esenlik ile cümle

esenlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
RABbe şükretmek için, esenlik sunusunu mayalı ekmek pideleriyle birlikte sunacak.要 用 有酵 的 餅 、 和 為感 謝獻 的 平安 祭 、 與 供物 一同 獻上
RABbe şükretmek için sunulan esenlik kurbanının eti, sununun sunulduğu gün yenecek, sabaha bırakılmayacak.És az õ dicsõítõ hálaáldozatjának húsát, az õ áldozásának napján egyék meg; ne hagyjon abból reggelig.
RABbe şükretmek için sunulan esenlik kurbanının eti, sununun sunulduğu gün yenecek, sabaha bırakılmayacak.감사함으로 드리는 화목제 희생의 고기는 드리는 그 날에 먹을 것이요 조금이라도 이튿날 아침까지 두지 말 것이니라
RABbe şükretmek için sunulan esenlik kurbanının eti, sununun sunulduğu gün yenecek, sabaha bırakılmayacak.Kødet af hans Lovprisningstakoffer skal spises på selve Offerdagen, intet deraf må gemmes til næste Morgen.
RABbe şükretmek için sunulan esenlik kurbanının eti, sununun sunulduğu gün yenecek, sabaha bırakılmayacak.мясо мирной жертвы благодарности должно съесть в день приношенияее, не должно оставлять от него до утра.
RABbe şükretmek için sunulan esenlik kurbanının eti, sununun sunulduğu gün yenecek, sabaha bırakılmayacak.ובשר זבח תודת שלמיו ביום קרבנו יאכל לא יניח ממנו עד בקר׃
RABbe şükretmek için sunulan esenlik kurbanının eti, sununun sunulduğu gün yenecek, sabaha bırakılmayacak.ولحم ذبيحة شكر سلامته يؤكل يوم قربانه. لا يبقي منه شيئا الى الصباح.
RABbe şükretmek için sunulan esenlik kurbanının eti, sununun sunulduğu gün yenecek, sabaha bırakılmayacak.為 感 謝 獻 平 安 祭 牲 的 肉 、 要 在 獻 的 日 子 喫 、 一 點 不 可 留 到 早 晨
RABbe şükretmek için sunulan esenlik kurbanının eti, sununun sunulduğu gün yenecek, sabaha bırakılmayacak.為感 謝獻 平安 祭牲 的 肉 、 要 在 獻 的 日子 喫 、 一 點 不 可 留到 早晨
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:Ðây là luật lệ về của lễ thù ân mà người ta phải dâng cho Ðức Giê-hô-va.
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:Ðây là luật_lệ về của lễ thù ân mà người_ta phải dâng cho Ðức_Giê - hô-va .
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:Dette er Loven om Takofferet, som bringes HERREN.
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:Dit zijn de voorschriften betreffende de offers die aan de HERE worden gebracht als vredeoffers:
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:Esta é a lei do sacrifício das ofertas pacíficas que se oferecerá ao Senhor:
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:"Éstas son las instrucciones para el sacrificio de paz que se ofrecerá a Jehovah
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:Ez pedig a hálaáldozat törvénye, a melyet áldoznak az Úrnak.
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:Iată legea jertfei de mulţămire, care se va aduce Domnului.
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:Inilah peraturan-peraturan tentang kurban perdamaian yang dipersembahkan kepada TUHAN
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:In to je postava mirovne daritve, ki se prinaša GOSPODU:
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:Ja tämä on laki yhteysuhrista, joka Herralle tuodaan:
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:여호와께 드릴 화목제 희생의 규례는 이러하니라
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:Och detta är lagen om tackoffret, när ett sådant bäres fram åt HERREN:
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:Og dette er loven om takkofferet som ofres til Herren:
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:Questa è la legge del sacrificio di comunione, che si offrirà al Signore
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:Tento pak bude řád oběti pokojné, kterouž by obětoval Hospodinu:
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:Toto je zákon pokojnej obeti bitnej, ktorú budú obetovať Hospodinovi.
