esir ile cümle
esir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ocak 1945 yılında kampta 45.000 'den fazla kadın esir vardı.Op 1 januari 1945 waren er hier meer dan 60.000 krijgsgevangenen geregistreerd.
Bununla beraber Selçuklular hemen hemen hiç esir vermemiştir.Drukte maken om (bijna) niets.
Esir kamplarındaki yemek durumu son derece kötüydü.De omstandigheden in de krijgsgevangenenkampen waren erg slecht.
Pencik, her beş esirden biri yahut esir beş değilse değerinin beşte biri olarak toplanmaya başladı.Ze willen 5 miljoen euro of anders worden de gijzelaars één voor één doodgeschoten.
Esirlerin değiş tokuşu 23 Ocak 1968'de tamamlanmıştır.POW uitwisselingen werden voltooid op 23 januari 1968.
Savaş esirleri, borçlular, suçluları erkek köle yapabilirler.Krijgsgevangenen, veroordeelde misdadigers en schuldslaven konden in slavernij vallen.
Savaş esirleri Havana’ya getirilir.Ook krijgsgevangenen belandden in Den Haag.
İkizler esir alınır.De tweeling wordt vervolgens in hechtenis genomen.
Bu çarpışma sonrası Fransa kralı II. Jean İngilizlere esir düştü.Tijdens de laatste slag werd zelfs de koning van Frankrijk, Jan II, gevangengenomen door de Engelsen.
Ve sağ kurtulan pilotlar da esir alındı.Daar zaten ook neergestorte piloten en ontsnapte krijgsgevangenen bij.
O ve tüm su bükücüler esir alınmıştır.Hij en zijn trawanten worden gevangengenomen.
II. Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra, Zeitzler Şubat 1947'ye kadar bir İngiliz savaş esiri oldu.Na het einde van de oorlog zat Zeitzler tot einde februari 1947 in Britse krijgsgevangenschap.
3.000'i yakalanıp esir kamplarına gönderildi.3000 personen werden bijeengedreven en overgebracht naar een gevangenenkamp.
Her şeyin kokusunu esir edebilmek.Okselbeharing houdt de geur vast.
Yeni esir kampına geldiklerinde ise esirlerin sayısı azalmıştır.Bij terugkeer in het kamp werden de gevangenen opnieuw geteld.
Esir alındıktan sonra 6,5 ay boyunca İngiltere´de savaş esiri olarak tutuldu.Na de oorlog was hij anderhalf jaar krijgsgevangene in Engeland.
Sose yaralandı ve esir alındı.Later raakte hij gewond en werd gevangengenomen.
Sivillerin esirlere esirlere yardım etmesi yasaklandı.De landsknechten werd verboden gevangenen te maken.
Ama esir vagonları içindekiler ile unutulur.De eenheid bestaat uit ontvoerders in gepantserde wagens.
Bunun üzerine savaş esirlerine merhamet edilmemesi emrini verir.Hun zonde is dat zij hun door God gegeven leven niet gewaardeerd hebben.
Jack'i bulur ve ondan Will'in Uçan Hollandalı'ya esir düştüğünü öğrenir.Will vindt Jack en zijn bemanning, die gevangen zijn door kannibalen.
Bu sırada Almanlar tarafından esir alındı.Ze werden daar alsnog door de Duitsers gevangen genomen.
Spartaküs, bir savaşta Romalılara esir düşmüş, Roma’da köle olarak satılmıştı.Ze vertelt hem hoe Spartacus als kind werd gevangen door de Romeinen en verkocht als slaaf.
Otuzbeş asker Amerikan Donanması tarafından kurtarılarak esir alındı.De overlevers zijn door de Amerikaanse marine krijgsgevangen genomen.
Ancak her iki tarafında ellerinde esirler bulunmaktaydı.Naast iedere gevangene zat aan weerszijden een bewaker.
Irak'ın, Kuveyt'ten elde ettiği tüm mülkleri ve esirleri iade etmesi.Alle in beslag genomen Koeweitse eigendommen onmiddellijk teruggeeft.
Dev pandalar 20 – 30 yaşlarına kadar esir hayatı yaşarlar.Mantelbavianen worden tussen de 20 tot 30 jaar oud.
Ayrıca Yargılaması sırasında kampa gelen yiyecek maddelerini esirlere vermek yerine sattığı belirlendi.Daarnaast confisqueerde hij voedsel dat voor de gevangenen was bestemd, ten gunste van de kampleiding.
Savaş bitene kadar esir olarak tutulmuştur.Hij zou krijgsgevangen blijven tot het einde van de oorlog.
Temayüller gereği gemi alıkonulup, mürettebatı da esir alınamazdı.Het voertuig kon ook op afstand bestuurd worden, zodat het bemanningslid niet in gevaar werd gebracht.
