Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Voi niitä, jotka aamuvarhaisesta väkijuoman jäljessä juoksevat ja iltamyöhään viipyvät viinistä hehkuvina!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Горе тем, которые с раннего утра ищут сикеры и до позднего вечера разгорячают себя вином;
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!הוי משכימי בבקר שכר ירדפו מאחרי בנשף יין ידליקם׃
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!ويل للمبكرين صباحا يتبعون المسكر. للمتأخرين في العتمة تلهبهم الخمر.
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!禍 哉 、 那 些 清 早 起 來 、 追 求 濃 酒 、 留 連 到 夜 深 、 甚 至 因 酒 發 燒 的 人
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!禍哉 、 那些 清早 起 來 、 追求 濃酒 、 留連 到 夜深 、 甚至 因 酒 發燒 的 人
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.A vstavše velmi ráno, přisáhli jeden druhému. I propustil je Izák, a oni odešli od něho v pokoji.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.Bittida följande morgon svuro de varandra eden; sedan lät Isak dem gå, och de foro ifrån honom i frid.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.아침에 일찌기 일어나 서로 맹세한 후에 이삭이 그들을 보내매 그들이 평안히 갔더라
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.Morgenen efter stod de tidlig op og svor hverandre sin ed; siden lot Isak dem fare, og de drog fra ham fred.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.Næste Morgen svor de hinanden Eder, og derefter tog Isak Afsked med dem, og de drog bort i Fred.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.Potem wstawszy bardzo rano przysięgli jeden drugiemu; i wyprowadził je Izaak, i odeszli od niego w pokoju.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.Potom vstali skoro ráno a prisahali druh druhovi, a Izák ich prepustil, a odišli od neho v pokoji.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.Qua ngày sau, chúng đậy sớm, lập lời thề với nhau. Rồi, Y-sác đưa các người đó đi về bình yên.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.Qua_ngày sau , chúng đậy sớm , lập lời thề với nhau . Rồi , Y-sác đưa các người đó đi_về bình_yên .
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.Reggel pedig felkelvén, egymásnak megesküvének, és elbocsátá õket Izsák, és elmenének õ tõle békességgel.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.Zjutraj pa vstanejo s svitom ter prisežejo drug drugemu; in Izak jih spremi ter odidejo od njega v miru.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.И встав рано утром, поклялись друг другу; и отпустил их Исаак, и они пошли от него с миром.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.На сутринта станаха рано и се заклеха един за друг; после Исаак ги изпрати и те си отидоха от него с мир.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.וישכימו בבקר וישבעו איש לאחיו וישלחם יצחק וילכו מאתו בשלום׃
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.ثم بكروا في الغد وحلفوا بعضهم لبعض وصرفهم اسحق. فمضوا من عنده بسلام.
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.他 們 清 早 起 來 彼 此 起 誓 . 以 撒 打 發 他 們 走 、 他 們 就 平 平 安 安 的 離 開 他 走 了
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar.他 們 清早 起 來 彼此 起誓 . 以撒 打發 他 們走 、 他 們 就 平平安安 的 離開 他 走了
Sabah erkenden koğuşa gittim.Bem cedo de manhã, fui à ala hospitalar.
Sabah erkenden koğuşa gittim.Časně ráno jsem šla na oddělení toho hospicu.
Sabah erkenden koğuşa gittim.Dan pagi-pagi sekali, saya pergi ke bangsal rumah sakit itu.
Sabah erkenden koğuşa gittim.Di buon mattino sono entrata in reparto.
Sabah erkenden koğuşa gittim.Et tôt le matin, je me suis rendu à l'unité.
Sabah erkenden koğuşa gittim.I wcześnie rano poszłam na ten oddział.
Sabah erkenden koğuşa gittim.전 이른 아침에 한 병실에 들어 갔습니다
Sabah erkenden koğuşa gittim.Kora reggel kimentem a kórterembe.
Sabah erkenden koğuşa gittim.Și dis-de-dimineață, am plecat în pavilion.
Sabah erkenden koğuşa gittim.Und am frühen Morgen betrat ich die Krankenstation.
Sabah erkenden koğuşa gittim.Và sáng sớm hôm đó, tôi đã bước vào khu đó.
