esen ile cümle
esen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.He parantavat kepeästi tyttären, minun kansani, vamman, sanoen: `Rauha, rauha!` vaikka ei rauhaa ole.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.He parantavat minun kansani vamman kepeästi, sanoen: "Rauha, rauha!" vaikka ei rauhaa ole.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Họ rịt vết thương cho dân ta cách sơ sài mà rằng: Bình an! bình an! mà không bình an chi hết.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Họ rịt vết_thương cho dân ta cách sơ_sài mà rằng : Bình_an ! bình_an ! mà không bình_an chi hết .
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.I leczą skruszenie córki ludu mego tylko po wierzchu, mówiąc: Pokój, pokój! choć niemasz pokoju.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Ils pansent à la légère la plaie de la fille de mon peuple: Paix! paix! disent-ils; Et il n`y a point de paix;
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Ils pansent à la légère la plaie de la fille de mon peuple: Paix! paix! disent-ils. Et il n`y a point de paix.
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.in hčeri ljudstva mojega zdravijo rano prav lahkomiselno, govoreč: Mir, mir! dasi ni miru.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.In hčeri ljudstva mojega zdravijo rano prav lahkomiselno, govoreč: Mir, mir! dasi ni miru.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler."그들이 내 백성의 상처를 심상히 고쳐 주며 말하기를 평강하다, 평강하다 하나 평강이 없도다"
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler."그들이 딸 내 백성의 상처를 심상히 고쳐주며 말하기를 평강하다, 평강하다 하나 평강이 없도다"
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Leagă în chip uşuratic rana fiicei poporului Meu, zicînd: ,Pace! Pace!` Şi totuş nu este pace!
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Leagă în chip uşuratic rana fiicei poporului Meu, zicînd: ,Pace! Pace!` Şi totuş pace nu este.
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Nebo hojí potření dcery lidu mého po vrchu, říkajíce: Pokoj, pokoj, ješto není žádného pokoje.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.og de læger mitt folks skade på lettferdig vis, idet de sier: Fred! Fred! Og det er dog ingen fred.
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.og de læger mitt folks skade på lettferdig vis, idet de sier: Fred! Fred! Og det er dog ingen fred.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Também se ocupam em curar superficialmente a ferida do meu povo, dizendo: Paz, paz; quando não há paz.
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.y curan con superficialidad el quebranto de la hija de mi pueblo, diciendo: 'Paz, paz.' ¡Pero no hay paz
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.y curan con superficialidad el quebranto de mi pueblo, diciendo: 'Paz, paz.' ¡Pero no hay paz
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.врачуют раны народа Моего легкомысленно, говоря: „мир! мир!", а мира нет.
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.И врачуют рану дочери народа Моего легкомысленно, говоря: „мир, мир!", а мира нет.
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.И повърхностно лекуваха раната на дъщерята на людете Ми, Като казваха - Мир, мир!, а пък няма мир.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.Повърхностно са лекували те раната на людете Ми, Като са казвали: Мир, мир! а пък няма мир.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.וירפאו את שבר עמי על נקלה לאמר שלום שלום ואין שלום׃
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.וירפו את שבר בת עמי על נקלה לאמר שלום שלום ואין שלום׃
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.ويشفون كسر بنت شعبي على عثم قائلين سلام سلام ولا سلام.
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.ويشفون كسر بنت شعبي على عثم قائلين سلام سلام ولا سلام.
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.他 們 輕 輕 忽 忽 的 醫 治 我 百 姓 的 損 傷 、 說 、 平 安 了 、 平 安 了 . 其 實 沒 有 平 安
Esenlik yokken, ‹Esenlik, esenlik› diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.他 們輕輕 忽忽 的 醫治 我 百姓 的 損傷 、 說 、 平安 了 、 平安 了 . 其 實沒 有 平安
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.他 們 輕 輕 忽 忽 的 醫 治 我 百 姓 的 損 傷 、 說 、 平 安 了 、 平 安 了 . 其 實 沒 有 平 安
Esenlik yokken, Esenlik, esenlik, diyerek Halkımın yarasını sözde iyileştirdiler.他 們輕輕 忽忽 的 醫治 我 百姓 的 損傷 、 說 、 平安 了 、 平安 了 . 其 實沒 有 平安
Esenlik yolunu da bilmezler.››a cesty pokoja nepoznali.
Esenlik yolunu da bilmezler.››A cesty pokoje nepoznali.
Esenlik yolunu da bilmezler.››A drogi pokoju nie poznali;
Esenlik yolunu da bilmezler.››Chúng nó chẳng hề biết con đường bình an.
Esenlik yolunu da bilmezler.››Chúng_nó chẳng hề biết con đường bình_an .
Esenlik yolunu da bilmezler.››e la via della pace non conoscono
Esenlik yolunu da bilmezler.››e não conheceram o caminho da paz.
Esenlik yolunu da bilmezler.››És a békességnek útját nem ismerik.
Esenlik yolunu da bilmezler.››Ils ne connaissent pas le chemin de la paix;
Esenlik yolunu da bilmezler.››in poti miru niso spoznali.
Esenlik yolunu da bilmezler.››ja rauhan tietä he eivät tunne.
Esenlik yolunu da bilmezler.››평강의 길을 알지 못하였고
Esenlik yolunu da bilmezler.››Mereka buta terhadap jalan kesejahteraan
Esenlik yolunu da bilmezler.››No conocieron el camino de paz
Esenlik yolunu da bilmezler.››nu cunosc calea păcii;
Esenlik yolunu da bilmezler.››och fridens väg känna de icke.
Esenlik yolunu da bilmezler.››og freds vei kjenner de ikke.
Esenlik yolunu da bilmezler.››og Freds Vej have de ikke kendt."
Esenlik yolunu da bilmezler.››und den Weg des Friedens wissen sie nicht.
Esenlik yolunu da bilmezler.››Zij weten niet hoe zij in vrede moeten leven.
Esenlik yolunu da bilmezler.››Και οδον ειρηνης δεν εγνωρισαν.
Esenlik yolunu da bilmezler.››а дороги мирної не пізнали.
Esenlik yolunu da bilmezler.››они не знают пути мира.
Esenlik yolunu da bilmezler.››ודרך שלום לא ידעו׃
Esenlik yolunu da bilmezler.››وطريق السلام لم يعرفوه.
Esenlik yolunu da bilmezler.››平 安 的 路 、 他 們 未 曾 知 道
Esenlik yolunu da bilmezler.››平安 的 路 、 他 們 未 曾 知道
Esenlik yüzü görmedi canım, Mutluluğu unuttum.Alongaste da paz a minha alma; esqueci-me do que seja a felicidade.
Esenlik yüzü görmedi canım, Mutluluğu unuttum.Du forkastet mig og tok bort min fred; jeg glemte det som godt er,