Bu kopuş özellikle esirlerde görüldü.In dat kamp zaten voornamelijk gijzelaars gevangen.
Toplantıda ilk defa esirlerin kategorize edildiği plan da konuşuldu.Ook was voor het eerst een terugkeer van ontheemden georganiseerd.
Geminin mürettebatı esir alındı ve gemi batırıldı.De politie werd ingelicht en het schip werd verzegeld.
Esir alınan Yunan askerlerinin bazıları tecavüz ettikleri Türk kadınları tarafından linç edildi.Een zwangere vrouw werd door een aantal Japanse soldaten verkracht.
Türk ordusu 15.000'e yakın ölü verirken, 500 kişi de esir düştü.Ook zo'n 1500 Turkse soldaten vonden de dood.
Mozaikler Romalı esirler tarafından yerleştirilmiş olabilir.De fazant is hier waarschijnlijk ingevoerd door de Romeinen.
Fingon ve Huor öldürlür Gwindor ve Húrin esir düşer.Huor, Amroth en Fingon sneuvelen en Húrin wordt gevangengenomen.
Savaş esiri olarak Fransa'ya götürüldüler.Hij werd samen met Franse krijgsgevangenen naar Frankrijk overgebracht.
Dört rejim askeri esir alındı, biri öldürüldü.Vier verdachten werden gedood door veiligheidstroepen, één werd gearresteerd.
9 bin 500 asker kaybına karşı 60 bin Türk askerini esir aldılar.De Ierse immigranten verloren 540 mannen voor ze zich mochten terugtrekken.
Eski savaş esirleri askerler arasında büyük çoğunluğu (%60'ın üzerinde) oluşturuyordu.Maar deze waren normaal bewapende eenheden die het grootste deel (61%) van het late leger vormden.
Esir düşmemek için beni de almalarını söyledim.Hij smeekt haar om hem niet te verlaten.
Çok sayıda firari Rus köylülerce esir alındı veya öldürüldü.De meesten van deze deserteurs werden echter ofwel gevangengenomen of geëxecuteerd door Russische boeren.
Firmus esir düşmemek için intihar etti.In gevangenschap pleegde hij zelfmoord.
Onların kimilerini öldürüyor, kimilerini esir alıyor ve cihadını devam ettiriyordu.Velen grijpen ze, ze nemen ze gevangen en doden hen. ...
Diğer yandan İtalya’daki savaş Fransa için tam bir yıkım olmuş, hatta Fransa kralı esir düşmüştür.Later voerde hij vooral oorlog in Italië voor de Franse koning tegen de keizer.
Kendisi de savaş esirleri arasındaydı.Dat waren allen krijgsgevangenen.
Savaşta esir edilmiş ve köle olarak satılmıştır.Anderen werden gevangengenomen en verkocht als slaven.
1948 yılına kadar savaş esiri olarak tutuldu.Tot 1948 was hij in krijgsgevangenschap.
Esirler karşılıklı olarak serbest bırakılacak.Gevangenen van beide zijden zullen vrijgelaten worden.
Theodoros'un kendisi Tırnovo'da yedi yıl esir kalmıştır.Jørgensen bleef zeven jaar bij Udinese.
Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.''Bóg jest przebaczający, litościwy!
Genellikle taşımacılıkta ölen kişi sayısı hayatta kalan esirlerin sayısını aştı.Niejednokrotnie liczba zmarłych w transporcie przewyższała liczbę ocalałych jeńców.
Yaralı esirlerin durumu özellikle trajikti.Szczególnie tragiczna była sytuacja rannych jeńców.
Dolayısıyla bu emir fiilen yaralı esirlerin çoğunu ölüme mahkum etti.Rozkaz ten de facto skazywał większość rannych jeńców na śmierć.
Ayrıca ön cephedeki bazı bölümlerde esirlere kış giysileri vermek yasaklandı.Ponadto w niektórych dywizjach w strefie frontowej wydano rozkazy, aby jeńców pozbawiać odzieży zimowej.
Kasım 1941'de Ordu Grubu "Środek", esirleri yaya olarak yürütme politikasından vazgeçti.W listopadzie 1941 Grupa Armii „Środek” zrezygnowała z praktyki pieszego pędzenia jeńców do obozów.
Savaşın sonunda Nazi Almanyası'nda neredeyse bir milyon Sovyet savaş esiri OST-Arbeiter olarak çalıştırıldı.Pod koniec wojny w Niemczech było już zatrudnionych blisko milion radzieckich jeńców wojennych.
5 Nisan - İran, 23 Mart'ta esir aldığı 15 İngiliz denizciyi serbest bıraktı.5 kwietnia – Iran uwolnił pojmanych 23 marca brytyjskich marynarzy.
Aralarında Er Jessica Lynch’in de bulunduğu diğer askerler esir edilir.Wśród jeńców była Jessica Lynch.