esen ile cümle

esen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.Uganiał się z nimi, przeszedł spokojnie ścieszkę, po której nogami swemi nie chadzał.
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.Κατεδιωξεν αυτους και διηλθεν ασφαλως δια της οδου, την οποιαν δεν ειχε περιπατησει με τους ποδας αυτου.
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.Он гонит их, идет спокойно дорогою, по которой никогда не ходил ногами своими.
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.Погонва ги, и безопасно минава Пътя, по който не беше ходил с нозете си.
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.ירדפם יעבור שלום ארח ברגליו לא יבוא׃
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.طردهم مرّ سالما في طريق لم يسلكه برجليه.
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.他 追 趕 他 們 、 走 他 所 未 走 的 道 、 坦 然 前 行
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.他 追趕 他 們 、 走 他 所未 走 的 道 、 坦然 前行
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.23:7 Du sollst nicht ihren Frieden noch ihr Bestes suchen dein Leben lang ewiglich.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Älä koskaan, älä koko elinaikanasi, harrasta heidän menestystään ja onneaan.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Du skal aldrig i Evighed bekymre dig om deres Velfærd og Lykke!
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Du skal aldri i dine levedager søke deres velferd og lykke.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Du skall aldrig, i all din tid, fråga efter deras välfärd och lycka.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.너의 평생에 그들의 평안과 형통을 영영히 구하지 말지니라
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Não lhes procurarás nem paz nem prosperidade por todos os teus dias para sempre.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Nebudeš hľadať ich pokoja ani ich dobrého po všetky svoje dni až na veky.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Nebudeš hledati pokoje jejich ani dobrého jejich po všecky dny své na věky.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Ne keresd az õ békességöket és az õ javokat teljes életedben, soha.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Ne prizadevaj si za mir ž njimi, ne za njih blaginjo vse svoje žive dni, vekomaj.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.No procurarás jamás la paz ni el bienestar de ellos, en todos tus días
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Să nu-ţi pese nici de propăşirea lor, nici de bună starea lor, toată viaţa ta, pe vecie.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Selama kamu hidup dan sampai selama-lamanya, janganlah menolong bangsa-bangsa itu atau membuat mereka makmur
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Trọn đời ngươi chớ hề cầu sự bình an hoặc sự ích lợi cho chúng nó.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Trọn đời ngươi chớ hề cầu sự bình_an hoặc sự ích_lợi cho chúng_nó .
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Tu n`auras souci ni de leur prospérité ni de leur bien-être, tant que tu vivras, à perpétuité.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.U mag, zolang u leeft, nooit proberen de Ammonieten of Moabieten op welke manier dan ook te helpen.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Δεν θελεις ζητησει την ειρηνην αυτων ουδε την ευτυχιαν αυτων πασας τας ημερας σου εις τον αιωνα.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Да не им благопожелаваш мир или благополучие през всичките си дни до века.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.Не желай им мира и благополучия во все дни твои, во веки.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.לא תדרש שלמם וטבתם כל ימיך לעולם׃
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.لا تلتمس سلامهم ولا خيرهم كل ايامك الى الابد.
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.你 一 生 一 世 永 不 可 求 他 們 的 平 安 、 和 他 們 的 利 益
Kuşaklar boyunca onların esenliği ve iyiliği için çalışmayın.你 一生一世 永不 可求 他 們 的 平安 、 和 他 們的 利益
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Angin utara pasti mendatangkan hujan; begitu pula pergunjingan pasti menimbulkan kemarahan
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Az északi szél esõt szül; és haragos ábrázatot a suttogó nyelv.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.De noordenwind brengt regen; roddel en achterklap leiden tot boze gezichten.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Der Nordwind bringt Ungewitter, und die heimliche Zunge macht saures Angesicht.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.El viento del norte trae la lluvia; y la lengua detractora, el rostro airado
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Gió bắc sanh ra mưa ; Còn lưỡi nói hành cách kín_đáo gây cho mặt_mày giận_dữ .
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Gió bắc sanh ra mưa; Còn lưỡi nói hành cách kín đáo gây cho mặt mày giận dữ.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Jako wiatr północny deszcz przynosi: tak przynosi twarz gniewliwą język uszczypliwy.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.북풍이 비를 일으킴 같이 참소하는 혀는 사람의 얼굴에 분을 일으키느니라
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.La tramontana porta la pioggia, un parlare in segreto provoca lo sdegno sul volto
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Le vent du nord enfante la pluie, Et la langue mystérieuse un visage irrité.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Nordanvind föder regn och en tasslande tunga mulna ansikten.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Nordenvind føder regn, og en tunge som hvisker i lønndom, volder sure miner.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Nordenvind fremkalder Regn, bagtalende Tunge vrede Miner.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.O vento norte traz chuva, e a língua caluniadora, o rosto irado.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Pohjatuuli saa aikaan sateen ja salainen kielittely vihaiset kasvot.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Severni veter rodi dež: tako obrekljiv jezik lice nejevoljno.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Severný vietor plodí dážď a hnevlivú tvár jazyk, ktorý tajne škodí.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Vîntul de miazănoapte aduce ploaia, şi limba clevetitoare aduce o faţă mîhnită. -
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Vítr půlnoční zplozuje déšť, a tvář hněvivá jazyk tajně utrhající.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Ο βορρας ανεμος εκδιωκει την βροχην το δε ωργισμενον προσωπον την υποψιθυριζουσαν γλωσσαν.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Както северният вятър произвежда дъжд, Така и тайно одумващият език - разгневено лице.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Северный ветер производит дождь, а тайный язык – недовольные лица.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.רוח צפון תחולל גשם ופנים נזעמים לשון סתר׃
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.ريح الشمال تطرد المطر والوجه المعبس يطرد لسانا ثالبا.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.北 風 生 雨 、 讒 謗 人 的 舌 頭 也 生 怒 容
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.北風生雨 、 讒謗 人 的 舌頭 也 生 怒容

İlgili Sayfalar