esen ile cümle

esen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu kurala uyan herkese ve Tanrının İsrailine esenlik ve merhamet olsun.凡 照此 理 而 行的 、 願平安 憐憫 加給 他 們 、 和 神 的 以色列 民
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.A gdy oni to mówili, stanął sam Jezus w pośrodku nich, i rzekł im: Pokój wam!
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.A když oni o tom rozmlouvali, postavil se Ježíš uprostřed nich, a řekl jim: Pokoj vám.
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.A keď hovorili o tom, sám Ježiš sa postavil medzi nimi a povedal im: Pokoj Vám!
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.Da sie aber davon redeten, trat er selbst, Jesus, mitten unter sie und sprach: Friede sei mit euch!
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.Enquanto ainda falavam nisso, o próprio Jesus se apresentou no meio deles, e disse-lhes: Paz seja convosco.
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.És mikor ezeket beszélék, megálla maga Jézus õ közöttök, és monda nékik: Békesség néktek!
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.이 말을 할 때에 예수께서 친히 그 가운데 서서 가라사대 너희에게 평강이 있을지어다 하시니
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.Ko pa o tem še govore, stopi on sam v sredo mednje in jim reče: Mir vam!
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.Medan de nu talade härom, stod han själv mitt ibland dem och sade till dem: »Frid vare med eder.
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.Men medens de talte dette, stod han selv midt iblandt dem; og han siger til dem: "Fred være med eder!"
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.Mens de talte om dette, stod han selv midt iblandt dem og sa til dem: Fred være med eder!
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.Mentre essi parlavano di queste cose, Gesù in persona apparve in mezzo a loro e disse: «Pace a voi!»
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.Mientras hablaban estas cosas, Jesús se puso en medio de ellos y les dijo: --Paz a vosotros
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.Môn đồ đương nói chuyện như vậy, chính Ðức Chúa Jêsus hiện ra giữa đó mà phán rằng: Bình an cho các ngươi!
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.Môn_đồ đương nói_chuyện như_vậy , chính Ðức_Chúa_Jêsus hiện ra giữa đó mà phán rằng : Bình_an cho các ngươi !
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.Mutta heidän tätä puhuessaan Jeesus itse seisoi heidän keskellään ja sanoi heille: "Rauha teille!"
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.Pe cînd vorbeau ei astfel, însuş Isus a stătut în mijlocul lor, şi le -a zis: ,,Pace vouă!``
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.Terwijl zij nog aan het vertellen waren, stond Jezus plotseling bij hen.
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.Ενω δε ελαλουν ταυτα, αυτος ο Ιησους εσταθη εν μεσω αυτων και λεγει προς αυτους Ειρηνη υμιν.
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.И когато говореха за това, сам Исус застана посред тях и каза им: Мир вам!
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.Когда они говорили о сем, Сам Иисус стал посреди них и сказал им: мир вам.
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.Як же се вони говорили, сам Ісус став посеред них, і рече їм: Упокій вам.
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.עודם מדברים כדברים האלה והוא ישוע עמד בתוכם ויאמר אליהם שלום לכם׃
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.وفيما هم يتكلمون بهذا وقف يسوع نفسه في وسطهم وقال لهم سلام لكم.
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.正 說 這 話 的 時 候 、 那 穌 親 自 站 在 他 們 當 中 、 說 、 願 你 們 平 安
Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi.正 說這話 的 時候 、 那穌親 自 站在 他 們當 中 、 說 、 願 你 們 平安
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs."Es klingt wie das Meer eben." "Das ist der Wind durch die
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs."그것은 지금 바다 같은데." "을 통해 부는 바람이야
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs. Medlock dedi."Cela ressemble à la mer en ce moment." "C'est le vent qui souffle à travers les buissons, "Mme Medlock dit.
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs. Medlock dedi."Det låter som havet just nu." "Det är vinden som blåser genom buskar, "Fru Medlock sagt.
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs. Medlock dedi."Det lyder som havet netop nu." "Det er vinden blæser gennem buske, "Fru Medlock sagde.
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs. Medlock dedi."Het klinkt als de zee, juist nu. '" Dat is de wind waait door de struiken, "Mevrouw Medlock gezegd.
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs. Medlock dedi."Kedengarannya seperti laut sekarang." "Itu angin bertiup melalui semak-semak, "kata Mrs Medlock.
