esen ile cümle
esen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.For mine brødres og mine venners skyld vil jeg si: Fred være i dig!
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.내가 내 형제와 붕우를 위하여 이제 말하리니 네 가운데 평강이 있을지어다
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Per i miei fratelli e i miei amici io dirò: «Su di te sia pace!»
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Por causa de mis hermanos y de mis amigos, diré yo: "Haya paz en ti.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Por causa dos meus irmãos e amigos, direi: Haja paz dentro de ti.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Pro bratří své a přátely své žádati budu pokoje tobě.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Terwille van mijn broers en vrienden zeg ik tot de stad: Laat er vrede in u zijn.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Um meiner Brüder und Freunde willen will ich dir Frieden wünschen.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Už pre svojich bratov a svojich priateľov budem hovoriť: Nech vládne pokoj v tebe!
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Veljieni ja ystävieni tähden minä sanon: olkoon sinulla rauha.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Vì cớ anh em ta và bậu bạn ta, Ta nói rằng: Nguyện sự hòa bình ở trong ngươi!
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Vì cớ anh_em ta và bậu bạn ta , Ta nói rằng : Nguyện sự hòa_bình ở trong ngươi !
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Ενεκεν των αδελφων μου και των πλησιον μου, θελω λεγει τωρα, Ειρηνη εις σε
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Заради братята и другарите си Ще кажа сега: Мир да е в тебе!
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.למען אחי ורעי אדברה נא שלום בך׃
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.من اجل اخوتي واصحابي لاقولنّ سلام بك.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.因 我 弟 兄 和 同 伴 的 緣 故 、 我 要 說 、 願 平 安 在 你 中 間
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.因我 弟兄 和 同伴 的 緣故 、 我 要 說 、 願 平安 在 你 中間
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.Hij zei: "Jeruzalem! (A) Gods eeuwige vrede lag binnen uw bereik, maar u hebt er niets van willen weten.
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.in reče: Ko bi pač tudi ti spoznalo, vsaj v ta dan svoj, kaj je za mir tvoj! Ali sedaj je skrito očem tvojim!
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.가라사대 너도 오늘날 평화에 관한 일을 알았더면 좋을 뻔하였거니와 지금 네 눈에 숨기웠도다
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.och sade: »O att du i dag hade insett, också du, vad din frid tillhör! Men nu är det fördolt för dina ögon.
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.«Se avessi compreso anche tu, in questo giorno, la via della pace. Ma ormai è stata nascosta ai tuoi occhi
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.беше знаел ти, да! Ти, поне в този [твой] ден, това което служи за мира ти; но сега е скрито от очите ти.
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.לו ידעת אף את בעוד יומך הזה את דבר שלומך ועתה נעלם מעיניך׃
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.قائلا انك لو علمت انت ايضا حتى في يومك هذا ما هو لسلامك. ولكن الآن قد أخفي عن عينيك.
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.說 、 巴 不 得 你 在 這 日 子 、 知 道 關 係 你 平 安 的 事 . 無 奈 這 事 現 在 是 隱 藏 的 、 叫 你 的 眼 看 不 出 來
‹‹Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin›› dedi. ‹‹Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi.說 、 巴 不 得 你 在 這 日子 、 知道 關係 你 平安 的 事 . 無奈 這事現 在 是 隱藏 的 、 叫 你 的 眼看 不 出 來
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Der Ausrotter kommt; da werden sie Frieden suchen, und wird keiner dasein.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Der opstår Angst; man søger Redning, men finder den ikke.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Det skal komme redsel, og de skal søke frelse, men der er ingen.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Förskräckelse skall komma, och när de söka räddning, skall ingen vara att finna.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Giungerà l'angoscia e cercheranno pace, ma pace non vi sarà
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.패망이 이르리니 그들이 평강을 구하여도 없을 것이라
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.La ruine vient! Ils cherchent le salut, et point de salut!
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Mereka ditimpa kesedihan dan putus asa, lalu mencari kedamaian, tetapi tidak mereka temukan
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Poguba prihaja, in iskali bodo miru, a ga ne bode.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Quando vier a angústia eles buscarão a paz, mas não haverá paz.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Rettegés jött el, s keresnek békét és nincs.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Sự hủy diệt đến! Chúng nó sẽ tìm sự bình an, nhưng tìm không được.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Sự hủy_diệt đến ! Chúng_nó sẽ tìm sự bình_an , nhưng tìm không được .
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Tulee hätä, ja he etsivät pelastusta, mutta sitä ei ole.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar."¡Viene la angustia! Buscarán la paz, pero no la habrá
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Vine prăpădul! -Ei caută scăpare, dar scăpare nu -i!
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Záhuba ide, a budú hľadať pokoj, ale ho nebude.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Zginienie przyszło; przetoż szukać będą pokoju, ale go nie będzie.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Zkažení přišlo, protož hledati budou pokoje, ale žádného nebude.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Ολεθρος επερχεται και θελουσι ζητησει ειρηνην και δεν θελει υπαρχει.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Идет пагуба; будут искать мира,и не найдут.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.Погибел иде; Ще потърсят мир, но не ще има.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.קפדה בא ובקשו שלום ואין׃
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.الرعب آت فيطلبون السلام ولا يكون.
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.毀 滅 臨 近 了 、 他 們 要 求 平 安 、 卻 無 平 安 可 得
Korku gelince esenlik arayacak, ama bulamayacaklar.毀滅臨 近 了 、 他 們 要求 平安 、 卻無 平安 可得
‹‹Kötülere esenlik yoktur›› diyor RAB.Aber die Gottlosen, spricht der HERR, haben keinen Frieden.
‹‹Kötülere esenlik yoktur›› diyor RAB.Cei răi n'au pace, zice Domnul.
‹‹Kötülere esenlik yoktur›› diyor RAB.De gudløse har ingen Fred, siger HERREN.
‹‹Kötülere esenlik yoktur›› diyor RAB.Det er ingen fred, sier Herren, for de ugudelige.
‹‹Kötülere esenlik yoktur›› diyor RAB.Il n`y a point de paix pour les méchants, dit l`Éternel.
‹‹Kötülere esenlik yoktur›› diyor RAB.Jumalattomilla ei ole rauhaa, sanoo Herra.