Esenlik yüzü görmedi canım, Mutluluğu unuttum.وقد ابعدت عن السلام نفسي. نسيت الخير.
Esenlik yüzü görmedi canım, Mutluluğu unuttum.你 使 我 遠 離 平 安 . 我 忘 記 好 處
Esenlik yüzü görmedi canım, Mutluluğu unuttum.你 使我 遠離 平安 . 我 忘記好處
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.A tiež budete obetovať jedného kozla z kôz obeťou za hriech a dvoch ročných baránkov bitnou obeťou pokojnou.
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.Därtill skolen I offra en bock till syndoffer och två årsgamla lamm till tackoffer.
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.Dazu sollt ihr machen einen Ziegenbock zum Sündopfer und zwei jährige Lämmer zum Dankopfer.
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.En u moet een bok als zondoffer en twee éénjarige lammeren als vredeoffer aan de HERE offeren.
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.In darujte kozla v daritev za greh in dve enoletni jagnjeti v mirovno daritev.
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.Ja uhratkaa kauris syntiuhriksi sekä kaksi vuoden vanhaa karitsaa yhteysuhriksi.
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.Készítsetek el egy kecskebakot is bûnért való áldozatul, és két bárányt, esztendõsöket, hálaadó áldozatul.
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.또 수염소 하나로 속죄제를 드리며 일 년된 어린 수양 둘을 화목제 희생으로 드릴 것이요
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.Kto by też oszkaradził bliźniego swego, według tego, jako uczynił, niech mu się stanie.
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.Offrirete un capro come sacrificio espiatorio e due agnelli dell'anno come sacrificio di comunione
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.Og I skal ofre en Gedebuk som Syndoffer og to årgamle Lam som Takoffer.
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.Og I skal ofre en gjetebukk til syndoffer og to årsgamle lam til takkoffer.
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.Să aduceţi şi un ţap ca jertfă de ispăşire, şi doi miei de un an ca jertfă de mulţămire.
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.Vous offrirez un bouc en sacrifice d`expiation, et deux agneaux d`un an en sacrifice d`actions de grâces.
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.Zabijete také kozla jednoho za hřích, a dva beránky roční k oběti pokojné.
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.Да принесете и един козел в принос за грях, и две едногодишни агнета за примирителна жертва.
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.Приготовьте также из стада коз одного козла в жертву за грех и двух однолетних агнцев в жертву мирную.
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.ועשיתם שעיר עזים אחד לחטאת ושני כבשים בני שנה לזבח שלמים׃
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.وتعملون تيسا واحدا من المعز ذبيحة خطية وخروفين حوليين ذبيحة سلامة.
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.你 們 要 獻 一 隻 公 山 羊 為 贖 罪 祭 、 兩 隻 一 歲 的 公 綿 羊 羔 為 平 安 祭
Günah sunusu olarak bir teke, esenlik kurbanı olarak bir yaşında iki kuzu sunacaksınız.你 們要獻 一 隻 公山羊 為贖 罪祭 、 兩隻 一 歲 的 公綿 羊羔 為 平安 祭
Gün dogarken tepeden esen rüzgar bu çocuga ne getirecek?Что принесёт мальчику ветер, дующий с холма на закате?
Gün dogarken tepeden esen rüzgar bu çocuga ne getirecek?Co przyniesie wiatr wiejący o zachodzie?
Gün dogarken tepeden esen rüzgar bu çocuga ne getirecek?Cosa porterà al ragazzo il vento che soffia sulla collina al tramonto?
Gün dogarken tepeden esen rüzgar bu çocuga ne getirecek?Hvad kan vinden, der blæser ved solnedgang, give drengen?
Gün dogarken tepeden esen rüzgar bu çocuga ne getirecek?Mitä mäen yli illalla puhaltava tuuli tuo pojalle?
Gün dogarken tepeden esen rüzgar bu çocuga ne getirecek?O que irá o vento que sopra sobre a colina, ao pôr do Sol trazer ao rapaz?
Gün dogarken tepeden esen rüzgar bu çocuga ne getirecek?¿Qué le traerá al muchacho el viento del atardecer?
Gün dogarken tepeden esen rüzgar bu çocuga ne getirecek?Vad kan vinden som blåser vid solnedgången ge pojken?
Gün dogarken tepeden esen rüzgar bu çocuga ne getirecek?Τι θα φέρει στο αγόρι ο άνεμος του ηλιοβασιλέματος;
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Bo będzie mieszkał lud mój w przybytku pokoju, i w przybytkach bezpiecznych, i w odpoczywaniu spokojnem.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Da bor mit Folk i Fredens Hjem, i trygge Boliger, sorgfri Pauluner.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Dân ta sẽ trú trong chỗ bình an, trong nhà yên ổn và nơi nghỉ lặng lẽ.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Dân ta sẽ trú trong chỗ bình_an , trong nhà yên_ổn và nơi nghỉ lặng_lẽ .
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.daß mein Volk in Häusern des Friedens wohnen wird, in sicheren Wohnungen und in stolzer Ruhe.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Il mio popolo abiterà in una dimora di pace, in abitazioni tranquille, in luoghi sicuri
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.In ljudstvo moje bo prebivalo v domovju miru in v varnih prebivališčih in v krajih za pokoj mirnih.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Ja minun kansani asuu rauhan majoissa, turvallisissa asunnoissa, huolettomissa lepopaikoissa.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.내 백성이 화평한 집과 안전한 거처와 종용히 쉬는 곳에 있으려니와
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Mijn volk zal in veiligheid leven, rustig thuis;
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Mi pueblo habitará en una morada de paz, en habitaciones seguras y en frescos lugares de reposo
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Mon peuple demeurera dans le séjour de la paix, Dans des habitations sûres, Dans des asiles tranquilles.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Népem békesség hajlékában lakozik, biztonság sátraiban, gondtalan nyugalomban.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Och mitt folk skall bo i fridshyddor, i trygga boningar och på säkra viloplatser.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Og mitt folk skal bo i fredens bolig og i trygghetens telter og på sorgfrie hvilesteder.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.O meu povo habitará em morada de paz, em moradas bem seguras, e em lugares quietos de descanso.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Poporul meu va locui în locuinţa păcii, în case fără grijă şi în adăposturi liniştite.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Umat Allah akan bebas dari kesusahan dan hidup di tempat yang aman dan tentram
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Και ο λαος μου θελει κατοικει ειρηνικην κατοικιαν και οικηματα ασφαλη και ησυχους τοπους ευποριας,
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.И Моите люде ще обитават в мирно заселище, В утвърдени жилища, и в тихи успокоителни места.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Тогда народ мой будет жить в обители мира и в селениях безопасных, и в покоищах блаженных.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.וישב עמי בנוה שלום ובמשכנות מבטחים ובמנוחת שאננות׃
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.ويسكن شعبي في مسكن السلام وفي مساكن مطمئنة وفي محلات امينة.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.我 的 百 姓 、 必 住 在 平 安 的 居 所 、 安 穩 的 住 處 、 平 靜 的 安 歇 所
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.我 的 百姓 、 必 住 在 平安 的 居所 、 安穩 的 住處 、 平靜 的 安歇所
Hangi eve girerseniz, önce, ‹Bu eve esenlik olsun!› deyin.A do kteréhožkoli domu vejdete, nejprve rcete: Pokoj tomuto domu.
Hangi eve girerseniz, önce, ‹Bu eve esenlik olsun!› deyin.A do któregokolwiek domu wnijdziecie, naprzód mówcie: Pokój temu domowi.