esen ile cümle
esen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››"Vrede!" zei Jezus. "Zoals de Vader Mij gestuurd heeft, zo stuur Ik jullie."
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››Vtedy im zase povedal Ježiš: Pokoj vám! Ako mňa poslal Otec, tak i ja posielam vás.
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››Ειπε δε παλιν προς αυτους ο Ιησους Ειρηνη υμιν καθως με απεστειλεν ο Πατηρ, και εγω πεμπω εσας.
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››Иисус же сказал им вторично: мир вам! как послал Меня Отец, так и Я посылаю вас.
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››Рече ж їм Ісус ізнов: Упокій вам. Яко ж післав мене Отець, і я посилаю вас.
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››Те в отговор му рекоха: Да не си и ти от Галилея? Изследвай и виж, че от Галилея пророк не се издига.
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››ויסף ישוע לדבר אליהם שלום לכם כאשר שלח אתי האב כן אנכי שלח אתכם׃
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››فقال لهم يسوع ايضا سلام لكم. كما ارسلني الآب ارسلكم انا.
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››耶 穌 又 對 他 們 說 、 願 你 們 平 安 . 父 怎 樣 差 遣 了 我 、 我 也 照 樣 差 遣 你 們
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››耶穌 又 對 他 們說 、 願 你 們 平安 . 父 怎 樣 差遣 了 我 、 我 也 照樣 差遣 你 們
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Eu formo a luz, e crio as trevas; eu faço a paz, e crio o mal; eu sou o Senhor, que faço todas estas coisas.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Io formo la luce e creo le tenebre, faccio il bene e provoco la sciagura; io, il Signore, compio tutto questo
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.ja, ktorý formujem svetlo a tvorím tmu, pôsobím pokoj a tvorím zlo, ja Hospodin činím to všetko!
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.jeg som er lysets ophav og mørkets skaper, som gir lykken og skaper ulykken; jeg, Herren, gjør alt dette.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.ki ustvarjam svetlobo in delam temo, narejam mir in napravljam nesrečo; jaz GOSPOD sem, ki delam vse to.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.나는 빛도 짓고 어두움도 창조하며 나는 평안도 짓고 환난도 창조하나니 나는 여호와라 이 모든 일을 행하는 자니라 하였노라
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Kterýž formuji světlo, a tvořím tmu, působím pokoj, a tvořím zlé, já Hospodin činím to všecko.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Który czynię światłość, i stwarzam ciemności; sprawuję pokój, i stwarzam złe. Ja Pan czynię to wszystko.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Lysets Ophav og Mørkets Skaber, Velfærds Kilde og Ulykkes Skaber: Jeg er HERREN, der virker alt.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.ο κατασκευασας το φως και ποιησας το σκοτος ο ποιων ειρηνην και κτιζων κακον εγω ο Κυριος ποιω παντα ταυτα.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Аз създавам светлината и творя тъмнината; Правя мир, творя и зло! Аз Господ съм, Който правя всичко това.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.Я образую свет и творю тьму, делаю мир и произвожу бедствия; Я, Господь, делаю все это.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.יוצר אור ובורא חשך עשה שלום ובורא רע אני יהוה עשה כל אלה׃
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.مصور النور وخالق الظلمة صانع السلام وخالق الشر. انا الرب صانع كل هذه.
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.我 造 光 、 又 造 暗 . 我 施 平 安 、 又 降 災 禍 . 造 作 這 一 切 的 是 我 耶 和 華
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, Esenliği ve felaketi yaratan, Bütün bunları yapan RAB benim.我 造光 、 又 造 暗 . 我 施 平安 、 又 降 災禍 . 造作 這 一切 的 是 我 耶和華
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.A kňaz im povedal: Iďte v pokoji; pred Hospodinom je vaša cesta, ktorou idete.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Ao que lhes disse o sacerdote: Ide em paz; perante o Senhor está o caminho que seguis.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Da sa presten til dem: Far i fred! Gud har øie med eder på den reise I gjør.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Der Priester antwortete ihnen: Ziehet hin mit Frieden; euer Weg, den ihr ziehet, ist recht vor dem HERRN.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Duhovnik jim odgovori: Pojdite v miru! Pred GOSPODOM je pot vaša, ki greste po njej.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.És monda nékik a pap: Menjetek el békességgel; a ti útatok, a melyen jártok, az Úr elõtt van.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Et le prêtre leur répondit: Allez en paix; le voyage que vous faites est sous le regard de l`Éternel.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Il sacerdote rispose loro: «Andate in pace, il viaggio che fate è sotto lo sguardo del Signore»
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.I odpowiedział im kapłan: Idźcie w pokoju; albowiem sprawuje Pan drogę waszę, którą idziecie.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı."Ja, trek gerust verder", antwoordde de priester. "Want de tocht die u maakt, is naar de wil van de HERE."
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Jawab imam itu, "Jangan khawatir. TUHAN telah merestui perjalanan kalian ini.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.그 제사장이 그들에게 이르되 평안히 가라 너희의 행하는 길은 여호와 앞에 있느니라
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Odpověděl jim kněz: Jděte v pokoji, Hospodinť spravuje cestu vaši, po níž jdete.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Pappi vastasi heille: "Menkää rauhassa. Matka, jolla olette, tapahtuu Herran edessä."
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Præsten sagde da til dem: "Far med Fred, HERREN våger over eders Færd!"
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Prästen svarade dem: »Gån i frid. Den resa som I ären stadda på står under HERRENS beskydd.»
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Şi preotul le -a răspuns: ,,Duceţi-vă în pace; călătoria pe care o faceţi este subt privirea Domnului.``
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Thầy tế lễ đáp: Hãy đi bình an, Ðức Giê-hô-va đoái đến con đường của các ngươi đi.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Thầy tế_lễ đáp : Hãy đi bình_an , Ðức_Giê - hô-va đoái đến con đường của các ngươi đi .
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Ο δε ιερευς ειπε προς αυτους, Υπαγετε εν ειρηνη αρεστη εις τον Κυριον ειναι η οδος σας, την οποιαν υπαγετε.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.А свещеникът им каза: Идете с мир; пътешествието, по което отивате, е пред Господа.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.Священник сказал им: идите с миром; пред Господом путь ваш, в который вы идете.
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.ויאמר להם הכהן לכו לשלום נכח יהוה דרככם אשר תלכו בה׃
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.فقال لهم الكاهن اذهبوا بسلام. امام الرب طريقكم الذي تسيرون فيه
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.祭 司 對 他 們 說 、 你 們 可 以 平 平 安 安 的 去 、 你 們 所 行 的 道 路 是 在 耶 和 華 面 前 的
Kâhin, ‹‹Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor›› diye yanıtladı.祭司 對 他 們說 、 你 們 可以 平平安安 的 去 、 你 們所 行 的 道路 是 在 耶和華 面前 的
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.(121:8) Ради братьев моих и ближних моих говорю я: „мир тебе!"
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.A cause de mes frères et de mes amis, Je désire la paix dans ton sein;
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Atyámfiaiért és barátaimért hadd mondhassam: béke veled!
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Demi kaum kerabat dan sahabatku aku berkata, "Semoga engkau sejahtera!
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Din pricina fraţilor şi prietenilor mei, doresc pacea în sînul tău.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.Dla braci moich i dla przyjaciół moich teraz ci będę żądał pokoju.
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.For Brødres og Frænders Skyld vil jeg ønske dig Fred,
Kardeşlerim, dostlarım için, ‹‹Esenlik olsun sana!›› derim.För mina bröders och vänners skull vill jag tillsäga dig frid.