Ana içeriğe geç
Sözlük

eski ile cümle

eski kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Eski kitaplar yazarlar, yenileri ise okuyucular içindir.Old books are for writers, new ones for readers.
Eski modelleri tercih ederim.I prefer antiquated models.
Eski günlerde hiçbir telefon ya da elektrik yokmuş.In the old days, there were no telephones or electricity whatsoever.
Bu cep saati yetmiş yıldan daha eskidir.This pocket watch is more than seventy years old.
Leonardo da Vinci tarafından yapılmış yaklaşık 900 eskiz kalmıştır.There remain approximately 900 art sketches by Leonardo da Vinci.
Eski Mısırlılar mücevherleri neden bu kadar çok sevdiler?Why did ancient Egyptians love jewels so much?
Biz eskiden arkadaştık.We used to be friends.
Bunlar eski eksik kültürün kanıtlarıdır.These are evidences of an ancient missing culture.
Çizgi romanlar eskisi kadar popüler değil.Comic books aren't as popular as they used to be.
Bu ayakkabılar eski modadır.Those shoes are old fashioned.
Eskisi kadar çok et yemem.I don't eat as much meat as I used to.
Eskiden büyük bir atletmiş gibi görünüyor.It seems that he used to be a great athlete.
Eski günlüğümü okumak eğlencelidir.It's fun to read my old diary.
Biz eskisi kadar genç değiliz.We're not as young as we used to be.
En eski düşüncelerim fonetik hakkındaydı.My earliest thoughts were about phonetics.
O, eski bir hikayedir.That's an old tale.
Eski devlet başkanının ölümü duyuruldu.The former President's death was announced.
Bunlar eski fotoğraflardır.These are old photos.
Bu eski araba hep bozuluyor.This old car is always broken.
Bizim hala eski tüplü televizyonumuz var.We still have an old tube television.
Ken'in kullandığı masa eskidir.The desk Ken uses is old.
Eskimoların kar için doksan farklı kelimesi var.Eskimos have ninety different words for snow.
Nijmegen, Hollanda'daki en eski kenttir.Nijmegen is the oldest city in the Netherlands.
Bugün bile, hala eski kocamı düşünüyorum.Even today, I still think of my ex-husband.
Tom'un ebeveynleri eski bir römorkta yaşıyor.Tom's parents live in an old trailer.
Kızım eski kafalı olduğumu söyler çünkü cep telefonu kullanmam.My daughter tells me I'm old-fashioned because I don't use a cellphone.
Benim tarih öğretmenim eski bir Portekizli.My history teacher is an old Portuguese.
Eskiden yaşadığımız ev yıkıldı.The house we used to live in was torn down.
Masam eski.My table is old.
Senin eski erkek arkadaşın bir ahmaktır.Your ex-boyfriend is a jerk.
Eğer yeni bir araba alırsan, eskisini ne yapacaksın?If you buy a new car, what will you do with the old one?
Eski bir arkadaş ziyaret için evime geldi.An old friend came to my house for a visit.
Karım bu eski şapkayı atmamı söyledi.My wife told me to throw this old hat away.
Kimya eski bir bilimdir.Chemistry is an old science.
O, eskisi gibi utangaç değil.She's not as shy as she used to be.
Böyle eski bir arabayı niçin istiyorsun?Why do you want such an old car?
Bu daha eski bir model.It's an older model.
Eskisi kadar genç değilim.I'm not as young as I used to be.
Vücudum eskiden olduğu kadar esnek değil.My body isn't as flexible as it used to be.
Tom'un bilgisayarı öyle eski ki hâlâ Windows 98 çalışıyor.Tom's computer is so old that it still runs Windows 98.
Biri yeni, diğeri eski.One is new, the other is old.
Tom ve Mary'nin her ikisi de eski filmleri severler.Tom and Mary both like old movies.
Hem Tom hem de Mary eski filmleri severler.Tom and Mary both like old movies.
Tom eski bir paraşütçüdür.Tom is a former paratrooper.
Eski bir arabam var.I have an old car.
Evimin arka tarafında eskiden bir kiraz ağacı vardı.There used to be a big cherry tree behind my house.
Eskisi gibi genç olmadığını unutma.Keep in mind that you're not as young as you used to be.
Eski zamanlarda insanlar dünyanın düz olduğuna inanıyordu.In ancient times people believed that the earth was flat.
Güzel eski bir orta çağ kasabasıdır!It's a beautiful old medieval town!
Shougongsha kadının bekaretini test etmek için eski bir Çin tekniğidir.Shougongsha is an old Chinese technique to test a woman's virginity.
Bu kitaplar çok eski.These books are very old.
Daha modern binalar daha eskilerden daha güvenlidir.More modern buildings are safer than older ones.
Bu veri eski.This data is outdated.
Eski çiftlikleri yıkacağız.We'll destroy the old farms.
O bana eski güzel zamanları hatırlatıyor.It reminds me of the good old times.
Eski bisikletini istemiyorsan, onu her zaman birine hediye edebilirsin.If you don't want your old bicycle, you can always give it away.
O eski bir haber.That is old news.
Bu eski haber.This is old news.
Kyoto, Japonya'nın eski başkentidir.Kyoto is Japan's former capital.
Bu eski bir sürüm ama önemli olmamalı.It's an older version but it shouldn't matter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod