mary wanted to talk about old times.
Eski erkek arkadaşların hakkında bir şey duymak istemiyorum.I don't want to hear about all your ex-boyfriends.
Bütün eski kız arkadaşlarından haberdar olmak istemiyorum.I don't want to hear about all your ex-girlfriends.
Bütün eski kız arkadaşlarından haber almak istemiyorum.I don't want to hear about all your old girlfriends.
Ben eski şarkılar çalan bir grupta gitar çalıyorum.I play guitar in an oldies band.
Tom eski bilgisayar oyunlarını oynamayı sever.Tom loves playing old computer games.
Eskisi kadar tenis oynamıyorum.I don't play tennis as well as I used to.
Ben eskisi kadar çok pagot çalmam.I don't play the bassoon as much as I used to.
Geçenlerde eski bir arkadaşa rastladım.I recently met an old friend.
Kısa bir zaman önce eski bir arkadaşımla karşılaştım.I met an old friend a short time ago.
Sokaktan aşağıya doğru yürürken, eski bir arkadaşa rastladım.Walking down the street, I ran into an old friend.
Onun eski halinden eser kalmamış.She's only a shell of her former self.
Bu eskisi kadar mükemmel değil.It's not as great as it used to be.
İlişkimiz eskisi kadar mükemmel değil.Our relationship is not as great as it used to be.
Eski dilleri öğrenmeyi severim.I like learning old languages.
O bir eski hükümlü.He's an ex-con.
Ben eski bir denizciyim.I'm an ex-marine.
Şu kitap eski.That book is old.
O benim eski içki arkadaşım.He's my old drinking buddy.
Bu eskisi gibi değil.It's not like it used to be.
İşler eskisi gibi değil.Things are not like they used to be.
Tokyo'da birçok eski türbe vardır.There are many ancient shrines in Tokyo.
Ben Tom'un eski eşiyim.I'm Tom's ex.
Eski görevime veriliyor muyum?Am I reinstated?
Bu çok eski.It's too old.
O kahverengi şapka eski.That brown hat is old.
O benim eski bir öğrencim.He's a former student of mine.
Eski bir öğrencim.He's a former student of mine.
O, ülkenin eski bir devlet başkanı.He's a former president of the country.
Ben eski çamaşırlarımı attım.I gave my old clothes away.
Onlar eski dostlar gibi birbiriyle konuşuyorlardı.They were talking together like old pals.
O benim eski bir tanıdığım.She is an old acquaintance of mine.
O çok eski bir söz.That's a very old saying.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod