Ana içeriğe geç
Sözlük

erkenden ile cümle

erkenden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak erkenden sakatlandı.Se kuitenkin hajosi pian.
Ancak erkenden sakatlandı.Μας άφησαν νωρίς
Alfio ise karşılık olarak daha bu sabah erkenden Turiddu'yu evi yakınlarında gördüğünü açıklar.Τότε ο Άλφιο παρατηρεί πως τον είδε τα ξημερώματα κοντά στο σπίτι του.
Luftwaffe hava üstünlüğüne erkenden ele geçirdi.Luftwaffe fik luftherredømmet tidligt i kampagnen.
Eğer erkenden uyanılırsa yengeç ölüp toz hâline gelmektedir.Da han tøver vender sølvhånden sig mod ham selv, og kvæler ham, så han dør.
Fakat karısı erkenden öldüğü için dul kalmıştır.Vi ved dog, at hun levede det meste af sit liv alene, efter at hun tidligt var blevet enke.
Pápai, müzikle erkenden tanıştı çünkü abisi dört yaşındayken gitar çalmaya başlamış ve şarkı yazıyordu.Pápai begynte med musikk allerede som fireåring, takket være sin storebror som skrev sanger og spilte gitar.
Luftwaffe hava üstünlüğüne erkenden ele geçirdi.Luftwaffe fikk luftherredømme tidlig under felttoget.
Eğer erkenden uyanılırsa yengeç ölüp toz hâline gelmektedir.Apabila roh tiba ke hidung, lalu ia bersin dan mulutnya juga terbuka.
Doss'un suçlamaları düşürülür ve erkenden Dorothy ile evlenir.Tuduhan terhadap Desmond dibatalkan, lalu ia dan Dorothy menikah.
Eğer erkenden uyanılırsa yengeç ölüp toz hâline gelmektedir.術が解かれると死体は塵となって消滅する。
Bundan dolayı sabah güneşini erkenden gören yerlerde yetiştirilmelidir.早朝のステンドグラスに朝日が差し込む光景が見どころとされている。
Erkenden kalktım ve yola çıktım.前話でフライングで登場して、すぐ去っていった。
Bu nedenle, tedaviye erkenden başlanması kritik öneme sahiptir.所以及早治疗是关键。
Böylece ayı bahara kadar akşamları eve gelmiş, sabahları erkenden ormana dönmüş.之后,他连夜赶路,在第二天早上回到峰下村。
Eğer erkenden uyanılırsa yengeç ölüp toz hâline gelmektedir.頃者狂寇作梗,銳師深入,用奇以往,決勝而歸。
Ancak erkenden sakatlandı.그러나 초반부터 주춤거렸다.
Sabah erkenden şafak vakti ufukta bir kara bulut belirdi.바로 그때 하늘 위에서 검은 구름이 다가온다.
Erkenden kalktım ve yola çıktım.נעמדתי והתחלתי לרוץ.
Alfio ise karşılık olarak daha bu sabah erkenden Turiddu'yu evi yakınlarında gördüğünü açıklar.Алфио казва, че е видял Туриду по-рано сутринта близо до къщата си.
Kendisi erkenden tıp okumaya karar verip liseyi bitirdikten sonra Missouri Üniversitesi'nde okumaya başladı.Рано се ориентира към медицината и започва следване в университета на Мисури.
Görevinden erkenden ayrılma talebi kabul edilince Roma politik yaşamına geri döndü.Удовлетворена е молбата му да бъде освободен от задълженията си и се връща в римската политика.
Luftwaffe hava üstünlüğüne erkenden ele geçirdi.Luftwaffe čoskoro získala absolútnu nadvládu vo vzduchu.
Kendisi erkenden tıp okumaya karar verip liseyi bitirdikten sonra Missouri Üniversitesi'nde okumaya başladı.Rozhodol sa pre medicínu a po maturite študoval na University of Missouri.
Böylece ayı bahara kadar akşamları eve gelmiş, sabahları erkenden ormana dönmüş.Jie per sumaištį pasislėpė miške ir rytą grįžo namo.
Erkenden kalktım ve yola çıktım.Mes išėjome tą naktį ir prisigėrėme.
Bu nedenle, tedaviye erkenden başlanması kritik öneme sahiptir.Yra svarbu kiek galima anksčiau pradėti gydymą.
Fakat karısı erkenden öldüğü için dul kalmıştır.Jis liko našlaitis, nes motina anksti mirė.
Erkenden kalktım ve yola çıktım.Niipea kui maandusin, kargasin kohe üles tagasi.
Dott erkenden liderliği aldı, ama O 'Sullivan durumu 8-8'e ikinci seansın bitiminde getirdi.Kumbki võitis oma eeljooksu, kuid O'Sullivan üle 3 sekundi parema ajaga.
Bayram sabahı erkekler erkenden kalkar, erkek çocuklarıyla beraber namaza giderler.Urbepüha hommikul käivad poisid pajuurbadega tüdrukuid äratamas, et siis selle tasuks pühade ajal mune saada.
