esenlik ile cümle

esenlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.In če je tu sin miru, bo počival mir vaš na njem; če pa ne, se vrne zopet k vam.
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.만일 평안을 받을 사람이 거기 있으면 너희 빈 평안이 그에게 머물것이요 그렇지 않으면 너희에게로 돌아 오리라
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.Se vi sarà un figlio della pace, la vostra pace scenderà su di lui, altrimenti ritornerà su di voi
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.Şi dacă va fi acolo un fiu al păcii, pacea voastră va rămînea peste el; altminteri ea se va întoarce la voi.
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.Si hay allí un hijo de paz, vuestra paz reposará sobre él; pero si no, volverá a vosotros
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.Woont daar een vredelievend man, dan zal je vrede over hem komen. Zo niet, dan komt die vrede bij je terug.
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.Και εαν μεν ηναι εκει υιος ειρηνης, θελει αναπαυθη επ' αυτον η ειρηνη σας ει δε μη, θελει επιστρεψει εις εσας.
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.И ако бъде там някой син на мира, вашият мир ще почива на него; но ако няма, ще се върне на вас.
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.и если будет там сын мира, то почиет на нем мир ваш, а если нет, то к вам возвратится.
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.і коли там буде син упокою, спочине на йому впокій ваш; коли ж нї, до вас вернеть ся.
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.והיה כי יהיה שם בן שלום ונח עליו שלומכם ואם לא אליכם ישוב׃
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.فان كان هناك ابن السلام يحل سلامكم عليه وإلا فيرجع اليكم.
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.那 裡 若 有 當 得 平 安 的 人 、 〔 當 得 平 安 的 人 原 文 作 平 安 之 子 〕 你 們 所 求 的 平 安 就 必 臨 到 那 家 、 不 然 、 就 歸 與 你 們 了
Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir.那 裡若 有 當 得 平安 的 人 、 〔 當 得 平安 的 人 原文 作 平安 之 子 〕 你 們所求 的 平安 就 必臨 到 那家 、 不然 、 就 歸與 你 們了
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Ainsi donc, recherchons ce qui contribue à la paix et à l`édification mutuelle.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Aşa dar, să urmărim lucrurile, cari duc la pacea şi zidirea noastră.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Así que, sigamos lo que contribuye a la paz y a la mutua edificación
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Assim, pois, sigamos as coisas que servem para a paz e as que contribuem para a edificação mútua.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.A tak tedy sa žeňme za tým, čo je vecou pokoja a vzájomného vzdelania.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Azért tehát törekedjünk azokra, a mik a békességre és az egymás épülésére valók.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Darum laßt uns dem nachstreben, was zum Frieden dient und was zur Besserung untereinander dient.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Derfor, lader os tragte efter det, som tjener til Fred og indbyrdes Opbyggelse!
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Diamoci dunque alle opere della pace e alla edificazione vicendevole
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.이러므로 우리가 화평의 일과 서로 덕을 세우는 일을 힘쓰나니
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.La oss derfor strebe efter det som tjener til fred og til innbyrdes opbyggelse!
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Niin tavoitelkaamme siis sitä, mikä edistää rauhaa ja keskinäistä rakentumistamme.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Protož následujme toho, což by sloužilo ku pokoji a k vzdělání vespolek.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Przetoż tedy naśladujmy tego, co należy do pokoju i do społecznego budowania.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Sebab itu tujuan kita haruslah selalu untuk hal-hal yang menciptakan kerukunan dan saling membangun
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Tako se torej poganjajmo za to, kar služi v mir in s čimer pospešimo napredek drug drugemu.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Vậy chúng ta hãy tìm cách làm nên hòa thuận và làm gương sáng cho nhau.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Vậy chúng_ta hãy tìm cách làm_nên hòa_thuận và làm_gương sáng cho nhau .
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Vi vilja alltså fara efter det som länder till frid och till inbördes uppbyggelse.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Wij moeten dus alleen doen wat de vrede ten goede komt. Laten wij steeds het beste voor elkaar zoeken.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Αρα λοιπον ας ζητωμεν τα προς την ειρηνην και τα προς την οικοδομην αλληλων.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Всеки от нас да угождава на ближния си, с цел към това, което е добро за назиданието му.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Итак будем искать того, что служит к миру и ко взаимному назиданию.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.Тому ж отеє побиваймось.за тим, що для впокою і для збудовання спільного.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.ועתה נרדפה דרך השלום ודרך הבנות יחד איש מרעהו׃
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.فلنعكف اذا على ما هو للسلام وما هو للبنيان بعضنا لبعض.