Sabah erkenden koğuşa gittim.Vroeg in de ochtend ging ik naar de ziekenzaal.
Sabah erkenden koğuşa gittim.Y temprano en la mañana fui al pabellón principal.
Sabah erkenden koğuşa gittim.Και νωρίς το πρωί, πήγα στο θάλαμο.
Sabah erkenden koğuşa gittim.Рано-вранці я увійшла в палату.
Sabah erkenden koğuşa gittim.Рано сутринта, отидох в отделението.
Sabah erkenden koğuşa gittim.Рано утром я вошла в палату.
Sabah erkenden koğuşa gittim.ומוקדם בבוקר, נכנסתי למחלקה.
Sabah erkenden koğuşa gittim.ففي الصباح الباكر كنت أزور الجناح الخاص بالمعدمين
Sabah erkenden koğuşa gittim.私は病棟を訪れました。 そのホスピスでは、
Sabahları erkenden kalkıyorum, altı, yedi gibi.나는 일찍일어나요 6시에서 7시 정도로
Sabahleyin taşıyıcılar etkin olmadan... ...erkenden yuvadan çıkarlar.그룹으로 아주 흥미로운 분류입니다.
Sabahleyin taşıyıcılar etkin olmadan... ...erkenden yuvadan çıkarlar.Sie gehen früh morgens nach draussen, bevor die erste Gruppe auf Nahrungssuche geht.
Sabahleyin taşıyıcılar etkin olmadan... ...erkenden yuvadan çıkarlar.לפני שמלקטות האוכל פעילות.
Sabahleyin taşıyıcılar etkin olmadan... ...erkenden yuvadan çıkarlar.قبل أن ينشط العلافون.
Sabahleyin taşıyıcılar etkin olmadan... ...erkenden yuvadan çıkarlar.どういうわけか 偵察アリは食糧アリが行く方向を決め
Seninle gelmiş olan efendin Saulun kullarıyla birlikte sabah erkenden kalkın ve tan ağarır ağarmaz gidin.››그런즉 너는 너와 함께 온 네 주의 신하들로 더불어 새벽에 일어나라 너희는 새벽에 일어나서 밝거든 곧 떠나라
Seninle gelmiş olan efendin Saulun kullarıyla birlikte sabah erkenden kalkın ve tan ağarır ağarmaz gidin.››Sta morgen maar vroeg op en vertrek zodra het licht wordt."
Seninle gelmiş olan efendin Saulun kullarıyla birlikte sabah erkenden kalkın ve tan ağarır ağarmaz gidin.››ועתה השכם בבקר ועבדי אדניך אשר באו אתך והשכמתם בבקר ואור לכם ולכו׃
Seninle gelmiş olan efendin Saulun kullarıyla birlikte sabah erkenden kalkın ve tan ağarır ağarmaz gidin.››والآن فبكر صباحا مع عبيد سيدك الذين جاءوا معك واذا بكرتم صباحا واضاء لكم فاذهبوا.
Seninle gelmiş olan efendin Saulun kullarıyla birlikte sabah erkenden kalkın ve tan ağarır ağarmaz gidin.››故 此 你 和 跟 隨 你 的 人 、 就 是 你 本 主 的 僕 人 、 要 明 日 早 晨 起 來 、 等 到 天 亮 回 去 罷
Seninle gelmiş olan efendin Saulun kullarıyla birlikte sabah erkenden kalkın ve tan ağarır ağarmaz gidin.››故此 你 和 跟隨你 的 人 、 就 是 你本主 的 僕人 、 要 明日 早晨 起來 、 等到 天亮 回去 罷
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.Entschuldige mich wenn ich euch umbehaglich gemacht habe. Ich werde früh gehen.
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.Förlåt om jag har gjort dig obekväm. JAg ska gå tidigt.
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.Het spijt me als ik het U ongemakkelijk heb gemaakt. Ik zal eerder vertrekken.
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.Imi pare rau daca v-am facut sa va simtiti inconfortabili. Voi pleca devreme.
Sizi rahatsız ettiysem kusuruma bakmayın, erkenden ayrılacağım zaten.Je suis désolé si je t'ai rendu mal à l'aise. Je vais partir tôt.