Ah,Min Ah! Joo Ri 'ye ulaşamıyorum. Sabah erkenden çıktığını söylediler ve telefonu da bütün gün kapalıydı.아, 민아야!
Amerikan Yerlileri'yle ilişkilerimizde erkenden bir saldırgan tavrı ortaya koyarak육군성을 통해 만들어졌습니다. 일찍이 우리 원주민들을
Amerikan Yerlileri'yle ilişkilerimizde erkenden bir saldırgan tavrı ortaya koyarakמוקם בתוך מחלקת המלחמה האמריקאית, מה שקובע טון אגרסיבי כבר בראשית הדרך
Amerikan Yerlileri'yle ilişkilerimizde erkenden bir saldırgan tavrı ortaya koyarakأُسس تحت مظلة "جهاز الحرب"، لتبدأ لهجة مبكرة من العدوانية
Amerikan Yerlileri'yle ilişkilerimizde erkenden bir saldırgan tavrı ortaya koyarakこの時点で 先住民との関わり方に 侵略的な気配が感じられます
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.아비멜렉이 그 아침에 일찌기 일어나 모든 신복을 불러 그 일을 다 말하여 들리매 그 사람들이 심히 두려워하였더라
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.Vua A-bi-mê-léc dậy sớm , đòi các tôi_tớ mình đến , thuật lại hết mọi lời , thì họ lấy_làm kinh_ngạc .
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.Vua A-bi-mê-léc dậy sớm, đòi các tôi tớ mình đến, thuật lại hết mọi lời, thì họ lấy làm kinh ngạc.
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.וישכם אבימלך בבקר ויקרא לכל עבדיו וידבר את כל הדברים האלה באזניהם וייראו האנשים מאד׃
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.فبكّر ابيمالك في الغد ودعا جميع عبيده وتكلم بكل هذا الكلام في مسامعهم. فخاف الرجال جدا.
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.亞 比 米 勒 清 早 起 來 、 召 了 眾 臣 僕 來 、 將 這 些 事 都 說 給 他 們 聽 、 他 們 都 甚 懼 怕
Avimelek sabah erkenden kalktı, bütün adamlarını çağırarak olup biteni anlattı. Adamlar dehşete düştü.亞比 米勒 清早 起 來 、 召 了 眾臣 僕來 、 將這 些 事 都 說給 他 們聽 、 他 們都 甚 懼怕
Bence bu gece erkenden yatmalısınız... ...yarın önemli bir sınavınız var.Azt hiszem először is ma korán le kellene feküdnie. Holnap fontos esemény vár Önre.
Bence bu gece erkenden yatmalısınız... ...yarın önemli bir sınavınız var.D'abord, je crois que vous devriez vous coucher tôt ce soir... Vous avez un évènement important demain.
Bence bu gece erkenden yatmalısınız... ...yarın önemli bir sınavınız var.Πρώτα, κοιμηθείτε νωρίς. Έχετε μια πολύ σημαντική συνάντηση αύριο.
Bence bu gece erkenden yatmalısınız... ...yarın önemli bir sınavınız var.اولا يجب عليك النوم باكرا, لانه لديك موعد غدا
Birkaç resim daha çekin. Neden erkenden gidiyorsunuz?Prenez quelques photos supplémentaires.NPourquoi partent-ils déjà ?
Birkaç resim daha çekin. Neden erkenden gidiyorsunuz?Γιατί φεύγουν τόσο σύντομα; Γιατί δεν βγάζουν και άλλες φωτογραφίες;
Birkaç resim daha çekin. Neden erkenden gidiyorsunuz?لماذا الذهاب الان؟ لماذا لا تأخدون صورا اكثر؟
Bu yüzden içki içmeyi düşünme ve erkenden yat.Alors, ne te sers pas de ce prétexte pour boire et va te coucher tôt.
Bu yüzden içki içmeyi düşünme ve erkenden yat.Szóval ezt ne használd indokként az ivásra, inkább feküdj le korán.
Bu yüzden içki içmeyi düşünme ve erkenden yat.Και γι αυτό μην σκέφτεσαι να πιείς αλκοόλ και πήγαινε νωρίς στο κρεβάτι.
Bu yüzden içki içmeyi düşünme ve erkenden yat.لذا لا تفكري في الشراب, واذهبي الى النوم باكرا
Daha erkenden gelmeliydim!C'est fini ? J'aurais dû venir plus tôt !
Daha erkenden gelmeliydim!¡Debería haber venido antes!
Daha erkenden gelmeliydim!Mình nên đến sớm hơn mới phải!
Daha erkenden gelmeliydim!Трябваше да дойда по-рано!
Daha erkenden gelmeliydim!Я должен был прийти раньше!
Elinde tenis çantasıyla erkenden çıktı.Eerder vandaag had hij een tennis tas vast en ging.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod