esir ile cümle
esir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Burada yaklaşık 70.000 Polonyalı entelektüel ve Sovyet savaş esiri hayatını kaybetmiştir.200 tys. polskich jeńców cywilnych i wojskowych.
Kralın mektubuna geciken yanıt, mektubu getiren heyetin esir alınıp hapsedilmesiyle sonuçlandı.Królowa po otrzymaniu listu niezwłocznie spełniła rozkaz zawarty w liście.
Protokolün 47. maddesine göre; 1.Bir paralı asker savaşçı ya da savaş esiri olma hakkına sahip olmayacaktır.Najemnik nie ma prawa do statusu kombatanta lub jeńca wojennego.
İsabella’yı esir ederler.Chciał porwać Zana.
Temayüller gereği gemi alıkonulup, mürettebatı da esir alınamazdı.Wpierw należało jednak naprawić statek, na co załoga nie miała pieniędzy.
Her ikisi de asiler tarafından esir edilmişlerdir.Obaj podobno zostali otruci przez zawistników.
BULUTLARA ESİR OLDUK".Powiem ci, kiedy chmury się skończą”.
Kendisi de savaş esirleri arasındaydı.Internowano w nim jeńców wojennych.
Kararda Nazi makamlarını esirlerin koşullarını iyileştirmek için daha fazla adım atılmaları istendi.Decyzja ta pobudziła niemieckie władze do podjęcia dalszych kroków na rzecz poprawy sytuacji jeńców.
1945-1947 yılları arasında savaş esiri olarak kaldı.W latach 1945-1947 przebywał w niewoli.
Panslavizm Sözler ve yorum Dinle / Dinle (Leylekler Uçarken) / Dinle (Kafkas Esiri)Np. at høre → hørte (słyszeć) lub at kigge → kiggede (patrzeć).
Savaş bitene kadar esir olarak tutulmuştur.W więzieniu pozostał do zakończenia wojny.
Kamp daha sonra esirleri başka kamplara taşımak için kullanılmıştır.Obóz został zlikwidowany, a pozostali przy życiu więźniowie przeniesieni do innych obozów.
İnsanların bir kısmı Ruslar tarafından esir alınmış, bir kısmı ise batıya doğru göç etmişlerdir.Część ludności została wysiedlona do ZSRR, a część na Ziemie Zachodnie.
Esîr, bir okültizm terimi.O nas - AktywneChrześcijaństwo.
Kampın yerleşmesinde Sovyet savaş esirlerine dair mezarlık inşa edildi.[1]Na terenie byłego obozu powstał cmentarz jeńców radzieckich[1][5].
Stalag 319, Temmuz 1941 - Nisan 1944 arasında yılında Chełm'de kurulan Nazi esir kampı.Stalag 319 – niemiecki obóz jeniecki działający od lipca 1941 do kwietnia 1944 w Chełmie.
Stalag 319, Polonya'nın Nazi Almanyası tarafından kurulan en esir büyük kamplarından biriydi.Stalag 319 był jednym z największych obozów na ziemiach polskich.
Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.''Gud är ständigt förlåtande, barmhärtig."
Şimdi Tanrı'dan korktuğunu anladım, biricik oğlunu benden esirgemedin."Nu vet jag att du fruktar Gud, nu när du inte har vägrat mig din ende son," (1 Mos.
1365 yılında Macarlar Vidin'i ele geçirip İvan Sratsimir ve ailesini esir aldılar.År 1365 erövrade han Vidin och tog Ivan Sratsimir och hans familj i fångenskap.
Son savaş esiri değişimi 2003 yılında gerçekleşti.De sista krigsfångarna utväxlades år 2003.
Babası René de Chateaubriand (1718-86), eski bir gemi kaptanı, gemi sahibi ve esir taciriydi.Hans far, René de Chateaubriand (1718–1786), hade varit sjökapten, blivit skeppsredare och sedan slavhandlare.
1942'de Japonlara esir düşmüş ve 1944'te kaçmayı başarmıştır.Han blev tillfångatagen av japanerna men lyckades fly 1944.
Dokuz yıl Sovyetler Birliği'nde savaş esiri olarak kaldı.Han överlevde nio år i krigsfångenskap i Sovjetunionen.
Kadınlar, çocuklar, yabancılar ve esirler vatandaş sayılmazdı.Kvinnor, metoiker, slavar och barn var inte medborgare.
73 bin esir alınır.70.000 blev tillfångatagna.
Olaydan sonra Alman pilot Horst Schopis, yedi yıl boyunca savaş esiri olarak Kanada'da kaldı.Horst Schopis tillbringade sju år som krigsfånge i Kanada.