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.所 以 我 們 務 要 追 求 和 睦 的 事 、 與 彼 此 建 立 德 行 的 事
Öyleyse kendimizi esenlik getiren ve karşılıklı gelişmemizi sağlayan işlere verelim.所以 我 們務 要 追求 和睦 的 事 、 與彼此 建立 德行 的 事
RABbe şükretmek için, esenlik sunusunu mayalı ekmek pideleriyle birlikte sunacak.A lepényeken kivül kovászos kenyeret is vigyen áldozatául, dicsõítõ hálaáldozatjával együtt.
RABbe şükretmek için, esenlik sunusunu mayalı ekmek pideleriyle birlikte sunacak.Com os bolos oferecerá pão levedado como sua oferta, com o sacrifício de ofertas pacíficas por ação de graças.
RABbe şükretmek için, esenlik sunusunu mayalı ekmek pideleriyle birlikte sunacak.Dit offer moet samen met de koeken van gezuurd brood naast het vredeoffer als dankoffer worden gebracht.
RABbe şükretmek için, esenlik sunusunu mayalı ekmek pideleriyle birlikte sunacak.Junto con las tortas de pan con levadura ofrecerá su sacrificio de paz en acción de gracias
RABbe şükretmek için, esenlik sunusunu mayalı ekmek pideleriyle birlikte sunacak.또 유교병을 화목제의 감사 희생과 함께 그 예물에 드리되
RABbe şükretmek için, esenlik sunusunu mayalı ekmek pideleriyle birlikte sunacak.Krome koláčov bude obetovať i kvasený chlieb svojím darom obetným s bitnou obeťou chvály pokojnou.
RABbe şükretmek için, esenlik sunusunu mayalı ekmek pideleriyle birlikte sunacak.lại phải thêm bánh có pha men mà dâng với của lễ thù ân cảm tạ.
RABbe şükretmek için, esenlik sunusunu mayalı ekmek pideleriyle birlikte sunacak.lại phải thêm bánh có pha men mà dâng với của lễ thù ân cảm_tạ .
RABbe şükretmek için, esenlik sunusunu mayalı ekmek pideleriyle birlikte sunacak.Mimo ty koláče také chléb kvašený obětovati bude obět svou, v obět chvály pokojných obětí svých.
RABbe şükretmek için, esenlik sunusunu mayalı ekmek pideleriyle birlikte sunacak.sammen med syrede Brødkager skal han frembære sin Offergave som sit Lovprisningstakoffer.
RABbe şükretmek için, esenlik sunusunu mayalı ekmek pideleriyle birlikte sunacak.Selain itu harus dipersembahkan juga roti yang dibuat pakai ragi
RABbe şükretmek için, esenlik sunusunu mayalı ekmek pideleriyle birlikte sunacak.Sie sollen aber solches Opfer tun auf Kuchen von gesäuerten Brot mit ihrem Lob- und Dankopfer,
RABbe şükretmek için, esenlik sunusunu mayalı ekmek pideleriyle birlikte sunacak.Zraven kolačev naj prinese kvašenih kruhov za darilo, s svojo zahvalno-mirovno daritvijo vred.
RABbe şükretmek için, esenlik sunusunu mayalı ekmek pideleriyle birlikte sunacak.А, освен питите, с благодарствената си примирителна жертва да принесе и квасен хляб.
RABbe şükretmek için, esenlik sunusunu mayalı ekmek pideleriyle birlikte sunacak.кроме лепешек пусть он приносит в приношение свое квасный хлеб, при мирной жертве благодарной;
RABbe şükretmek için, esenlik sunusunu mayalı ekmek pideleriyle birlikte sunacak.על חלת לחם חמץ יקריב קרבנו על זבח תודת שלמיו׃
RABbe şükretmek için, esenlik sunusunu mayalı ekmek pideleriyle birlikte sunacak.مع اقراص خبز خمير يقرّب قربانه على ذبيحة شكر سلامته.
RABbe şükretmek için, esenlik sunusunu mayalı ekmek pideleriyle birlikte sunacak.要 用 有 酵 的 餅 、 和 為 感 謝 獻 的 平 安 祭 、 與 供 物 一 同 獻 上
İlgili Sayfalar