esen ile cümle

esen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kötülükten sakının, iyilik yapın; Esenliği amaçlayın, ardınca gidin.Laß vom Bösen und tue Gutes; suche Frieden und jage ihm nach.
Kötülükten sakının, iyilik yapın; Esenliği amaçlayın, ardınca gidin.Nun. Strež svoj jazyk a zdŕžaj od zlého a svoje rty, aby nehovorily lesti!
Kötülükten sakının, iyilik yapın; Esenliği amaçlayın, ardınca gidin.Preserva la lingua dal male, le labbra da parole bugiarde
Kötülükten sakının, iyilik yapın; Esenliği amaçlayın, ardınca gidin.Strzeż języka twego od złego, a warg twoich, aby nie mówiły zdrady.
Kötülükten sakının, iyilik yapın; Esenliği amaçlayın, ardınca gidin.Tartóztasd meg nyelvedet a gonosztól, és ajkadat a csalárd beszédtõl.
Kötülükten sakının, iyilik yapın; Esenliği amaçlayın, ardınca gidin.Umikaj se hudemu in delaj dobro, išči mirú in hodi za njim.
Kötülükten sakının, iyilik yapın; Esenliği amaçlayın, ardınca gidin.varjele kielesi pahasta ja huulesi vilppiä puhumasta;
Kötülükten sakının, iyilik yapın; Esenliği amaçlayın, ardınca gidin.Zdržuj jazyk svůj od zlého, a rty své od mluvení lsti.
Kötülükten sakının, iyilik yapın; Esenliği amaçlayın, ardınca gidin.Zorg er dan voor dat u nooit kwaadspreekt; dat in uw mond geen bedrog wordt gevonden.
Kötülükten sakının, iyilik yapın; Esenliği amaçlayın, ardınca gidin.Εκκλινον απο του κακου και πραττε το αγαθον ζητει ειρηνην και κυνηγει αυτην.
Kötülükten sakının, iyilik yapın; Esenliği amaçlayın, ardınca gidin.Отклонявай се от злото и върши доброто, Търси мира и стреми се към него.
Kötülükten sakının, iyilik yapın; Esenliği amaçlayın, ardınca gidin.סור מרע ועשה טוב בקש שלום ורדפהו׃
Kötülükten sakının, iyilik yapın; Esenliği amaçlayın, ardınca gidin.‎حد عن الشر واصنع الخير. اطلب السلامة واسع وراءها‎.
Kötülükten sakının, iyilik yapın; Esenliği amaçlayın, ardınca gidin.要 離 惡 行 善 、 尋 求 和 睦 、 一 心 追 趕
Kötülükten sakının, iyilik yapın; Esenliği amaçlayın, ardınca gidin.要 離惡 行善 、 尋求 和睦 、 一心 追趕
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.a nech sa odkloní od zlého a činí dobré; nech hľadá pokoj a stíha ho.
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.Apártese del mal y haga el bien. Busque la paz y sígala
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.aparte-se do mal, e faça o bem; busque a paz, e siga-a.
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.Er wende sich vom Bösen und tue Gutes; er suche Frieden und jage ihm nach.
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.eviti il male e faccia il bene, cerchi la pace e la segua
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.Forduljon el a gonosztól, és cselekedjék jót; keresse a békességet, és kövesse azt.
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.han gå av veien for ondt og gjøre godt, han søke fred og jage efter den!
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.han vände sig bort ifrån det som är ont, och göre vad gott är, han söke friden, och trakte därefter
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.han vende sig fra ondt og gøre godt; han søge Fred og jage efter den!
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.kääntyköön pois pahasta ja tehköön hyvää, etsiköön rauhaa ja pyrkiköön siihen.
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.Keer het kwaad de rug toe en doe wat goed is. Probeer in vrede te leven; doe daar uw uiterste best voor.
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.악에서 떠나 선을 행하고 화평을 구하여 이를 좇으라
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.Niech się odwróci od złego, a czyni dobre; niech szuka pokoju i ściga go.
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.ogiblje se naj hudega in dela dobro; išče naj mirú in hodi za njim“.
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.Phải lánh điều dữ , làm điều lành , Tìm sự hòa_bình mà đuổi theo ,
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.Phải lánh điều dữ, làm điều lành, Tìm sự hòa bình mà đuổi theo,
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.Qu`il s`éloigne du mal et fasse le bien, Qu`il recherche la paix et la poursuive;
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.Să se depărteze de rău şi să facă binele, să caute pacea, şi s-o urmărească.
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.Uchyl se od zlého, a čiň dobré; hledej pokoje, a stihej jej.
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.ας εκκλινη απο κακου και ας πραξη αγαθον, ας ζητηση ειρηνην και ας ακολουθηση αυτην
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.нехай ухиляеть ся від злого, гробить добре; нехай шукає впокою, і побяваєть ся за ним.
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.уклоняйся от зла и делай добро; ищимира и стремись к нему,
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.יסור מרע ויעשה טוב יבשק שלום וירדפהו׃
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.ليعرض عن الشر ويصنع الخير ليطلب السلام ويجدّ في اثره
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.也 要 離 惡 行 善 . 尋 求 和 睦 、 一 心 追 趕
Kötülükten sakınıp iyilik yapsın. Esenliği amaçlasın, ardınca gitsin.也 要 離惡 行善 . 尋求 和睦 、 一心 追趕
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.Bude ich honiť prejde v pokoji cestou, ktorou predtým nebol prišiel na svojich nohách.
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.daß er ihnen nachjagte und zog durch mit Frieden und ward des Wegs noch nie müde?
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.Ele os persegue, e passa adiante em segurança, até por uma vereda em que com os seus pés nunca tinha trilhado.
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.El îi urmăreşte, merge în pace pe un drum pe care n'a mai călcat nici odată cu piciorul lui.
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.forfølger dem, går uskadt frem ad en Vej, hans Fod ej har trådt.
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.Hän ajaa heitä takaa, samoaa vammatonna polkua, hänen jalkainsa ennen kulkematonta.
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.Han* forfølger dem, drar frem i sikkerhet på en sti hvor han før ikke kom med sine føtter. / {* Kyros.}
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.Han förjagar dem, där han går lyckosam fram, vanliga vägar trampar icke hans fot.
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.Hij achtervolgde hen, maar ging zelf veilig op een weg die hij niet eerder heeft betreden.
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.Ia terus mengejar dan maju tanpa rintangan; kakinya cepat, hampir tak menyentuh jalan
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.Il s`est mis à leur poursuite, il a parcouru avec bonheur Un chemin que son pied n`avait jamais foulé.
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.Kergeti õket, békességgel vonul az úton, a melyen lábaival nem járt.
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.그가 그들을 쫓아서 그 발로 가 보지 못한 길을 안전히 지났나니
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.Li insegue e passa oltre, sicuro; sfiora appena la strada con i piedi
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.Los perseguirá y pasará en paz por una senda donde sus pies nunca habían caminado
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.Người đuổi theo họ trên con đường chưa hề đặt chơn , mà vẫn vô_sự lướt dặm .
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.Người đuổi theo họ trên con đường chưa hề đặt chơn, mà vẫn vô sự lướt dặm.
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.On jih podi in gre mimo v miru po poti, ki po njej nikdar ni šel z nogami svojimi.
Kovalıyor onları, Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.Sháněje se s nimi, prošel pokojně cestou, po níž nohama svýma nechodíval.

İlgili Sayfalar