Bu durum, esirlerin kendi kamplarını sıfırdan kendileri inşa etmek zorunda kalmalarına neden oldu.Lägren kom att byggas upp av fångarna själva.
Bu saldırıda esirlere aşırı zalim davranmış ve bazı durumlarda Latin esirleri çarmıha gerdirmiştir.Mikael var överdrivet grym mot sina fångar, och i vissa fall korsfäste han latinska präster.
Fingon ve Huor öldürlür Gwindor ve Húrin esir düşer.Fingon och Huor blir dräpta och Gwindor och Húrin tillfångatagna.
Nabucco, Abdallo ve askerler Fenena ve Yahudi esirleri idam edilmekten kurtarırlar.Abigaille dör och ber Fenena och hebréerna om förlåtelse.
Burada 1946'ya kadar savaş esiri olarak kaldı.Han förblev krigsfånge till 1947.
Sonunda Amerikan askerleri tarafından ele geçirildi ve 1947 yılına kadar savaş esiri olarak kaldı.Där greps han av brittiska soldater och satt i krigsfångenskap till 1947.
Kendisi de savaş esirleri arasındaydı.Dessutom såg han efter krigsfångarna.
Sose yaralandı ve esir alındı.Han sårades och tillfångatogs.
Esir düşmemek için beni de almalarını söyledim.Han ber att få bli inburad.
Her şeyin kokusunu esir edebilmek.Hela växten doftar.
3017: Gollum Sauron tarafından esir edilerek Barad-dûr'a getirildi.3017: Gollum släpps ut ur Mordor.
Kız ve erkek çocuklarını esir olarak aldı.Hon och hennes döttrar sattes i husarrest.
Esir ortamına alışık değillerdir.De åker inte fast för vandaliseringen.
Himmler ile 1941 yılında Minsk'teki Yahudi esirleri arasında bir infaza tanık olduğunu söyledi.I augusti 1941 bevittnade Himmler en massarkebusering av judar i Minsk.
Savaş esiri olarak Fransa'ya götürüldüler.Dessa skulle fraktas till Tyskland som krigsfångar.
Entler, Isengard'ı yıkıma uğrattılar ve Saruman'ı Orthanc Kulesi'nde esir aldılar.Enterna förintar Isengård och håller Saruman som fånge.
Çok sayıda Osmanlı askeri esir edilmişti, bunların arasında Hamza Kastrioti de bulunuyordu.Tiotusentals Solidaritetsmedlemmar internerades och fängslades, bland andra Lech Wałęsa.
Savaştan sonra müttefikler tarafından esir alınmış ve 1948'de serbest bırakılmıştır.17 dagar senare togs han till fånga av de västallierade och släpptes 1948.
Bu eskimoya karşı, esirlerin geri verilmesini istediyse de tayfaları bir daha gören olmadı.Men då han redan blivit utropad till kejsare av sina trupper fanns ingen återvändo.
Örnek; benim, esir vb.Förkortning: Ci fib.
1945 yılının Nisan ayından Eylül ayına kadar, İngilizlerin ve Amerikalıların elinde savaş esiri oldu.Hösten 1944 till och med vintern 1945 övergick initiativet definitivt till britterna och amerikanerna.
İkinci Harkov Muharebesi sırasında ağır yaralanarak Nazilere esir düşer.Under andra världskriget drabbades Krementjuk hårt av nazisternas ockupation.
Savaş kamplarında esir olarak on bir ay tutuklu kaldı.Han fick tillbringa nästan elva månader i krigsfångenskap.
Esirlerin 39'u ise 21 Eylül 1974 günü serbest bırakıldı.Två kvinnor blir frisläppta den 13 augusti och resten av gisslan släpps den 29 och 30 augusti.
Davenport ise esir alındı ve savaş bitene kadar Alman esir kampında kaldı.Än en gång sköts de ned och Davenport tillbringade den resterande tiden av kriget i ett tyskt fångläger.
Freylerin esiri olmuştur.Den var gratis till fångar.
Ancak, esîr platformdan tamamen çekilmişse bu etki gerçekleşmez.Проте, якщо ефір повністю захоплюється платформою, то цього ефекту взагалі не може бути.
111 kişiyi esir ettiler.Тоді було знищено 1111 в'язнів.
Sibirya’daki bir esir kampına götürüldü.Помер у таборі полонених у Сибіру.
Bu evliliğin üzerine müslümanlar da diğer esirleri serbest bıraktılar.Натомість останні звільнили усіх мусульманських заручників.
Esir düşmemek için beni de almalarını söyledim.Вони зажадали, щоб ми прибрали їх.
Tüccar yardımını esirgemedi.Підтримка вітчизняного товаровиробника.