esir ile cümle
esir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Geri kalanlar esir düştü.El resto resultó muerto o prisionero.
Pençik Kanunu aynı zamanda savaş esirleri için de geçerlidir.Esta amnistía se extiende también a los prisioneros de guerra.
Yakalanan gemilere ve yüklerine el konuluyor, mürettebatları da esir alınıyordu.Apresó las naves y a su tripulación, que fue encarcelada en Atenas.
Çok sayıda esir ve ganimet ele geçirdi.Numerosos prisioneros y botines fueron capturados.
31 Ekim'den 9 Aralık'a kadar yapılan muharebelerde ayrıca Osmanlılar 12.000 kişi de esir vermişlerdi.Ya en el primer día de la acción fueron detenidos entre 9000 y 12 000 gitanos.
Savaş sonunda esir düştü ve bir süre Amerikan esir kampında tutuldu.Después de la guerra fue capturado por los estadounidenses y se suicidó en un campo de prisioneros.
Seyfeddin Ayaba ve bazı komutanlar esir düşmüştü.Haya y otros líderes apristas fueron apresados.
Daryl esir alınmıştır.Padilla fue hecho prisionero.
İlk yeniçeriler savaş esirlerinden ve kölelerden oluşmuştur.Por último estaban los esclavos; estos eran los prisioneros de guerra.
Fakat başka kaynaklara göre farklı esir sayıları mevcuttur.Además de los oficiales, existen varios repositorios de terceros.
2,090 Bizansa geri verilmeleri gerekmeyen esir almışlardı.Existen 2,991 habitantes que no practican alguna religión.
Savaş sırasında esir düşüyor.Su hijo cayó prisionero durante la guerra.
Bunun yanında 400 kadar askerde Ruslara esir düşmüştür.Ciento cuarenta mil soldados rumanos fueron hechos prisioneros por los rusos.
Örnek; benim, esir vb.V B: Policía Criminal represiva.
Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.''Allah è perdonatore, misericordioso."
Müttefikler 17.000 esir 330 silah ele geçirdi.Gli alleati avevano catturato 17.000 prigionieri e 330 cannoni.
Uzun süreler cephede savaşmaz, 1915'te Ruslar tarafından esir alınır.Non combatté a lungo al fronte, poiché venne fatto prigioniero dai russi nel 1915.
Halder Müttefik esir savaş kampında iki yıl geçirdi.Halder passò i successivi due anni in un campo per prigionieri di guerra.
Her bir düşmanı bizden esirgesin, Açlık,hastalık,kıskançlık.Allontana ogni nemico, La fame, la malattia, l'invidia.
1942 yılında uçağı Almanya üzerinde düşürülmüş ve esir alınmıştır.Nel 1942 il suo aereo fu abbattuto sulla Germania e fu catturato.
Ermeniler onu ağır yaralı durumda esir alırlar.I Carabinieri lo fermano, in quanto pregiudicato.
Tevfik burada on ermeni silahlısını esir almıştı.Tofig lì ha catturato dieci militanti armeni.
Fidye ödeyerek esirlerin serbest bırakılmasını sağlamak için yanında 120,000 altın meblağ taşımaktaydı.Una somma di 120 000 monete d'oro fu versata per il pagamento della libertà dei prigionieri.
Toros öldürüldü, Levon diğer 40.000 Ermeni askerle yakalanıp, esir edildiler.Thoros fu ucciso in combattimento e Leone, insieme con 40.000 soldati armeni, fu catturato ed imprigionato.
500 adamını kaybetti, 8,000 esir verdi ve tüm fillerini kaybetti.Perse 500 uomini e inoltre ebbe 8.000 altri soldati presi prigionieri, perdendo tutti i propri elefanti.
Polonya'daki bir Sovyet esir kampında beş yıl tutsak kaldı.Trascorse cinque anni in un campo di prigionia in Polonia.
Bulgarlar bölgeyi yağmaladı ve pek çok esir alarak kuzeyde döndüler.I Bulgari saccheggiarono la regione e si ritirarono verso nord portando con se molti prigionieri.
Osmanlı kayıpları yüksekti: 9000 ölü, 3000 esir ve 2800 firari.Le perdite ottomane furono elevate: 9.000 morti, 3.000 prigionieri e 2.800 disertori.
Selahaddin, Renaud esir alınırsa idam edeceğine dair yemin etti.Saladino giurò che Rinaldo sarebbe stato giustiziato se fosse stato mai preso prigioniero .
9 Temmuz günü kırılan direniş sonrasında 300 bin Sovyet askeri esir alınır.La loro resistenza venne spezzata il 9 luglio, con oltre 300.000 soldati sovietici fatti prigionieri.