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:Und dies ist das Gesetz des Dankopfers, das man dem HERRN opfert.
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:Voici la loi du sacrifice d`actions de grâces, qu`on offrira à l`Éternel.
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:Και ουτος ειναι ο νομος της θυσιας της ειρηνικης προσφορας, την οποιαν θελει προσφερει τις εις τον Κυριον.
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:Вот закон о жертве мирной, которую приносят Господу:
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:Ето и законът за примирителната жертва, която ще се принася Господу:
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:וזאת תורת זבח השלמים אשר יקריב ליהוה׃
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:وهذه شريعة ذبيحة السلامة. الذي يقرّبها للرب
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:人 獻 與 耶 和 華 平 安 祭 的 條 例 、 乃 是 這 樣
‹‹ ‹RABbe sunulacak esenlik kurbanının yasası şudur:人 獻與 耶和華 平安 祭 的 條例 、 乃是 這樣
RABbe yakmalık sunu, özel adak kurbanı ya da esenlik sunusu olarak bir boğa sunduğunda,Ako pa hočeš darovati vola v žgalščino ali klalščino kot posebno obljubo ali kot mirovno daritev GOSPODU,
RABbe yakmalık sunu, özel adak kurbanı ya da esenlik sunusu olarak bir boğa sunduğunda,번제로나 서원을 갚는 제로나 화목제로 수송아지를 예비하여 여호와께 드릴 때에는
RABbe yakmalık sunu, özel adak kurbanı ya da esenlik sunusu olarak bir boğa sunduğunda,Mutta kun uhraat mullikan poltto- tai teurasuhriksi, joko lupausta täyttääksesi tai yhteysuhriksi Herralle,
RABbe yakmalık sunu, özel adak kurbanı ya da esenlik sunusu olarak bir boğa sunduğunda,Ofrer du en ung okse til brennoffer eller slaktoffer for å opfylle et løfte eller som takkoffer til Herren,
RABbe yakmalık sunu, özel adak kurbanı ya da esenlik sunusu olarak bir boğa sunduğunda,Willst du aber ein Rind zum Brandopfer oder zum besonderen Gelübdeopfer oder zum Dankopfer dem HERRN machen,
RABbe yakmalık sunu, özel adak kurbanı ya da esenlik sunusu olarak bir boğa sunduğunda,И ако принесеш от говедата за всеизгаряне, или жертва за изпълнение на обрек, или примирителен принос Господу,
RABbe yakmalık sunu, özel adak kurbanı ya da esenlik sunusu olarak bir boğa sunduğunda,וכי תעשה בן בקר עלה או זבח לפלא נדר או שלמים ליהוה׃
RABbe yakmalık sunu, özel adak kurbanı ya da esenlik sunusu olarak bir boğa sunduğunda,واذا عملت ابن بقر محرقة او ذبيحة وفاء لنذر او ذبيحة سلامة للرب
RABbe yakmalık sunu, özel adak kurbanı ya da esenlik sunusu olarak bir boğa sunduğunda,你 豫 備 公 牛 作 燔 祭 、 或 是 作 平 安 祭 、 為 要 還 特 許 的 願 、 或 是 作 平 安 祭 、 獻 給 耶 和 華
RABbe yakmalık sunu, özel adak kurbanı ya da esenlik sunusu olarak bir boğa sunduğunda,你 豫 備 公牛 作 燔祭 、 或是 作 平安 祭 、 為 要 還特許 的 願 、 或是 作 平安 祭 、 獻給 耶和華
‹‹Rabbin adıyla gelen Krala övgüler olsun! Gökte esenlik, en yücelerde yücelik olsun!›› diyorlardı.a hovorili: Požehnaný Kráľ, ktorý prichádza v mene Pánovom! Pokoj na nebi a sláva na výsostiach!