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs. Medlock dedi."Kuulostaa mereen juuri nyt." "Se tuuli puhaltaa läpi pensaat, "Rouva Medlock sanoi.
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs. Medlock dedi."Nghe có vẻ giống như biển chỉ bây giờ." "Đó là gió thổi qua bụi cây, "bà Medlock nói.
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs. Medlock dedi."Parece que o mar agora." "Esse é o vento que sopra através do arbustos, "Mrs. Medlock disse.
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs. Medlock dedi."Se pare ca marea chiar acum." "Asta-i suflă vântul prin tufişuri ", a spus doamna Medlock.
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs. Medlock dedi."Sliši se kot morje šele zdaj." "To je veter, ki piha skozi grmovje, "gospa Medlock je dejal.
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs. Medlock dedi."To brzmi jak morze właśnie teraz." "To jest wiatr wiejący przez krzewów, "Pani Medlock powiedział.
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs. Medlock dedi."Znie to ako more, práve teraz." "To je vietor, ktorý fúka cez kríky, "povedala pani Medlock.
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs. Medlock dedi."Zní to jako moře, právě teď." "To je vítr, který fouká přes keře, "řekla paní Medlock.
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs. Medlock dedi."Това звучи като морето точно сега." "Това е вятър през храсти, "каза г-жа Medlock.
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs. Medlock dedi."Це здається, що море тільки зараз." "Це вітер дме через кущі ", г-жа Medlock сказав.
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs. Medlock dedi."Это кажется, что море только сейчас." "Это ветер дует через кусты ", г-жа Medlock сказал.
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs."Úgy hangzik, mintha a tenger most." "Ez a szél fúj át a bokrok, "Mrs.
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs."זה נשמע כמו הים רק עכשיו." "זה הרוח נושבת דרך
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs.وقال "يبدو البحر للتو." "هذه هي الرياح التي تهب من خلال
"Bu şimdi deniz gibi geliyor." Üzerinden esen rüzgarın bu çalılar, "Mrs.茂みには、"夫人Medlockは言った。
Bu tapınakta karadan kıyıya doğru esen hakim rüzgarlar heykelin dokusunu oldukça ilginç kılardı.Wieją tam silne wiatry, dlatego jej suknia wydaje się tak potargana.
Bütün çocuklarını ben RAB eğiteceğim, Esenlikleri tam olacak.Alle dine Børn bliver oplært af HERREN, og stor bliver Børnenes Fred;
Bütün çocuklarını ben RAB eğiteceğim, Esenlikleri tam olacak.A všetci tvoji synovia budú učení od Hospodina a hojnosť pokoja budú mať tvoji synovia.
Bütün çocuklarını ben RAB eğiteceğim, Esenlikleri tam olacak.A wszyscy synowie twoi będą wyuczeni od Pana, i obfitość pokoju będą mieli synowie twoi.
Bütün çocuklarını ben RAB eğiteceğim, Esenlikleri tam olacak.En al uw inwoners zal Ik onderwijzen en zij zullen grote voorspoed hebben.
Bütün çocuklarını ben RAB eğiteceğim, Esenlikleri tam olacak.És minden fiaid az Úr tanítványai lesznek, és nagy lesz fiaid békessége.
Bütün çocuklarını ben RAB eğiteceğim, Esenlikleri tam olacak.E todos os teus filhos serão ensinados do Senhor; e a paz de teus filhos será abundante.
Bütün çocuklarını ben RAB eğiteceğim, Esenlikleri tam olacak.Hết thảy con cái ngươi sẽ được Ðức Giê-hô-va dạy dỗ, và sự bình an của con cái ngươi sẽ lớn.
Bütün çocuklarını ben RAB eğiteceğim, Esenlikleri tam olacak.Hết_thảy con_cái ngươi sẽ được Ðức_Giê - hô-va dạy_dỗ , và sự bình_an của con_cái ngươi sẽ lớn .
Bütün çocuklarını ben RAB eğiteceğim, Esenlikleri tam olacak.In vsi otroci tvoji bodo učenci GOSPODOVI in obilen mir bode otrokom tvojim.
Bütün çocuklarını ben RAB eğiteceğim, Esenlikleri tam olacak.네 모든 자녀는 여호와의 교훈을 받을 것이니 네 자녀는 크게 평강할 것이며

İlgili Sayfalar