esir ile cümle

esir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çok az sayıda teslim olabilen ve esir alınan kabile mensupları ise sonradan salıverilmişlerdir.Mõni tuhat vähem aktiivset kommunisti lasti vabaks.
1 Ekim 1918 – 30 Aralık 1920 tarihleri arasında Mısır’da esir kaldı.18. jaanuarist kuni 30. septembrini 2000 oli ta vanglas.
Esir alınan tayfalar Altmarka transfer ediliyordu.Poole tunni pärast saadeti vangid testrajale marssima.
Plan, Rus donanmasını esir almaktı.Venemaa laevastik oli endiselt jäävangis.
İkinci madde, iki ülke arasında savaş esirlerinin değişimi ile ilgilidir.Punkt 17 kinnitas kõigi sõjavangide vastastikuse vahetuse.
Bunlar esîr çekimini yerçekimsel kütle ile doğru orantılı olduğunu varsaydılar.Kaheldi, kas ollakse valmis astuma kvalitatiivselt kõrgemale astmele.
Kendisi de savaş esirleri arasındaydı.Samuti vahetati omavahel sõjavange.
Ordusundan 3.000 kadar asker esir alınıp Kûfe'ye hapis edilmek üzere gönderildi.Üle 30 000 juudi mehe arreteeriti ja saadeti koonduslaagritesse.
Büyük Esir Gölü bunların adlarını taşır.Üks Tórshavni peatänavaid kannab tema nime.
Ahali katledilmiş, kadın ve çocuklar esir olarak götürülmüştür.Tapeti mehi, põletati elamuid, naised ja lapsed viidi vangi.
Birçoğu Savaş esiri kamplarına gönderildi.Enamik neist hukkus vangilaagrites.
Esir kampına gönderilmeden önce binlerce Sovyet komiseri öldürüldü.Linna rajamisel hukkus tuhandeid Gulagi vange.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.Africa a fost cuprinsă de sărăcie, boli şi război.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.Africa se llenó de pobreza, enfermedades y guerras.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.Afrika a szegénységbe, betegségekbe és háborúba süllyedt.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.Afrika was in de greep van armoede, ziekte en oorlog.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.Afrika wurde von Armut, Krankheit und Krieg gebeutelt.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.Afrykę dotknęła bieda, choroby i wojna.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.Fattigdom, sygdom og krig havde grebet fat i Afrika.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.아프리카는 가난과, 질병과 전쟁에 휩싸이게 되었지요.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.L'Africa era piagata da malattie, povertà e guerra.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.L'afrique a été prise par la pauvreté, la maladie et la guerre.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.Африка бе обхваната от бедност, болести и войни.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.Африка охвачена нищетой, болезнями и войнами.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.אפריקה נשבתה על ידי עוני, חולי ומלחמה.
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.أطبق الفقر والأمراض و الحروب على أفريقيا
Afrika yoksulluk, hastalık ve savaşın esiri oldu.このことはWorldmapper ウェブサイトで 非常にビジュアルに表現されています
-Ama ben vuruldum yarbayım. -Herkes vuruldu. Esirleri almalıyız!Sierżant Sanderson z częścią Delty porusza się z pozycji Steelea na miejsce katastrofy.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Aber Naboth sprach zu Ahab: Das lasse der HERR fern von mir sein, daß ich dir meiner Väter Erbe sollte geben!
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Ale Nábot riekol Achabovi: Od toho nech ma zachová Hospodin, aby som dal tebe dedičstvo svojich otcov!
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Dar Nabot a răspuns lui Ahab: ,,Să mă ferească Domnul să-ţi dau moştenirea părinţilor mei!``
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.És felele Nábót Akhábnak: Isten õrizzen, hogy néked adjam az én atyáimtól maradt örökséget.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.I odpowiedzał Nabot Achabowi: Nie daj tego Panie, abym ci miał dać dziedzictwo ojców moich.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.나봇이 아합에게 말하되 내 열조의 유업을 왕에게 주기를 여호와께서 금하실지로다 하니
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Mais Naboth répondit à Achab: Que l`Éternel me garde de te donner l`héritage de mes pères!
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Men Nabot svarede Akab: "HERREN bevare mig fra at overlade dig mine Fædres Arvelod!"
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Men Nabot svarte: Herren la det være langt fra mig å gi dig min fedrene arv.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Mutta Naabot vastasi Ahabille: "Pois se, Herra varjelkoon minua antamasta sinulle isieni perintöosaa".
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Nabot pa reče Ahabu: GOSPOD mi ne daj, da bi dal očetov svojih dediščino tebi!
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Nabot respondió a Acab: --¡Guárdeme Jehovah de darte la heredad de mis padres
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Nabot rispose ad Acab: «Mi guardi il Signore dal cederti l'eredità dei miei padri»
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Odpověděl Nábot Achabovi: Nedejž mi toho Hospodin, abych měl dáti dědictví otců mých tobě.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Respondeu, porém, Nabote a Acabe: Guarde-me o Senhor de que eu te dê a herança de meus pais.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.А Навутей рече на Ахаава: Да ми не даде Господ да ти дам бащиното си наследство.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.Но Навуфей сказал Ахаву: сохрани меня Господь, чтоб я отдал тебенаследство отцов моих!
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.ויאמר נבות אל אחאב חלילה לי מיהוה מתתי את נחלת אבתי לך׃
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.فقال نابوت لاخآب حاشا لي من قبل الرب ان اعطيك ميراث آبائي.
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.拿 伯 對 亞 哈 說 、 我 敬 畏 耶 和 華 、 萬 不 敢 將 我 先 人 留 下 的 產 業 給 你
Ama Navot, ‹‹Atalarımın bana bıraktığı mirası sana vermekten RAB beni esirgesin›› diye karşılık verdi.拿伯 對亞 哈說 、 我 敬畏 耶和華 、 萬 不 敢 將 我 先人 留下 的 產業給你
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.Ale moja milosť neuhne od neho, jako som urobil, aby uhla od Saula, ktorého som odstránil zpred tvojej tvári.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.Ali milost moja ne odstopi od njega, kakor sem jo odtegnil Savlu, ki sem ga odpravil izpred tebe.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.dar harul Meu nu se va depărta dela el, cum l-am depărtat dela Saul, pe care l-am îndepărtat dinaintea ta.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.내가 네 앞에서 폐한 사울에게서 내 은총을 빼앗은것 같이 그에게서는 빼앗지 아니하리라
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.maar Ik zal mijn liefde en vriendschap niet van hem terugtrekken zoals Ik dat bij uw voorganger Saul deed.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.mais ma grâce ne se retirera point de lui, comme je l`ai retirée de Saül, que j`ai rejeté devant toi.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.ma non ritirerò da lui il mio favore, come l'ho ritirato da Saul, che ho rimosso dal trono dinanzi a te
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.mas não retirarei dele a minha benignidade como a retirei de Saul, a quem tirei de diante de ti.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.men min Miskundhed vil jeg ikke tage fra den, som jeg tog den fra din Forgænger.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.men min nåd skall icke vika ifrån honom, såsom jag lät den vika ifrån Saul, vilken jag lät vika undan för dig.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.Mindazáltal irgalmasságomat nem vonom meg tõle, miképen megvonám Saultól, a kit kivágék elõtted.

İlgili Sayfalar