Osmanlı kuvvetleri toplamda 26000 kayıp verdi, garnizonun tamamı öldürüldü, yaralandı veya esir alındı.In totale vennero uccisi 26.000 turchi e l'intera guarnigione venne dispersa tra morti, feriti e prigionieri.
Zenobia ve Vaballathus, Aurelian tarafından Roma'ya esir olarak götürülmek üzere yola çıkartıldı.Zenobia, Vaballato e Tetrico sono portati a Roma come prigionieri.
Etiyopyalı esirler toplanırlar ve Amonasro onların arasından çıkar.I prigionieri etiopi sono condotti alla presenza del Re e Amonasro è uno di questi.
Esirler şehre götürüldü ve başları kesildi.I prigionieri catturati furono portati alla capitale e decapitati.
Son savaş esiri değişimi 2003 yılında gerçekleşti.Gli ultimi prigionieri di guerra furono scambiati addirittura nel 2003.
Fransızlar ölü veya yaralı 17.000 üstünde adamını yitirdi, esirler ile 21.000 kişi.I francesi avevano perso oltre 17.000 uomini, tra morti e feriti, 21.000 erano stati fatti prigionieri.
İkizler esir alınır.Gli ultimi due ostaggi vengono portati in salvo.
Yüzlercesi de esir alındı.Altre centinaia furono imprigionate.
Burada 1946'ya kadar savaş esiri olarak kaldı.Rimase prigioniero di guerra fino al 1949.
Bu sırada Almanlar tarafından esir alındı.Ciò nonostante, vengono fatti prigionieri dai tedeschi.
Fransız kolonisi onu faaliyetlerinden dolayı 1930-1936 ve 1939-1944 yılları arasında esir tutmuştur.Le autorità coloniali francesi lo imprigionarono dal 1930 al 1936, e nuovamente dal 1939 al 1944.
1945-1947 yılları arasında savaş esiri olarak kaldı.Dal 1945 al 1947 fu prigioniero di guerra.
II. Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra, Zeitzler Şubat 1947'ye kadar bir İngiliz savaş esiri oldu.Alla fine della guerra Zeitzler fu tenuto come prigioniero di guerra dagli inglesi fino al febbraio del 1947.
Güzelliği ölüm ile ortadan kalktığı için mi bakışlarını kendinden esirgemektedir?Non vi vergognate che solo presso di voi si vende immoralità?
Savaş bitene kadar esir olarak tutulmuştur.Rimase prigioniero di guerra fino alla fine della guerra.
Morgan bir tanesini esir alır.Uno di loro la prende in ostaggio.
Esir alınanlar toplama kamplarında çalışarak ölüme terk edildi.I prigionieri, in tutti i campi di concentramento, lavoravano fino alla morte.
Budapeşte'den çekilen birliklerin çoğu öldü, yaralandı ya da Sovyet birliklerince esir alındı.Durante il tentativo di fuggire da Budapest, fu gravemente ferito e preso prigioniero dalle forze sovietiche.
1991 - Irak, Körfez Savaşı esirlerini serbest bıraktı.1991 - L'Iraq rilascia tutti i prigionieri della Guerra del Golfo.
Savaş esiri olarak gözaltına alındı ve ABD'ye nakledildi.Fatto prigioniero, fu deportato negli Stati Uniti.
Geçmişte, Sovyet esir kamplarında ki tutukluluğunun getirdiği bir durumdan muzdarip olduğu keşfedildi.Non si sa cosa sia successo con le guardie carcerarie polacche che vennero internate.
Paraşütle atlamayı başardı, fakat Rumlar tarafından esir alındı.L'equipaggio si salvò lanciandosi con i paracadute, ma venne imprigionato con l'accusa di spionaggio.
Kraldan mükafat olarak Radames, esirlerin hayatının bağışlanmasını ister ve özgür bırakılmalarını talep eder.Radamès per amore di Aida chiede come esaudimento del desiderio offertogli dal Re il rilascio dei prigionieri.
Roussel'i hezimete uğratıp esir aldılar.Il vero Rosen è stato drogato e viene tenuto prigioniero.
Ancak, yerliler tarafından köye götürülüp esir edilmişlerdir.Durante il viaggio vengono attaccati e catturati dagli indiani.
BULUTLARA ESİR OLDUK".Cado dalle nuvole».
Grup dağıldı, Nicias esir alındı ve idam edildi.L'intero corpo di spedizione andò perso e Nicia fu catturato e giustiziato.
Uçma sembolleri, Jim'in esir kampından kurtulmasını simgeler.Tom, allora, gli suggerisce di far sparire in mare il corpo di Jim.
Ve buradaki birlikler esir alındı.Qui i prigionieri vennero internati.
Esirlerin iadesine yönelik görüşmeler verimsiz kalacaktır.Prima incarcerazione (Erstvollzug), per colpevoli di reati i quali non siano recidivi.