‹‹Rabbin adıyla gelen Krala övgüler olsun! Gökte esenlik, en yücelerde yücelik olsun!›› diyorlardı.«Benedetto colui che viene, il re, nel nome del Signore. Pace in cielo e gloria nel più alto dei cieli!»
‹‹Rabbin adıyla gelen Krala övgüler olsun! Gökte esenlik, en yücelerde yücelik olsun!›› diyorlardı.dizendo: Bendito o Rei que vem em nome do Senhor; paz no céu, e glória nas alturas.
‹‹Rabbin adıyla gelen Krala övgüler olsun! Gökte esenlik, en yücelerde yücelik olsun!›› diyorlardı.Ellos decían: --¡Bendito el rey que viene en el nombre del Señor! ¡Paz en el cielo, y gloria en las alturas
‹‹Rabbin adıyla gelen Krala övgüler olsun! Gökte esenlik, en yücelerde yücelik olsun!›› diyorlardı.govoreč: Blagoslovljen kralj, ki prihaja v imenu Gospodovem! Mir na nebu in slava na višavah!
‹‹Rabbin adıyla gelen Krala övgüler olsun! Gökte esenlik, en yücelerde yücelik olsun!›› diyorlardı.가로되 찬송하리로다 주의 이름으로 오시는 왕이여 하늘에는 평화요 가장 높은 곳에는 영광이로다 하니
‹‹Rabbin adıyla gelen Krala övgüler olsun! Gökte esenlik, en yücelerde yücelik olsun!›› diyorlardı.mà nói rằng: Ðáng ngợi khen Vua nhơn danh Chúa mà đến! Bình an ở trên trời, và vinh hiển trên các nơi rất cao!
‹‹Rabbin adıyla gelen Krala övgüler olsun! Gökte esenlik, en yücelerde yücelik olsun!›› diyorlardı.Mereka berseru, "Diberkatilah Raja yang datang atas nama Tuhan! Sejahtera di surga, dan terpujilah Allah!
‹‹Rabbin adıyla gelen Krala övgüler olsun! Gökte esenlik, en yücelerde yücelik olsun!›› diyorlardı.Mondván: Áldott a Király, ki jõ az Úrnak nevében! Békesség a mennyben, és dicsõség a magasságban!
‹‹Rabbin adıyla gelen Krala övgüler olsun! Gökte esenlik, en yücelerde yücelik olsun!›› diyorlardı.Mówiąc: Błogosławiony król, który idzie w imieniu Pańskiem; pokój na niebie, a chwała na wysokościach.
‹‹Rabbin adıyla gelen Krala övgüler olsun! Gökte esenlik, en yücelerde yücelik olsun!›› diyorlardı.och de sade: »Välsignad vare han som kommer, konungen, i Herrens namn. Frid vare i himmelen och ära i höjden!»
‹‹Rabbin adıyla gelen Krala övgüler olsun! Gökte esenlik, en yücelerde yücelik olsun!›› diyorlardı.Řkouce: Požehnaný král, jenž se béře ve jménu Páně. Pokoj na nebi, a sláva na výsostech.
‹‹Rabbin adıyla gelen Krala övgüler olsun! Gökte esenlik, en yücelerde yücelik olsun!›› diyorlardı.sanoen: "Siunattu olkoon hän, joka tulee, Kuningas Herran nimessä; rauha taivaassa ja kunnia korkeuksissa!"
‹‹Rabbin adıyla gelen Krala övgüler olsun! Gökte esenlik, en yücelerde yücelik olsun!›› diyorlardı.Velsignet være kongen som kommer i Herrens navn! Fred i himmelen, og ære i det høieste!
‹‹Rabbin adıyla gelen Krala övgüler olsun! Gökte esenlik, en yücelerde yücelik olsun!›› diyorlardı."Velsignet være Kongen, som kommer, i Herrens Navn! Fred i Himmelen, og Ære i det højeste!"
İlgili Sayfalar